• Âdilşahlar hükümdarları
  • 1-Yusuf Âdil Türkmen
  • (1490-1510)
  • 2-İsmail Âdilşah
  • (1510-1534)
  • 3-Mallu Âdilşah
  • (1534-1535)
  • 4-Birinci İbrahim Âdilşah
  • (1535-1557)
  • 5-Birinci Ali Âdilşah
  • (1557-1579)
  • 6-İkinci İbrahim Âdilşah
  • (1579-1626)
  • 7-Muhammed Âdilşah
  • (1627-1657)
  • 8-İkinci Ali Âdilşah
  • (1657-1672)
  • 9-İskender Âdilşah
  • (1672-1686)
Hindistan’da Yusuf Âdil tarafından kurulan hanedan. Bu hanedana mensub olan hükümdarların hepsi isimlerine Âdilşah ünvanını ekledikleri için, Âdilşahlar hanedanlığı denildi. Ayrıca Bicapur’da kurulduğu için Bicapur Devleti diye de bilinmektedir.

Yusuf Âdil, Behmenlerin hassa askerlerinden idi. Kabiliyetli olduğundan, ikinci Muhammed Şah’ın takdirini kazanarak yükseldi. Muhammed Şah’ın vefatından sonra, taht kavgalarından faydalanarak Bicapur’un idaresini eline geçirdi. Ailesiyle Bicapur’a gidip, 1490 (H. 896) senesinde Şah ünvanını aldı ve bağımsızlığını ilan etti.

Dekken’de Behmenlerin yıkılmasıyla Dekken devletleri denilen dört devlet ortaya çıkmıştı. Yusuf Âdilşah bu devletlerle sık sık savaşlar yaptı. Ayrıca Hind Denizi ve Hindistan’da hakimiyet kurmak istiyen Portekizliler ile mücadele etti. Portekizlilerin sahile yerleşip üsler kurmasının önüne geçmek istedi. Fakat Portekizliler, Dekken devletleriyle olan mücadelelerden gereği gibi faydalanıp, sahilde üsler kurdular ve git gide kuvvetlendiler.

1504 (H. 910) senesinde Yusuf Âdilşah, süliği devletinin siyasetine esas olarak kabul etti. Bu sırada Ali Berid, Behmenli hükümdarı adına diğer devletleri Âdilşahlara karşı kışkırttı. Ahmed Nizamsah ve Sultankulu Kutb-ul-mülk savaşa katıldı. Yusuf Âdilşah yenilerek, önce Beras, sonra da Hanis’e kaçtı. Bir sene sonra topladığı ordu, Ali Berid’i yendi. Bicapur’u geri aldı ve omrunun sonuna kadar diğer Dekken devletleriyle mücadele etti.

Yusuf Âdilşah 1516 (H. 922) senesinde vefat edince, yerine on üç yaşındaki oğlu İsmail Âdilşah geçti. Fakat vefatından önce Kemal Han’ı oğluna vasi tayin ettiği için, bir süre devleti Kemal Han idare etti. Kemal Han, Cum’a hutbesini dört hak mezhepden Hanefi mezhebine uygun olarak okuttu. Ehl-i sünnet itikadına uymayı devletin resmî siyaseti olarak kabul etti. İsmail Âdilşah tahta çıktığı sırada, Portekizlilerin ele geçirdiği Goa limanı geri alındı. Fakat Dekken devletleri arasında süren mücadele, limanın Portekizlilere geçmesine sebeb oldu. Sonunda tamamen hakim oldular. Bu sırada tahtı ele geçirmek isteyen Kemal Han, İsmail Âdilşah’ın annesi Punci Hatun tarafından öldürüldü.

Kemal Han’ın öldürülmesi üzerine Ali Berid, Behmenli sultanı Mahmud’u yanına alarak Nizamsahlar ve Kütüpsahlardan sağladığı yarclimci kuvvetlerle,; Âdilşahlar topraklarını istila etti; İsmail Âdilşah, Ali Berid’i, Bicapur önlerinde ağır bir yenilgiye uğrattı. Sultan Mahmud’un oğlu Ahmed’i esir aldı. Kız kardeşi ile nisanlı olan Ahmed’in duğünlerini yaparak Beras’a gönderdi. İsmail Şah, Ahmed’in, Ali Berid’in değil, kendi elinde kukla olmasını istiyordu. Fakat bir süre sonra, Ali Berid, Behmen sultanını tekrar kendi tarafına çekti.

İsmail Âdilşah 1521 (H. 927) senesinde Viceyanagar Devleti’nin elinde bulunan Raygur Duab’i geri almak için bir sefer düzenledi. İki ordu Krisna suyu kiyılarında karşılaştı. İsmail Âdilşah askerlerini sudan geçmeye zorlayınca, askerin pek çoğu boğuldu. Karşıya geçenler de öldürüldü. İsmail Âdilşah bu; savaşta kendi canını zor kurtardı.

Dekken devletleri sultanlarından Burhan Nizamsah, Ali Berid ve Alauddîn İmadsah 1525 (H. 932) senesinde birleşerek, Âdilşahlara saldırdılar. İsmail Âdilşah’ın baskumandanı Esad Han Lari Türk, bu birleşik orduyu Şalapur önlerinde bozguna uğrattı. İsmail Âdilşah da babası gibi omrunti diğer Dekken devletleri ile mücadele etmekle geçirdi.

1534 (H. 941) senesinde İsmail Âdilşah oluhce, yerine önce büyük oğlu Mallu geçti ve büyük annesi Punci Hatun yönetimi eline aldı. Mallu, ahlâk bakımından bir hayli bozuk olduğundan, beylerin bir çoğu kendi iktasına çekildi. Bu durum karşısında Punci Hatun, Yusuf Han Türk’ün yardımıyla Mallu’yu tahttan indirerek, gözlerini kor etti ve yerine sultanın kardeşlerinden İbrahim’i tahta çıkardı. İbrahim Âdilşah, tahta grkar çıkmaz si? yanlışi siyaseti terk edip Ehl-i sünnet itikadını yayanları destekledi. Hizmetinde bulunan Türklerin pek çoğunu vazifeden alarak, yerlerine yerli halktan olanları geçirdi. Ordusundaki Türk bey ve askerlerinin sayısını azaltti. Bir çok yerde Behmenlere görev verdi.

Resmî dil olarak Farsça’yı kabul etti. Bu hükümdar zamanında da Dekken devletleri arasındaki mücadele devam etti.

İbrahim Âdilşah, 1558 (H. 966) senesinde vefat edince, yerine oğlu Ali Âdilşah geçti. Ali Âdilşah süliği benimsedi. Babasının aksine Türkleri tekrar yüksek vazifelere getirdi ve ordudaki sayılarını arttırdı. Hinduların devleti olan Viceyanagar’ın yıkılmasından faydalaharak, güneye doğru genişlemeye başladı. Böylece güneybatı Dekken’deki pek çok yer Âdilşahların idaresine geçti.

Âdilşahlar, Hindistan’da en büyük İslâm devletini kuran Gurganiyye hanedanlığı ile de münasebet kurdular. Ali Âdilşah’ın yerine geçen ikinci İbrahim Âdilşah, Gürganiyye sultanı Cihangir Şah’dan oğul muamelesi gördü. Cihangir şah, Âdilşahları, Ahmednagar ve Gulkende memleketlerinin fethiyle vazifelendirdi, Âdilşahlar, Gürganilerle beraber Dekken’de digerdevletlere karşı mücadele ettiler. Nizamsahların istiklaline son veren Şah Cihan, Âdilşahları da hakimiyeti altına almak istedi. Şah Cihan, 1631 (H. 1041) senesinin sonlarına doğru Bicapur üzerine bir ordu gönderdi. Şah Cihan’ın ordusu, Âdilşahların yollardaki su ve yiyeceği imha etmesi üzerine, zor durumda kaldı. Bir süre sonra açlıkla karşı karşıya kaları ordu geri cekildi.

Şah Cihan, 1635 (H. 1045) senesinde Dekken işini kesin bir neticeye bağlamak istediğinden bu iş için bölgeye asker gönderdi. Âdilşahlar kısa bir süre sonra Şah Cihan’ın ordusuna yenilerek, andlaşma yapmak mecburiyetinde kaldılar. Andlaşmaya göre, Âdilşahlar, Şah Cihan’ın himayesine girecek, her sene vergi verecekti. Andlaşmaya rağmen, Âdilşahlar serbest kalmayı başardılar. Muhammed Âdilşah, Şah Cihan ile iyi geçinerek, çeşitli fetihlerde bulundu. Madras’ın kuzeyindeki bölgeyle Kenen Karnatik kiyısını ele geçirdi. Goa’daki Portekizlilerle savaşarak bazı başarılar elde etti.

Muhammed Âdilşah ölünce, yerine on sekiz yaşındaki oğlu ikinci Ali Âdilşah geçti. İkinci Ali Âdilşah tahta çıkmca, ülkenin bir çok yerinde kargaşalıklar çıktı. O sırada bölgede bulunan Şehzade Evrengzib Alemgîr, bu durumdan faydalanmak için Şah Cihan’dan, Âdilşahlar ülkesini istila etmek için izin istedi. İzin verilince, 1657 (H. 1068) senesinin başlarında Evrengzîb, Âdilşahlar topraklarına girdi ve bir çok yeri ele geçirdi. İkinci Ali Âdilşah andlaşma imzalamak mecburiyetinde kaldı. Şah Cihan’ın ölümü üzerine çocukları arasında çıkan taht kavgalarından faydalanan ikinci Ali Âdilşah, yaptığı andlaşmanın şartlarım yerine getirmedi. Bir süre devam eden taht kavgaları sonunda, Gürganîlerin tahtına Evrengzîb geçti. Devlet idaresindeki aksaklıkları gideren Evrengzib, 1665 (H. 1076) senesinde tekrar Âdilşahlar üzerine yürüdü. Âdilşahlar, yenilerek Evrengzib’in himayesini kabul ettiler ve uzun süre yanında yer aldılar.

Evrengzib Alemgîr Şah, bütün Dekken’i hakimiyeti altına almak için çeşitli faaliyetlerde bulunurken, Âdilşahlar ona karşı Maratalılara yardım etti. Bu duruma kızan Evrengzîb Alemgîr Şah, 1685 (H. 1096) senesinde ordusuyla Bicapur önlerine geldfve şehri kuşattı. Kuşatma iki ay on iki gün sürdü. Bicapur’un düşmesiyle Âdilşahlar Devleti tarihe karıştı. Son Âdilşah hükümdarı iskender’e, Evrengzîb çok iyi muamelede bulundu. Himayesine aldı ve yillik maaş bağladı.

Hindistan’ın Dekken bölgesinde Bicapur’a ikiyüz yıla yakın hakim olan Âdilşahlar, bölgede Türk hakimiyetini kurdular. Uzun seneler Portekizlilerle mücadele ettiler. Muazzam san’at ve mimari eserleri inşa edip, kültür ve medeniyete hizmet ettiler. Fevkalade binalar, saraylar, camiler ve türbeler yaptılar. Bunlar arasında ikinci Ali Âdilşah’ın Bicapur’da yaptırdığı cami çok meşhûrdur.


Âdilşahlar hükümdarları


1) Gülşen-i İbrahim (Molla Ebu’l-Kasım HinduŞah Firiste, Luknor 1323

2) The history of India an told by its oun historians (Sir M. E. Eliot re Prof. Donson. London, (1867-1877)

3) Cambridge history of India

4) Studies in İslâmic Culture’ın the Indian Enrironment; sh. 51. 52

5) History of Müslim cirilisation in India and Pakistan; sh. 137