Ebu Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Rasulüllah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"Allah’ın 99 ismi vardır, yüzden bir eksik. Kim bunları sayıp benimserse (ihsa) cennete girer."
(Buhari, Tevhid,12; Müslim, Zikir, 5.)

Açıklama
Buhari, hadisin bap başlığında “ihsa” kelimesinin “hıfz” manasına geldiğini açıklar. Nitekim hadisin bazı tarikleri, “hıfz (ezberlerse)” diye başlar ve “O tektir, tek olanı sever.” (Buhari, Deavat, 68.) cümlesi ile nihayet bulur.
Esma-i hüsna tabiri, Allah’ın en güzel isimleri anlamında kullanılır. Hadiste geçen “sayıp benimsemek (ihsa)” veya “ezberlemek (hıfz)” kelimesi, esma-i hüsnayı tanıyıp manalarını anlamak, doğru bir Allah tasavvuru ve uluhiyet inancı gereği “ruhi yetkinlik kaydetmek” diye yorumlanır.

Esma-i hüsna tabiri Kur’an-ı Kerim’de şöyle geçer: "Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. En güzel isimler O’na mahsustur." (Taha, 20/8.); “O, takdir ettiği gibi yaratan, örneği olmadan canlıları var eden, biçim ve özellik veren Allah’tır. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar O’nun şanını yüceltmektedirler. O galiptir, hikmet sahibidir.” (Haşr, 59/24.) Ayrıca, "En güzel isimler Allah’ındır. O hâlde O’na o güzel isimlerle dua edin!" (A’raf, 7/180.) buyuran Yüce Rabbimiz, Esma-i hüsna ile niyazda bulunulmasını emreder. Tirmizi rivayetinde yer alan esma-i hüsna şöyle sayılır (bkz. Tirmizi, Deavat, 83; Beyhakî, el-Esmâ ve’s-sıfât, s. 4 vd.; Muhammed Acâc el-Hatîb, Fî rıhâb-i esmâillâhi’l-husnâ ve sıfâtihi’l-ulyâ: Adedühâ maânîhâ dilâlâtühâ ve mâ verade fîhâ, s. 12 vd.; Bekir Topaloğlu, “Esmâ-i Hüsnâ”, DİA, XI, 414-415.):

Esma-i hüsna, 99 rakamıyla sınırlı değildir. Nitekim verilen bu isimler içinde Kur’an’da geçmeyenler olduğu gibi, Kur’an’da geçip burada yer almayanlar da vardır.
Allah Teala hakkında yücelik ifade eden esma-i hüsna, kulların gönüllerinde saygı hissi uyandırır, huzur ve sükûn verir, lütuf ve rahmet ümidi telkin eder. Allah için vacip, caiz ve mümteni olan sıfatları içermesi sebebiyle O’nu tanıma hakkında bilgi ve bilinç kazandırır.
Esma-i hüsna, Allah’ın zatını niteleyen zati isimler ile kâinatla ilgisini belirten kevni isimlerden oluşur. Mesela Cebbar (iradesini her durumda yürüten, yaraları sarıp dertlere derman olan, iyileştiren) ismi zati, yani Allah’a has olan isimler için bir örnek teşkil eder. 99 ismin yarısı bu gruba girer. Muhyi (can veren) ise kevni isimler arasındadır. Kevni isimler, Allah’ın bütünüyle kâinat ve özellikle insan üzerindeki etkinliğini (taallukunu) dile getirir. Ayrıca insanla ilgili olan isimler vardır. Halim gibi bu gruba giren isimler, teenni ile hareket edip hilim göstermek suretiyle Müslümanın kişisel ve sosyal hayatına yansımalıdır. Böylelikle esma-i hüsnayı sayıp benimsemek, iman, amel ve ahlak düzeyinde gerçekleşmiş olur.
Bazı hadislerde ism-i azam (Allah’ın en büyük ismi) ile dua edildiğinde, bu duanın mutlaka kabul edileceği bildirilir. (Ebu Davud, Vitr, 23; Tirmizi, Deavat, 64-65, 100; Nesai, Sehv, 58; İbn Mace, Dua, 9.)

İsm-i azamın hangisi olduğu açık olmamakla beraber, farklı hadislerde Allah, Rahman, Rahim, el-Hayyü’l-kayyum, Bediu’s-semavati ve’l-ard, Zü’l-celali ve’l-ikram isimleri, ism-i azam olarak geçer.

Hadisten Öğrendiklerimiz
• Esma-i hüsnayı ezberlemek, onları sayıp tekrarlamak değil, manalarını anlayıp doğru bir Allah tasavvuru ve uluhiyet inancına sahip olmak demektir.
• Bu anlamda esma-i hüsnayı belleyip öğrenen kul, Allah’ı gereği gibi tanıyıp sağlam iman ve ahlak sahibi olduğundan cennetliktir.
• Esma-i hüsna zikredilerek yapılan dualar kabule şayandır.

Yazan Prof. Dr. Zekeriya Güler / Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi