ŞA´YA B. EMSİYA ALEYHİSSELAM

Muhammed b. İshak´in anlattina göre Şa´ya Peygamber Zekeriyya ve Yahya Peygamberden öncedir. Kendisi, İsa Peygamber ve Hz. Muhammed aleyhisselam´i müjdeleyen Peygamberdir. Onun zamaninda, Beyti Makdis´teki İsrailoarina hükmeden Hazkiya (Sadika) isminde bir hükümdar vardi. Hükümdar Hazkiya emrettigi ve nehyettigi seyler hususunda Şa´ya Peygamberi dinler ve buyruklarini yerine getirirdi. O zamanlarda İsrailoari arasindaki karisikliklar iyice cogalmisti. Nihayet hükümdar Hazkiya´nin ayaginda bir yara /ciban cikmis ve kendisi hastalanmisti. Senharib isimli o zamanin Babil hükümdari Beyti Makdis´e saldirmaya karar verdi.

İbni İshak´in söyledigine göre alti yüz bin bayrak altinda bu saldiriyi düsünmüslerdi. Senharib´in saldiracagini duyunca insanlar, büyük bir korkuya kapildilar.


Hükümdar, Şa´ya Peygambere söyle dedi:
“Allah Celle Celaluh, Senharib ve ordusu hakkinda sana ne vahiyetti?” Şa´ya Peygamber: “Henüz bir sey vahiyetmedi.”diye cevap verdi. Daha sonra vahiy geldi ve hükümdar Hazkiya´ya söyle emretmesi söyleniyordu: “Hazkiya vasiyetini yapsin ve diledigi kimseyi hükümdarliga halef tayin etsin! Zira onun eceli yaklasmistir.” Şa´ya Peygamber bu vahyi Hazkiya´ya bildirdiginde hükümdar Hazkiya kibleye yönelerek namaz kildi. Allah´i tespih etti.

Ona dua etti ve agladi. Allah Celle Celaluha boyun egmis, tevekkül ve sabir icinde, halis bir kalple aglayarak söyle diyordu:

“Ey tek ilah ve tek Rab olan Allahim! Beni İsrailoarina yaptigim iyilikler ve güzel hükümle an! Bütün bunlarin hepsi sendendir. Sen bunlari benden daha iyi bilirsin. Gizlimi ve acigimi bilirsin!” Allah Celle Celaluh, onun duasina icabet etti ve merhamette bulundu. Şa´ya Peygambere de söyle vahiyetti: “Onu müjdele ki: Allah Celle Celaluh, aglamasindan dolayi ona merhamet etmis, ecelini on bes yil tehir etmis ve onu düsmani Senharib´ten kurtarmistir.” Şa´ya Peygamber bunu hükümdara söylediginde acilari gitti, üzüntü ve kederden kurtuldu. Secdeye kapanarak söyle dedi:

“Allahim! Mülkü diledigine veren ve dilediginden alan sensin! Diledigini aziz, diledigini de zelil kilan sensin! Görüneni de, görünmeyeni de bilen sensin. Evvel sensin, Ahir sensin, Zahir sensin, Batin sensin! Diledigine merhamet eder, darda kalmislarin duasina icabet edersin.”Basini kaldirdiginda Allah Celle Celaluh, Şa´ya Peygambere söyle vahiyetti: “Hazkiya´ya emret, incir suyunu alsin ve yara/cibanin üstüne sürsün. Böyle yaparsa iyilesir.” Hazkiya denileni yapti ve sifa buldu.

Allah Celle Celaluh, Senharib´in ordusuna ölüm gönderdi ve hepsi helak oldular. Sadece Senharib ve bes arkadasi kalmisti. İclerinde Buhtunnasr´da vardi. İsrailoarinin hükümdari adam gönderdi, onlari yakalatip zincire vurdu. Onlari rezil rüsvay etmek maksadiyla yetmis gün boyunca ülkede dolastirdi. Her birine günlük iki arpa ekmegi veriliyor, daha sonra zindana atiliyorlardi. Allah Celle Celaluh, Şa´ya Peygamberin hükümdar Hazkiya´ya söyle emretmesini vahiyetti: “O esirleri kendi memleketlerine gönderin. Baslarina gelen seyi haber verip kavimlerini uyarsinlar.”

Memleketlerine döndüklerinde Senharib kavmini topladi ve baslarina gelen durumu onlara anlatti. Kavminin kahinleri ve sihirbazlari Senharib´e söyle dediler: “Biz, sana İsrailoarinin Rableri ve Peygamberleri hakkinda bilgi verdik, ancak sen bizi dinlemedin. Onlar, öyle bir topluluktur ki Rablerinden dolayi kimse onlarla bas edemez.” Senharib´in bu durumu ile Allah Celle Celaluh onlara korku saldi. Yedi yil sonrada Senharib öldü.”
İbni İshak dedi ki: “Daha sonra İsrailoarinin hükümdari Hazkiya vefat etiginde İsrailoarinin isleri iyice karisti ve aralarinda kötülük cogaldi.

Allah Celle Celaluh, Şa´ya aleyhisselam´a vahiy gönderdi. Şa´ya Peygamber, İsrailoarinin arasinda kalkip va´zi nasihatte ve bazi hatirlatmalarda bulundu. Şanina yarasir takdirde Allah´tan bahsetti. Kendisini yalanladiklari ve emrine muhalefet ettikleri takdirde Allah´in azabina ve cezalandirmasina karsi onlari uyardi. Şa´ya Peygamber sözlerini bitirdiginde İsrailoari ona saldirdilar ve onu öldürmek icin yakalayip tutmak istediler.

Şa´ya Peygamber onlardan kacti ve bir agacin yanindan gecerken agac yarildi. Şa´ya aleyhisselam da onun icine girdi ve onlardan gizlendi. Fakat Şeytan ona yetiserek elbisesinin ucundan tuttu ve onun gözükmesini sagladi. İsrailoari bu durumu gördüklerinde bir testere getirdiler ve agaci ikiye bictiler. Agacla beraber icinde bulunan Şa´ya Peygamberi de ikiye bictiler. “Dogrusu hepimiz Allah´a aidiz ve ona geri dönecegiz.”(Kasasul Enbiya,İbni Kesir, Sf. 663-664/Heyet)