Sayfa 3 Toplam 4 Sayfadan BirinciBirinci 1234 SonuncuSonuncu
Toplam 39 adet sonuctan sayfa basi 21 ile 30 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #21
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Ben ondan razıyım
    Ne zaman dönselerdi, o Server bir gazadan,
    İki rekat bir namaz kılarlardı her zaman.

    Bu seferden de dönüp, varınca mescidine,
    Eshapla ayrı ayrı kıldılar bunu yine.

    Bir özür sebebiyle, bir vazifeyle veya,
    Eshapdan gitmeyenler var ise o gazaya,

    Resul'ün huzuruna gelerek hemen o gün,
    Tebrik ediyorlardı gazasını Resul'ün.

    Bu cenkten dönünce de, Resul-i ekrem yine,
    Gelip oturmuşlardı, şerefli mescidine.

    Harbe gitmeyen Eshap, gelmişti tebrik için,
    Kalabalık var idi, kapısında mescidin.

    İşte tam o sırada, mescidin kapısından,
    Girdi Nevfel içeri, Sahabe arasından.

    Buna şahid oldular Sahabeden her biri,
    Hayretten şaşırdılar, görünce onu diri.

    Nevfel içeri girip, Resul'e verdi selam.
    Selamını alarak, Resul aleyhisselam,

    Buyurdular ki: (Bu iş, açık bir keramettir.
    Bu, acaba Eshaptan kimin sebebiyledir?)

    O anda gökyüzünden, geldi Cibril Resul'e.
    Dedi: (Ya Resulallah, şükür secdesi eyle!

    Yarattı Hak teâlâ bir kişi, ümmetinden.
    İsa Peygamber gibi, ölüleri dirilten.

    Ey Hüdanın Habibi! Rabbimiz selam eder.
    Ve şöyle buyurur ki: (Ebu Bekr, o gün eğer,

    Bütün varlığı ile, bana tam sığınarak,
    (Ya Allah!) dese idi, ikinci kez olarak,

    Ne kadar şehid varsa, şu toprağın altında,
    Celalim hakkı için, diriltirdim anında.

    Onun hatırı için, dirilttim ben Nevfel’i.
    Zira hiç yalan bir söz, etmedi onun dili.

    Ben elbette razıyım Sıddık’ım Ebu Bekr’den,
    Ey Habibim bir sor ki, razı mı o da benden?)

    Resulullah, Cibril'den alınca bu haberi,
    Kalkıp müjdelediler, hemence Ebu Bekr’i.

    Sakalından öperek, buyurdu: (Ey kardeşim!
    Cibril müjde getirdi şu anda senin için.

    Rabbimiz buyurur ki: Sıddık'tan razıyım ben.
    Dostun Ebu Bekir de, razı mı acep benden?

    Ey Ebu Bekr kardeşim, müjdeler olsun sana.
    Kavuştun Rabbimizin, büyük iltifatına.)

    Hazret-i Ebu Bekir, bunları dinleyince,
    Sevinip, gözlerinden yaşlar aktı bir nice.

    Dedi: (Ya Resulallah, kim olur ki bu aciz,
    Benden razı mı? diye, sual etsin Rabbimiz.

    Razıyım, çok razıyım elbet ya Resulallah!
    Çok şükür, bu nimeti bahşetti bana Allah.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  2. #22
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Ebu Bekr’in müjdesi
    Sahabe-i kiramdan, Bilal-i Habeşi’yi,
    Köle diye almıştı, kâfirlerden bir kişi.

    Bir de puthaneleri var idi ki küffarın,
    Onun hizmeti için, tutmuşlardı bir kadın.

    Bir gün Hazret-i Bilal, tenha görüp bu yeri,
    Devirdi o putları süzülerek içeri.

    Ertesi gün kâfirler, vaziyeti gördüler.
    Bilal’in yaptığını, kadından öğrendiler.

    Efendisine gidip, anlattılar bu hali.
    Dediler: (İşte böyle, cezalandır Bilal'i!)

    Efendisi dedi ki: (Bilal olsun sizlerin.
    Nasıl istiyorsanız, cezasını siz verin.)

    Yatırdılar Bilal'i, sıcak kumun üstüne.
    Bir de kaya koydular, karnının üzerine.

    Bağladılar sonra da, ayağını elini.
    Dediler ki: (Ey Bilal, bırak islam dinini!

    Bak eğer dönmez isen, sen bu islam dininden,
    Asla kurtulamazsın, bu zor işkencelerden.)

    Buna rağmen o yine, (Allah birdir!) diyordu.
    Ve asla dinine bir halel getirmiyordu.

    Bir gün Resul-i ekrem, gördü onu bu halde.
    Yüreği sızlayarak, üzüldü fevkalade.

    Buyurdu ki: (Ya Bilal, seni, bu kâfirlerden,
    Gün gelir, elbette ki kurtarır Allah demen.)

    Sonra teşrif eyledi, saadethanesine.
    Az sonra geldi Sıddık, Peygamberin evine.

    Anlatıp Ebu Bekr'e, gördükleri o hali,
    Buyurdu ki: (Ancak sen, kurtarırsın Bilal'i.)

    Hazret-i Ebu Bekir, gitti hemen Bilal'e.
    Gözleriyle görerek, vakıf oldu bu hale.

    Baktı ki, kızgın kumun içine yatırmışlar.
    Karnının üstüne de, koca bir taş koymuşlar.

    Çok üzülüp dedi ki, insafsız Ümeyye'ye:
    (Niçin azap edersin, bu zavallı köleye?

    La ilahe illallah söylüyorsa bir insan,
    Cezaya mı layıktır, yok mudur sende vicdan?

    Kaldır at üzerinden, evvela şu kayayı.
    Ve söyle, onun için istediğin parayı.)

    Dedi: (Satmam onu ben, çok para versen bile.
    Ve lakin değişirim, senin kölen Amir'le.)

    Kabul edip değişti, Amir ile Bilal’i.
    Gelip Resulullaha, arz eyledi ahvali.

    Dedi: (Ya Resulallah, Bilali Ümeyye'den,
    Amir ile değişip, satın aldım bugün ben.

    İkinci olarak da, müjde vereyim size,
    Azad ettim Bilal'i, sizin şerefinize.

    Şu anda köle değil, hürdür o bizim gibi.
    Rahat etsin kalbiniz, ey Allah’ın Habibi!)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  3. #23
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Bir merhamet örneği
    Hazret-i Sıddık ile Hazret-i Ali, bir gün,
    Gelip oturmuşlardı, huzurunda Resul'ün.

    O esnada içeri biri girdi bu kere.
    Selam verdi Resul'le, Hazret-i Ebu Bekr'e.

    Farketti ki, ordadır hem de Hazret-i Ali.
    Adam onu görünce, değişti birden hali.

    Benzi beti sararıp, mahcup oldu be gayet.
    Hazret-i Ebu Bekir, eyledi buna hayret.

    Hemen sual etti ki, Aliyyül Mürteza'dan:
    (O, niçin mahcup oldu, seni gördüğü zaman?)

    Dedi: (Yirmibin akçe, borcu var onun bana.
    Bu, sebep olabilir çok mahcup olmasına.)

    Hazret-i Ebu Bekir üzüldü buna gayet.
    Zira pek çoktu onda, insanlara merhamet.

    Huzuruna çağırıp, sordu ki o kimseye:
    (Niçin ödemiyorsun, sen borcunu Ali'ye?)

    Dedi ki: (Ödemeye, yok bende güç ve takat.
    Yoksa, geciktirmezdim ödemeyi bir saat.)

    Buyurdu ki: (Borcunu, şimdi ben ödeyeyim.
    Sen dahi bir arzumu, yerine getir benim.

    Fatiha suresinin, okuyup bir kısmını,
    Hediye eyle bana, ecir ve sevabını.)

    Çok sevindi o kimse, bunu duyduğu zaman.
    Ve lakin okuyunca bir miktar Fatihadan,

    Buyurdu ki: (Devam et, oku da gel sonuna.
    Yirmibin akçe daha, vereyim ben de sana.)

    O şahıs, bitirince okuyup Fatiha'yı,
    Hediye etti ona, kırkbin akçe parayı.

    Yine Resul-i ekrem, şöyle buyurmuşlardır:
    (Sekiz adet Cennette, birçok kapılar vardır.

    Beş vakit namazına dikkat eden insanlar,
    (Namaz) adlı kapıdan, Cennete çağrılırlar.

    Her kim de cihad için, etmişse fazla gayret,
    (Cihad) adlı kapıdan, olunur o da davet.

    Kimler de sadakayı, çok vermişlerse eğer,
    (Sadaka) kapısından, çağrılırlar bu sefer.

    Ve yine bunun gibi, çok oruç tutanlar da,
    (Oruç) adlı kapıdan, çağrılırlar orada.)

    Resul, bu hadisini buyurduğu saatte,
    Hazret-i Sıddık dahi, var idi cemaatte.

    Şöyle arz eyledi ki, müsade isteyerek:
    (Kapıların birinden çağrılmak zor değil pek.

    Acaba bir müslüman var mıdır ki dünyada,
    Kapıların hepsinden çağrılsın aynı anda?)

    Buyurdular ki: (Evet, vardır öyle kimseler.
    Onları, her kapıdan davet eder melekler.

    Ümit ediyorum ki, sen, o kimselerdensin.
    Her kapıdan çağrılıp, Cennetlere girersin.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  4. #24
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Hep o cevap vermişti
    Resulullah Eshaba sordular ki bir zaman:
    (Var mıdır içinizde, bugün oruçlu olan?)

    Hazret-i Ebu Bekir, sualine Resul'ün,
    Dedi: (Evet efendim, oruçluyum ben bugün.)

    Yine sual etti ki Resulullah Eshaptan:
    (Var mıdır içinizde, cenazede bulunan?)

    Hazret-i Ebu Bekir, cevap verdi yine de.
    Dedi: (Evet, bugün ben, bulundum cenazede.)

    Sonra, şöyle suali oldu ki o Resul'ün:
    (Bir fakirin karnını doyuran var mı bugün?)

    Yine o arz etti ki Hazret-i Peygambere:
    (Evet, yemek yedirdim, ben bugün fakirlere.)

    Sonra sual etti ki, o Resul-i mücteba:
    (Hasta ziyaretine, giden var mı acaba?)

    Resul'ün sualine, o cevap verdi yine.
    Dedi: (Evet, gittim ben, hasta ziyaretine.)

    O zaman buyurdu ki: (Kardeşim Ebu Bekir,
    Suale çekilmeden, Cennete girecektir.)

    Bir gün yine o Server, Eshabına dönerek,
    Buyurdu: (Hanginizin evinde varsa yemek,

    O, Eshab-ı sôffa'dan birkaçını, bu akşam,
    Hanesine götürüp, yedirsin biraz taam.)

    Hazret-i Ebu Bekir, bu emir üzerine,
    Onlardan birkaç kişi, davet etti evine.

    Sofrada, yemekleri yer iken onlar fakat,
    Baktılar ki, yemekler çoğalıyor kat be kat.

    Birer lokma alsalar bir yemekten mesela,
    Bakarlardı ki yemek, oluyor daha fazla.

    Tam doyuncaya kadar, yedi o misafirler,
    Sonunda gördüler ki, fazlalaşmış yemekler.

    Hazret-i Ebu Bekir, bu sefer zevcesine,
    Sordu: (Bu bereketin, acaba sebebi ne?)

    O, şöyle arzeyledi: (Bilmem ki nedir sebep?
    Bu yemekler yendikçe, artıyorlar böyle hep.)

    Yine Resul-i ekrem, bir hadis-i şerifte,
    Şöyle buyurmuşlardır, Sahabeye mescitte:

    (Bize kim yaptı ise, bir hayır ve iyilik,
    Allah’ın izni ile, mükafatını verdik.

    Sadece Ebu Bekr’in, iyiliği müstesna.
    Onun mükafatını, veremedik tam ona.

