EVLENMEYİ TERK ETMEK CAİZ MİDİR

Dinen kabul edilebilecek bir mazeret olmadikca, evlenmeyi terk etmek caiz görülmemiştir. Hz. Enes´in (R.A.) rivayet ettigi bir hadis-i şeriften ögrendigimize göre, Hz. Ali (R.A.) Abdullah b. Emr b. el-As ve Osman b. Maz´un, Peygamber Efendimizin ibadetlerini zevcelerinden bazilarina sormuşlardi. Neticede kendi ibadetlerini azimsayarak, kimisi geceleri uykuyu terkederek namaz kilacagini, kimisi devamli oruc tutacagini, bir de evlenmeyecegini söylemişti. Bunu duyan Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlar:

“Şöyle şöyle konuşanlar sizler misiniz? Haberdar olun! Allah´a andolsun ki, sizin Allah´dan en fazla korkaniniz ve en muttakiniz benim. Fakat ben oruc tutar (arada) iftar da ederim. (Geceleri) namaz kilar ve (istirahat icin) yatar, uyurum. Kim benim sunnetimden yüz cevirirse ben (im yolumda giderler) den degildir.”(Muslim, c. 4, s. 129)

İslam dini, aşiri gitmeyi ve geri kaolmayi degil orta yollu hareketi tasvib ve tavsiye etmektedir. Ne tamamen kadina meyledip kulluk vazifesini ihmal, ne de evlilik hayatini terk edip yanlizligi tercih etmek İslam dininde asl olan bir hayat tarzi degildir. Hem evlenmeli, hem de ibadetini birakmamalidir.

Adamin biri İbrahim b. Ethem´e

-Bekar yaşamakla ne iyi yaptin! Kendini tamamen ibadete vermiş oldun, dedi. O büyük velinin bu kimseye cevabi şöyle oldu:

-Aile efradin icin cektigin bir sikinti, benim yaptiklarimin hepsinden daha üstündür.

O kimse sordu:

-O halde nicin evlenmeyi terkettin?

İbrahim b. Ethem:
-Benim, kadina ihtiyacim yok. Sebepsiz yere bir kadini sefil etmek istemedigim icin evlenmiyorum. Evlilerin bekarlara üstünlügü, Allah yolunda harb edenle evinde oturan kimselerin hali gibidir, cevabini verdi.(İslam´da Kadin ve Aile, Sf. 19-20/Mehmed Emre)