Ey insanlar! Ben sizin hepinize gönderilmiş olan Allah Resulüyüm. (Araf, 7/158) (O halde) Eğer Allah'ı seviyorsanız bana tabi olun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın (Ali İmran, 3/31) (Çünkü) Ben O’nun tarafından size gönderilmiş olan bir uyarıcı ve müjdeciyim. (Hud,11/2)


Allah bana bu Kitabı indirmiş (7/2) ve bana onunla uyarmamı (6/19,92), onunla hükmetmemi (4/105), onunla insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmamı (14/1), insanlar arasındaki ihtilafları onunla çözmemi (16/64) ve insanlara onunla beyanat vermemi (16/44) emretmiştir.*


Ben sadece Rabbime dua eder ve –dualarımda- hiç kimseyi ona ortak koşmam. (Cin, 72/20)


Ben dinimi yalnızca Allah’a halis kılar ve yalnızca Allah'a ibadet ederim. (Zümer, 39/ 14)


Ben o (Kuranı) asla kendiliğimden değiştiremem, -sizin ‘ya bu Kuranı değiştir ya da bize başka bir Kuran getir’ şeklindeki talebiniz-* olacak şey değildir. Çünkü ben, bana ne vahyolunuyorsa ona uyuyorum. Eğer Rabbime karşı isyanda bulunursam büyük günün azabından korkarım. (Yunus, 10/15)


(İstediğiniz gibi bir ayet getirmediğim zaman, bana diyorsunuz ki, ‘derleyip toplasana’)* Oysa ben Rabbim bana ne vahyediyorsa sadece ona uyuyorum. İşte bu (Kur'an), inananlar için Rabbinizden gelen basiretler, hidayet ve rahmettir. (Araf, 7/203)


Bana Müslümanlardan olmam ve Kur'ân okumam emrolunmuştur. (Neml, 27/91)


Allahın Resulü/Elçisi olarak bana düşen sadece tebliğdir. (Ali İmran, 3/20;Maide, 5/92)* Ben, buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ve ben olduğundan başka türlü görünenlerden de değilim.(Sad, 38/86) Eğer ben sizden bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Ücretim yalnız Allah'a aittir. O, her şeye şahittir. (Sebe, 34/ 47)




Ben gaybı bilmem. (Enam, 6/50) Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, -o zaman kendim için- tabi ki daha çok hayır yapardım. Ve -o zaman- bana hiçbir fenalık da dokunmazdı. Ama ben sadece inananlar için gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeciyim. (Araf, 7/188)
.
Allahın Resulü/Elçisi olarak bana düşen sadece tebliğdir. (Ali İmran, 3/20;Maide, 5/92)* Ben, buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ve ben olduğundan başka türlü görünenlerden de değilim.(Sad, 38/86) Eğer ben sizden bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Ücretim yalnız Allah'a aittir. O, her şeye şahittir. (Sebe, 34/ 47)
.
Ben, Rabbimin bana indirdiği (Kur’anı) size tebliğ etmekle görevliyim. Eğer bunu yapmazsam, risaleti tebliğ etmemiş, O’nun elçiliğini yapmamış olurum.(Maide, 5/67)*
.
Ben –daha önce benzeri olmayan- türedi bir Resul/Elçi değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilemem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım. (Ahkaf, 46/9)
.
Ben, tıpkı sizin gibi bir beşerim (ilah değilim). Bana, ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunuyor. (O halde) Kim Rabbine kavuşmayı arzu ediyorsa, güzel ameller işlesin ve Rabbine yaptığı ibadetlerinde –ben dahil- hiç kimseyi O’na ortak koşmasın.(Fussilet, 41/6)


Ben –Rabbimden- bana ne vahyolunuyorsa sadece ona uyuyor ve sizi de onunla uyarıyorum. (Enam 50,51)* Bu Kuran bana -bunun için, yani- sizi ve ulaştığı herkesi kendisi ile uyarayım diye vahyediliyor/vahyedildi.(Enam, 6/19).
.
Ben –Kur’an bana vayhedilmeden önce, ki ben onun bana vahyedileceğini ummuyordum (28/86)- kitap nedir, iman nedir bilmezdim.(Şura,42/52)* (Ama Allah) Bana sizi ve ulaştığı herkesi uyarayım diye onu bana vahyetti.(Enam,6/19). Ve ben de sizi onunla uyarıyor, onunla sizi doğru yola iletiyorum.(Şura, 42/52)*


Şüphesiz Rabbim beni doğru yola yöneltmiştir; sapasağlam dine; Hanif (muvahhid olan) İbrahim'in dinine. O, ortak koşanlardan değildi.(Enam, 6/161)


Sen, sana vahyedilen (bu Kur’an’a) sımsıkı sarıl. Çünkü sen –onun sayesinde- doğru yol üzerindesin. O, hem senin hem de kavmin için bir öğüttür. Ve hepiniz ondan hesaba çekileceksiniz (Zuhruf, 43//43,44).