Sayfa 4 Toplam 4 Sayfadan BirinciBirinci ... 234
Toplam 39 adet sonuctan sayfa basi 31 ile 39 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #31
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,320
    Konular
    1509
    Bahsedilen
    155 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Secdedeki dua
    Hazret-i Huzeyfe'den, rivayet olunmuştur.
    Bir hadis-i şerifte, şöyle buyurulmuştur:

    (Rüyada beni gören, görmüştür beni mutlak.
    Şeytan, benim şeklime giremez tam olarak.

    Ebu Bekr'i gören de, görmüştür onu yine,
    Çünkü şeytan, onun da giremez suretine.)

    Ebu Hüreyre dahi nakleder ki: O Server,
    Bir hadis-i şerifte, buyurdu ki bir sefer:

    (Rüyada ben Rabbime, çok yakın idim ki hem,
    İstedim Ali olsun, benden sonra halifem.

    İçimde, bu şekilde bir arzu oldu, ama,
    Meleklerden, şöyle bir ses geldi kulağıma:

    Allah, dilediğini elbette yapacaktır.
    Senden sonra halife, Ebu Bekr olacaktır.)

    Rivayet ediyor ki, Hazret-i Ali dahi:
    Ben de, Resulullahtan işittim bizatihi.

    Buyurdu ki: Rabbimiz, miraca çıktığımda,
    Ebu Bekr'in sesiyle, bir nida etti bana.

    Bu ses, Ebu Bekir'in sesi diye, kalbimden,
    Geçirirken, şöyle bir nida geldi Rabbimden:

    (Ya Ahmed, Musa'ya da söylerken Tur dağında,
    Çok sevdiği Harun’un sesiyle ettim nida.

    Şimdi konuşurken de, bu gece senin ile,
    Söyledim çok sevdiğin Ebu Bekr’in sesiyle.)

    Bir gün de o Resul'e, Cibril aleyhisselam,
    Gelip arz eyledi ki: Rabbimiz eder selam.

    Buyurur ki: (Bir âlem yarattım gökyüzünde.
    Beyaz miskten ve yetmiş dünya büyüklüğünde.

    İçinde, iğne atsan, hiç yere düşmeyecek,
    Şekilde, halk eyledim sayısız nice melek.

    Onlar, tesbih ederek geçirir her anını.
    Sıddık'ı sevenlere, verirler sevabını.)

    Yine Resul-i ekrem, buyurdu ki bir kere:
    (Ebu Bekr doğduğunda, şenlik geldi göklere.

    O gün, Adn cennetine buyurdu cenab-ı Hak:
    Ebu Bekr'i sevenler, girerler sana ancak.)

    Bir hadis-i şerifte, Peygamberimiz yine,
    Şöyle buyurmuşlardır, Sahabe-i güzine:

    (Ümmetimden bir kimse, Rabbine sığınarak,
    Herhangi arzusuna, isterse vasıl olmak,

    Kılsın gece yarısı, iki rekat bir namaz.
    Okusun her rekatta, bir Fatiha, üç İhlas.

    Selam verip, başını, secdeye koysun yine.
    Secdede, şu şekilde dua etsin Rabbine:

    Ebu Bekr-i Sıddık'ın hürmetine ilahi!
    Şu dilek ve arzuma, kavuştur beni dahi.)

    Çünkü kalkar secdede aradan perde, hicab.
    Secdedeki dualar, elbet olur müstecab.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  2. #32
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,320
    Konular
    1509
    Bahsedilen
    155 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Evet, o sensin
    Aişe-i Sıddıka, radıyallahü anha,
    (Babamdan anlat!) dedi, bir gün Resulullaha.

    Buyurdu: (Ya Aişe, Cibril aleyhisselam,
    Bir gün, benim yanıma geldi ve verdi selam.

    Dedi ki: Hak teâlâ, ruhları halk edince,
    Peygamberlerden sonra, onu seçti ilk önce.

    Toprağı Cennettendir, suyu, ab-ı hayattan.
    Onun için, Cennette, köşk yarattı yakuttan.

    Ve yine Hak teâlâ, benim, onun hakkında,
    Yaptığım her duayı, kabul etti anında.

