İSRAİLOGULLARININ, MUSA ALEYHİSSELAMDAN SONRA GELEN PEYGAMBERLERİ

Bundan sonra da, insallah Davud ve Suleyman aleyhisselamin kissasini anlatacagiz. İbni Cerir, “Tarihi”nde söyle diyor: “İster bizim ümmetimizden, ister baska ümmetlerden gecmislerin haberlerini, öncekilerin tarihlerini bilen ilim ehli arasina su hususta ihtilaf yoktur: Yusa aleyhisselam´dan sonra İsrailoarinin islerini üstlenen Kalib b. Yufenna´dir. Kalib; Musa aleyhisselam´in talebelerinden biri ve kiz kardesi Meryem´in kocasidir. İsrailoarinin icerisinde Allah´tan hakkiyla korkan iki adamdan biridir. Ki o iki adam, Yusa ve Kalib´dir. Bu ikisi, İsrailoari cihaddan kactiklarinda onlar Allah Celle Celaluh´un su buyrugundaki sözü söyleyen kimselerdir: “Onlarin üzerine kapidan girin; oraya bir girdiginiz mi artik siz zaferi kazanmissinizdir. Eger müminler iseniz ancak Allah´a güvenin.”(Maide suresi. 23)

İbni Cerir dedi ki: “Kalib´den sonra İsrailoarinin islerini üstlenen Hazkil b. Buzi´dir. O, Allah Azze ve Celle´ye, ölüm korkusundan yurtlarindan cikanlari diriltmesi icin dua etmis, Allah Celle Celaluh da onlari diriltmistir.

HAZKİL ALEYHİSSELAM´IN KISSASI

Allah Celle Celaluh, söyle buyuruyor: “Binlerce olduklari halde, ölüm korkusundan dolayi yurtlarindan cikip gidenleri görmedin mi? Allah onlara “Ölün!” dedi (öldüler). Sonra onlari diriltti.Şüphesiz Allah insanlara karsi lütufkardir. Lakin insanlarin cogu sükretmez.”(Bakara suresi. 243)

Muhammed b. İshak, Vehb b. Munebbih´den sunu nakletmektedir: “Kalib b. Yufenna, Yusa aleyhisselam´dan sonra vefat edince, İsrailoarinin basina Hazkil b. Buzi gecti. Ona, “kocakarinin oglu” manasinda “İbn´ul-Acuz”da denir. (Hazkil aleyhisselam´in annesi yaslanip cocuk doguramaz yasa geldikten sonra, yüce Allah´tan bir ogul dilemis ve Hazkil aleyhisselam kendisine ihsan olunmustur. Taberi,Tarih, 1/237)Bize ulasan bilgiye göre; Allah Azze ve Cellenin “Kitabi´nda zikrettigi ölüm korkusuyla yurtlarindan cikan kavim icin dua edende odur. “Ölüm korkusuyla yurtlarindan cikanlari görmedin mi?”.

İbni İshak dedi ki: “(Bu kavmin insanlari) vebadan genis bir sahada toplandilar. Allah Azze ve Celle onlara; “ölün”dedi ve hep bir den öldüler. Yirtici hayvanlara engel olsun diye etraflarina cit gerdiler. Uzun bir zaman gectikten sonra Hazkil aleyhisselam onlarin oldugu yere ugradi. Orada durmus Allah´in kudretini düsünüyorken kendisine söyle denildi: “Allah Celle Celaluh´un, onlari diriltmesini ve seninde bunu müsahede etmeni ister misin?” Hazkil aleyhisselam da “evet” dedi. Kemiklere ete bürünmeleri, sinirlere de birbirine bitismeleri icin seslenmesi emredildi. Allah Azze ve Cellenin kendisine olan bu emrinden dolayi onlara nida etti. Böylece bu kavmin hepsi beraber ayaga kalktilar ve tek bir sesle hep beraber tekbir getirdiler.”

“Binlerce olduklari halde, ölüm korkusundan dolayi yurtlarindan cikip gidenleri görmedin mi? Allah onlara “Ölün!” dedi (öldüler). Sonra onlari diriltti.” Ayet-i kerimesinde İbni Abbas, İbni Mesud ve bazi sahabelerin söyle dedikleri rivayet edilmistir: “Vasit taraflarinda Daverdan denilen bir kasaba vardi. Bu kasabada taun hastaligi bas gösterdi. Kasaba ahalisinin bircogu oradan kactilar ve yakin bir yörede konakladilar. Kasabada kalanlar öldü, digerleri ise kurtuldu, bunlardan fazla kimse ölmemisti. Taun ortadan kalkinca sag salim yurtlarina döndüler. Kasabada olup da hayatta kalmis olanlar, taundan kasabayi terk edenleri kasdederek söyle dediler: “Bizim su adamlar dogru olani yaptilar. Onlarin yaptigini yapsak bizimde cogumuz hayatta kalirdi. Eger taun bir daha cikarsa bizlerde onlarla beraber cikariz.”

Bir sonraki yil, tekrar taun bas gösterdi ve yurtlarindan kactilar. Sayilari otuz bin kadardi. Daha önce konakladiklari bos meydanda konakladilar. Burasi genis bir vadiydi. Hal böyle iken; bir tanesi vadinin alt tarafinda, diger de üst tarafinda bulunan iki melek, hep beraber “ölün” diye nida ettiler. Orada bulunan herkes öldü. Onlar ölüp cesetleri ortada kalmisti. Hazkil isimli bir Peygamber, yanlarindan gecerken onlari gördü ve onlar hakkinda tefekküre koyuldu. Bu esnada parmaklariyla avuclarini hareket ettiriyordu. Allah Celle Celaluh, “Sana onlari nasil diriltecegimi göstermemi ister misin?” diye vahyetti. O da, “Ey kemikler! Allah, sizin bir araya gelip toplanmanizi emrediyor”. Bundan sonra kemikler ete, kana ve öldükleri zaman üzerlerinde bulunan elbiselere büründüler. Tekrar Hazkil aleyhisselam´a “Seslen” denildi. O da, söyle nida etti: “Ey cesetler! Allah, sizin kalkmanizi emrediyor”. Bu nidanin akabinde bütün cesetler ayaga kalkmisti.”(İbni Cerir, 1/272 Senedi zayiftir.)

Mucahid, dirildikleri zaman söyle dediklerini iddia etmistir:
“Allahim! Seni, hamd ile tespih ederiz. Senden baska ilah yoktur”.(İbni Cerir, 1/271 Şeyh Ahmed Şakir, bu rivayetin senedini tashih etmistir.) Bundan sonra onlar, kavimlerine saglam bir sekilde döndüler. Kavimlerindekiler, kendilerinin yüz ifadelerinden ölü olduklarini biliyor, anliyorlardi. Her hangi bir elbise giydiklerinde yagli bir kefene dönüyordu. Bu durum, takdir edilen ecelleri ile ölene kadar devam etti.

İbni Abbas radiyallahu anhu, bunlarin sayilarinin dört bin oldugunu -baska bir rivayette sekiz bin oldugunu- söylemistir. Ebu Salih´ten, dokuz bin kisi olduklari nakledilmistir. Yine İbni Abbas radiyallahu anhuma´dan, kirk bin kisi olduklari nakledilmektedir. Said b. Abdulaziz, bunlarin Ezria´t ahalisinden olduklarini söylemistir.(İbni Cerir, 2/586, İbni Ebi Hatim 2410. Senedleri hasendir.)

İbni Cureyc, Ata´nin söyle dedigini nakletmektedir: “Bu bir misaldir. Kadere karsi tedbirin fayda vermeyecegini beyan eden bir misal olarak anlatilmistir”.

Bu olayin gerceklestigini söyleyen cumhurun görüsü daha kuvvetlidir. İmam Ahmed, Buhari ve Muslim, İbni Abbas radiyallahu anhu´dan rivayet ettiklerine göre o, söyle diyor: “Ömer b. Hattab radiyallahu anhu Şam´a dogru yola cikti. Serg denilen yere geldiginde Ebu Ubeyde b. Cerrah ve arkadaslarindan olusan ordu komutanlari onu karsiladi. Ömer radiyallahu anhu´ya, Şam´da veba hastaliginin bas gösterdigini söylediler.” Daha sonra İbni Abbas radiyallahu anhu, hadisin geri kalan kismini anlatti. Hz. Ömer radiyallahu anhu, muhacir ve ensar ile istisare etmis, bu konuda ihtilaf etmislerdi. Bu arada bazi ihtiyaclarini görmek icin ortaliklarda gözükmeyen Abdurrahman b. Avf radiyallahu anhu geldi ve söyle dedi: “Benim, bu konuda bilgim var Resulullah sallahu aleyhi ve sellemi, söyle derken isittim: “Siz bir yerdeyken veba bas gösterirse ondan kacarak oldugunuz yerden cikmayin. Baska bir yerde veba hastaligini duyarsaniz oraya gitmeyin”. Ömer radiyallahu anhu, Allah´a hamd etti, daha sonra (Medine´ye) geri döndü.”(Buhari, 5729, Muslim, 5745, Musned, 1/94)

İmam Ahmed, Amir b. Rabia´dan söyle rivayet etmektedir: Abdurrahman b. Avf radiyallahu anhu Şam´da iken Hz. Ömer radiyallahu anhu´ya, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem´in söyle dedigini haber vermistir: “Bu (taun), sizden önceki ümmetlerin kendisi ile cezalandirildigi bir hastaliktir. Bir yerde bu hastaligin oldugunu duyarsaniz oraya girmeyiniz. Sizin bulundugunuz yerde bu hastalik bas gösterirse ondan kacarak yurdunuzdan cikmayin”. Bunun üzerine Ömer radiyallahu anhu da, Şam´dan geri döndü”(Musned, 1/193) Buhari ve Muslim de, benzer bir hadisi Malik´ten zuhri yoluyla rivayet etmislerdir.

Muhammed b. İshak dedi ki: “Hazkil aleyhisselam´in, İsrailoari icerisinde kaldigi süre hakkinda bize bir sey aktarilmamistir.”(İbni Cerir, 1/273) Daha sonra Allah Azze ve Celle, Hazkil aleyhisselam´in ruhunu kabzetti. Hazkil aleyhisselam vefat edince İsrailoari, Allah Azze ve Celleye verdikleri sözü unuttular, aralarinda fitneler cogaldi ve putlara tapmaya basladilar. Taptiklari putlardan bir tanesi de Ba´l isimli bir puttu. Allah Celle Celaluh, onlara Peygamber olarak İlyas b. Yasin b. Finhas b. Ayzer b. Harun b. İmran´i gönderdi”.

Ben, derim ki: Biz, İlyas aleyhisselam´in kissasini Hizir aleyhisselam´in kissasinin pesinden aktardik. Cünkü genelde ikisi beraber zikredilir. Bir de, İlyas aleyhisselam´in kissasi, Saffat suresinde Musa aleyhisselam´in kissasindan sonra gelmektedir. Biz de, bu sebebten İlyas aleyhisselam´in kissasini daha önce orada anlattik. Dogrusunu en iyi bilen, Allah´tir. Muhammed b. İshak, Vehb b. Munebbih´ten söyle rivayet edildigini söylemektedir: “İlyas aleyhisselam´dan sonra İsrailoarinin Peygamberi, onun vasiyi olan Elyasa b. Uhtub aleyhisselam olmustur”.(Taberi, Tarih, 272. Senedi zayiftir.) (Allah´in salat ve selami, onun ve tüm Peygamberlerin üzerine olsun.)(Kasasul Enbiya, İbni Kesir, Sf. 615-618/Heyet)