“Bulduğu para cüzdanını sahibine verdi”, “Arabada unutulan çantayı sahibine verdi”. Bu tip haberleri duyduğumda haberin içeriğine sevinirken sunuluş biçimine üzülüyorum. Haberin içeriğine seviniyorum; çünkü bu durum, kötülüğün yaygınlaştığı dünyaya inat hâlâ iyi insanların var olduğunu gösteriyor. Sunuluş biçimine üzülüyorum; çünkü bırakın normal bir Müslümanı ahlaklı her insanın zaten yapması gereken sıradan bir şey, çok büyük ve önemli bir başarı gibi sunuluyor… Tabi ki bu güzel davranışı gösteren kişiyi her şeye rağmen tebrik etmek lâzım o ayrı bir konu.

Daha önce de defalarca söylediğim bir şey var: Biz, “iyilik yapmak” deyince çok üst perdeden iyilikleri aklımıza getiriyoruz. Bunun dışında ufak tefek gördüğümüz şeyleri iyilikten saymıyoruz. Ama bu, tam bir şeytanî vesvese. Cenneti kazanmak için ille de Hz. Ebubekir gibi bir iman ve amele sahip olmak gerekmediği gibi cehennemlik olmak için de ille de Ebu Cehil gibi olmak gerekmiyor!

Allah Resûlü (s.a.v.) bir defasında şöyle buyurdu:

“Bir adamı, yolun ortasında Müslümanlara rahatsızlık veren bir çalıyı kestiği için cennette dolaşırken gördüm.” (Müslim, el-Birr ve’s-sıla, 129)

Yapılan şey ne kadar küçük, verilen ödül ne kadar büyük öyle değil mi? Ama sizi yapılan işin küçüklüğü aldatmasın. Burada kişiyi cennete koyan şey o çalıyı yolun ortasından sökmesinden ziyade kalbinde Müslümanlara karşı beslediği iyilik duygusudur. Bu kimse “benim Müslüman kardeşlerim rahatsız olmasın” diye bir düşünceyle hareket ederek uğraşıp didiniyor. İşte kendisini değil başkasını düşünerek, onların iyiliğini isteyerek gayret gösteren kimse olması o kişiyi cennete sokuyor.

Bencilliğin boyutlarının sonuna kadar zorlandığı günümüzde başkalarının iyiliği için gayret göstermek, başkalarını rahatsız eden şeyleri gidermek için gayret göstermek var ya… İşte bizi kurtaracak olan budur.

Kim ki Müslümanlar sıkıntı çekmesin diye en ufak bir gayret gösteriyorsa o kişi çok mübârek bir şey yapıyor demektir. Kim ki Müslümanların rahatlığını düşünmüyor, sıkıntılarını hafifletmek için gayret göstermiyor, sadece kendisini düşünüyorsa bencil davranıyor demektir. Bu bencillik, o kişinin imanının da kemâle ermediğini gösteriyor. Nitekim Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuş: “Hiçbiriniz kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe gerçekten iman etmiş olmaz.” (Buharî, iman 6; Müslim, iman, 71)

Rabbimiz bizleri sadece kendisi için yaşayanlardan değil, mümin kardeşlerimizin sıkıntılarını giderip onların hayrına olanı gerçekleştirmek için gayret gösterenlerden eylesin.

(Soner Duman /22.Rebîülâhir.1439/Salı)


https://m.facebook.com/story.php?sto...&id=1199869809