Sayfa 2 Toplam 4 Sayfadan BirinciBirinci 1234 SonuncuSonuncu
Toplam 39 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #11
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Ebu Bekir’in imanı
    Peygamber Efendimiz, bir hadisinde yine,
    Şöyle buyurmuşlardır, Sahabe-i güzine:

    (Kardeşim Ebu Bekr'in imaniyle, eğer ki,
    Tartılmış olsa idi, diğer müminlerinki,

    Elbet ağır gelirdi, imanı Ebu Bekr'in,
    İmanı toplamından, bilcümle müminlerin.)

    Ve yine Resulullah buyurdu ki: (Rüyamda,
    Gördüm ki, tartılıyor imanlar bir Mizanda.

    Sıddık'ın imanını, kefelerden birine,
    Koyup, öbürlerini koydular diğerine.

    Ağır geldi imanı kardeşim Ebu Bekr'in,
    İmanı toplamından, bilcümle ümmetimin.)

    Hazret-i Ebu Bekir, henüz iman etmeden,
    Sevgili Peygamberle arkadaştı önceden.

    Kendisi anlatır ki: Cahiliyet devrinde,
    Oturmuş duruyordum, bir ağacın dibinde.

    Nagah bir ağaç dalı, eğildi benden yana.
    Fasih bir lisan ile, konuştu birden bana.

    Dedi: (Ya Eba Bekir, yakın bir gelecekte,
    Muhammed isminde bir, Resul çıkar Mekke'de.

    Peygamberler içinde, Odur en şereflisi.
    Gelmedi bu dünyaya, Onun gibi birisi.

    İlk önce sen girersin, o Resul'ün dinine.
    Ve çok yakın arkadaş olursun kendisine.)

    Ben şöyle düşündüm ki, bu sesi müteakip:
    Bu ağaç, insan gibi konuşuyor, ne garip.

    Ben de ona dedim ki: (Gelecekse O eğer,
    Teşrif eylediğinde, yine bana haber ver.)

    Sözleştik bu şekilde o ağaçla biz o gün,
    Ben artık teşrifini beklerdim o Resul’ün.

    O konuşmadan sonra, aylar geçti aradan.
    Yine oturuyordum, aynı yerde bir zaman.

    Baktım ki, yine o dal eğildi bana doğru.
    Ve şöyle seslendi ki: (Ey Kuhafe'nin oğlu!

    Sana sözüm vardı ki, vereyim tekrar haber.
    Hicaz'da zuhur etti o dediğim Peygamber.

    Acilen o Resul'ün huzuruna var hemen.
    Önce sen iman eyle, kimse iman etmeden.)

    Ertesi gün, ben onun giderken hanesine,
    O da bana gelirmiş, rastladım kendisine.

    Yolda karşılaşınca, o durdu, ben de durdum.
    Buyurdu: (Ya Eba Bekr, ben sana geliyordum.

    Bir haberim vardır ki, yenidir henüz daha.
    İtimat ettiğimden, sana derim ilk defa.

    Ben size, Rabbimizden gelen bir Peygamberim.
    Bana iman etmeni, senden talep ederim.)

    O böyle söyleyince, hiç tereddüt etmeden,
    Hemen iman eyledim, Ona can-ü gönülden.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  2. #12
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Hazreti Cebrail’in hocası
    Bir gün Resul-i ekrem, mescid-i şerifinde,
    Cibril'le konuşurdu, bir mevzu üzerinde.

    Eshap dahi, mescide girdiğinde o günü,
    Gördüler Cebrail'le, Allah’ın Resulü’nü.

    O Resul'ün yanında Cebrail’i görünce,
    Giren, oturuyordu sessiz ve edeplice.

    Hazret-i Ali girdi, mescide daha sonra.
    Selam verip oturdu, edeple bir kenara.

    Sonra Hazret-i Osman girdi onu takiben,
    Selam verip, edeple oturdu o da hemen.

    Lakin Sıddık-ı ekber içeriye girince,
    Cibril kalktı ayağa, derhal onu görünce.

    Cibril'in kalktığını görünce Fahr-i âlem,
    O dahi saadetle ayağa kalktı hemen.

    Onu gören Eshap da, pek tabii olarak,
    Hep ayağa kalktılar, o Resul'e uyarak.

    Ve merak ettiler ki, cümle Eshab-ı kiram:
    Niçin kalktı ayağa Resul aleyhisselam?

    Sonra da, kendisinden bunu sual ettiler:
    (O gün, niçin ayağa kalkmıştınız?) dediler.

    Buyurdu ki: Ebu Bekr girince, baktım hemen,
    Cibril kalktı ayağa, Ebu Bekr'e hürmeten.

    Ben de kalkıp, sordum ki kendisine bu kere:
    (Niçin tazim edersin, ey Cibril Ebu Bekr'e?)

    Dedi: (Ya Resulallah, ona hürmet ederim.
    Zira seneler önce, hocam olur o benim.

    Sebebine gelince, vakta ki cenab-ı Hak,
    Adem Safiyyullah'ı topraktan eyledi halk.

    Ve bütün meleklere hitab edip Rabbimiz:
    Emretti ki: (Adem'e doğru secde ediniz!)

    O anda bir vesvese, kalbime geldi benim.
    Dedim: Adem'e karşı, ben secde etmeyeyim.

    Düşündüm ki: Çünkü o, topraktan olundu halk.
    Bunun için, ben ondan hayırlıyım muhakkak.

    Bu fasit düşünceye ben olunca giriftar,
    Secde etmemek için, vermiştim kati karar.

    Ama tam o esnada, süratle gökyüzünden,
    Ebu Bekir’in ruhu yanıma geldi birden.

    Dedi ki: (Ey Cebrail, eyleme muhalefet!
    Bu, Allah’ın emridir, hemen sen de secde et!)

    O böyle söyleyince, gitti o kibir, inat.
    Ve Rabbimin emrine, eyledim tam itaat.

    Bendeki kibir, benlik, İblis’e geçti o an.
    Ve secde eylemedi, İblis bu gururundan.

    Allah’ın bir emrine edince muhalefet,
    Ona isabet etti, o ebedi felaket.

    Ben ise, Ebu Bekr’in o ikazıyla hemen,
    Secde edip, kurtuldum ebedi felaketten.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  3. #13
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Yok olmaktan kurtuldum
    Bir gün Cibril-i emin, geldi Resul katına.
    Ve oturdu mescidde, Peygamberin yanına.

    Hazret-i Ebu Bekir, girdi sonra içeri.
    O dahi selam verip, oturdu diz üzeri.

    Üçü oturur iken, Resulullah bu kere,
    Gözlerini kapayıp, daldı bir tefekküre.

    Hazret-i Cibril ile, Ebu Bekir, o anda,
    Manalı bakıştılar, bir an aralarında.

    İşaretler ettiler hatta birbirlerine.
    Manalı ve sessizce, gülüştüler hem yine.

    Farketti Resulullah onların bu halini,
    Hazret-i Cebrail'e sordu şu sualini:

    (Ey kardeşim Cebrail, Ebu Bekir'le sizin,
    Sebebi neydi acep, böyle gülüşmenizin?)

    Sükut etti o önce, Resul'e edebinden.
    Lakin ısrar edince, arz etti sonra hemen.

    Dedi: (Ya Resulallah, bizim, Ebu Bekir'le,
    Çok mühim bir vak'amız olmuş idi vaktiyle.

    Zira ben, zorda kalıp, muhtaçken çok yardıma,
    Ebu Bekir, bir anda gelmişti imdadıma.

    Yetişmiş olmasaydı bana ogün o eğer,
    Şu an olmayacaktı hayatta benden eser.)

    Cibril'i dinleyince, Peygamber Efendimiz,
    Sordu ki: (Ey Cebrail, nedir o hadiseniz?)

    (Arz edeyim) diyerek, Cibril Resulullaha,
    O vak'ayı, şöylece başladı anlatmaya.

    Dedi: Ya Resulallah, Rabbimiz Arş ve yeri,
    Yaratmamış idi ki âlemde hiçbir şeyi,

    Hep Cebrail isminde, yarattı yüzbin melek.
    Hitab etti onlara, şöyle sual ederek:

    (Ben kimim, siz kimsiniz, söyleyin ey melekler?)
    Bu suale, hiçbiri cevap veremediler.

    Yok etti Hak teâlâ onların her birini.
    Peşinden tek olarak, yarattı sonra beni.

    Aynı şeyi, bana da sorunca o gün Rabbim.
    Şaşırıp, Rabbimize bir cevap veremedim.

    Ben de aciz olunca, sualin cevabından,
    Sonunda onlar gibi, yok olacaktım o an.

    Büyük korku içinde kalmıştım ki, o anda,
    Sıddık’ın ruhu geldi, yanıma o arada.

    (Ey Cebrail, sen şimdi, Halıkın sualine,
    Şöyle cevap ver!) deyip, uyardı beni yine.

    (Ya Rabbi, sen Halıksın, ben senin mahlukunum.
    Sen, her şeye kadirsin, bense aciz bir kulum.)

    Böyle cevap vermeyi öğrenince Sıddık’tan,
    Aynısını söyleyip, kurtuldum yok olmaktan.

    İşte ya Resulallah, yeminle söylüyorum.
    Bendeniz, Ebu Bekr'in azadlısı bir kulum.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  4. #14
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Kıldan aba
    Hazret-i Ebu Bekir, girip islam dinine,
    Candan aşık olmuştu, Hüdanın Habibine.

    Hem rızaları için, Allah ve Resulü'nün,
    Tam seksenbin altını, sadaka verdi bir gün.

    O böyle dağıtınca, elde varsa her nesi,
    Kalmadı üzerinde giyecek elbisesi.

    Buldu kıldan bir aba, geçirdi arkasına.
    Bu yüzden gelemedi Eshabın arasına.

    Resulullah mescidde, cemaate bakarak,
    Onu göremeyince, ettiler hayli merak.

    Eshaba sordular ki: (Kardeşim Ebu Bekir,
    Cemaate gelmemiş, acaba sebep nedir?)

    O esnada Cibril de, bürünmüş kıl aba’ya,
    Geldi Rabbin emriyle, Resul-i müctebaya.

    Resulullah, görünce Cibril'in bu halini,
    Çok merak eyleyerek, sordu şu sualini:

    (Ey kardeşim Cebrail, bu ne haldir ki böyle,
    Kıldan aba giymişsin, hikmeti nedir, söyle?)

    Dedi: (Ya Resulallah, gökte melekler dahi,
    Kıldan aba giydiler, hep böyle, benim gibi.)

    (Niçin?) diye sorunca, dedi: (Ya Resulallah!
    Böyle giyinmemizi, emretti bize Allah.

    Çünkü Sıddık, varını dağıttı ki o kadar,
    Kırkbin altın gizlice, kırkbinini aşikâr.

    Elbisesini dahi verince bir fakire,
    Namaz için, mescide gelemedi bu kere.

    Şimdi onun sırtında, kıldan bir aba vardır.
    Dışarı çıkamayıp, evde oturmaktadır.

    Bu yüzden emretti ki Rabbimiz meleklere:
    (Siz de öyle giyinip, benzeyin Ebu Bekr'e.)

    İşte ya Resulallah, emretti ki Rabbimiz,
    Bir elbise bularak ona gönderesiniz.)

    Allah’ın Sevgilisi, bunları işitince,
    Hazret-i Ebu Bekr'e, dua etti bir nice.

    Sonra hitab etti ki Eshaba Efendimiz:
    (Fazla bir elbiseye, malik ise hanginiz,

    Götürüp Ebu Bekr'e versin o esvabını.
    Çoğaltsın bu sayede, ecir ve sevabını.)

    Ve lakin hiçbirinde, yoktu fazla bir libas.
    Zira yoktu onlarda, dünyalık bir ihtiras.

    Gönderdiler bir esvap, bir yerden edinerek.
    Hazret-i Ebu Bekir, onu alıp giyerek,

    Resul'e varmak için, yola çıktı acilen.
    Cibril, yine emirle, Resul'e geldi hemen.

    Dedi: Ya Resulallah, emretti Hak teâlâ:
    (Karşılasın Habibim, Ebu Bekr çıktı yola.)

    Resulullah, Sıddık’ı yolda karşıladılar.
    Müsafeha ederek, çok dua buyurdular.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  5. #15
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Ciğer kebabı
    Komşusundan birkaçı, Hazret-i Ebu Bekr’in,
    Hanesinin önünden geçerken sabahleyin,

    Ciğer kebap kokusu duydular o haneden.
    Bu kokuyu alınca, düşündüler ki hemen:

    Bu, bir kebap kokusu, demek ki Ebu Bekir,
    Evde, ciğer kebabı pişirmiş yemektedir.

    Derhal Resulullahın hanesine geldiler.
    Olanları anlatıp, haberdar eylediler.

    Dediler: (Ey Allah’ın sevgili Peygamberi!
    Ebu Bekir, evinde kebap yapmış ciğeri,

    Kendisi yalnız yer de, bize hiç haber vermez.
    O ciğer kebabından, bize de ikram etmez.

    Böyle yapmamalıydı, darıldık ona biraz.
    Geldik ki, bu durumu eyleyelim size arz.)

    İltifat eylemedi Resulullah buna pek.
    Buyurdu ki: (Bu işte, yanlışlık olsa gerek.

    Yalnız yemez evinde, o, ciğer kebabını.
    Kebap yiyecek olsa, gözetir ahbabını.

    Ebu Bekir hakkında, böyle düşünmeyiniz.
    Muhakkak bir şey vardır sizin bilmediğiniz.

    Yine kebap kokusu duyarsanız evinden,
    Haber verin, birlikte gidelim ona hemen.)

    Bir gün haber verdiler Resulullaha yine.
    Gittiler hep birlikte, Ebu Bekr’in evine.

    Koku vardı ve lakin, kebabı görmediler.
    Durumu görünce de, taaccüp eylediler.

    Peygamber Efendimiz, sordu: (Ya Eba Bekir!
    Evde kebap pişirip yermişsin, öyle midir?

    Şimdi sana geldik ki, durum nedir, bilelim.
    Ve bu işin aslını, biz senden öğrenelim.)

    Ebu Bekr, hayret edip, verdi ki şu cevabı:
    (Ama ben hiç yemedim, evde ciğer kebabı:

    Evde kebap kokusu var ise, bu, doğrudur.
    Bu, kendi ciğerimin kavrulmuş kokusudur.)

    Ona sual etti ki, Resulullah bu sefer:
    (Nasıl pişip kavruldu ciğerin ya Eba Bekr?)

    Dedi: (Ya Resulallah, bu dini cenab-ı Hak,
    Bana da nasib etti, hem de Eshap yaparak.

    Ayrıca dost eyledi, beni Resulullaha.
    Dünyada, bundan büyük bir nimet var mı daha.

    Yapamazsam bu büyük nimetin ben şükrünü,
    Ne olur sonra halim ölünce mahşer günü?

    Bu nimetin şükrünü nasıl eda ederim?
    Diye çok düşünmekten, kebab oldu ciğerim.

    Evet, ciğer kokusu, yayılsa da evimden,
    Bu koku yayılıyor, kavrulan ciğerimden.)

    İşin hakikatini, Eshap da öğrenince,
    Çok özür dilediler kendisinden hemence.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  6. #16
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Bir anlık ibadet
    Allah’ın Sevgilisi, mescitte bir gün yine,
    Nasihat ediyordu Sahabe-i güzine.

    Geldi Cibril-i emin az sonra gökyüzünden.
    Bir haber getirmişti, Resul'e Rabbimizden.

    Dedi: (Ya Resulallah, bir haberim var size.
    Arz etmek istiyorum, onu hazretinize.

    Bir ibadet yaptı ki, bu sabah Ebu Bekir,
    Bu da, tam yetmiş yıllık ibadete bedeldir.)

    Hiç birşey buyurmadı, o zaman Cebrail'e.
    (Sıddık'ı çağır!) diye, emreyledi Bilal'e.

    Hazret-i Ebu Bekir, giyinip çıktı evden.
    Geldi Resulullahın huzuruna acilen.

    O Server, kendisine sordu ki geldiğinde:
    (Ya Eba Bekr, bu sabah ne yapıyordun evde?)

    Dedi: (Ya Resulallah, hiçbir şey yapmıyordum.
    Sabah, namazdan sonra, evde oturuyordum.)

    O zaman Resulullah, şöyle sual etti ki:
    (Bir hayır hasenat da, yapmadın mı hiç peki?)

    Hazret-i Ebu Bekir, arz etti ki cevaben:
    (Hayır ya Resulallah, yapmadım hakikaten.)

    Allah’ın Sevgilisi, sordu ona bu sefer:
    (Peki, bugün kalbinden geçirdin mi bir şeyler?)

    Hazret-i Ebu Bekir, dedi: (Ya Resulallah!
    Evet, geçti kalbimden bazı şeyler bu sabah.)

    Resulullah bu defa, sordu: (Ya Eba Bekir!
    Kalbinden geçirdiğin o şeyler peki nedir?)

    Dedi: (Ya Resulallah, bu sabah kıldım namaz.
    Sonra, kendi kendime düşündüm şöyle biraz:

    Yarattı Hak teâlâ, Cehennemi, Cenneti.
    Ve her ikisini de, doldurmak murad etti.

    Madem ki Cehennemin içi tam dolacaktır.
    Demek ki, pek çok insan ateşte yanacaktır.

    Sonra, kendi kendime, şöyle düşündüm ki hem:
    Fevkalade büyük ve çok geniştir Cehennem.

    Onun dolması için, pek çok insan gerektir.
    Bu da, çok kimselerin yanmaları demektir.

    Sonra da, Cehennemin şiddetini düşündüm.
    Yanacak insanların haline çok üzüldüm.

    Kimsenin yanmasını istemiyordum zira,
    Şöyle bir temennide bulundum hem o sıra:

    Öyle büyük olsa ki vücudum o gün benim,
    Doldursa Cehennemi yalnız benim bedenim.

    Sırf benim vücudumla dolsa yani Cehennem.
    Ve ateşte yanmaktan kurtulsa cümle âlem.

    Böyle bir temennide bulunmuştum bu sabah.
    İnşallah bu temennim olur ya Resulallah.)

    Peygamber Efendimiz, bu cevabı dinledi.
    Ellerini açarak, ona dua eyledi.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  7. #17
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Ona hürmet, bana hürmettir
    Hazret-i Ebu Bekir, Hazret-i Ömer ile,
    Konuşurlar idi ki bir husus üzerinde,

    Hazret-i Ebu Bekir, gadaplanıp ansızın,
    Sert söyledi birazcık, elinde olmaksızın.

    Pişman olup, çok özür dilediyse de, fakat,
    Buna, Hazret-i Ömer, etmedi pek iltifat.

    Yani onun özrünü kabul eylemedi ve,
    Ebu Bekr'in yanından ayrılıp gitti eve.

    Çok üzüldü bu hale, Hazret-i Ebu Bekir.
    Dedi: Bu, benim için, bir felaket demektir.

    Zira şimdi Ömer'in, kırıldı kalbi bana.
    Koştu bu üzüntüyle, Resul'ün huzuruna.

    O Server, kendisini görünce böyle üzgün,
    Buyurdu: (Ya Eba Bekr, bir şeye mi üzüldün?)

    O dahi cevabında dedi: (Ya Resulallah!
    Kardeşim Ömer ile, konuşurken bu sabah,

    Elimde olmaksızın, birazcık sert söyledim.
    Sonra da pişman olup, hemen özür diledim.

    Lakin o, bu özrümü kabul eylemeyince,
    Kul hakkından korkarak, kederlendim bir nice.

    İşte ya Resulallah, geldim ki size ilkin,
    İstiğfar edesiniz Rabbime benim için.)

    Resul onu dinleyip, çok üzüldü ve hemen,
    Hazret-i Sıddık için, af diledi Rabbinden.

    Hazret-i Ömer dahi, gark oldu bir kedere.
    Dedi: haksızlık ettim, kardeşim Ebu Bekr'e.

    O dahi, yaptığına üzülüp için için,
    Düştü hemen yollara, Resul'e varmak için.

    Geldiğinde gördü ki, Hazret-i Ebu Bekir,
    Resul'ün huzurunda, sohbet dinlemektedir.


    Evde, başkaları da var idi Sahabeden.
    Selam verip, edeple oturdu o da hemen.

    Resulullah, bakarak Ömer ibnil Hattab'a,
    Bir nasihat eyledi, hazır olan Eshaba.

    Buyurdu: (Kardeşlerim, hamdolsun Rabbimize.
    Ki, peygamber yaparak, gönderdi beni size.

    Sizler kabul etmezken benim nübüvvetimi.
    Tasdik etti Ebu Bekr benim her dediğimi.

    Ayrılmadı yanımdan, sıkıntılı anlarda.
    Arkadaş oldu bana, karanlık mağarada.

    Şanı yüce kimsedir kardeşim Ebu Bekir.
    Ona hürmet eylemek, bana hürmet demektir.

    Onun yüksek hatırı hoş tutulursa eğer,
    Razı olur sizden de, hem Allah, hem Peygamber.)

    Bunu, Hazret-i Ömer işitince Resul'den,
    Kalktı ve Ebu Bekr’in, yanına vardı hemen.

    O da kalktı ayağa, müsafeha ettiler.
    Birbirlerinden pek çok özürler dilediler.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  8. #18
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Şehidliğin kıymeti
    Bir gün Hazret-i Ali, bir kısım genç Eshaba,
    Nasihat eyleyerek teşvik etti cihada.

    Kalktı bir genç dedi ki: (Ya Emir-el müminin!
    Cihadın sevabından, bize bahseder misin?)

    Dedi: Resulullahla giderken bir gazaya,
    Sormuştum ben de bunu, Resul-i müctebaya.

    Buyurdu ki: (Ya Ali, bazı mümin kimseler,
    Cihada çıkmak için, halis niyet etseler,

    Bir berat yazılır ki, onlar için şimdiden:
    (Bunlar, azad olmuştur Cehennem ateşinden.)

    Meleklerine karşı, övünür Hak teâlâ,
    Hak yolda cihad eden ihlaslı kullarıyla.

    Buyurur: (Kullarıma bakınız ey melekler!
    Onlar, benim yolumda cihada gitmekteler.)

    Bu niyetle, evinden çıkarken sabahleyin,
    Evinin duvarları, ağlarlar onlar için.

    Ve onlar cihad için çıkarken sabahları,
    Kuru yaprak misali, dökülür günahları.

    Kırkbin melek gönderir, Rabbimiz her birine.
    Ki, her türlü beladan korusun onu yine.

    Gökte, cümle melekler, ona gıbta ederler.
    Ayakları altına gelip kanat gererler.

    Derler ki: (Bu mücahid bassın kanadımıza,
    Biz de şereflenelim, onun ile bir lahza.)

    Verilir herbirine, bin abidin sevabı.
    Bir iyilik yapsalar, yazılır iki katı.

    O, cihad etmek için, yola çıktığı zaman,
    Öyle sevap alır ki, ancak bilir Yaradan.

    Ağaçlar kalem olsa, katip olsa melekler,
    Yine o sevapları, yazıp bitiremezler.

    Düşmana karşı gelip, harbe giriştiğinde,
    Dua eder melekler, her hücum edişinde.

    Arş-ı a’la altından, nida eder bir melek:
    (Cennet, kılıç gölgesi altındadır) diyerek.

    Ona, kılıç darbesi, tatlı gelir bir hayli.
    Sıcak günde içtiği, serin şerbet misali.

    Atından düşer ise mücahid harpte eğer,
    Düşmeden, melek gelip ona Cennet müjdeler.

    Ruhu çıktığı zaman, nida eder bir melek:
    (Merhaba ey temiz ruh, safa geldin!) diyerek.

    (Afiyet olsun sana Cennetin nimetleri.
    Altından sular akan köşkleri, hurileri.)

    (Vekili benim) diye, buyurur Allah yine,
    Şehidin yetim kalan evladına, ehline.

    Şehidlerin ruhları, yükselirler uçarak.
    Yeşil renkli kuşların kursağında olarak.)

    Yine o buyurdu ki: (Yarın, mahşer yerinde,
    Peygamberler karşılar, şehidler geldiğinde.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  9. #19
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Kavuştu şehadete
    Hazret-i Ali der ki: Şehidlik üzerinde,
    Resulullah, Eshaba müjdeler verdiğinde,

    Sahabe arasından, Nevfel adlı birisi,
    İki oğlunu alıp, hanımıyla kendisi,

    Geldi Resulullahın mübarek huzuruna.
    Mühim bir arzusunu, arz etti o gün ona.

    Dedi: (Ya Resulallah, müsade ederseniz,
    Ben bir dua edeyim, siz de âmin deyiniz.)

    Resul izin verince, şöyle yaptı duayı:
    (Ya Rabbi, nasib eyle bana şehid olmayı.

    Şu iki oğlum yetim, dul olsun hem de zevcem.
    Şehidlik nasib eyle ya ilahi bana sen.)

    Peygamber Efendimiz, (Âmin!) dedi duaya.
    Nevfel, memnun olarak, katıldı bir gazaya.

    Kılıcını kuşanıp, hiç vakit geçirmeden,
    Düşmanın ortasına, kendini attı hemen.


    Her vuruşta, bir kâfir düşüyordu önünde.
    Şehid olmak, en büyük arzusuydu o günde.

    Şehadet nimetine vasıl oldu birazdan.
    Zira dua almıştı, Resul-i müctebadan.

    Onun şehadetine, üzüldü cümle Eshap.
    Resul de çok üzülüp, duydu büyük ızdırab.

    Aldı onun başını, hem mübarek dizine.
    Buyurdu ki: (Ey Nevfel, kavuştun isteğine.

    Hak teâlâ, herkesi davet ettiği zaman,
    Sen, başın sağ elinde, çıkarsın Arş altından.

    Kanlar, damarlarından aka aka gidersin.
    Hesaba çekilmeden, sen Cennete girersin.

    Damarlarından akan o kanlar, o gün hatta,
    Misk-ü amberden bile, güzel kokar adeta.)

    Abdurrahman bin Avf'ın, verdiği bir gömleğe,
    Sarıp, defn eylediler, onu uygun bir yere.

    Defin işi bitince, kalktı Resul-i ekrem.
    Parmakları ucuna basarak yürürdü hem.

    Resul'e sordular ki, hemen Eshab-ı güzin:
    (Hikmeti nedir acep, böyle yürümenizin?)

    Buyurdu: (O kadar çok toplandı ki melekler,
    Ayağımı basacak, bulamadım boş bir yer.)

    Bitti gaza zaferle, birçok şehid vererek.
    Gaziler dönerlerdi, Allah’a şükrederek.

    Nevfel'in hanımı da, alıp iki oğlunu,
    Tebrike gelmiş idi, Resul'ün ordusunu.

    Doğruca o Server'in yaklaşıp huzuruna,
    Büyük bir heyecanla, Nevfel’i sordu ona.

    Dedi: (Ya Resulallah, mübarek olsun gazan.
    Nevfel'i göremedim, nerededir o şu an?)

    Gözleri yaşla doldu, o an Resulullahın.
    Ağladı herbiri de, yanında olanların.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  10. #20
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Şehid Nevfel dirildi
    Hatun sual edince, ahvalini Nevfel’in,
    Yaşla doldu gözleri, Hazret-i Peygamberin.

    Şehadet haberini, söyleyemedi ona.
    Arkaya işaretle, devam etti yoluna.

    Sonra Hazret-i Ali, geliyordu geriden.
    Hatun ona yaklaşıp, Nevfel’i sordu hemen.

    Hazret-i Ali'nin de, yaşla doldu gözleri.
    Diyemedi bir türlü, ona acı haberi.

    O da, işaret edip eliyle arkasına,
    Yürüyüp geçiverdi, öndekinin yanına.

    Sonra Hazret-i Osman, geliyordu geriden.
    Hatun ona koşarak, Nevfel’i sordu hemen.

    O da, bu manzaraya üzülerek gayetle,
    Geçiverdi ileri, arkaya işaretle.

    Sonra Hazret-i Ömer, geriden geliyordu,
    Hatun, merak içinde yaklaşıp ona sordu.

    O da söyleyemedi hatuna bu haberi.
    Arkaya işaretle, geçiverdi ileri.

    En arkada Ebu Bekr, yalnızca geliyordu.
    Hatun, ondan müjdeli bir haber bekliyordu.

    Çaresizlik içinde koşarak Ebu Bekr'e,
    Nevfel’in ahvalini, ona sordu bu kere.

    Resul-i müctebanın, mağara arkadaşı,
    Ve onun çok sevdiği, hem yârı, hem sırdaşı,

    Hazret-i Ebu Bekir, düşündü ki: Ne desem?
    Şehadet haberini, bu hatuna verirsem,

    Muhalefet olur bu, Allah’ın Resulü’ne.
    Zira o, söylemedi bunu onun yüzüne.

    (Geride kaldı) desem, bu söz de yalan olur.
    Zira benden geride, gelen bir kimse yoktur.

    Ya Rabbi, kaçındılar yıkmaktan bir gönülü.
    Ali, Osman ve Ömer, hem de Allah Resul'ü.

    Zor durumda kaldım ben, nasıl cevap vereyim?
    Geride kimse yok ki, işaret eyliyeyim.

    Üzmek istemiyorum bu zavallı kulunu.
    Ya Rabbi, göster bana bunun çıkış yolunu.

    Bütün ihtiyarını, Allah’a bırakarak,
    Eliyle sakalını, tutup sıvazlayarak,

    Bütün varlığı ile, sığındı Yaradan'a,
    Sonra (Ya Allaah!) diye, kuvvetle etti nida.

    O an, bir toz bulutu belirlendi uzaktan.
    Şehid Nevfel, süratle, geldi ve indi attan.

    Dedi: (Ya Eba Bekir, sırf senin hatırına,
    Diriltti Rabbim beni, bir emrin mi var bana?)

    Ve Hazret-i Sıddık'ın ellerini öperek,
    Yürüdü ileriye bir bir selam vererek.

    Atının üzerinde, yalın kılıç Nevfel’i,
    Görüp, hayret ettiler Sahabenin her biri.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. ABDURRAHMAN BİN AVF (radıyallahü anh)
    Konu Sahibi SiyahSancakTaR Forum Tarihe Adını Yazdırmış Diğer Öncüler
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 12.Aralık.2017, 19:56
  2. ABDULLAH BİN MES’ÛD (radıyallahü anh)
    Konu Sahibi SiyahSancakTaR Forum Tarihe Adını Yazdırmış Diğer Öncüler
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 27.Kasım.2017, 19:54
  3. Hazret-i Osman (radıyallâhu anh) buyurur
    Konu Sahibi Sahra Forum Genel İslami Paylaşımlar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 25.Kasım.2017, 23:52
  4. Hazret-i ebû bekir’in hikmetli sözleri
    Konu Sahibi NoktA Forum SP Güzel Söz & Vecize & Mesajlar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 28.Ağustos.2017, 12:24
  5. Hazret-i Ebu Bekrin üç vasfı
    Konu Sahibi İsrâ Forum Peygamberlerin Mücadelesi ve Halifeler
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 28.Mart.2017, 12:32

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •