FIKIH

Fikih (fkh) fikh kökünden türemis bir isimdir. Fekihe veya fekuhe lügatte inceden inceye bilmek, inceligini anlamak, künhüne vakif olmak manalarina gelir.

Nasslarda (ayet ve hadislerde) fikih bu manada kullanilmistir.

“Fakat bu kavme ne oluyor da sözüanlamaya yanasmiyorlar.”(Nisa, 78)

“Onlarin kalbleri vardir, bunlarla anlamazlar.”(Araf, 179)


“Şuayb A.S. in kavmi kendisine) ey Şuayb biz senin söylediklerinin cogunu iyice anlamiyoruz, dediler.”(Hud, 91)

“Her sey O´nu (Allah´i) hamd ile tesbih eder, fakat siz onlarin tesbihini anlayamazsiniz.”(İsra, 44)

“Dilimden (su) dügümü cöz ki sözümü iyi anlasinlar.”(Taha, 27-28)

“Allah hayrini diledigi kimseyi Din´de ince anlayis sahibi kilar.”(Buhari, İlim 10-13)

Istilahta ise İmam Malik fikhi söyle tarif etmistir:
“Fikih Allah´in kalblere attigi bir nurdur.”(Mustafa İbrahim ez-Zelemi, Esbabu İhtilafi´l-Fukaha, s. 15. Bagdad, 1976)

İmam-i Azam Ebu Hanife def ikih icin daha degisik bir tarif yapmistir. Ona göre fikih:
“Nefsin leh ve aleyhinde olan seyleri bilmesidir.”(Ebu´l-Beka, Külliyat, s. 500; S. Ubeydullah b. Mesud, et-Tavdih, 1/68; Büyük Haydar Ef. Usul-i Fikih Dersleri, s. 9.)

Ebu Hanife devrinde ilimlerin bir cogu simdiki gibi müstakil degildi. Kelam (akaid), fikih ve tasavvuf ayni ismi tasiyor ve hepsine birden “Fikih”deniliyordu. Yukaridaki tarife bakilirsa bu manada bir fikih tarifi yapildigi görülür.

Ayni sekilde Ebu Hanife´nin “el-Fikhu´l-Ekber”adli eseri Fikih ismini tasimasina ragmen simdiki manada tek fikhi mesele ihtiva etmemis, aksine tamami kelam ve akideye dairdir.Tasavvufa dair Fikh-i Batin denilmekteydi. Zamanla bu ilimler istiklaliyetini kazandi ve Fikhin icerisinden Kelam ile Tasavvuf adlariyla müstakil ilimler ortaya cikti. Fikih ise ibadet ve ahkama dair meselelere münhasir kaldi. Bu gelismeye bagli olarak Ebu Hanife´nin varmis oldugu tarif de degisiklige ugradi.

Ebu Hanife´den 3,5 asir kadar sonra yasamis olan İmam Gazali, adi gecen tarife bir ilave yapmis ve bu yeni tarif zamanimiza kadar gecerliligini kourmustur. Tarif ilavesiyle beraber söyledir:

“Fikih amel yönünden nefsin, leh ve aleyhinde olan seyleri bilmesidir.”(Bilmen,Istilahat, 1/14. Ayrica el-Gazali, el-Mustasfa, 1/4 vd.)

Mecelle de ayni tarifi muhafaza ederek ilk maddesinde fikhi su sekilde tarif etmistir:
“İlm-i Fikih, mesail-i Şer´iyye-i ameliyyeyi bilmektir.”(Mecelle, Md, 1.)(Fikih Dersleri Sf. 21-23/Prof. Dr. Orhan Ceker)

[Not olarak da sunu zikiretmek istedim bilmeyenlerden dolayi bu kitab ismi gecen sahsiyet tarafindan sadelestirilmis ve ilave yapilmis eser sahibi de Büyük Ali Haydar Efendi ve eser konusuda miras hukununa dair yazilmis isim olarak da Teshilul Feraiz kitabidir.]