“Kocam bana iyi davranmıyor, kendimi değersiz hissediyorum” tarzı mesajlar alıyorum. Hatta geçen gün bir kardeşim “Size özelden soru sordum, cevap yazmadınız, o kadar değersiz miyiz biz” yazmış. Cevap veriyorum: Hayır değilsiniz; sen, ben, biz hepimiz çok değerliyiz. Ama kendi değerimizi başkalarının davranışlarında aradığımız için hata yapıyoruz. Peygamberimizi (sav) düşünelim. Ebu Cehil türlü hakaretler etti, dalga geçti, küçük düşürücü davranışlarda bulundu. Bu Efendimizin değerini düşürdü mü? Hayır. Bilakis bu davranışları seçtiği için Ebu Cehil’in değeri düştü. Kötü davranışın sahibi değerini yitirdi. Kocamın bana kötü davranması benim değerimi düşürmez. Üzer, kırar o ayrı, ama değerimi düşürmez. Aksine eşine kötü davranmayı seçen o kocanın değeri düşer. Tersten bakalım. Eşim bana hediyeler alsa, methiyeler dizse daha mı değerli olurum? Hayır. Çünkü zaten değerim tam, bir şeylerle tamamlanma ihtiyacı yok. Allah beni kulu olarak seçmiş, insan olarak yaratmış, ‘kainatın halifesi’ demiş, başka ne istiyorum kendimi değerli hissetmek için? O değeri zaten Rabbimiz vermiş. “Bu kadar takipçiniz var, tabii değerli hissedersiniz” yazmış biri. Bunu yazarken 900 yıl boyunca tebliğ edip, neredeyse hiç ‘takipçi’ edinememiş Hz Yunus’u unutmuş. Takipçisi olmaması Hz Yunus’u değersiz yapmadığı gibi, peşinden gideni çok olsaydı da olduğundan daha değerli olmayacaktı. Tam tersinde Hitler kitleleri sürükledi peşinden mesela. Peki değerli biri miydi? Hayır. Bana ‘Annelere tek birşey söyleme hakkın olsa ne derdin’ diye sorsanız her birinize ayrı ayrı şöyle derdim: “Kendi değerinin farkında ol sevgili anne; öyle ki şu koca dünyada senden yalnızca bir tane var.”

Hatice Kübra Tongar

FB_IMG_1533887584012.jpg