ERMİYA B. HALKİYA ALEYHİSSELAM

İsrailoarinin Diger bir Peygamberi de Yakuboglu Levi´nin Torunlarindan Ermiya B. Halkiya´dir.

Dahhak´in, İbni Abbas radiyallahu anhu´dan rivayet ettigine göre bu Hizir´dir. Ancak bu garip ve sahih olmayan bir rivayettir. İbni Asakir dedi ki: Bazi rivayetlerde gectigine göre, Ermiya Peygamber Dimesk´te kaynamakta olan Yahya b. Zekeriyya aleyhisselam´in kaninin yani basinda durdu ve Şöyle dedi. “Ey kan, insanlari fitneye düsürdün. Artik dur.” Kan durup yerin dibine cekilde ve gözlerden kayboldu. Ebu Bekir b. Ebid-Dünya, Abdullah b. Abdurrahman´in Şöyle dedigini rivayet eder: Ermiya Peygamber dedi ki: “Ey Rabbim! Kullarinin hangisi sana daha sevimlidir?” Allah celle celaluh da Şöyle buyurdu: “Beni en cok zikedenlerdir. Onlar mahlukati degil de beni anmakla meŞgul olurlar. Onlara fanilik vesveseleri gelmez ve baki kalmayi düŞünmezler. Kendilerine dünya yasantisi sunuldugu zaman onu terk ederler. Dünya yasantisi kendilerinden uzaklasinca bundan dolayi sevinirler. Muhabbetimi verdiklerim iŞte bunlardir. Onlara istediklerinin fazlasini veririm.”

Beyti Makdis´in Harap OluŞu

Cenabi Allah Şöyle buyuruyor: “Biz, Musa´ya Kitab´i verdik ve İsrailoarina: “Benden baskasini dayanilip güvenilen bir rab edinmeyin” diyerek bu Kitab´i bir hidayet rehberi kildik. (Ey) Nuh ile birlikte (gemide) tasidigimiz kimselerin nesli! Şunu bilin ki Nuh, cok sukreden bir kul idi. Biz, Kitab´ta İsrailoarina: Sizler, yeryüzünde iki defa fesat cikaracaksiniz ve azginlik derecesinde bir kibre kapilacaksiniz, diye bildirdik. Bunlardan ilkinin zamani gelince, üzerinize güclü kuvvetli kullarimizi gönderdik. Bunlar, evlerin arasinda dolasarak (sizi) aradilar. Bu, yerine getirilmis bir vaat idi. Sonra onlara karsi size tekrar (galibiyet ve zafer) verdik; servet ve oarla gücünüzü arttirdik; sayinizi daha da cogalttik. Eger iyilik ederseniz kendinize etmis, kötülük ederseniz yine kendinize etmis olursunuz. Artik diger cezalandirma zamani gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescide (Suleyman Mabedi´ne) girsinler ve ellerine gecirdikleri her Şeyi büsbütün tahrip etsinler (diye, basiniza yine düsmanlarinizi musallat kildik). Belki Rabbiniz size merhamet eder; fakat siz eger yine (fesatciliga) dönerseniz, biz de sizi cezalandiririz. Biz cehennemi kafirler icin bir hapishane yaptik.”(İsra suresi, 2-8)

Vehb b. Munebbih dedi ki: İsrailoarinin arasinda masiyetler cogalip acikca görülmeye baslandiginda Allah celle celaluh onlarin Peygamberlerinden olan Ermiya Peygambere Şöyle vahyetti: “Kavminin arasinda kalk ve onlara Şu Şeyleri haber ver: “Onlarin kalpleri vardir ancak hakikatleri anlamazlar, gözleri vardir ancak hakikati görmezler, kulaklari vardir ancak hakikati isitmezler. Ben, onlarin atalarinin salih olmalarina bakarak cocuklarina Şefkat gösterdim, azab etmedim. Onlara sor bakalim, Bana itaat etmenin neticesini nasil buldular? Bana isyan edenlerden herhangi bir kavim bu masiyeti ile mutlu olmus mudur? Bana itaat edenlerden herhangi biri de itaati sebebi ile mutsuz olmus mudur? Hayvanlar bile barindiklari kaldiklari yeri hatirlar ve oraya cekilirler. Ancak bu kavim atalarina ve babalarina ikramda bulundugum hususlari terk ettiler. Üstünlük ve serefi gelmeyecegi yerde aradilar. Alimlerine gelince; Bunlar hakkimi inkar ettiler. Kurralarina gelince; Benden baskasina ibadet ettiler. Abidlerine gelince; Bildikleri ile faydalanmadilar. Yöneticilerine gelince; Bana ve Peygamberlerine karsi yalan söylediler. Kalplerinde hile ve desise sakladilar. Dillerini yalana alistirdilar. İzzet ve Celalime andolsun ki! Onlara öyle ordular saldirtacagim ki; onlarin dilini anlamayacak, simalarini tanimayacak ve aglamalari kendilerini merhamete getirmeyecek. Onlara bulut yiginlari kadar cok askeri, toz bulutlari gibi alaylari bulunan kati kalpli ve zorba bir melik gönderecegim. Onun bayraklarinin dalgalanisi, kartallarin ucusuna, süvarilerinin hamlesi kartallarin saldirisina benzer. İmar edilmiŞ kentleri harap edecekler, kasaba ve köyleri issiz birakacaklardir. İliya ve ahalisine yaziklar olsun! Onlarin ölmelerine izin verip onlari zelil kilacagim. Esirligi onlara musallat edecegim. Dügün ve eglence seslerini matem feryadina cevirecegim. Atlarin kisnemelerinden sonra oradan artik kurtlar uluyacaktir. Saraylarinin Şerefelerini yirtici hayvanlar mesken tutacaktir. Kandillerinin iŞiklariyla mamur yerlerini toz bulutlarina cevirecegim. İzzetlerini zillete, nimet icinde ki yasamlarini kölelige cevirecegim. Kadinlari güzel kokular sürüyor iken baslarina toprak sacar hale getirecegim. Halilar üzerinde yürüyor iken kupkuru yerler üzerinde yürüyeceklerdir. Cesetleri, yer icin gübre olacak, kemikleri günes isiginda gömülmeden bekler bir halde kalacaktir. Onlari türlü azablar altinda ezdirecegim. Sonra göge emir verecegim, demirden bir tabaka haline gelip yagmur yagdirmayacak. Yer de, bakirdan bir kalip haline gelip bir sey bitirmeyecek. Yagmur yagsa bile yerden bir sey bitmeyecek, bu arada azicik bir Şeyler bitse bile hayvanlara olan merhametimden dolayi olacaktir. Sonra da onu ziraat zamaninda hapsedecegim, hasat zamaninda da gönderecegim. Şayet bu arada bir Şeyler edecek olsalar bu ekinlerine afet musallat edecegim. Bu afetten bir kismi kurtulsa ondan da bereketi cekip alacagim. Bana dua etseler onlara icabet etmeyecegim, benden bir Şey isteseler onlara vermeyecegim. Aglasalar da onlara acimayacagim, merhamet etmeyecegim. Boyun egip yalvarsalar da onlara bakmayacagim.”Kissayi bu lafizla İbni Asakir rivayet etmistir.(Peygamberler Tarihi Sf. 665-666/İbn Kesir)