    Yine baban Ebu Bekr, komşumdur kabirde hem.
    O olacak yerime, benden sonra halifem.

    Bilir onu gök ehli ve yeryüzündekiler.
    Elbette tanır onu, var olan bütün cinler.

    Böyle meşhur birini, sevmeyen, düşman olan,
    Kimse, benden değildir, değilim ben de ondan.)

    Bir gün de buyurdu ki: (Ey Eshabım, bir kimse,
    Vardır ki, o ne vakit Cennete girer ise,

    Köşklerdeki insanlar, onu görüverirler.
    Ve merhaba! diyerek, ona selam verirler.)

    Hazret-i Ebu Bekir, sual etti: (Onu biz,
    Köşklerden, saraylardan, görebilecek miyiz?)

    Allah’ın Sevgilisi, buyurdular ki: (Evet.
    Onu herkes görecek, o kimse sensin elbet.)

    Yine Resul-i ekrem, birgün hutbe okurdu.
    Hazret-i Ebu Bekr'e, çok iltifat buyurdu.

    Sonra, etrafa bakıp, onu göremeyince,
    Nerede olduğunu, sual etti hemence.

    Öğrendi Sahabeden, dışarda olduğunu,
    Hutbesine devamla, methetti yine onu.

    Buyurdu: (Ey Eshabım, Cibril aleyhisselam,
    Gelip, onun hakkında, eyledi şöyle kelam:

    Dedi: ya Resulallah, Eshabın arasında,
    Ebu Bekir'den üstün, kimse yoktur şu anda.)

    Abdullah bin Abbas da, diyor ki: o Resul'ün,
    Mübarek huzurunda bulunuyorduk bir gün.

    Hazret-i Ebu Bekr’in, ismi geçti bir ara.
    O zaman buyurdu ki orada olanlara:

    (Kim Ebu Bekir gibi olabilir gerçekten?
    O, beni tasdik etti, herkes tekzib ederken.

    Ve halk benden kaçarken, bana verdi kızını.
    Saçtı benim uğrumda, malını, parasını.

    O vardı her müşkil ve sıkıntılı anımda.
    Hicrette, mağarada, o bulundu yanımda.

    Mahşerde, ben onunla, karşılıklı olarak,
    Başbaşa konuşuruz, merak eder cümle halk.

    Melekler, ikimizi, halka takdim ederler.
    Onlar, Habibullah'la Ebu Bekir'dir derler.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  3. #33
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,320
    Konular
    1509
    Bahsedilen
    155 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Hazreti Ebu Bekr’in rüyası
    Ömer ibni Hattab'tan, edilir ki rivayet:
    Resulullah, dünyadan etmişti yeni rıhlet.

    Geçerken Ebu Bekr'in hanesinin önünden,
    Bir ağlama sesleri, duydum o ev yönünden.

    Durup, çaldım kapıyı ederek hayli merak.
    Çıktı hemen Ebu Bekr, ağlamaklı olarak.

    Baktım, yaş akıyordu her iki gözlerinden.
    Niçin ağladığını, sual ettim kendinden.

    Dedi: (Bir rüya gördüm ya Ömer ben bu gece.
    Sahabeyi topla da, anlatayım hemence.)

    (Peki!) deyip, topladım cümle Sahabeyi ben.
    Başladı anlatmaya rüyayı o da hemen.

    Dedi: (Gördüm rüyada, kıyamet koptuğunu.
    Herkesin, bir meydanda toplanmış olduğunu.

    Yüzleri yıldız gibi parlayan kimseler de,
    Gördüm, otururlardı hep nurdan minberlerde.

    Bir melekten sordum ki: (Oturanlar kimlerdir?)
    Dedi: (O gördüklerin, hepsi de Peygamberdir.

    Şefaat yetkisini elinde bulunduran,
    Hazret-i Muhammed'i beklerler hepsi şu an.)

    Sordum, Resulullahın nerede olduğunu.
    Dedi: (Arş-ı a’lanın yanında gördüm onu.)

    (Beni de ona götür) diye rica eyledim.
    Götürdü, edep ile yanına ilerledim.

    Baktım ki, el kaldırmış, hep dua ediyordu.
    Kulak verdim, Rabbinden birşeyler diliyordu.

    Diyordu ki: (Ya Rabbi, sen acı ümmetime.
    Affeyle hep onları, sen benim hürmetime.

    Zira var içlerinde, mücahidler, veliler.
    Onların herbirine, sen merhamet ediver.)

    Rabbimizden bir nida erişti ki o yerde:
    (Ey Resulüm, ümmetin günahkârları nerde?

    Söylersin sen sadece, itaat edenleri.
    Lakin hiç söylemezsin, günah işleyenleri.

    İçlerinde zulmeden, faiz yiyen kimseler,
    Yok mu hiç zina eden ve adam öldürenler?)

    Arz etti ki: (İlahi, buyurduğun gibidir.
    Lakin onlar, yine de, seni bir bilmişlerdir.

    Onlar puta tapmadı, sana şirk koşmadılar.
    Tevhid üzere olup, küfürden kaçındılar.

    Acıyıp, bakma bugün onların günahına.
    Layık görme onları, Cehennem azabına.)

    Dedim: (Ya Resulallah, ne kadar ağlıyorsun.
    Kendini, ümmet için, ne de çok yoruyorsun.)

    Buyurdu: (Ya Eba Bekr, çok tazarru eyledim.
    Rabbimden, ümmetimin aflarını diledim.

    Rabbim kabul eyleyip, bağışladı hepsini.
    Benim hatırım için, affetti cümlesini.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  4. #34
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,320
    Konular
    1509
    Bahsedilen
    155 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Köle azad ederdi
    Hazret-i Ebu Bekir, halifelik devrinde,
    Bir gece, yürüyordu sokakların birinde.

    Evlerin birisinden, bir ses duydu ve durdu.
    Bir kadın, ağlayarak beyitler söylüyordu.

    Bunun devamını da, bir miktar dinleyerek,
    Çaldı hemen kapıyı, gayet merak ederek.

    O, şiiri bırakıp, kapıyı açtı hemen.
    Halifeyi görünce, şaşırıp kaldı birden.

    Sordu Sıddık: (Hür müsün, yoksa köle mi?) diye.
    O, köle olduğunu, söyledi Halifeye.

    Sordu ki: (Bu şiiri, kim için okuyordun?
    Kim için bu sözleri söyleyip ağlıyordun?)

    Bildirmek istemedi hakikati o önce.
    Söyledi fakat sonra, ısrarını görünce.

    Sevip aşık olduğu, genç bir delikanlının,
    İsmini, utanarak söyledi ona kadın.

    Hazret-i Ebu Bekir, ona merhametinden,
    Gidip, efendisini aradı, buldu hemen.

    Köleyi satın alıp, peşinden etti azad.
    Aşık olduğu gence, nikah etti o saat.

    İşte bu mübarek zat, halifelikten önce,
    Fakir ve acizlere, şefkatliydi böylece.

    Bilal-i Habeşi ve Amir bin Füheyre’yi,
    Kurtardı, bunlar gibi böyle nice kimseyi.

    Yine, Hindiye adlı, bir de kadın müslüman,
    Vardı ki, bir kâfirde köle idi o zaman.

    Bir gün, efendisine buğday öğütüyordu.
    Hazret-i Ebu Bekir, geçerken onu gördü.

    Acıyıp, gitti hemen sahibinin yanına.
    Dedi: (Ne kadar para istersin bu kadına?)

    Hazret-i Ebu Bekir, hep zayıf köleleri,
    Alıp, azad edince, şöyle sordu pederi:

    (Hep zayıf köleleri, sen satın alıyorsun.
    Niçin kuvvetlilere, itibar etmiyorsun?)

    Dedi: (Evet, daha çok zayıfları alarak,
    Azad ediyorum ki, onlara acıyarak,

    Beni de, Hak teâlâ, yarın mahşer gününde,
    Acıyıp azad etsin, ben acze düştüğümde.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  5. #35
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,320
    Konular
    1509
    Bahsedilen
    155 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Nazar değmesi haktır
    Emretti Hak teâlâ hem Cibril-i emine,
    Ki, En'am suresini, indirsin Habibine.

    Yetmiş bin melek ile, indi yere Cebrail.
    Resul'ün huzuruna, bir anda oldu dahil.

    Sureyi, Rabbimizden aldığı gibi yine,
    Okudu âyet âyet, Allah’ın Habibine.

    Resulullah o akşam, çağırdı Sahabeyi.
    Ki, okusun onlara, nazil olan sureyi.

    Sahabenin cümlesi, vahyi dinlemek için,
    Toplandılar evinde Hazret-i Aişe'nin.

    Herkes tamam olunca, yaktılar bir kandili.
    Ve lakin biraz sonra, azaldı ışık hayli.

    Bu sefer Resulullah, verdi ki şöyle emir:
    (Kandilin ışığını çoğalt ya Eba Bekir!)

    O, getirdi ise de iş bu emri yerine,
    Ve lakin biraz sonra, azaldı ışık yine.

    Hazret-i Ebu Bekr'e, yine Fahr-i kainat,
    Buyurdu: (Ya Eba Bekr, ışığı yine çoğalt!)

    Yağının bittiğini anlayıp o bu kere,
    Arz edince durumu Hazret-i Peygambere,

    Buyurdu: (Gece vakti, gidip yağ alamayız.
    Ama bu sureyi de, lazımdır okumamız.

    Öyleyse ya Eba Bekr, sen, kendi tükrüğünden,
    O kandilin içine, bir miktar damlat hemen.)

    (Peki ya Resulallah!) diyerek o bu defa,
    Kalkıp, Resulullahın emrini etti ifa.

    Aişe-i Sıddıka, ediyor ki rivayet:
    (Babam, işbu emre de eyleyince riayet,

    Öyle fazlalaştı ki, ışığı o kandilin,
    Kamaştı hep gözleri, bilcümle sahabinin.)

    O zaman: (Bu kandili, hiç söndürmeyin!) diye,
    Emretti Resulullah, Hazret-i Aişe'ye.

    O da, Resulullaha, hemen (Peki!) diyerek,
    Söndürmedi onu hiç, kendisi sönene dek.

    Hazret-i Aişe'nin, evinde o böylece,
    Hiç fasıla vermeden, yanıp durdu çok gece.

    Sonradan bir münafık, oldu buna muttali.
    Çok hayretine gitti, o kandilin bu hali.

    Ve kandile, kem gözle bakınca o münafık,
    Azalıp söndü birden, yanmadı daha artık.

    Onun kötü nazarı, söndürünce kandili,
    Gönderdi Hak teâlâ, Hazret-i Cebrail'i.

    Geldi Resulullaha Cibril aleyhisselam.
    Dedi ki: Hak teâlâ, gönderdi sana selam.

    Buyurdu: (Kullarımdan, vardır ki bazıları,
    Çok şeye zarar verir onların nazarları.

    Kandilin sönmesine, olmasaydı o sebep,
    Ta kıyamete kadar, yanacaktı böyle hep.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  6. #36
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,320
    Konular
    1509
    Bahsedilen
    155 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Efendin kimdir?
    Peygamber Efendimiz, hadis-i şerifinde,
    Şöyle buyurmuştur ki: (Ben, mirac gecesinde,

    Bir huriyi gördüm ki, Cennette dolaşırdı.
    Yüzü çok nurlu olup, gözü kamaştırırdı.

    Çevirdi Cibril hemen, o huriden yüzünü.
    Hatta kapatıverdi eliyle de gözünü.

    Sordum ki: (Gözlerini kapattın, acep niçin?)
    Dedi: (Ona bakmaya, yoktur ruhsat ve izin.)

    Gözünü kapatınca Cibril aleyhisselam,
    Huri, benim yanıma geldi ve verdi selam.

    Ve sual eyledi ki: (Ya Resul-i mücteba!
    Şu anda, efendimin hali nasıl acaba?)

    Hurinin kastettiği kimseyi merak ettim.
    Ve hemen, o huriye: (Efendin kimdir?) dedim.

    Dedi: (Sana ilk defa, o iman eylemiştir.
    Malını ve canını, sana feda etmiştir.)

    (Ebu Bekir için mi, yaratıldın sen?) dedim.
    Huri cevap olarak, dedi: (Evet efendim.)

    (Sen onu hiç gördün mü?) diye sual edince,
    (Evet) deyip, büründü bir neşe ve sevince.

    (İstersen göstereyim, ben şimdi sana onu.)
    Diyerek açtı hemen, sağ elinin avcunu.

    Baktım, eli içinde, resmi var Ebu Bekr’in,
    Ayrıldık daha sonra yanından o hurinin.)

    Yine nakledilir ki Ömer ibnil Hattab'tan:
    Mescidde bulunurduk, bir çoğumuz Eshaptan.

    Şöyle buyurdular ki, o Resul-i kibriya:
    (Beş kişiden gayriye, kalkmayınız ayağa.

    Bunlar, anne ve baba, âlim ve üstadlardır.
    Hem seyyid ve şerifler ve adil sultanlardır.)

    Sözünü bitirince kainatın Server'i,
    Hazret-i Ebu Bekir, giriverdi içeri.

    Ve onun içeriye girmesini takiben,
    Peygamber Efendimiz, ayağa kalktı hemen.

    Ne için kalktığını, sual ettim Resul'den.
    Buyurdu ki: (Cebrail, önümde idi hemen.

    Ne zaman ki Ebu Bekr, mescide oldu dahil,
    (Gelen, Ebu Bekir'dir) dedi bana Cebrail.

    Ben taaccüp ederek, Cibril'e sordum bunu.
    Dedim ki: (Ey Cebrail, tanır mısın sen onu?)

    Dedi ki: (Yerde onu, siz nasıl tanırsanız,
    Biz dahi gökyüzünde, onu öyle tanırız.

    Hepsi onu tanırlar gökteki melekler de.
    Ve hatta Halim diye, tanınır o göklerde.)

    Cebrail böyle deyip, ayağa kalktı birden.
    O ayağa kalkınca, ben de kalktım yerimden.

    Oturuncaya kadar Ebu Bekr yere hatta,
    Cibril de oturmayıp, bekledi hep ayakta.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  7. #37
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,320
    Konular
    1509
    Bahsedilen
    155 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Cibril, Dıhye suretinde
    Bir hadis-i şerifte, buyurdu Resulullah:
    (Kendisinin nurundan, yarattı beni Allah.

    Sonra benim nurumdan, yarattı Ebu Bekr'i.
    Onun dahi nurundan, halk etti Aişe'yi.

    Mümin kadınların da hepsini, cenab-ı Hak,
    Hazret-i Aişe'nin nurundan eyledi halk.)

    Enes bin Malik dahi, şöyle rivayet eder:
    Hasta olmuşlar idi, Resulullah bir sefer.

    Hazret-i Ebu Bekir, buna vakıf olunca,
    Resul'ü ziyarete gitti hemen doğruca.

    Zira onun adeti şöyle idi ki zaten,
    İyi işi, önce o yapardı Sahabeden.

    Velhasıl o Resul'ün evine vardığında,
    Dıhye-i Kelbi’yi de, gördü onun yanında.

    Resul, onun dizine dayanmış uyuyordu.
    Girer girmez, Dıhye'den, Resulullahı sordu.

    O dedi: (Ey Resul'ün halifesi, iyidir.)
    Taaccüp etti buna Hazret-i Ebu Bekir.

    Dedi ki: (Hak teâlâ, iyilik versin sana.
    Resul'ün halifesi, ne için dersin bana?)

    Dedi: (Hak teâlâya, yemin ederim ki ben,
    En çok seni severim, hatta her sahabiden.

    Çünkü ilk halifesi, sensin Resulullahın.
    Peygamberlerden sonra, iyisi sensin halkın.

    Seni seven kimseler, mutlaka felah bulur.
    Senin yolundan giden, felaketten kurtulur.

    Seni sevmeyenlerse, ziyandadır muhakkak.
    Seni üzen kimseyi, hiç sevmez cenab-ı Hak.

    Seni seven, Resul'ü sevdiği için sever.
    Buğzeden de, Resulü sevmediğinden eder.

    Senin dostun, dostudur Allah ve Resulü’nün.
    Düşmanın da, onların düşmanıdır büsbütün.

    Senin düşmanlarına, hiç şefaat olunmaz.
    Allah’ın rahmetinden, onlara nasib olmaz.

    İşte ya Eba Bekir, sen böyle bir kimsesin.
    Yakın gel, dereceni yüceltsin Allah senin.)

    Hazret-i Ebu Bekir, ona yaklaştığında,
    Dıhye’yi, karşısında göremedi o anda.

    Zira gaib olmuştu birdenbire ortadan,
    Allah’ın Habibi de, uyandı tam o zaman.

    Buyurdu: (Ya Eba Bekr, az önce uzun uzun,
    Sen acaba kiminle, böyle konuşuyordun?)

    Dedi: (Ya Resulallah, Dıhye vardı burada.
    Onunla konuşurdum, kayboldu bu arada.)

    Buyurdu: (Ya Eba Bekr, o zat, Dıhye değildi.
    Konuştuğun o kişi, Cibril-i emin idi.

    Müjde getirmiş idi, sana Hak teâlâdan,
    Onları sana deyip, gaib oldu ortadan.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  8. #38
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,320
    Konular
    1509
    Bahsedilen
    155 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Resul’e olan sevgi
    Ebu Said-i Hudri, şöyle rivayet eder:
    Bir hadis-i şerifte, buyurdu ki o Server:

    (Hak teâlâ emriyle, o kıyamet gününde,
    Yakuttan üç taht konur, Arş-ı a’la önünde.

    Sağa ve sola konur kürsilerden ikisi.
    Bunların ortasına konur hem de birisi.


    Sağdakine, İbrahim Halilullah oturur.
    Soldaki kürsiye ben, ortadaki boş durur.

    O kürsiye, birazdan tazim, hürmet ederek,
    Ebu Bekr’i getirip oturtur birçok melek.

    Ve nida ederler ki: (Halil ile Habib'in,
    Arasında olması, ne hoştur Ebu Bekr'in.)

    Rivayet ediyor ki, hem de Ebu Hüreyre:
    Şöyle buyurmuşlardır, Resulullah bir kere:

    Ben, mirac gecesinde, çıktığımda Arş'a dek,
    İşittim: (Ya Muhammed! ya Muhammed!) diyerek.

    Hemence (Lebbeyk!) diye, cevap verdim nidaya.
    Lakin aynı hitabı, duydum sonra bir daha.

    Hak teâlâ katından, denildi: (Ya Muhammed!
    Ben Sıddık'ı severim, sen de eyle muhabbet.)

    Yine merak etti ki bir gün Cibril-i emin:
    Sevgisi ne kadardır Resul'e Ebu Bekr'in?

    Bunu anlamak için, girdi a’ma şekline.
    Oturdu Ebu Bekr'in yolunun üzerine.

    Hazret-i Ebu Bekir, o gün sabah erkenden,
    Kıymetli elbiseler giyinip çıktı evden.

    Gördü yolu üstünde oturan bir a’mayı,
    Tam önünden geçerken, işitti şu duayı:

    (Resul'ün aşkı için, kim birşey verir ise,
    Hak teâlâ katında, aziz olsun o kimse.)

    O Resul'ün ismini duyunca o a’madan,
    Üstündeki cübbeyi çıkarıp verdi o an.

    Hem öyle sevindi ki aldığı bu duaya,
    (Bir daha söyle!) diye, rica etti a’maya.

    Tekrar etti Cebrail, yaptığı bu duayı,
    Bu sefer verdi ona, üstündeki ridayı.

    Bir daha söyleterek, verdi pabucunu da.
    Sonunda, tek gömleği kalmıştı vücudunda.

    Cibril, sonra gelerek huzuruna Resul'ün,
    Dedi ki: (Ebu Bekr’i, imtihan ettim bugün.

    Verdi senin aşkına, cümle elbisesini.
    Anladım sana olan, aşırı sevgisini.)

    Aldıklarını verip, dedi ki: (Ya Muhammed!
    Bunları, Ebu Bekr’e sen tekrar iade et.)

    Çağırdı Resulullah, Hazret-i Ebu Bekr’i.
    Vaziyeti anlatıp, onları verdi geri.

    Lakin emir gereği, onları aldı hemen.
    Sonra hediye verdi fukaraya tamamen.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  9. #39
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,320
    Konular
    1509
    Bahsedilen
    155 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

    Beni yalnız bırakma!
    Öyle bir gün idi ki, müminler küffar ile,
    Bir temmuz sıcağında, başladılar kıtale.

    Hem kâfirler ordusu, hem de islam askeri,
    Pek kalabalık olup, kuvvetliydi her biri.

    Öğleyin mücahidler, hücum etti düşmana.
    Öyle şiddetlendi ki, karıştı toz dumana.

    Birkaç sevdiği ile, Resulullah o günde,
    Sevkederdi askeri, kumanda mevkiinde.

    Ebu Bekr, Ömer, Osman, Talha, Said, Ebu Zer,
    Resul'ün çadırında, hep birlikte idiler.

    Fahr-i âlem gördü ki, şiddeti arttı cengin,
    Hemen Sa’d ve Said’i, gönderdi yardım için.

    Müminlerin kuvveti azalınca daha da,
    Gönderdi Ebu Zer’le, Hazret-i Talha’yı da.

    Görünce daha sonra şehid düşen erleri,
    Gönderdi cenk yerine, Osman ile Ömer’i.

    En son, Resulullahın mübarek çadırında,
    Hazret-i Ebu Bekir kaldı bir tek yanında.

    O dahi harbe girip, savaşmak istiyordu.
    Ve lakin Resulullah, müsade etmiyordu.

    En şiddetli haliyle devam ederken savaş,
    Hazret-i Ebu Bekr’i, sardı birden bir telaş.

    Ve sabırsızlanarak yerinde için için,
    Fırladı biraz sonra, savaşa girmek için.

    Ve lakin Resulullah, tutarak eteğinden,
    Savaşa girmesine mani oldu ve hemen,

    Buyurdu: (Ya Eba Bekr, şunu bil ki evvela,
    Kalbime, vücuduma gelen her dert ve bela,

    Hafifliyor, görmekle senin hoş cemalini.
    Sen de harbe girip de, yalnız bırakma beni.)

    Hem Abdullah bin Mes’ud adındaki sahabi,
    Anlatır yine aynen, yukarıdaki gibi:

    Ramazan-ı şerifin onyedinci gününde,
    Hazır bulunuyorduk, meşhur Bedir harbinde.

    Yoktu ordu içinde, benden zayıf mücahid,
    Lakin ben öldürmüştüm, Ebu Cehl’i o vakit.

    Geldik karşı karşıya kâfirlerle biz o gün.
    Hazret-i Ebu Bekir, yanındaydı Resul'ün.

    Oğlu, henüz islamla olmamıştı müşerref.
    Düşman cephesindeydi bu sebepten malesef.

    Görür görmez oğlunu, kâfirler arasında,
    Hem de küffarın başı, Ebu Cehl’in yanında,

    Sıddıklık damarları kabararak o saat,
    Öldürmeyi istedi, oğlunu kendi bizzat.

    Dedi: (Ya Resulallah, izin verin, gideyim.
    Oğlumu, elim ile öldürüp de geleyim.)

    Buyurdu: (Ya Eba Bekr, harbe girmemelisin.
    Bilmez misin sen bana, kulak ve göz gibisin.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. ABDURRAHMAN BİN AVF (radıyallahü anh)
    Konu Sahibi SiyahSancakTaR Forum Tarihe Adını Yazdırmış Diğer Öncüler
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 12.Aralık.2017, 19:56
  2. ABDULLAH BİN MES’ÛD (radıyallahü anh)
    Konu Sahibi SiyahSancakTaR Forum Tarihe Adını Yazdırmış Diğer Öncüler
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 27.Kasım.2017, 19:54
  3. Hazret-i Osman (radıyallâhu anh) buyurur
    Konu Sahibi Sahra Forum Genel İslami Paylaşımlar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 25.Kasım.2017, 23:52
  4. Hazret-i ebû bekir’in hikmetli sözleri
    Konu Sahibi NoktA Forum SP Güzel Söz & Vecize & Mesajlar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 28.Ağustos.2017, 12:24
  5. Hazret-i Ebu Bekrin üç vasfı
    Konu Sahibi İsrâ Forum Peygamberlerin Mücadelesi ve Halifeler
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 28.Mart.2017, 12:32

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •