Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 123 SonuncuSonuncu
Toplam 24 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    5,422
    Konular
    543
    Bahsedilen
    9 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    56

    Standart Şiirlerle Menkıbeler_Efendimiz - FAZİLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ

    ABDULLATİF UYAN

    O, herkesten üstündür

    İslam âlimlerimiz buyurdu: Her Peygamber,

    Kendi zamanlarının en üstünü idiler.

    Peygamberimiz ise, farklı idi onlardan.
    Zira O, her zaman ve mekandaki insandan,

    Yani Adem Nebiden, kıyamet kopana dek,
    Gelmiş veya gelecek kim varsa ins-ü melek,

    Hepsinden, her bakımdan üstün ve kıymetlidir.
    Hiç kimse, hiç bir yönden, Ondan üstün değildir.

    Bu, güç bir şey değil ki, her şeye gücü yeten,
    Onu, böyle şerefli yaratmıştır her şeyden.

    Kimsenin gücü yoktur Onu metheylemeye.
    Kimsenin iktidarı yoktur tenkit etmeye.

    Hakkında, Hak teâlâ buyurdu ki mealen:
    (Hiç bir şey yaratmazdım olmasaydın eğer sen.)

    Hep Onda toplanmıştır iyi huy, güzel ahlak.
    Zira O, âlemlere geldi rahmet olarak.

    O idi insanların hem en güzel yüzlüsü.
    Kırmızıyla karışık beyaz idi gül yüzü.

    Gülünce, nur cemali (Ay) gibi nurlanırdı.
    Sözü çok tatlı olup, gönülleri alırdı.

    Aklı öyle çoktu ki, Arabistan'da gelip,
    O vahşi insanların cefasına sabredip,

    Güzel huyları ile, hep iyilik ederek,
    Ağır cefalara tahammül göstererek,

    Çoğunu yumuşatıp, getirdi itaate.
    İnsanlar Onu sevip, koştular hidayete.

    Hatta Onun uğrunda, mal ve evlatlarını,
    Terk edip, seve seve verdiler canlarını.

    Hiç de böyle şeylere değillerdi alışık.
    Lakin Resulullah'a olmuştu hepsi aşık.

    Onun güzel huyları, afvı, sabrı, ihsanı,
    Hayran bırakıyordu kendine her insanı.

    Onun, hiç bir işinde, gizli veya aşikâr,
    Bir çirkinlik ve kusur görülmemiştir zinhar.

    Kendi için, kimseye gücenmediği halde,
    Dine saldıranlara sert idi fevkalade.

    Kimseden ders görmeyip, bir şey okumamışken,
    Eline kalem alıp, hiç yazı yazmamışken,

    Tevrat, İncil ve sair semavi kitaplarda,
    Yazılan bilgileri, haber verdi ard arda.

    Ve en büyük mucize olarak da nihayet,
    Kur'an-ı kerim indi kendine âyet âyet.

    Ve meydan okudu ki, (Çok uğraşsanız da siz,
    Bir kısa âyet gibi hiç söyleyemezsiniz).

    Hakikaten kâfirler, çok uğraştılar, fakat,
    Hiç yetiremediler bu işe güç ve takat.

    Kur'anın belagati karşısında bu sefer,
    Aciz kalıp, imana geldiler birer birer.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Ezeli sırları ne ,bilirsin ne de ben
    Bu muammalı harfi, ne sen çözebilirsin nede ben,
    Perde arkasında sen ve ben dedikodusu var amma
    Perde kalktımı ne sen kalırsın, ne de ben.

  2. #2
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    5,422
    Konular
    543
    Bahsedilen
    9 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    56

    Standart Cevap: Şiirlerle Menkıbeler_Efendimiz - FAZİLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ

    Resulullaha uymak

    İmam-ı Rabbani ki, çok büyük evliyadır.

    O, bir nasihatinde şöyle buyurmaktadır:

    Her iş ve her amelde, Mevlamız cümlemizi,
    Dünya ve ahiretin iyisi, efendisi,

    Olan Resulullaha, tam olarak ve kesin,
    Uymak saadetiyle her an şereflendirsin.

    Çünkü cenab-ı Allah, Ona tâbi olmayı,
    Çok sever her işinde aynen Ona uymayı.

    Ona tâbi olmanın ufak bir zerresi hem,
    Üstündür ahiret ve dünya lezzetlerinden.

    Mesela o Resule tâbi olan bir kimse,
    Eğer gün ortasında bir miktar uyur ise,

    Hiç Ona uymaksızın, geceleri çok taat,
    Ve ibadet yapmaktan üstündür hem de kat kat.

    Çünkü kaylule etmek, yani bir parça her gün,
    Öğleden önce yatmak, adetiydi Resulün.

    Yine Resulullah'a uymayı düşünerek,
    Bayram günü, hiç oruç tutmayıp, yiyip içmek,

    Hiç Ona uymaksızın, senelerce tutulan,
    Oruçlardan, kat be kat üstündür yine bundan.

    Ve mesela fakire, yine Ona uyarak,
    Az birşey verilirse, eğer zekat olarak,

    Dağlar kadar altını, kendi arzusu ile,
    Tasadduk eylemekten üstündür yine böyle.

    Bir gün hazret-i Ömer, bir sabah namazını,
    Cemaatle kıldırıp, gözetti eshabını.

    Lakin göremeyince birini o saatte,
    Buyurdu: (Filan kimse yok mudur cemaatte?)

    Dediler: (Geceleri, o ibadet eder hep.
    Şu anda uyuyordur belki de bundan sebep.)

    Buyurdu ki: (Keşke o, gece hep uyusaydı.
    Ve sabah namazını cemaatle kılsaydı.)

    Çünkü islamiyet’e uymayan bir iş için,
    Verilmez sevap ecir, içyüzü budur işin.

    Eğer böyle işlere ücret hasıl olursa,
    Bir iki menfaattir dünyadan olsa olsa.

    Halbuki bu dünyanın tamamının kıymeti,
    Nedir ki, bir kaçının olsun ehemmiyeti.

    Yapacağı her işi, islama uyduranlar,
    Yani her harekette o Resule uyanlar,

    Çok latif cevahir ve kıymetli elmaslarla,
    Meşgul mücevherciler gibidirler mesela.

    Bunlar, çok çalışmayıp, yorulmadığı halde,
    Kazançları, herkesten olur daha ziyade.

    Buna sebep şudur ki, bir iş, islamiyet’e,
    Uygunsa, sahip olur indallah bir kıymete.

    Rabbimiz beğenmezse, hakir ve kıymetsizdir.
    Beğenilmeyen şeye, verilir mi hiç ecir?
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Ezeli sırları ne ,bilirsin ne de ben
    Bu muammalı harfi, ne sen çözebilirsin nede ben,
    Perde arkasında sen ve ben dedikodusu var amma
    Perde kalktımı ne sen kalırsın, ne de ben.

  3. #3
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    5,422
    Konular
    543
    Bahsedilen
    9 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    56

    Standart Cevap: Şiirlerle Menkıbeler_Efendimiz - FAZİLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ

    Saadete kavuşmak için

    İmam-ı Rabbani ki, büyük veli ve âlim.

    Buyurdu ki: Saadet istiyorsa eğer kim,

    Muhammed Mustafa’ya uymalıdır o elbet.
    Böylece ele geçer zira sonsuz saadet.

    Cennet nimetlerine kavuşabilmek için,
    Ona tâbi olması lazımdır her kişinin.

    Allahü teâlânın sevgisine kavuşmak,
    Allah'ın Habibine uymakla olur ancak.

    Ona uymayanların yaptığı ibadetler,
    Hak teâlâ indinde bulamaz kıymet, değer.

    Veliler, Onun sonsuz deryasından bir yudum,
    İçip, muratlarına kavuştular bil-umum.

    Velhasıl mevcut olan ne varsa kainatta,
    Hep Onun şerefine yaratılmıştır hatta.

    Âlemde mevcut olan her varlık, canlı cansız,
    O Resulün ruhundan feyz aldı istisnasız.

    Allah'ın varlığını, O beyan eylemiştir.
    Yüce Rab, Onu razı etmeyi istemiştir.

    Ona ve Eshabına, binlerce selam olsun.
    Gönüllerimiz Onun muhabbetiyle dolsun.

    Ey sonsuz saadete kavuşmak isteyenler!
    Ona tâbi olmaya çalışın, size yeter.

    Bu devlete ermeye, ne varsa mani olan,
    Bütün var gücünüzle kaçınınız onlardan.

    O yüce Peygambere, kim ki uymaz her işte,
    Her bir sözü zehirdir, hakikat budur işte.

    Onu dinleyenleri, sürükler felakete.
    Kimseyi düşürmesin Allah böyle afete.

    Lakin görürsünüz ki, eğer bir âlim kişi,
    O Resule uyarak yapıyor her bir işi.

    Dikkat ve titizlikle Ona tâbi oluyor.
    Hem diğerleri gibi, hiç gösteriş yapmıyor.

    İşte, hakiki âlim ve Veli böyle olur.
    Onlara tâbi olan, bulur rahat ve huzur.

    Dünya ve ahirette felaketten kurtulmak,
    Böyle din adamına uymakla olur ancak.

    Çünkü o, Allah için, ihlasla yazar, söyler.
    Kalpten dediği için, kalplere tesir eder.

    Her kim böyle bir zatı tanır ve sever ise,
    Çok büyük bir nimete kavuşmuştur o kimse.

    Kendi küçük aklını, bir kenara koymalı.
    Sevgi ve muhabbetle ona tâbi olmalı.

    Böyle bir Evliyaya kavuşulmazsa eğer,
    Onların kitabını okumak icab eder.

    Dünya kazancı için konuşan ve yazandan,
    Arslandan kaçar gibi kaçmalıdır her zaman.

    Çünkü arslan, insanın alır yalnız canını.
    Bunlar ise alırlar dinini, imanını.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Ezeli sırları ne ,bilirsin ne de ben
    Bu muammalı harfi, ne sen çözebilirsin nede ben,
    Perde arkasında sen ve ben dedikodusu var amma
    Perde kalktımı ne sen kalırsın, ne de ben.

  4. #4
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    5,422
    Konular
    543
    Bahsedilen
    9 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    56

    Standart Cevap: Şiirlerle Menkıbeler_Efendimiz - FAZİLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ

    Saadetlerin başı

    İmam-ı Rabbani ki, çok büyük evliya zat.

    Bir gence mektup yazıp, eyledi çok nasihat.

    Buyurdu ki: Ey yavrum, kıyamet yakın oldu.
    Bid'atlerin zulmeti her tarafı doldurdu.

    Bir kahraman lazım ki, yok etsin bid'atleri.
    Ve çıkarsın ortaya kaybolan sünnetleri.

    Onun sünnetlerinin nurları olmaz ise,
    Doğruya, hidayete kavuşamaz hiç kimse.

    Ona uyulmaksızın bu yolda ilerlenmez.
    Allah'ın rızası ve sevgisi ele geçmez.

    Saadete kavuşmak istiyorsa bir kişi,
    O Resule uyarak yapmalıdır her işi.

    Görünen, görünmeyen nimet ve saadetler,
    O yüce Peygamberi sevmekle ele geçer.

    Bu yolda yükselmenin ölçüsü, bu sevgidir.
    Bu sevgi çoğaldıkça, daha çok nimet gelir.

    Sevgili Habibini yarattı Hak teâlâ,
    Mahlukatın hepsinden daha yüksek ve a’la.

    O, ins'in en iyisi ve en sevimlisidir.
    Her iyilik ve hayır, Onda cem'edilmiştir.

    Sahabenin cümlesi, Ona aşık oldular.
    Onun sevgisi için, ortaya baş koydular.

    Nur saçan cemalini bir defa görmek hatta,
    Onlar için, en büyük lezzet oldu hayatta.

    Onu, herşeylerinden daha fazla sevdiler.
    Hatta Onun uğrunda, can feda eylediler.

    Onu sevenleri de, çok sevdiler gönülden.
    Birbirlerini dahi, çok sevdiler bu yüzden.

    Onun üstünlüğünü idrak edemeyenler,
    Onun güzelliğini o gün göremeyenler,

    Sevmek saadetine kavuşamayanlarla,
    Asla uyuşamayıp, savaştılar onlarla.

    Bu halis sevgi ile, o yüksek sahabiler,
    Rabbin sevgisine ve rızasına erdiler.

    Yükselip, insanların en üstün, en iyisi,
    Ve en şereflileri oldular her birisi.

    Zira dostları sevip, düşmanları sevmemek,
    Bütün ibadetlerin başı ve mühimdir pek.

    (Rabbimi seviyorum) diyor ise bir kimse,
    Eshab-ı kiram gibi olmalı öyle ise.

    Hem seven, sevdiğinin sevdiğini de sever.
    Onun düşmanlarına, o da düşmanlık eder.

    Bu sevgi ve düşmanlık, hiç elinde değildir.
    Hatta o, bu hususta sanki deli gibidir.

    Nitekim: (Bir kimseye deli denmezse eğer,
    İmanı kâmil olmaz) buyurmuştur büyükler.

    Her kimde, bu delilik eğer mevcut değilse,
    Bu hakiki sevgiden mahrum olur o kimse.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Ezeli sırları ne ,bilirsin ne de ben
    Bu muammalı harfi, ne sen çözebilirsin nede ben,
    Perde arkasında sen ve ben dedikodusu var amma
    Perde kalktımı ne sen kalırsın, ne de ben.

  5. #5
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    5,422
    Konular
    543
    Bahsedilen
    9 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    56

    Standart Cevap: Şiirlerle Menkıbeler_Efendimiz - FAZİLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ

    Resulullahın şefaati -1

    Mahşerin sıkıntısı olunca gayet çetin,

    Şefaatçi ararlar, halk bundan halas için.

    Önce Adem Nebinin varırlar huzuruna.
    Bu sıkıntılarını söylerler önce ona.

    Derler ki: (Ey babamız ve ey hazret-i Adem!
    Sen Allah'ın Resulü, aziz ve şerifsin hem.

    Halimiz pek fenadır, şefaat et ki bize,
    Buyursun Hak teâlâ ne hüküm verir ise.

    Artık hesabımıza başlasın ki Rabbimiz,
    Zira bu sıkıntıya kalmadı takatimiz.)

    Adem aleyhisselam, özür beyan ederek,
    Nuh aleyhisselama buyurur onları sevk.

    Bin sene müşavere ederek, sonra onlar,
    Nuh aleyhisselamın huzuruna varırlar.

    O da, layık görmeyip şefaate kendini,
    İbrahim Peygambere söyler gitmelerini.

    Onlar, yine bin sene ederek müşavere,
    Giderler bu sefer de İbrahim Peygambere.

    O da özür dileyip, geri çeker kendini.
    Ve Musa Peygambere söyler gitmelerini.

    O da özür dileyip, onlara der ki hemen:
    (Talep edin siz bunu, gidip İsa Nebi'den.)

    Ona gidip derler ki: (Ya İsa, bize acı!
    Bu halden halas için, sen ol bize aracı.)

    O da özür dileyip, buyurur ki onlara:
    (Gidin siz bunun için Hatem-ül enbiyaya.

    Çünkü Peygamberlerin Odur en şereflisi.
    Odur Hak teâlânın en kıymetli Nebisi.

    Hep Onun hürmetine var oldu bu kainat.
    Siz şimdi gidip Ondan talep edin şefaat.)

    Onlar bunu duyunca, pek fazla sevinirler.
    Hemen Resulullahın minberine gelirler.

    Derler ki: (Elbette sen, Habibisin Allah'ın.
    Habib, en iyisidir bütün vasıtaların.

    Biz, hazret-i Adem’e gittikse de ilk kere,
    O, havale eyledi bizi Nuh Peygambere.

    Ona gidip arz ettik, bu fena halimizi.
    İbrahim Peygambere gönderdi o da bizi.

    Ona gidip söyledik derdimizi bu defa,
    O da gönderdi bizi, Musa Kelimullaha.

    Ona dahi giderek arz edince nihayet,
    Dedi: İsa Nebi'den isteyin yardım, medet.

    En son ona gittik ki, şefaat etsin bize,
    Lakin o da gönderdi bizi Hazretinize.

    Kalmadı senden başka bir kimsemiz gidecek.
    Merhamet et ki bize, halimiz fecidir pek.

    Dayanılmaz hal aldı artık bu azabımız.
    Sen şefaat eyle ki, başlasın hesabımız.)A
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Ezeli sırları ne ,bilirsin ne de ben
    Bu muammalı harfi, ne sen çözebilirsin nede ben,
    Perde arkasında sen ve ben dedikodusu var amma
    Perde kalktımı ne sen kalırsın, ne de ben.

  6. #6
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    5,422
    Konular
    543
    Bahsedilen
    9 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    56

    Standart Cevap: Şiirlerle Menkıbeler_Efendimiz - FAZİLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ

    Resulullahın şefaati -2

    İnsanlar mahşer günü, Resullere müracat,

    Ederek, herbirinden isterler bir şefaat.

    Ve lakin sevk ederler herbiri diğerine.
    En son Habibullaha gelirler onlar yine.

    Peygamber Efendimiz buyurur: (Ey cemaat!
    Rabbim izin verirse, ben ederim şefaat.)

    Sonra kalkıp, izzetle Arş-ı a’laya varır.
    Orada, bin senelik bir secdeye kapanır.

    Rabbini, bir mükemmel eder ki hamd ve sena,
    Bu, nasib olmamıştır Ondan gayri insana.

    O an ehl-i mahşerin pek fenadır halleri.
    Anlatmak mümkün olmaz çekilen zahmetleri.

    Çoklarının dünyada sarıldıkları mallar,
    O gün, boyunlarında birer halka olurlar.

    Yüklendikleri şeyler, öyle ağırlaşır ki,
    Boyunları üstünde büyük dağ olur sanki.

    Feryat ve figanları artar ki öyle hatta,
    Sanki gök gürlemesi gibi olur adeta.

    (Va veylâ! Va sebura!) diye feryat ederler.
    Onların feryadına, dayanmaz yer ve gökler.

    Ticaret eşyasıyla, altın ve gümüşün de,
    Zekatını vermeyen, çok pişmandır o günde.

    Zira zekatlarını vermediği o mallar,
    Koca bir yılan olup, boynuna dolanırlar.

    Değirmen taşı gibi ağırlık, zahmet verir.
    O kimse feryat edip, bağırır ki: (Bu nedir?)

    Melekler cevap verip, derler ki: (Bu, dünyada,
    Zekat vermediğiniz mallardan oldu peyda.)

    Bazıları vardır ki, avret mahallerinden,
    Kan, cerahat ve irin akar mütemadiyen.

    Tahammülü imkansız pis kokuları vardır.
    Bunlar da, zina yapan erkek ve kadınlardır.

    Bir kısmının dilleri, sarkmış böğürlerine.
    İftira edenlerdir bunlar da birbirine.

    Velhasıl Resulullah secdedeyken, o anda,
    Rabbimiz, kendisine eder şöyle bir nida:

    (Ya Muhammed, başını kaldır da şefaat et.
    İste muradını ki, ben edeyim icabet.)

    Resulullah, başını secdeden kaldırarak,
    Allahü teâlâya arz eder yalvararak:

    Ve der ki: (Ya ilahi, kulların arasından,
    İyi ve kötüleri ayırt et ki bu zaman,

    Rezil rüsvay oldular günahıyla her biri.
    Ve artık bu azaba yoktur tahammülleri.)

    Şefaat muradını böyle arzettiğinde,
    Derhal kabul edilir Hak teâlâ indinde.

    Onun şefaatıyla, hemen Mizan kurulur.
    Böylece ehl-i mahşer, izdihamdan kurtulur.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Ezeli sırları ne ,bilirsin ne de ben
    Bu muammalı harfi, ne sen çözebilirsin nede ben,
    Perde arkasında sen ve ben dedikodusu var amma
    Perde kalktımı ne sen kalırsın, ne de ben.

  7. #7
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    5,422
    Konular
    543
    Bahsedilen
    9 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    56

    Standart Cevap: Şiirlerle Menkıbeler_Efendimiz - FAZİLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ

    Resulullahın şefaati -3


    Mahşerde Hak teâlâ, (Cehennem gelsin!) diye,

    Emredince, melekler giderler getirmeye.

    Derler ki: (Ey Cehennem, seninle cenab-ı Hak,
    Küffarın cezasını verecektir muhakkak.

    Biz de, bu maksat ile sana geldik esasen.
    Sen dahi bunun için yaratılmıştın zaten.)

    Onu, yetmişbin iple çekerler kuvvetlice.
    Her bir ipte, yetmiş bin halka vardır bir nice.

    Her halkada, yetmiş bin vardır ki zebaniler,
    Her biri, ayrı ayrı dağları devirirler.

    O zaman Cehennemin öyle bir bağırması,
    Olur ki hem etrafa öyle ateş saçması,

    Yine öyle şiddetli gelir ki galeyana,
    Yedi kat asumanı boğar siyah dumana.

    Mahşere, bir senelik bir mesafe var iken,
    Bir ara, meleklerin kurtulur ellerinden.

    Gümbürtüsü, şiddeti olur ki öyle hatta,
    Bir yıllık mesafeden duyulur Arasat'ta.

    Ehl-i mahşer, bu sesi işitip çok korkarlar.
    Hemen birbirlerine (Bu ne?) diye sorarlar.

    Denir ki: (Meleklerden kurtulmuş da Cehennem,
    Ehl-i mahşere doğru geliyormuş şimdi hem.)

    Bunu duyan herkesin, çözülür dizi bağı.
    Oldukları yerlere çöker hep mahşer halkı.

    Hatta Peygamberler de, korkuya kapılırlar.
    Çoğu, Arş-ı a’laya korkuyla sarılırlar.

    (Nefsî! Nefsî!) diyerek, o zaman her Peygamber,
    (Bu gün, nefsimden başka hiç bir şey istemem) der.

    Yalnız Peygamberimiz, eder ki şöyle niyaz:
    (Ya rabbi, ümmetime ver selamet ve halas.)

    O zaman Cehennemden çıkar ki öyle bir ses,
    Korkudan, boğulmaya yüztutar o an herkes.

    Bu yüzden bitkin hale gelerek ehl-i mahşer,
    Yüzleri üzerine kapaklanıp düşerler.

    Hak’tan gayri kimseden bir ümit kalmadığı,
    Korkudan, hiç kimsenin kımıldıyamadığı,

    Bir anda, Resulullah derhal ortaya çıkar.
    Cehennemi durdurup, kendine tâbi kılar.

    Buyurur ki: (Dön geri hor ve hakir olarak!
    Ki, gelsin sonra sana, her kim ise müstehak.)

    Sakinleşir Cehennem bu ikaz üzerine.
    Ve der ki: (Ya Muhammed, muntazırım emrine.)

    O zaman Resulullah, Cehennemi tutarak,
    Arş’ın soluna koyup, mahşerden eder ırak.

    Onun bu şefkatini görünce ehl-i mahşer,
    Derler ki: (Ne merhamet sahibi bir Peygamber.)

    Nitekim buyurur ki Kur'anda cenab-ı Hak:
    (Gönderdik âlemlere Onu rahmet olarak.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Ezeli sırları ne ,bilirsin ne de ben
    Bu muammalı harfi, ne sen çözebilirsin nede ben,
    Perde arkasında sen ve ben dedikodusu var amma
    Perde kalktımı ne sen kalırsın, ne de ben.

  8. #8
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    5,422
    Konular
    543
    Bahsedilen
    9 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    56

    Standart Cevap: Şiirlerle Menkıbeler_Efendimiz - FAZİLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ

    Cehennemdeki müminler -1

    Mizan’da günahları ağır gelen müminler,

    Topluca Cehenneme doğru sevkedilirler.

    Ateşe yaklaşınca korkup çekinirler pek.
    Ve haykırmak isterler (Ya Muhammed!) diyerek.

    Lakin Malik’i görüp, onun azametinden,
    Peygamberin ismini unuturlar aniden.

    Sorar Malik onlara: (Siz hangi kavimsiniz?)
    Derler ki: (Üstlerine Kur'an inen kavimiz.)

    O der ki: (Muhammed'e inmiş idi o Kur'an.)
    Peygamberin ismini duyunca onlar ondan,

    Hep birden haykırırlar ve derler ki: (İşte biz,
    Muhammed ümmetinden günahkâr kimseleriz.)

    Ve Malik'e derler ki: (Biraz izin ver bize.
    Oturup ağlayalım şu feci halimize.)

    Malik izin verince ağlarlar ki o kadar,
    Sonunda gözlerinden yaş yerine kan akar.

    Malik der ki: (Ne güzel sizin bu ağlamanız.
    Ama keşke dünyada böyle ağlasaydınız.

    O ağlama, ateşten korurdu belki sizi.
    Lakin bu ağlamanın şimdi yok faidesi.)

    Sonra bir zebaniye verir ki bir talimat,
    (Sen bu müslümanların hepsini ateşe at!)

    Ve lakin Cehenneme düşerken o müminler,
    (La ilahe illallah!) diye feryat ederler.

    Kelime-i tevhidin sesi ile o ara,
    Ateş, o müminlerden kaçar çok uzaklara.

    Malik bunu görünce, emir verir ki: (Ya Nar!
    Tut bu müminleri ki, çok günahkârdır bunlar.)

    Ateş der ki: (Ey Malik, ben tutacağım, fakat,
    La ilahe illallah diyorlar bu cemaat.)

    Bir daha emir verir onları tutsun diye.
    Lakin ateş, onlardan kaçar yine geriye.

    Malik der ki: (Ey ateş, tut ki o kimseleri,
    Zira Hak teâlânın böyledir bize emri.)

    O zaman müminleri ateş gelir yakalar.
    Günahlarına göre, az veya fazla yakar.

    Malik der: (Yüzlerini yakma ki şimdi hele,
    Zira secde ettiler Allah'a o yüzlerle.

    Yine kalplerini de yakma ki hiç onların,
    Zira o gönüllerde, nuru parlar imanın.)

    Hak teâlâ, Cibril'e buyurur ki: (Git hemen!
    Ümmet-i Muhammed’in sor halini Malik'ten).

    Malik der: (Pek fenadır, dayanılmaz buna hiç.
    Yandı her tarafları yüz ve kalpleri hariç.

    Bu yerlerde, imanın nuru olduğu için,
    Buraları yakmaya gücü yoktur ateşin.)

    Cibril der ki: (Kaldır da bir an perdelerini,
    Müşahede edeyim ben dahi hallerini.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Ezeli sırları ne ,bilirsin ne de ben
    Bu muammalı harfi, ne sen çözebilirsin nede ben,
    Perde arkasında sen ve ben dedikodusu var amma
    Perde kalktımı ne sen kalırsın, ne de ben.

  9. #9
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    5,422
    Konular
    543
    Bahsedilen
    9 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    56

    Standart Cevap: Şiirlerle Menkıbeler_Efendimiz - FAZİLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ

    Cehennemdeki müminler -2

    Malik talimat verir görevli bir meleğe:

    (Cehennem perdesini Cibril'e kaldır!) diye.

    Perde aralanınca, azap çeken müminler,
    Cebrail’i görerek, pek fazla sevinirler.

    Ve derler ki: (Ey Malik, kim ki bu sahib-kemal,
    Zira biz, hiç görmedik böyle güzel bir cemal.)

    Der ki: (Bu Cibril'dir ki, sahibtir çok haslete.
    Vahiy getirir idi hazret-i Muhammed'e.)

    Onlar, Resulullah'ın ismini duyar duymaz,
    Hep birden bağırarak ederler şöyle niyaz:

    (Ey Cebrail, Resule bir selam ilet bizden.
    Ve acil haber götür Ona şu halimizden.)

    Cibril, üzüntü ile oradan ayrılarak,
    Huzur-u ilahiye varır mahzun olarak.

    Hak teâlâ, Cibril'e sorar ki şu suali:
    (Ümmet-i Muhammed'in nasıldır şimdi hali?)

    O der ki: (Çok fenadır, hepsi ateş içinde.
    Yanmış her tarafları Cehennem ateşinde.)

    Hak teâlâ buyurur: (Ya Cebrail, sen hemen,
    Haber ver Habibime onların hallerinden.)

    Cibril, Resulullah'ın huzuruna giderek,
    Ümmetinin halini nakleder üzülerek.

    O zaman Resulullah, varır Arş-ı a’laya.
    Ve secdeye kapanır Allahü teâlâya.

    Rabbimiz buyurur ki: (Secdeden kalk ve iste!
    Derhal kabul olunur, dileğin her ne ise.)

    Arz eder ki: (Ya rabbi, ümmetin asileri,
    Ateşte yanıyorlar, pek fenadır halleri.

    Tek dileğim şudur ki kerem ve ihsanından,
    Azad eyle onları Cehennem azabından.)

    Hak teâlâ buyurur: (Ey şefkati bol Resul!
    Ne ki benden istedin, indimde oldu makbul.

    Onlardan kim diyorsa, La ilahe illallah,
    Çıkar hemen ateşten, bulsunlar Nar’dan felah.)

    Oradan ayrılarak Resul aleyhisselam,
    Cehenneme gelir ve Malik’e verir selam.

    Malik, tazim ederek kalkar hemen ayağa.
    Gösterir Cehennemi Resul-i Müctebaya.

    Peygamber-i zişanı görünce ehl-i iman,
    Hep birden Ona karşı ederler ah-u figan.

    Derler: (Ya Resulallah, pek fenadır halimiz.
    Cehennem ateşinde yandı her yerlerimiz.)

    O Server çok üzülüp, hemen bunun peşinden,
    Kurtarır cümlesini Cehennem ateşinden.

    Kâfirler görür görmez, onları böyle mesrur,
    Hayıflanır, üzülür, olurlar hep bi-huzur.

    Derler ki: (Keşke biz de, olsaydık ehl-i iman,
    Biz dahi onlar gibi kurtulsaydık buradan.)
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Ezeli sırları ne ,bilirsin ne de ben
    Bu muammalı harfi, ne sen çözebilirsin nede ben,
    Perde arkasında sen ve ben dedikodusu var amma
    Perde kalktımı ne sen kalırsın, ne de ben.

  10. #10
    Status
    Online
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    5,422
    Konular
    543
    Bahsedilen
    9 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    56

    Standart Cevap: Şiirlerle Menkıbeler_Efendimiz - FAZİLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ

    Resulullaha salevat


    Bir gün hazret-i Abbas, Allah'ın Resulüne,

    Dedi ki: (Bir şey sormak isterim Hazretine.

    Kırk günlük idiniz ki, Ay’la söyleşirdiniz.
    Siz ona, o da size acaba ne derdiniz?)

    Resulullah buyurdu: (Ey amcam, o gün benim,
    Bir şeyle, kuvvetlice bağlanmıştı bir elim.

    Ağlayacak idim ki o acı ve ezadan,
    Ay, benimle konuşup şöyle dedi o zaman:

    Ağlama, gözyaşından bir damlacık toprağa,
    Düşerse, yeşil bir ot bitmez olur bir daha.)

    O bunu işitince Allah'ın Habibinden,
    Elini, bir eline vurarak hayretinden,

    Dedi ki: (Siz o zaman, henüz bebek idiniz.
    Nasıl bu olanları hatırlayabildiniz?)

    Buyurdu ki: (Evet ben, henüz doğmadan önce,
    Olan şeyleri dahi bilirim ince ince.

    Peygamberler içinde, kırk yaşına gelmeden,
    Peygamber olduğunu, önceden yoktu bilen.

    Yalnız İsa Peygamber, dünyaya geldiği gün,
    Dedi ki: Ben Allah'ın kulu ve Resulüyüm.

    Ey amcam, bir de senin kardeşin oğlu vardır.
    Henüz doğmadan önce, bunlardan haberdardır.

    İstersen biraz daha bahsedeyim bunlardan.
    Mesela ben bedenen dünyaya geldiğim an,

    Yani o pazartesi gecesi, cenab-ı Hak,
    Yedi gökte, yedi dağ bir anda eyledi halk.

    Hem bu yerler, büyük ve geniş idi gayetle.
    Doldurdu buraları görevli meleklerle.

    Tesbih ve takdis ile meşguldür her bir melek.
    Yoktur başka işleri, kıyamet gününe dek.

    Bunların sevabını, her kim bana salevat,
    Okur ise, onlara bağışlarlar her saat.)

    Resulullahtan sonra, mübarek sahabiler,
    Bir gün, bir diğerini görseydi biri eğer,

    Derdi ki: (Gel kardeşim, biraz Efendimizden,
    Bahset de, azalmasın sevgisi kalbimizden.)

    Öyle severlerdi ki Sevgili Peygamberi
    Can siper olmuşlardı etrafında her biri.

    Onun tek bir kılına zarar gelmesin diye,
    Ölüme atılırdı herbiri seve seve.

    Derlerdi: (Mühim değil şu olsun, bu olmasın.
    Yeter ki, Ona asla bir zarar dokunmasın.)

    İslam için, her türlü güçlüğü aşa aşa,
    Peşinden giderlerdi kâfirlerle savaşa.

    Kendi vücudlarını yaparak birer kalkan,
    Allah'ın Resulünü korurlardı düşmandan.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Ezeli sırları ne ,bilirsin ne de ben
    Bu muammalı harfi, ne sen çözebilirsin nede ben,
    Perde arkasında sen ve ben dedikodusu var amma
    Perde kalktımı ne sen kalırsın, ne de ben.

Benzer Konular

  1. Şiirlerle Menkıbeler_Efendimiz - HİLYE-İ SAADET
    Konu Sahibi SiyahSancakTaR Forum Şiirler / Menkıbeler
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 4 Gün önce, 21:27
  2. Şiirlerle Menkıbeler_Efendimiz - VEFATI
    Konu Sahibi SiyahSancakTaR Forum Şiirler / Menkıbeler
    Cevap: 16
    Son Mesaj : 5 Gün önce, 23:40
  3. Şiirlerle Menkıbeler_Efendimiz - MİRAC MUCİZESİ
    Konu Sahibi SiyahSancakTaR Forum Genel İslami Paylaşımlar
    Cevap: 11
    Son Mesaj : 3 Hafta önce, 00:49
  4. Şiirlerle Menkıbeler_Efendimiz - İLK MÜSLÜMANLAR
    Konu Sahibi SiyahSancakTaR Forum Genel İslami Paylaşımlar
    Cevap: 28
    Son Mesaj : 3 Hafta önce, 22:51
  5. Şiirlerle Menkıbeler_Efendimiz....
    Konu Sahibi SiyahSancakTaR Forum Genel İslami Paylaşımlar
    Cevap: 21
    Son Mesaj : 4 Hafta önce, 16:31

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •