Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Ağaç Şeklinde Aç3Beğeni
  • 2 gönderen Yazıcızade
  • 1 gönderen NoktA

Konu: 22.12.2017 Cuma Hutbesi

  1. #1
    Status
    Offline
    Yazıcızade - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ARTIK YOK
    Üyelik tarihi
    20 Aralık 2017
    Nereden
    Kocaeli
    Yaş
    24
    Mesajlar
    323
    Konular
    140
    Bahsedilen
    1 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    3

    Exclamation 22.12.2017 Cuma Hutbesi


    HELAL HARAM DUYARLILIĞI

    Cumanız Mübarek Olsun Aziz Müminler!
    Yüce Rabbimiz, okuduğum âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Ey iman edenler! İçki ve benzeri şeyler, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.”[1]
    Peygamber Efendimiz (s.a.s) de, okuduğum hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Helâl de bellidir, haram da bellidir. İkisinin arasında birtakım şüpheli hususlar vardır ki insanların çoğu bunları bilmezler. Kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini ve haysiyetini korumuş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse, harama düşmüş olur…”[2]
    Kardeşlerim!
    Yüce Rabbimiz, insanı en değerli varlık olarak yaratmıştır. Tertemiz fıtratını korumak ve ebedi kurtuluşa ulaşmasını sağlamak için ona bazı sınırlar çizmiştir. Hayatımız boyunca riayet etmemiz gereken bu sınırlara helal ve haram diyoruz.
    Helal, yaratılışın gaye ve hikmetine uygun olan güzelliklerdir. Haram ise, mükerrem olarak yaratılan insanın onur ve haysiyetini zedeleyen, ona zarar veren çirkinliklerdir. Helal, Allah’ın rızasına uygun söz, tutum ve davranışlardır. Haram ise Rabbimizin gazabına ve insanların kınamasına neden olacak kötülüklerdir.
    Değerli Müminler!
    Helali gözetmek, Allah’a imanın yani O’na verdiğimiz kulluk sözüne sadakatin göstergesidir. Harama bulaşmak ise bu sözü göz ardı etmektir. Helalin peşinde koşmak, insana yaraşır, nezih ve şerefli bir hayat yaşama gayretidir. Harama dalmak ise zihni ve gönlü bulandırma; heva ve hevesin, arzu ve isteklerin esiri olma halidir.
    İnsan, helale ne kadar yaklaşırsa huzura da o kadar yaklaşır. Harama doğru yürümenin sonu ise pişmanlık ve mutsuzluktur.
    Helâl-haram duyarlılığını yitirerek israf edilmiş bir ömrün akıbeti hüsrandır.
    Kıymetli Kardeşlerim!
    Dinimizde hiç kimsenin kendi arzusuna göre helal ve haram koyma yetkisi yoktur. Kur’an-ı Kerim’in rahmet yüklü mesajlarına iman eden, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in kutlu yolundan yürüyen her mümin, helal-haram duyarlılığına sahip olmak zorundadır. Mümin, imanının gereği olarak Rabbini seven, sınırlarını bilen, kendini tanıyan insandır. O, vicdan ve merhametini yitirerek hiçbir canı incitemez. Duyarsız, hürmetsiz ve iffetsiz davranarak kendisinin ve başkasının haysiyetini çiğneyemez.
    Mümin, şu geçici dünyada sayılı nefeslerini falcılık, kumar, şans oyunları, faiz, rüşvet, tefecilik, hırsızlık gibi haksız kazançlarla tüketemez. Allah’ın kendisine emanet verdiği bedenini alkollü içki ve uyuşturucu maddelerle zehirleyemez. Helal olmayan yiyecek ve içeceklerle sağlığına yazık edemez.
    Mümin öyle bir insandır ki; yetim malına el uzatamaz. Kul ve kamu hakkına giremez. Eş ve çocuklarına, anne ve babasına, komşu ve akrabasına kötü muamelede bulunamaz. Yalan, yalancı şahitlik, iftira ve kötü sözlerle dilini kirletemez. Emanete asla ihanet edemez, verdiği sözden dönemez. Fitne ve fesat peşinde koşamaz, bozgunculuk yapamaz.
    Değerli Kardeşlerim!
    Müminler olarak, helal ve haram sınırları karşısındaki tutumumuza bakalım. Her birimiz, şu soruları kendimize soralım: Helal-haram duyarlılığı çerçevesinde bir hayat mı yaşıyoruz? Yoksa bir idrak tutulması içinde miyiz? Günahı umursamayarak, haramdan kaçınmayarak dünya ve ahiret mutluluğumuzu tehlikeye mi atıyoruz? Yoksa gönülden bir tövbe ile bir daha geri dönmemek üzere yanlışlarımızı terk edebiliyor muyuz?
    Kıymetli Kardeşlerim!
    Unutmayalım ki; mümine yaraşan, helale ve harama karşı uyanık olmaktır. İnsan hata yapabilir. Ama hata edenlerin en ferasetlileri, en kısa zamanda hatadan dönen ve tövbe edenlerdir.
    Hutbemizi Peygamberimiz (s.a.s)’in şu duasıyla bitirmek istiyorum: “Allah’ım! Doğu ile batı arasını uzaklaştırdığın gibi benimle günahlarımın arasını da uzaklaştır!
    Allah’ım! Beyaz elbisenin kirden arınması gibi beni de günahlarımdan arındır!”[3]


    [1] Mâide, 5/90.

    [2] Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.

    [3] Buhârî, Ezân, 89.
    Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
    NoktA ve Yaren bunu beğendiler.

  2. #2
    Status
    Online
    NoktA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Üyelik tarihi
    21 Mart 2017
    Mesajlar
    4,205
    Konular
    1702
    Bahsedilen
    327 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    50

    Standart Cevap: 22.12.2017 Cuma Hutbesi

    Haftanın hutbelerinin yayınlanmasının hem iyi hemde kötü yönleri var. Iyi yönü hutbeye yetişemeyeler veya hanım kardeşlerimiz okur. Kötü yönü ise cemaatten bir vatandaş gider şu kısmını söylemedi diye şikayet eder
    Yaren bunu beğendi.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Cuma hutbesi
    Konu Sahibi İklil Forum Cuma Hutbeleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 09.Aralık.2017, 10:58
  2. Cevap: 0
    Son Mesaj : 30.Kasım.2017, 22:08
  3. 24 Kasım 2017 cuma hutbesi
    Konu Sahibi NoktA Forum Cuma Hutbeleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 23.Kasım.2017, 23:24
  4. 03.03.2017 cuma hutbesi
    Konu Sahibi eRkAm Forum Cuma Hutbeleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 02.Mart.2017, 17:26
  5. 3 Şubat 2017 Cuma Hutbesi
    Konu Sahibi eRkAm Forum Cuma Hutbeleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 02.Şubat.2017, 20:39

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •