Toplam 8 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 8 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Ağaç Şeklinde Aç13Beğeni
  • 2 gönderen Turan
  • 2 gönderen Turan
  • 2 gönderen Turan
  • 2 gönderen Turan
  • 2 gönderen Turan
  • 1 gönderen Turan
  • 1 gönderen Turan
  • 1 gönderen Tuğba

Konu: Osmanlının Bilinmeyen Özellikleri

  1. #1
    Durum
    Çevrimdışı
    Turan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman Üye
    Üyelik tarihi
    31 Ocak 2017
    Mesajlar
    2,332
    Konular
    869
    Bahsedilen
    24 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    102

    Standart Osmanlının Bilinmeyen Özellikleri

    Osmanlı Padişahlarının Bilinmeyen Özellikleri
    Şair padişahlar
    Osmanlı Padişahlarının çoğu şairdir. Bazılarının divanı vardır. Şiirde isimlerinden ayrı lakaplar kullanmışlardır. Bunlar:
    2. Murad – ‘’Muradi’’ / Fatih – ‘’Avni’’ / 2. Bayezid – ‘’Adni’’ / 1. Ahmed – ‘’Bahti’’ / Genç Osman – ‘’Farisi’’ / 4. Murad – ‘’ Muradi’’ / 2. Mustafa – ‘’İkbali’’ / 3. Ahmed – ‘’Necip’’ / 1. Mahmut – ‘’Sebkati’’ / 3. Mustafa – ‘’Cihangir’’ / 3. Selim – ‘’İlhami’’ / 2. Mahmud – ‘’Adli’’.

    Zübeyde ve Tuğba bunu beğendiler.

  2. #2
    Durum
    Çevrimdışı
    Turan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman Üye
    Üyelik tarihi
    31 Ocak 2017
    Mesajlar
    2,332
    Konular
    869
    Bahsedilen
    24 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    102

    Standart Cevap: Osmanlının Bilinmeyen Özellikleri

    Ordunun başında savaşa gidenler
    Osman Gazi, Orhan Gazi, 1. Murad, 1. Bayezid, 1. Mehmed, 2. Murad, Fatih Sultan Mehmed, 2. Bayezid, Yavuz Selim, Kanuni Süleyman, 3. Mehmed, 2. Osman, 4. Murad, 2. Mustafa.
    Savaşta şehit olan
    1.Murad (Kosova’da)
    Savaşta yaralanan
    Fatih Sultan Mehmed.
    Esir olan
    Yıldırım Bayezid
    Pehlivan olan padişahlar
    4. Murad, Abdülaziz
    İhtiyarken tahta çıkan
    5. Mehmed Reşat 65 yaşında tahta çıkmakla en yaşlı çıkan padişah olmuştur.
    En genç tahta çıkan
    4. Mehmed 7 yaşında tahta çıkmıştır.
    Zübeyde ve Tuğba bunu beğendiler.

  3. #3
    Durum
    Çevrimdışı
    Turan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman Üye
    Üyelik tarihi
    31 Ocak 2017
    Mesajlar
    2,332
    Konular
    869
    Bahsedilen
    24 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    102

    Standart Cevap: Osmanlının Bilinmeyen Özellikleri

    Kullandıkları lakaplar
    Osmanlı Padişahlarının 16’sının isimlerinden ayrı olarak lakapları bulunmaktadır.
    -1. Osman ile oğlu Orhan’ın lakapları Gazidir.
    -1. Murad’ın ‘’Hüdavendigar’’
    -1. Mehmed’in ‘’Çelebi’’
    -2. Mehmed’in ‘’Fatih’’
    -2. Bayezid’in ‘’Sofu-Veli’’
    -1. Selim’in ‘’Yavuz’’
    -1. Süleyman’ın ‘’Kanuni’’
    -2. Selim’in ‘’Sarı’’
    -3. Mehmed’in ‘’Eğri Fatihi’’
    -1. Mustafa’nın ‘’Deli’’
    -2. Osman’ın ‘’Gen璒
    -4. Murad’ın ‘’Bağdat Fatihi’’
    -4. Mehmed’in ‘’Avcı’’
    -3. Selim’in ‘’Halim’’
    -2. Mahmud’un ‘’Adli’’dir.
    (Resimli Osmanlı Tarihi – Nesil Y. Yavuz Bahadıroğlu 2007)
    Zübeyde ve Tuğba bunu beğendiler.

  4. #4
    Durum
    Çevrimdışı
    Turan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman Üye
    Üyelik tarihi
    31 Ocak 2017
    Mesajlar
    2,332
    Konular
    869
    Bahsedilen
    24 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    102

    Standart Cevap: Osmanlının Bilinmeyen Özellikleri

    Işığı Uyandırma (Osmanlı kültürel hayatından seçmeler)
    İnsanlarımız eskiden edeplerindeki inceliklerine binaen ‘Işığı yak’ demezlerdi. Çünkü yakmak olumsuz bir kelimedir. Bunun yerine ‘Işığı uyandır’ derlerdi
    Geceleyin yatarlarken de ‘Lambayı (mumu) söndür.’ demezler (Allah kimsenin ışığını söndürmesin.),çünkü söndürmek olumsuzluk çağrıştırdığı için ‘Lambayı dinlendir’ derlerdi.
    Aynı şekilde ‘Kapıyı kapat’ denilmez (Allah kimsenin kapısını kapamasın) ‘Kapıyı ört’ veya ‘Sırla’ derlerdi.
    Kapıların üzerinde de‘ kapılar açan, müşküller gideren, kalplere inşirah veren’ manasında ‘’Ya Fettah’’ yazılırken günümüzde “itiniz” gibi manasız ve faydasız, boş bir kelime yer almaktadır.
    Batı kültüründe sahip olunan asaleti, makamı öne çıkarma varken mesela General Patton, Matmazel Eleni, Kont Ferdinand gibi… Bizim kültürümüzde esas olan şey ise ‘eşrefi mahlukat’ olan insandır unvan değil. Önce isimler gelir sonra unvanlar. Mesela Süleyman Paşa, Ayşe Sultan, Yunus Ağa, Süleyman Çelebi gibi…
    Eskiden evlere misafirler geldikleri zaman ev sahibi onların ayakkabılarının burunlarını dışarıya doğru değil içeriye doğru baktırırdı. Böyle yapmakla ‘’Biz sizin misafirliğinizden çok hoşnut kaldık, evimizi yeniden şereflendirmenizi bekleriz” demek isterlerdi.’’
    Eski zamanlarda insanlarımızın evlerinin ekserisi ahşap gibi dayanıksız malzemelerden, boylarının servi boyunu ve edeben mahalle mescidini geçmeyecek, kıdem hakkına riayet ederek komşusunun manzarasını kapatmayacak şekilde inşa edilirlerdi.
    Bunun bir hikmeti de, ahşabın insan mayası olan toprak ile iletişimin kesmeyen geçirgen bir malzeme olmasından dolayıdır. Çağımız insanın yaşadığı betonarme binalar ise bu özelliğe sahip olmadığından dolayı, insanın enerji boşalımını sağlamamakta stres, depresyon, anksiyete vs gibi hastalıklara zemin hazırlamaktadır. (Ulu Çınarın Gölgesinde – İbrahim Refik Kaynak Y. 2007)
    Tuğba ve Zübeyde bunu beğendiler.

  5. #5
    Durum
    Çevrimdışı
    Turan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman Üye
    Üyelik tarihi
    31 Ocak 2017
    Mesajlar
    2,332
    Konular
    869
    Bahsedilen
    24 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    102

    Standart Cevap: Osmanlının Bilinmeyen Özellikleri

    Osmanlıda Para
    İlk kez Osman Gazi döneminde kullanılan Paralar Selçuklu Sultanı Gıyaseddin Mesud adına bastırılmıştı. Alâeddin Paşanın teklifi üzerine bundan vazgeçildi ve sonraki dönemde Orhan Gazi adına para basıldı.
    Akçe adı verilen bu madeni değer ölçüsü, Osmanlılarda basılan ilk paradır. Paranın bir yüzünde ‘’La ilahe illallah Muhammeden Resulullah’’ yazıyordu. Çevresinde dört halifenin adı vardı. Bu şekilde, Dünyanın en etkileşimli aracı olan para ile uğraşırken Allah’ı unutmamak gerektiği vurgulanmak istenmişti.
    Öbür yüzünde ise ‘Orhan bin Osman/Bursa’ yazısı ile 3 yazısı vardı. Orhan Gazinin beylikteki 3. yılına işaret olarak konulmuştu. Basım tarihi olarak Hicri 727 yer alıyordu ki bu da Miladi 1327’ye denk geliyordu. Paranın çapı 1,8 cm, ağırlığı ise 1,6 gr civarında idi. Ayrıca Orhan Gazi dönemine ait olduğu kuvvetle muhtemel, basım tarihleri yazılmayan, gümüşten yapılma başka paralara da rastlanmıştır.
    (Söğütten Çınara - Hüseyin Gökçe, Mehmed Bahadır Dördüncü, Latif Genç Kaynak Y.2006)
    Tuğba ve Zübeyde bunu beğendiler.

  6. #6
    Durum
    Çevrimdışı
    Turan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman Üye
    Üyelik tarihi
    31 Ocak 2017
    Mesajlar
    2,332
    Konular
    869
    Bahsedilen
    24 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    102

    Standart Cevap: Osmanlının Bilinmeyen Özellikleri

    Kepaze
    Kepaze kelimesi ok atma çalışmalarında kullanılan antrenman yayından gelmektedir. Kullanıla kullanıla işe yaramaz hale geldiği için ‘Kepaze’yi atın denilmiştir. Bu kelime de günümüze değin kepaze olarak gelmiş ve dilimize yerleşmiştir.
    Zübeyde bunu beğendi.

  7. #7
    Durum
    Çevrimdışı
    Turan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman Üye
    Üyelik tarihi
    31 Ocak 2017
    Mesajlar
    2,332
    Konular
    869
    Bahsedilen
    24 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    102

    Standart Cevap: Osmanlının Bilinmeyen Özellikleri

    Tunuslu Hayrettin Paşa – En Emin Yol
    Tunus 500 yıl arayla 2 büyük fikir adamı yetiştirmiştir. Biri 14. yy’da yetişen sosyolojinin babası Mukaddime’nin yazarı İbni Haldun’dur. Diğeri ise 19. yy’ın 2. yarısında yetişen ünlü devlet adamı Tunuslu Hayrettin Paşadır.
    Hayrettin Paşa ‘Tunuslu’ lakabı ile şöhret bulmasına rağmen aslen Kafkasyalıdır. Çerkez asıllı olan Hayrettin Paşa çok küçük yaşta ailesinden koparılmış önce İstanbul’a, sonra Tunus Valisinin sarayına memluk (köle) olarak verilmiştir. Doğuştan gelen kabiliyetini kullanarak o zaman Validen sonra gelen en önemli makam olan ‘Vezir-i Ekber’likte bulunmuştur (1873-7).
    1878-9 arası ise 2. Abdülhamid tarafından İstanbul’a Sadrazam olarak atanmış, fakat ayak oyunları ve rüşvet yüzünden bu büyük devlet adamını elimizde tutamamışızdır. Bugün modern Tunus’un kurucusu olarak Tunuslu Hayrettin Paşa gösterilmektedir.
    İslam ülkeleri içinde ilk anayasa ‘Kanun al-Davla’ adıyla 1861’de Tunus’ta ilan edilmiştir. En önemli eseri Akvemü’l-Mesalik fi Ma’rifet_i Ahvali’l Memalik (Ülkelerin Durumunu Öğrenmek için En Emin Yol)’dir. 1868 Tunus devlet matbaasında basılmış olup 467 sayfadır. Bir mukaddime ve iki kitaptan ibarettir. Özeti aynı yıl Paris’te neşredildi. Kitap İslam dünyasında ve Avrupa’da geniş yankı uyandırdı. 1878’de Fransa’da 2. baskı yaptı. 1874 ‘te Atina’da İngilizcesi, 1876 ve 78 de İstanbul’da Türkçesi yayımlandı.
    Paşa, bu reformlar kitabında, eski İslam toplumunun çöküş nedenlerini araştırdı. Avrupa’nın ilerleme nedenlerini araştırdı. Her iki uygarlık alanlarının karşılaştırarak Müslüman dünyasının Avrupa seviyesine nasıl gelebileceğini, neler yapması gerektiğini araştırdı. Reformların esasları üzerinde durdu. İslam dünyasını, tek tek ülkeler olarak ele almayıp bir bütün olarak değerlendirdi. Böylece geniş bir ufukta kaldı. Paşa’ya göre İslam dini ilerlemeye, çağdaşlaşmaya engel değildi. Tam tersine çağa ve medeniyete uymaya teşvik edici unsurlar mevcuttu. Avrupa’nın ilerlemesi toprağı, iklimi vb nedenlerle izah edilemezdi. Hürriyet ve adalet esasına göre siyasi kurumlar ve bunun sonucu oluşan ortam, Avrupa’nın refahını doğurmuştu. Avrupa’nın uygarlığı siyasi, kültürel ve eğitim kurumlarına bağlı olarak yükselmişti. İslam dünyası dinin ve şeriatın kesin yasakladığı konular dışında, Avrupa’dan kurum, bilgi, teknik vs alabilirdi. Çünkü İslam Şeriatı ilerlemeye cevaz veriyordu.
    İslam ülkelerinde de liberal siyasi, sivil müesseselere benzer bir nizam kurulmalıydı. Aksi takdirde İslam Ülkeleri emperyalist ve teknolojik ilerleme içinde bulunan Avrupa devletlerine yem olacaktı. Hayrettin Paşa’nın eserinde anlattığı İslam Ülkesi Osmanlı Devleti idi.
    Akvemü’l Mesalik Tunus’un 1857–64 reformlar dönemi tecrübelerini dile getiren bir eserdir. Kitapta o dönemin uyuşmazlık ve yolsuzlukları kapalı bir tarzda tenkid edilmektedir.
    Tunuslu Hayrettin Paşa-En Emin Yol–Çevirenler Alev Alatlı, Şehabettin Yalçın -Ufuk Kitap 2004
    Zübeyde bunu beğendi.

  8. #8
    Durum
    Çevrimdışı
    Tuğba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Nam-diğer Hamuş
    Üyelik tarihi
    30 Ocak 2017
    Yaş
    35
    Mesajlar
    597
    Konular
    26
    Bahsedilen
    80 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    97

    Standart Cevap: Osmanlının Bilinmeyen Özellikleri

    Ee 3 kıtaya asırlarca hakim olmakda bunu gerektirir.
    Turan bunu beğendi.
    Allah gözlerin ihanetini de bilir,gönüllerin sakladığınıda...

    (Mü'min Suresi 19)

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Mitolojinin Özellikleri
    Konu Sahibi Strong Forum SP Tarih
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 25.Mart.2018, 00:31
  2. Fukarayı doyurmak; Osmanlının faziletlerinden
    Konu Sahibi SiyahSancakTaR Forum SP Tarih
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 07.Ekim.2017, 23:38
  3. Bilinmeyen Yönleriyle II. Abdülhamid Han
    Konu Sahibi SiyahSancakTaR Forum SP Tarih
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 04.Ekim.2017, 21:37
  4. UpCall ile bilinmeyen numara kalmayacak
    Konu Sahibi ayibogan Forum SP Teknoloji - İnternet Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 31.Ağustos.2017, 14:21
  5. Kaya tuzunun bilinmeyen faydaları
    Konu Sahibi Mystery Forum SP Genel Sağlık Bilgileri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Şubat.2017, 22:48

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •