RAMAZAN AYI DIŞINDA ORUÇ BOZMANIN HÜKMÜ

Ramazan ayı dışında tutulan oruçları iki gruba ayırmak mümkündür:

1. NÂFİLE ORUÇ

1.1. Bir özür sebebiyle

Bir özür bulunması durumunda nâfile orucun bozulmasının caiz olduğu konusunda ittifak bulunmaktadır.

Bu şekilde bozulan orucun sonradan kaza edilmesinin gerekliliği konusunda ise ihtilaf söz konusudur. Hanefilere göre özürsüz de bozulmuş olsa nâfile orucun kazası gerekirken diğer mezheplere göre kaza gerekmez.

1.2. Özürsüz olarak

Bir özür bulunmadığı halde nâfile olarak başlanan orucu bozmanın câiz olup olmadığı konusunda ihtilaf bulunmaktadır.

Hanefîlere göre bu caiz değildir. Çünkü Yüce Allah "amellerinizi iptal etmeyin" (Muhammed, 33) buyurmuştur. Ayrıca nafile bir ibadet, kişi ona başladığında vâcibe dönüşür. Nasıl ki vacip bir ibadetin bozulması halinde kaza gerekiyorsa bunun bozulması halinde de kaza gerekir.

Şâfiîlere göre nâfile orucu özürsüz olarak bozmak caizdir; çünkü bir ibadet, ona başlamadan önce nâfile ise sonradan başlamakla vâcibe dönüşmez, nâfile olarak devam eder. Nâfile ise kişinin yapması halinde sevap aldığı, terk etmesi halinde günahın söz konusu olmadığı bir ibadettir.

2. FARZ VEYA VÂCİP ORUÇ

Ramazan orucunun kazası, keffaret orucu, adak orucu, Hanefîlere göre bozulmuş nâfile orucun kazası farz veya vâcip olan oruçlar kapsamındadır.

Bu oruçların özür durumunda bozulmasının câiz olduğunda ittifak bulunmaktadır. (Keffaret orucu, özür sebebiyle bile olsa kesintiye uğrarsa kişi, iki aylık oruca baştan başlamak zorundadır.)

Bu oruçların özürsüz olarak bozulmasının caiz olmadığı konusunda da âlimler ittifak etmişlerdir. Kişi mesela Ramazan ayının kazasını tutarken orucunu özürsüz olarak bozsa, buna karşılık birisi Ramazan orucunun kazası, diğeri de kazanın kazası olarak iki gün mü kaza etmesi gerekir? Âlimlerin çoğunluğuna göre bu durumda yalnızca bir günlük kaza (Ramazan orucunun kazası) gerekir. Kaza orucunun bozulması sebebiyle kaza gerekmez.

Burada şu sorulabilir:

Hanefîlerde nâfile oruç bozulduğunda onun kaza edilmesi gerekiyorsa farz olan kaza veya keffaret orucu yahut vacip olan adak orucu bozulduğunda bozulan bu oruçlarının kendisinin de kaza edilmesi gerekli değil midir?

Buna şöyle cevap verilir:

Gerekli değildir; çünkü bu oruçlar kişi üzerine daha önceden başka bir sebeple vacip olduğundan sonradan kişinin bunu tutarken orucunu bozması onun durumunu değiştirmemiştir. Ancak nâfile oruç başlangıçta nafile iken kişi ona başladığında vacibe dönmüş, sonradan bozulduğunda ise bu vacip kişinin üzerinde borç olarak kalmıştır.

Ayrıca kazayı gerektiren şey, nafile orucun bozulması değil kişi başlamadan önce nafile olan ama sonradan vacibe dönüşen orucun bozulmuş olmasıdır. Diğer oruçlar zaten vacip olduğundan kişinin zimmetinde durmaktadır. Vallahu a'lem.

(Yukarıda Hanefîlere dair zikrettiğim görüşü nakil olarak çok araştırmama rağmen bulamadım,. Hanefîlerin konuya ilişkin genel kurallarını işleterek tamamen kendi düşüncem doğrultusunda temellendirmeye çalıştım. Sonunda İbn Âbidîn'de hükme ilişkin çok cılız bir atıf buldum. Ve lillahi'l-hamdu ve'l-minne. Bkz. İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtar, II, 560, Dâru'l-fikr)

(Soner Duman /24.Rebiülevvel.1439/Salı)

https://m.facebook.com/groups/164046...64465453859928