HAZRET-İ İLYAS ALEYHİSSELAM

Hz. İlyas´tan (a.s.) evvel İsrailoari

Hz. Suleyman´in vefatindan sonra İsrailoarinin Yahuda ve İsrail olmak üzere iki devlete ayrilmis olduklarini söylemistik.

Yahuda devleti; Kudus-i Şerif´in kendi topraklarinda olmasi, mukaddes emanetlerin kendilerinde bulunmasi, alimlerin onlari irsadi, Tevrat-i Şerif´in Mescid-i Aksa´da okunmasi gibi sebeplerden dolayi uzun bir müddet istikametini muhafaza etmistir.

İsrail devleti ise, bu gibi istinat noktalarindan mahrum oldugu icin, cok gecmeden Hz. Musa´nin (a.s.) seriatindan uzaklasmaya baslamis ve İsrailoari arasinda putperestlik itikadi yayilmistir.(A.C.Pasa, a.g.e., I/35.)
İsrail devleti halkinin taptiklari putun ismi “Ba´l” idi. Bu put yirmi arsin (13,6 metre) boyunda, altindan yapilm,is, dört yüzlü bir put idi. Bu putun bulundugu yere ba´l kelimesine “bek” ilavesiyle “ba´lbek”adi verilmistir. Bugün Şam´daki Ba´lbek kasabasi hala bu ad ile anilmaktadir.(A.C.Pasa, a.g.e., I/35; M.Vehbi, Hulasatu´l-Beyan, XIII/4743; Muhammed Hamdi Yazir, Hak Dini-Kur´an Dili, V/4068; H.B.Cantay, Kur´an-i Hakim ve Meal-i Kerim, II/803, not: 83.)

Hz. İlyas´in sahsiyeti

Hz. İlyas (a.s.), İsrailoari, Hz. Suleyman´in (a.s.) seriatindan yavas yavas koptuklari bir sirada Balebek´te dogdu. (Tercid Terc., IX/88-89) Dogumu, Hz. İsa´nin dogumundan 9 asir öncesine rastlar.

Hz. İlyas´a (a.s.), Kur´an-i Kerim´de " İlyasin" de denir; (Saffat Suresi, 130) " İlyasin" kelimesi, bazi kiraatlarda "Al-i Yasin" okundugu icin, bu kelime iki kiraata da elverisli bir sekilde yazilmistir. Yasin, Hz. İlyas´in (a.s.) babasinin ismi oldugu icin, Al-i Yasin yine İlyas demek olur.

Hz. İlyas´in (a.s.) seceresinin Hz. Harun´a (a.s.) dayandigi da rivayetler arasindadir. (Ö.N. Bilmen, ag.e., II/916; Muhammed Hamdi Yazir, a.g.e., III/1972) Yahudiler ve Hiristiyanlar Hz. İlyas´a (a.s.) İlya derler. (Muhammed Hamdi Yazir, a.g.e., III/1973)

Peygamberligi

İsrailoari, Bal putuna tapmaya basladiktan sonra, Hz. Musa´nin (a.s.) seriatini bütün bütün terkedip, haktan uzaklasmislardi. Cenab-i Hak, Hz. İlyas´i (a.s.) bunlara peygamber olarak gönderdi. (Saffat Suresi, 123; Maide Suresi, 85)

Hz. İlyas (a.s.) peygamberligini ilan ile, kavmini dogru yola cagirmak yolunda faaliyete basladi. Allah´i birakarak, hic bir seye kadir olmayan bir maden kütlesinden ibaret Bal putuna taptiklarindan dolayi, onlari kinadi. Onlari bu halleriyle Allah´tan korkmamakla itham etti. Sonlarinin olacagini bildirerek, hak dine dönmelerini ve kendisine inanib, tabi olmalarini istedi. Fakat bunlar, Hz. Ilyas´i (a.s.) dinlemediler. Hatta yalanladilar. (Saffat Suresi, 124-125-126-127)

İsrailoarinin pismanligi

İsrailoari, Hz. İlyas´i (a.s.) yalanmakla kalmayip üstelik Ba´lbek´ten sürdüler. Bunun üzerine Cenab-i Hak, memleketlerinden feyz ve bereketi kaldirdi. Yagmurlar yagmaz oldu. Hayvanlar telef oldu, mecbur kalarak ölmüs hayvan leslerini yediler. Baslarina belalar geldi. Bütün bunlarin sebebinin Hz. İlyas´i (a.s.) Ba´lbek´ten cikarmak ve onun nasihatlarini dinlememek oldugunu nihayet anladilar. Derhal Hz. İlyas´i (a.s.) arayip buldular. Kendisinden özür dilediler, pisman ve nadim olduklarini bildirdiler. Söylediklerini yapacaklarina dair söz verdiler. Bunun üzerine Cenab-i Hak, onlarin üzerinden bela ve musibetleri kaldirdi. Onlari yeniden feyz ve berekete kavusturdu, bol bol yagmurlar ihsan etti. İsrailoari bir müddet istikamette gittkten sonra, yine nankörlük edip, tekrar inkara ve günahlara saptilar. Hz. İlyas´in (a.s.) sözlerine kulak asmaz oldular. Hz. İlyas (a.s.), onlarin yola gelmeyeceklerine artik iyice kanaat getirince kendisini onlarin arasindan ayirmasini Cenab-i Hak´tan niyaz etti. Cenab-i Hak da Hz. İlyas´in (a.s.) duasini kabul ederek kavminden ayrilmasina ve baska bir tarafa gitmesine izin verdi. (A.C. Pasa, Kisas-i Enbiya, I/35-36; Ö.N. Bilmen, a.g.e., VI/3001-3002)

Hz. İsa (a.s.) ve Hizir (a.s.) gibi, Hz. İlyas´in (a.s.) da hayatta olduguna dair görüsler vardir.
Ebu Hayyan, tefsirinde der ki: “İlyas, İsa´ya mukarin (birbirine yakin) zikredilmistir. Henüz ölmemis bulunmakta müsterektirler.”(Muhammed Hamdi Yazir, a.g.e., III/1972.)
(Peygamberler Tarihi, Sf. 336-337/Bünyamin Ates)

HZ. İLYAS ALEYHİSSELAM

Baalbek ehline Peygamber olarak gönderillip, puta tapan bu toplulugu Hak yoluna davet etti. Bu topluluk önce Müslüman oldu. Daha sonra tekrar küfre döndü. Bunun üzerine Hz. İlyas dua etti ve üc yil kuraklik oldu, hic yagmur yagmadi. Baalbekliler bu durum karsisinda Hz. İlyas´a gelerek bir artik Müslüman olduk, dua ediniz yagmur yagsin, bu beladan kurtulalim dediler. Bunun üzerine Hz. İlyas dua etti ve büyük bir rahmet basgösterdi. Ülkede bolluk, ucuzluk oldu. Baalbekliler müreffeh bir hayat yasamaya basladilar. Fakat ne yazikki tekrar küfre döndüler. Hz. İlyas bu durum karsisinda Baalbeklilerin alarindan ayrilarak yabani sahralarda vefat etti.

Baska tarih kitablarinda ise eceli geldigi vakit meleklere karisti ve onlarla beraber ucmaya basladi denilir.(Hadisat, Nisanci Mehmed Pasa, Sf. 31)

HZ. İLYAS

Bu YuŞa b. Nun´un Sibtindandir. Allah onu Balebekke halkina gönderdi. Onlar Bale denen bir puta taparladi. Onlarin hükümdarlari Ehabb ve onun karisi Ezbil´dir. Kendisi bulunmadigi zaman mülküne karisini halef tayin ederdi. O da insanlar arasinda hükmederdi. O kadin cok peygamberler katleden biriydi. Onlardan cok insanlari katletmisti. Bu, Sayda hükümdarinin kizidir. Uzun bir ömür yasadi. Bununla Benu İsrail hükümdarlarindan yedi tanesi evlendi. Bu Yahya b. Zekeriyya´yi katledendir. Allah Azze ve Celle İlyas´a <İste vereyim> buyurdu. O da dedi. Bunun üzerine Allah onu, kiymetli elbiseler giydikten sonra kendi katina ref, etti. Ve onu hem yerli hem göklü ve hem de melek vasifli kildi. O meleklerle beraber ucuyordu.(El-Maarif, İbn Kuteybe, Sf. 42/Hasan Ege)

İlyas Aleyhisselam

Hazret-i İlyas, İsrail Oarina gönderilmis mubarek bir perygamberdir. İsrail Oari, Hazret-i Suleyman´dan sonra ayriliga düsmüsler. İclerinden bazilar, Balebek Hakiminin yaptirmis oldugu “Bal” adindaki puta tapmaya baslamislardi. Kendilerine Allah tarafindan bir lütüf olarak gönderilen peygamber Hazret-i İlyas´in ögütlerini dinlemediler. Bu peygamberi beldelerinden cikardilar. Fakat bunun üzerine pek fena bir kitliga tutuldular, yaptiklarina pisman oldular. İlyas aleyhisselam´i arayip buldular. Bir süre onun ögütlerini dinledilerse de, sonra yine isyana basladilar. Hazret-i İlyas da onlarin arasindan cekilerek bir yerde kutsal bir sekilde yanlizca yasamayi tercih etti.(Büyük İslam İlmihali, Sf. 489/Ömer Nasuhi Bilmen)