    Öyle çok iyilikler yaptı ki Ebu Bekir,
    Tam karşılık vermeye, olamadım muktedir.

    Biz veremedikse de mükafatını, ancak,
    Ona, yarın Rabbimiz ikramda bulunacak.

    Ebu Bekr’in malının verdiği fayda gibi,
    Bana, kimsenin malı olmadı faideli.

    Hak teâlâdan gayri, dost edinseydim şayet,
    Kardeşim Ebu Bekr’i, dost edinirdim elbet.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  5. #25
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Ayrılık kokusu geliyor
    Ebu Bekr-i Havrani, âlim ve veli bir zat.
    Gördüğü bir rüyayı, anlatır kendi bizzat.

    Der ki: (Resulullahı, rüyada gördüm gece.
    Sevinip, kendisine arz eyledim şöylece.

    Dedim: (Ya Resulallah, iyi ki gördüm sizi.
    Rehber olup, hak yola sevkedin bendenizi.)

    Peygamber Efendimiz, buyurdu ki cevaben:
    (Senin Peygamberinim bu dünyada ama ben.

    Ebu Bekr-i Sıddık'a, git ve rehber bil onu.
    Ondan öğren tamamen büyüklerin yolunu.)

    Hazret-i Ebu Bekr'e, eyleyip bir işaret,
    Buyurdu ki: (Sen bunu, doğru yola irşad et.)

    Kalktım ve edep ile, yaklaştım huzuruna.
    Büyüklerin yolunu, izah etti o bana.

    Sığadı bedenimi mübarek elleriyle.
    Tam sıhhate kavuştum, onun bereketiyle.

    Zira vardı sırtımda, çıban ve sivilceler.
    Ondan sonra kalmadı, bunlardan bende eser.

    Uykudan uyanınca, sabahleyin erkenden,
    Gördüm ki, çıbanlarım kaybolmuş hakikaten.

    Ve çok iyi bildim ki, Hazret-i Ebu Bekir,
    Bize, maddi manevi, feyiz ve berekettir.)

    Arafat dağındayken, yine Server-i âlem,
    Kusva nam devesinin üzerinde idi hem.

    Geldi Cibril-i emin, o anda yeryüzüne,
    Bir vahiy getirmişti, Allah’ın Resulü'ne.

    Bir âyet gelmişti ki, sure-i Maide'den,
    Mana-yı şerifesi, şöyle idi mealen.

    Buyuruldu ki: (Bugün, ikmal ettim dinimi.
    Tamamladım size hem, verdiğim nimetimi.)

    Cümle Eshab-ı kiram, sevindi bu habere.
    Lakin bir hüzün geldi, Hazret-i Ebu Bekr'e.

    Eshap sual etti ki, ona: (Ya Eba Bekir!
    Görürüz ki ağlarsın, acaba sebep nedir?

    Nimetler tamamlandı ve din geldi kemale.
    Sevinmek gerekirken, ağlanır mı bu hale?)

    Buyurdu ki: (Nimetler tamamlandı ve lakin,
    Bir de zevali vardır, elbette her kemalin.

    Evet, din olgunlaştı, kemale geldi, fakat,
    Ayrılık kokuları geliyor bana, heyhat!

    Sultan, bir bina için gönderse mimarını.
    O da, temeli atıp, örse duvarlarını.

    Sonra kursa çatıyı, kapılar, pencereler.
    Bina tamam olunca, onu geri çekerler.

    Resul-i ekrem dahi, tamamladı bu dini.
    Gönderdi Hak teâlâ, ona bu âyetini.)

    Deve üzerindeydi, bu vahiy geldiği an.
    Yere çöktü devesi, vahyin ağırlığından.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  6. #26
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Hazret-i Ömer ağlıyor
    İntikal buyurunca, Resul dar-ı bekaya,
    Sahabe, seçim için, geldiler bir araya.

    İttifak etmesiyle, Sahabenin topyekün,
    Hazret-i Ebu Bekir, halife oldu o gün.

    Çıkıp hutbe okudu Sahabe-i kirama.
    Buyurdu ki: (Halife seçtiniz beni, ama,

    Şunu belirteyim ki, değilim en iyiniz.
    Girdim bir yük altına, beni kabul ediniz.)

    Kalktı Hazret-i Ali, müsade isteyerek.
    Dedi: (Ne haddimize, seni kabul etmemek.

    Resul, seni namazda geçirdi ileriye.
    Kimde cüret vardır ki, çekiversin geriye?)

    Hazret-i Ebu Bekir, yapıyorken hilafet,
    Yapardı bir yandan da, geçim için ticaret.

    Sahabe dediler ki: (Ya Emir-el müminin!
    Sen ticaret yapma ki, emirisin milletin.

    Maaş tayin edelim, sana biz beytülmaldan.
    Hep devlet işleriyle iştigal et durmadan.)

    Ücret tayin ettiler, (İki dirhem) yevmiye.
    Lakin kabul etmedi, bu ücret fazla diye.

    (Bir dirhem, iki dank)a, indirdiler ücreti.
    O zaman kabul edip, bıraktı ticareti.

    Her günkü ücretini, atardı bir testiye.
    Sağlardı geçimini, hususi servetiyle.

    Vefatı yaklaşınca, Hazret-i Aişe'yi,
    Çağırıp, döküverdi önüne o testiyi.

    Buyurdu ki: (Ey kızım, gördüğün bu paralar,
    Beytülmaldan aldığım ücretti bir aralar.

    Ölürsem, bu testiyi, götürüp ver Ömer'e.
    Dağıtsın tamamını bilcümle fakirlere.)

    Hazret-i Ebu Bekir, vakta ki etti vefat.
    Ömer ibnil Hattab'a, Sahabe etti biat.

    O testiyi götürüp, Aişe hazretleri,
    Halifenin önüne döktü o dirhemleri.

    Vasıyeti söyleyip kendisine o ara,
    Dedi: (Dağıt bunları, fakir müslümanlara.)

    Ağladı Ömer Faruk, dedi: (Ya Eba Bekir!
    Senin gittiğin yoldan, hangi fert gidebilir?

    Bize, çok ağır bir yük bırakıp, veda ettin.
    Bizi pek şaşırtıyor senin bu hasletlerin.)

    Yine Resul-i ekrem, edince Hakka vuslat,
    Hazret-i Ebu Bekir, eriyordu her saat.

    Aişe validemiz, sordu ki pederine:
    (Bu zayıflamanızın, acaba sebebi ne?)

    Buyurdu ki: (Ey kızım, firakıyle Resul'ün,
    Üzülüp, kederimden eriyorum gün be gün.

    Hiç dayanamıyorum, onun ayrılığına.
    Resul'ün bu firakı, çok ağır geldi bana.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  7. #27
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Dostu dosta kavuşturun
    Hazret-i Aişe'den edilir ki rivayet:
    Babam, dar-ı bekaya göç eyledi nihayet.

    Tereddüt eyledi ki, Sahabenin her biri:
    Nereye defnedelim acaba Ebu Bekr'i?

    Ben de, bu ızdırapla, uyudum o arada.
    Kulağıma, gaibden geldi şöyle bir nida:

    (Dostu, dostun yanına, ulaştırın!) diyordu.
    Bu ses, cümle Eshaba, manevi rehber oldu.

    Uyanınca, Eshaba anlattım bu rüyayı.
    Dediler: (Biz de duyduk, gece aynı nidayı.)

    Artık lüzum kalmadı istişare etmeye.
    Defnedildi Resul'ün bulunduğu hücreye.

    Ayrıca kendisi de, vefat etmeden önce,
    Vasıyet eylemişti, Sahabeye şöylece:

    (Eğer vefat edersem, cenazemi alınız.
    Hücre-i saadetin, eşiğine varınız.

    Kapısını çalarak, içeri defnim için,
    Resul-i kibriyadan isteyin ruhsat, izin.

    Eğer açılır ise kapı kendiliğinden,
    Cenazemi, hücreye defnedin siz de hemen.)

    Hazret-i Ebu Bekir, vakta ki etti vefat,
    Cenaze hizmetleri, icra oldu o saat.

    Vasıyet mucibince, cenazeyi aldılar.
    Hücre-i saadetin, tam önüne vardılar.

    Kapısını çalarak, dediler: (Ebu Bekir,
    İçeri defni için, izin istemektedir.)

    Bu arzı müteakip, bütün Eshab-ı kiram,
    Ne cevap gelir? diye, beklerken merakla tam,

    Kapı derhal açılıp, ardından geldi bir ses.
    Orada olanlardan, işitti bunu herkes.

    Diyordu: (Cenazeyi, içeri getiriniz.
    Hazret-i Peygamberin, yanına defnediniz.)

    Girip defneylediler içeri cenazeyi.
    Sahabenin cümlesi, gördü bu hadiseyi.

    Yine Sıddık-ı ekber, ölüm hastalığında,
    Aişe validemiz bulunurdu yanında.

    O, hasta yatağında, erişmeden henüz mevt,
    Hazret-i Sıddıka'ya, eyledi bir vasıyet.

    Buyurdu ki: (Ey kızım, ben vefat ediyorum.
    Lakin çocuklarımı, sana bırakıyorum.)

    Bir miktar sükut edip, dedi ki daha sonra:
    (İki kız, iki oğlan, göz kulak ol onlara!)

    Lakin o, hayret edip, arz etti ki bahusus:
    (Kız kardeşim bir idi, siz iki buyurdunuz.)

    Dedi ki: (Hamiledir hanımım şu an benim.
    Doğumu pek yakındır, kız olur zannederim.)

    Bu vasıyeti yapıp, vefat eyledi hemen.
    Doğum oldu, baktılar, (kız) oldu hakikaten.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  8. #28
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Size zarar gelmez
    Peygamber Efendimiz, vefat ettiği zaman,
    Münafıklar azdılar, bozuldu Arabistan.

    Yalnız Medine ile Mekke hariç olarak,
    Etraf kabilelerde, mürted oldu çoğu halk.

    Hatta aralarında, anlaşıp onlar yine,
    İtaat etmediler, kendi valilerine.

    Mürted kadınlar dahi, vefatıyla Resul'ün,
    Şenliğe başladılar, tef çalarak gece gün.

    Böyle kötü haberler gelince Sahabeye,
    Üzülüp, başladılar bunu müşavereye.

    Huzuruna gelerek, Hazret-i Ebu Bekr'in,
    Dediler ki: (Dersini verelim mürtedlerin!)

    Hazret-i Ebu Bekir, minbere çıktı hemen.
    Şöyle nida eyledi Sahabeye hitaben:

    (Duydum ki münafıklar, başlamış fitnelere.
    Asi oluyorlarmış, müslüman valilere.

    İşi gevşek tutarsak, daha da şımarırlar.
    Biz ses çıkarmadıkça, hadlerini aşarlar.

    Ben şöyle diyorum ki, bir an fırsat vermeden,
    O münafıklar ile, harb edelim biz hemen.

    Bugünden tezi yoktur, izni ile Allah’ın,
    Hakkından geleceğiz, biz o münafıkların.)

    Rivayet edilir ki Cabir bin Abdullah'tan:
    (Minberin dibindeydik birkaçımız Eshaptan.

    Hutbenin tesiriyle, güçlendik biz o vakit,
    Toplandı cihad için, hemen onbin mücahid.

    Kumandan tayin edip, Halid bin Velid’i de,
    Mürtedler üzerine gönderdi aynı günde.

    Bir kabile üstüne gidip hemen hiddetle,
    Verdiler derslerini onların çok şiddetle.

    Yine o kadınlar ki, Resul vefat edince,
    Mürted olup, şenlikler yaparlardı bir nice.

    Hatta sevinçlerinden, azgınlaşıp büsbütün,
    Tef çalıp, orda burda oynarlardı bütün gün.

    O kadınları dahi bularak gidip hemen,
    Verildi cezaları tehlike büyümeden.

    Diğerleri, bunları hemen haber alarak,
    Acele Halifeye geldiler ağlayarak.

    (Biz ettik, sen eyleme!) deyip onlar bu kere,
    Gelip boyun büktüler, Hazret-i Ebu Bekr'e.

    Özür ve aflarını dileyerek bihakkın,
    Dediler ki: (Halid'i gönderme bize sakın.

    Bize bildir, yapalım her dilek ve emrini.
    Gönderme bize yalnız Halid nam emirini.)

    Ağlayıp sızlayarak, edince böyle talep,
    Hazret-i Sıddık dahi, affetti onları hep.

    Buyurdu ki: (Öyleyse, dönünüz yerinize!
    Halid kumandanımdan, bir zarar gelmez size.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  9. #29
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Şecaat sahibiydi
    Hazret-i Ömer der ki: Bir ömür müddetince,
    Ne kadar sevap ecir kazandıysam bir nice,

    Sıddık’ın, bir saatlik ibadetiyle, hemen,
    Değişirim hepsini, hiç tereddüt etmeden.

    Çünkü Resul-i ekrem, ahirete göçünce,
    Arab kabileleri, mürted oldu hemence.

    Varıp Ebu Bekir'e, durumu eyledim arz.
    Dedim: (Bu mürtedlere, mühlet tanısak biraz.)

    Benim bu teklifimi, o, kabul etmeyerek,
    Şöylece cevap verdi, hem de celallenerek:

    (Ya Ömer, hamd olsun ki âlemlerin Rabbine,
    Bu din, tamamlanmış ve ermiştir kemaline.

    Allahü teâlâ da, bunu haber vermiştir,
    Size, nimetlerimi tamamladım demiştir.

    Şimdi, gayret lazımdır dinin selametine,
    Göz yummak doğru olmaz, kuvvet kaybetmesine.

    Ben bunu temin için, ederim sa'y-ü gayret.
    Vermem o mürtedlere, ne fırsat, ne de mühlet.

    Onlarla cihad için, geçirmem bir gün bile.
    Kılıçtan başka şeyle konuşmam onlar ile.)

    Halbuki o, halim ve yumuşaktı mizacen.
    Şefkat ve merhametli bir kişiydi esasen.

    Lakin münafıklara, şiddetli idi gayet.
    Çekti hemen kılıcı, etmedi hiç merhamet.

    O azgın mürtedler ki, karşı geldi Allah’a.
    Onlara sert davranıp, etmedi müsamaha.

    Hem konuşmaya bile, hiç lüzum görmeksizin,
    Sıyırdı kılıcını, vakit geçirmeksizin.

    Yine o gün toplayıp, Eshabın her birini,
    Bir hutbe okuyarak, verdi (cihad) emrini.

    Hatta Hazret-i Ömer, o kadar şiddetiyle,
    Onun şecaatine, hayret etti o bile.

    Yine Hazret-i Sıddık, vakta ki etti iman,
    Resul-i mücteba'ya arz etti hemen o an.

    Dedi: (Ya Resulallah, arkadaşlarım da var.
    Getireyim, onlar da imana kavuşsunlar.)

    Peygamber Efendimiz, (İyi olur) deyince,
    Onların yanlarına, koşup gitti hemence.

    Osman, Talha ve Zübeyr, Sa'd bin ebi Vakkas.
    Abdurrahman bin Avf'la, eyledi o gün temas.

    Onlar sual etti ki Hazret-i Ebu Bekr'e:
    (Sen iman eyledin mi bu gelen Peygambere?)

    Dedi ki: (Ben inandım, iman edin siz dahi.
    O, Allah tarafından Peygamberdir Vallahi.)

    Dediler ki: (Madem sen, iman ettin şüphesiz.
    Öyle ise biz dahi, ona iman ederiz.)

    O beş arkadaşını, götürdü o Resul'e.
    Hepsi iman ettiler, onun vesilesiyle.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  10. #30
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,313
    Konular
    1551
    Bahsedilen
    173 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Kullarımı kime bıraktın?
    Rivayet edilir ki Cabir bin Abdullah'tan:
    Resul'ün huzurunda bulunurduk bir zaman.

    Kays denen kabileden, gelip bazı kimseler,
    Sordular o Resul'e bazı garip sualler.

    Ebu Bekr-i Sıddık'a, buyurdu ki o Server:
    (Bunların sualine, bu günlük sen cevap ver.)

    Hazret-i Ebu Bekir, onlara hemencecik,
    Öyle güzel cevaplar verdi ki açık seçik,

    Peygamber Efendimiz, gayet memnun oldular,
    Ve ona, şu şekilde bir dua buyurdular:

    (Ya Eba Bekr, çok güzel cevap verdin bunlara.
    Rıdvan-ı ekber versin, sana da Hak teâlâ.)

    Bu, (Rıdvan-ı ekber)in, ne demek olduğunu,
    Eshap, Resulullahtan sorunca hemen bunu,

    Buyurdu ki: (Cennette, herkese cenab-ı Hak,
    Tecelli edecektir, hep umumi olarak.

    Ebu Bekr'e, hususi tecelli edecektir,
    Rıdvan-ı ekber'in de, manası bu demektir.)

    Rivayet ediyor ki yine Ebu Hüreyre:
    Cibril, Resulullaha, gelmiş idi bir kere.

    Vahiy getirmiş idi ona, Hak teâlâdan.
    O sırada Ebu Bekr, geçiyordu oradan.

    Cebrail'e sordu ki, ins ve cin Peygamberi:
    (Siz de tanır mısınız göklerde Ebu Bekr'i?)

    Dedi: (Ya Resulallah, seni bize gönderen,
    Allah’a, yemin ile derim ki elbette ben,

    Gökte, daha meşhurdur o, bu yere kıyasla.
    Halim diye tanınır göklerde daha fazla.)

    Ali bin ebi Talib, rivayet eder ki hem:
    Hadis-i şerifinde bir gün Resul-i ekrem,


    Buyurdu ki: (Ruhları, ezelde cenab-ı Hak,
    Cesetlerden, bin sene önceden eyledi halk.

    İki ruh var idi ki özellikle bunlardan,
    En önce, bu iki ruh, ettiler bana iman.

    Birisi, erkeklerden, ruhuydu Ebu Bekr’in,
    Öbürü, kadınlardan ruhuydu Aişe’nin.)

    Abdullah ibni Abbas, rivayet eder ki hem:
    Bir hadis-i şerifte, buyurdu Fahr-i âlem:

    Miracda, vardığımda Rabbimin huzuruna,
    Âlemlerin Rabbinden, bir nida geldi bana.

    Dinledim, Hak teâlâ buyurdu ki: (Ey Ahmed!
    Kullarımı dünyada, kime ettin emanet?)

    Bu sual karşısında, arz ettim ki ben dahi:
    (Onları, Ebu Bekr'e bıraktım ya ilahi!)

    O zaman Hak teâlâ, buyurdu: (Ya Muhammed!
    Dünyaya vardığında, ona benden selam et.

    Zira o, kullarımın üstünü, iyisidir.
    Senden sonra, en fazla sevdiğim birisidir.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. ABDURRAHMAN BİN AVF (radıyallahü anh)
    Konu Sahibi SiyahSancakTaR Forum Tarihe Adını Yazdırmış Diğer Öncüler
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 12.Aralık.2017, 19:56
  2. ABDULLAH BİN MES’ÛD (radıyallahü anh)
    Konu Sahibi SiyahSancakTaR Forum Tarihe Adını Yazdırmış Diğer Öncüler
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 27.Kasım.2017, 19:54
  3. Hazret-i Osman (radıyallâhu anh) buyurur
    Konu Sahibi Sahra Forum Genel İslami Paylaşımlar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 25.Kasım.2017, 23:52
  4. Hazret-i ebû bekir’in hikmetli sözleri
    Konu Sahibi NoktA Forum SP Güzel Söz & Vecize & Mesajlar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 28.Ağustos.2017, 12:24
  5. Hazret-i Ebu Bekrin üç vasfı
    Konu Sahibi İsrâ Forum Peygamberlerin Mücadelesi ve Halifeler
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 28.Mart.2017, 12:32

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •