Sayfa 20 Toplam 31 Sayfadan BirinciBirinci ... 10181920212230 ... SonuncuSonuncu
Toplam 302 adet sonuctan sayfa basi 191 ile 200 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Günün Ayeti

  1. #191
    Durum
    Çevrimdışı
    Sahra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman Üye
    Üyelik tarihi
    03 Kasım 2017
    Mesajlar
    858
    Konular
    72
    Bahsedilen
    114 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    27

    Standart Cevap: Günün Ayeti



    Ey Rabb'im !
    Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat !



    Şu'arâ Suresi / 83. Ayet
    Yazıcızade ve NoktA bunu beğendiler.


    Gözlerin anlattığı cümleyi suskunlar dinler


    SAHRA


  2. #192
    Durum
    Çevrimdışı
    Sahra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman Üye
    Üyelik tarihi
    03 Kasım 2017
    Mesajlar
    858
    Konular
    72
    Bahsedilen
    114 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    27

    Standart Cevap: Günün Ayeti



    Allah'tan başka
    sığınacak kapı
    bulamazsın ...


    Kehf Suresi / 27. Ayet.
    NoktA ve Sükut bunu beğendiler.


    Gözlerin anlattığı cümleyi suskunlar dinler


    SAHRA


  3. #193
    Durum
    Çevrimdışı
    Sahra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman Üye
    Üyelik tarihi
    03 Kasım 2017
    Mesajlar
    858
    Konular
    72
    Bahsedilen
    114 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    27

    Standart Cevap: Günün Ayeti




    Allah, sabredenlerle beraberdir..


    “Enfal suresi, 66. Ayet
    Nazenin ve NoktA bunu beğendiler.


    Gözlerin anlattığı cümleyi suskunlar dinler


    SAHRA


  4. #194
    Durum
    Çevrimdışı
    Nazenin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman Üye
    Üyelik tarihi
    21 Ağustos 2017
    Mesajlar
    934
    Konular
    197
    Bahsedilen
    32 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    128

    Standart Cevap: Günün Ayeti

    Bismillahirrahmanirrahim.
    "... Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir."
    İbrahim Suresi :4. Ayet
    Sükut, Sahra ve "Aşk-ı Derun" bunu beğendiler.



    Müslümanım
    Diyen Herkes
    Müslümanca

    Yaşamak Zorundadır.



  5. #195
    Durum
    Çevrimdışı
    Yazıcızade - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ARTIK YOK
    Üyelik tarihi
    20 Aralık 2017
    Nereden
    Kocaeli
    Yaş
    26
    Mesajlar
    302
    Konular
    139
    Bahsedilen
    1 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    3

    Standart Cevap: Günün Ayeti

    Alıntı Nazenin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bismillahirrahmanirrahim.
    "... Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir."
    İbrahim Suresi :4. Ayet
    Müşrikler Kur’an’dan önceki kutsal kitapların genellikle İbrânîce veya Süryânîce indirilmiş olduğunu duyuyor ve biliyorlardı. Bu sebeple bu dillerin ilâhî vahyin özel dili olduğunu sanan bazı kimseler Kur’an’ın da Hz. Muhammed’e bu dillerden biriyle indirilmesi gerektiğine inanıyor, Arapça olarak indirilmiş olmasını yadırgıyorlardı (İbn Âşûr, XIII, 185). Bu yanlış anlayışı düzeltmek maksadıyla yüce Allah, peygamber hangi kavimden ise onlara iyice açıklasın diye mesajı o kavmin diliyle göndermiştir. Kur’an’ı tebliğ etmekle görevli Hz. Peygamber ve kavmi Arap olduğu için Kur’an Arapça olarak gönderilmiştir. Fakat bu durum, onun sadece Araplar’a indirilmiş olduğunu göstermez. Nitekim onun ilgi alanının evrensel ve bütün insanlığa hitap ettiğini gösteren birçok âyet mevcuttur (Bakara 2/185; Âl-i İmrân 3/138; Sebe’ 34/28).

    Allah Teâlâ âyetlerini gönderdikten sonra tercihini ısrarla inkâr yönünde kullananları zorla doğru yola iletmez. Bilâkis onları kendi irade ve tercihleriyle baş başa bırakır; inkârcılık ruhlarına yerleştikten sonra artık iman etmezler. Gerçeği araştırıp tercihini o yönde kullanmaya çalışanlara da Allah yardım ederek onları doğru yola iletir. İşte “Allah’ın dilediğini saptırması, dilediğini doğru yola iletmesi”nden maksat budur (bu konuda bilgi için bk. Bakara 2/7, 26).
    Nazenin, Sükut, Sahra ve 2 diğerleri bunu beğendiler..

  6. #196
    Durum
    Çevrimdışı
    Nazenin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman Üye
    Üyelik tarihi
    21 Ağustos 2017
    Mesajlar
    934
    Konular
    197
    Bahsedilen
    32 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    128

    Standart Cevap: Günün Ayeti

    Bismillahirrahmanirrahim

    "O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için, Arş'ı su üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır. Yemin ederim ki, (Resûlüm!): «Ölümden sonra muhakkak diriltileceksiniz» desen, kâfir olanlar derhal «Bu, açık bir büyüden başka bir şey değildir» derler."
    (Hud, 7)
    Sahra ve "Aşk-ı Derun" bunu beğendiler.



    Müslümanım
    Diyen Herkes
    Müslümanca

    Yaşamak Zorundadır.



  7. #197
    Durum
    Çevrimdışı
    Yazıcızade - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ARTIK YOK
    Üyelik tarihi
    20 Aralık 2017
    Nereden
    Kocaeli
    Yaş
    26
    Mesajlar
    302
    Konular
    139
    Bahsedilen
    1 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    3

    Standart Cevap: Günün Ayeti

    Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de kalın bir perde bulunmaktadır ve onlar için büyük bir azap vardır.(Bakara Suresi 2. ayet)

    Tefsir;

    Kur’ân-ı Kerîm’de insanların doğru yoldan sapmaları (dalâlet) veya doğru yolu bulmaları (hidayet), iyilik veya kötülük yapmaları, bunlardan birini tercih etmeleri (irade, meşîet); hakikate his, düşünce ve idrak kapılarını kapamaları (mühürleme, perdeleme) sonucunu doğuran fiiller birçok âyette Allah’a nisbet edilmekte, Allah’ın onlara böyle yaptığı, yaptırdığı ifade edilmektedir. Allah Teâlâ ilim, hikmet ve adalet sahibi olduğuna göre hem kullarına, onların irade ve etkileri olmadan günah işletmesi, onları doğru yoldan saptırması, kalplerini mühürlemesi hem de bunlardan dolayı kullarını ayıplaması, cezalandırması düşünülemez. Ayrıca pek çok âyet ve hadiste kulların iradelerinden, belli alanlarda hürriyete sahip olduklarından ve serbest tercihleriyle yapıp ettiklerinin iyi veya kötü sonucunu elde edeceklerinden söz edilmektedir. Aklın hükmünü ve naklin (vahiy) rehberliğini birlikte değerlendiren Ehl-i sünnet âlimleri şöyle bir sonuç çıkarmışlardır: Kader Allah’ın ezeldeki bilgisi ve hükmü, kazâ ise yaratılmışlar âleminde kaderin icrasıdır, yerini bulması ve uygulanmasıdır. Allah Teâlâ, kulların hür ve serbest bulundukları alanda ne yapacaklarını, neyi tercih edeceklerini ezelde bildiğinden, O’nun o alandaki kader ve kazâsı ile kulun hür tercihi birbirine uygun düşmüştür. Bu düzeni kuran güç ve irade, varlıklara mahiyet ve özelliklerini veren yaratıcıdır. Bu noktadan bakıldığında kulun serbest iradesiyle yaptığı fiiller de dahil olmak üzere her şey O’nun ilim ve iradesine uygun olarak oluşmakta ve gerçekleşmektedir. O istemeseydi kul irade ve tercih sahibi olamazdı; hayrı veya şerri, doğruyu veya yanlışı, küfrü veya imanı tercih edemezdi; kulağını hak davetine açamaz veya tıkayamazdı. Bu anlamda “hidayete erdiren, saptıran, mühürleyen, hayrı veya şerri işleten Allah’tır.” Bu makro düzeyden mikro düzeye inilerek kulun hayatı, idrak ve şuuru içinde olup biten davranışlara bakıldığında, kula ait hürriyet, irade ve tercih ortaya çıkmakta, etkili olmaktadır.


    Davranışları değerlendirmeye, aidiyeti tesbite böyle yaklaşıldığında, doğru veya yanlış yola giren, hayır veya şer işleyen, mümin veya kâfir olan, idrakini sınırlayıp karartanın... kulun kendisi olduğu anlaşılmaktadır. Âyet ve hadisler farklı üslûplarla bu iki bakış açısını da dile getirmekte, gerçeğin her iki yönden de görünüşünü vermektedir. Nitekim Nisâ sûresinin 155. âyetinde kâfirlerin kalplerinin kılıflanması veya mühürlenmesi, onların irade ve tercihlerini bu yönde kullanmış olmalarına bağlanmıştır. Yûsuf sûresinin 105. âyetinde de kâfirlerin yer ve göklerde mevcut olup Allah’ın varlık ve birliğini gösteren nice delili (âyet) görmemek için yüzlerini çevirip geçtikleri ifade edilmiş, böylece “kalplerin kılıflanması ve mühürlenmesi”nin mânasına, sebebine ve bu oluşta kulun tesirine ışık tutulmuştur. Bu hadîs-i şerif de konuya bir başka yönden açıklık getirmektedir: Mümin bir günah işlediğinde onun kalbinde bir nokta oluşur. Kul tövbe eder, günahı terkeder ve pişmanlık duyarsa kalbinden o lekeyi siler; aksine günaha devam eder ve arttırırsa leke de artar, sonunda bütün kalbini kaplar ve kilitler. Allah’ın “Hayır! Doğrusu şudur ki, yapıp ettikleri kalplerini kaplayıp karartmıştır” (Mutaffifîn 83/14) buyruğundaki “karartma”dan maksat budur (Tirmizî, “Tefsîr”, 5; İbn Mâce, “Zühd”, 29).


    Sonuç olarak insanların ceza ve azap görmelerine yol açıcı günahları işleten, onları buna mecbur bırakan Allah değildir. Onlara irade, tercih, güç gibi imkânları ve kabiliyetleri veren Allah’tır. Bunları O’nun rızâsı veya gazabı yönünde kullanan, sarfeden –ki, bu sarfa “kesb” denilmiştir– insandır. Dünyadan göçüp giderken insanın elinde ya cennetin anahtarı ya da cehennemin ateşi vardır. Bunları o kesbetmiştir. Dünya hayatı, sermayesi ömür olan bir ticarettir, bunlar da kulun elde ettiği kazanç veya uğradığı zarardır (ayrıca bk. Bakara 2/286)

    Sahra, NoktA, Nazenin ve 1 diğerleri bunu beğendiler..

  8. #198
    Durum
    Çevrimdışı
    Sahra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman Üye
    Üyelik tarihi
    03 Kasım 2017
    Mesajlar
    858
    Konular
    72
    Bahsedilen
    114 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    27

    Standart Cevap: Günün Ayeti



    "(Ey Muhammed!) Biz sana Kitab'ı insanlar için hakikatin ta kendisi olarak indirdik. Kim doğru yola girerse, kendi yararına girer. Kim de ondan saparsa, ancak kendi zararına sapmış olur. Sen onlardan dolayı sorumlu değilsin."

    (Zümer, 39/41)



    NoktA bunu beğendi.


    Gözlerin anlattığı cümleyi suskunlar dinler


    SAHRA


  9. #199
    Durum
    Çevrimdışı
    Nazenin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman Üye
    Üyelik tarihi
    21 Ağustos 2017
    Mesajlar
    934
    Konular
    197
    Bahsedilen
    32 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    128

    Standart Cevap: Günün Ayeti

    Alıntı Yazıcızade Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de kalın bir perde bulunmaktadır ve onlar için büyük bir azap vardır.(Bakara Suresi 2. ayet)

    Tefsir;

    Kur’ân-ı Kerîm’de insanların doğru yoldan sapmaları (dalâlet) veya doğru yolu bulmaları (hidayet), iyilik veya kötülük yapmaları, bunlardan birini tercih etmeleri (irade, meşîet); hakikate his, düşünce ve idrak kapılarını kapamaları (mühürleme, perdeleme) sonucunu doğuran fiiller birçok âyette Allah’a nisbet edilmekte, Allah’ın onlara böyle yaptığı, yaptırdığı ifade edilmektedir. Allah Teâlâ ilim, hikmet ve adalet sahibi olduğuna göre hem kullarına, onların irade ve etkileri olmadan günah işletmesi, onları doğru yoldan saptırması, kalplerini mühürlemesi hem de bunlardan dolayı kullarını ayıplaması, cezalandırması düşünülemez. Ayrıca pek çok âyet ve hadiste kulların iradelerinden, belli alanlarda hürriyete sahip olduklarından ve serbest tercihleriyle yapıp ettiklerinin iyi veya kötü sonucunu elde edeceklerinden söz edilmektedir. Aklın hükmünü ve naklin (vahiy) rehberliğini birlikte değerlendiren Ehl-i sünnet âlimleri şöyle bir sonuç çıkarmışlardır: Kader Allah’ın ezeldeki bilgisi ve hükmü, kazâ ise yaratılmışlar âleminde kaderin icrasıdır, yerini bulması ve uygulanmasıdır. Allah Teâlâ, kulların hür ve serbest bulundukları alanda ne yapacaklarını, neyi tercih edeceklerini ezelde bildiğinden, O’nun o alandaki kader ve kazâsı ile kulun hür tercihi birbirine uygun düşmüştür. Bu düzeni kuran güç ve irade, varlıklara mahiyet ve özelliklerini veren yaratıcıdır. Bu noktadan bakıldığında kulun serbest iradesiyle yaptığı fiiller de dahil olmak üzere her şey O’nun ilim ve iradesine uygun olarak oluşmakta ve gerçekleşmektedir. O istemeseydi kul irade ve tercih sahibi olamazdı; hayrı veya şerri, doğruyu veya yanlışı, küfrü veya imanı tercih edemezdi; kulağını hak davetine açamaz veya tıkayamazdı. Bu anlamda “hidayete erdiren, saptıran, mühürleyen, hayrı veya şerri işleten Allah’tır.” Bu makro düzeyden mikro düzeye inilerek kulun hayatı, idrak ve şuuru içinde olup biten davranışlara bakıldığında, kula ait hürriyet, irade ve tercih ortaya çıkmakta, etkili olmaktadır.


    Davranışları değerlendirmeye, aidiyeti tesbite böyle yaklaşıldığında, doğru veya yanlış yola giren, hayır veya şer işleyen, mümin veya kâfir olan, idrakini sınırlayıp karartanın... kulun kendisi olduğu anlaşılmaktadır. Âyet ve hadisler farklı üslûplarla bu iki bakış açısını da dile getirmekte, gerçeğin her iki yönden de görünüşünü vermektedir. Nitekim Nisâ sûresinin 155. âyetinde kâfirlerin kalplerinin kılıflanması veya mühürlenmesi, onların irade ve tercihlerini bu yönde kullanmış olmalarına bağlanmıştır. Yûsuf sûresinin 105. âyetinde de kâfirlerin yer ve göklerde mevcut olup Allah’ın varlık ve birliğini gösteren nice delili (âyet) görmemek için yüzlerini çevirip geçtikleri ifade edilmiş, böylece “kalplerin kılıflanması ve mühürlenmesi”nin mânasına, sebebine ve bu oluşta kulun tesirine ışık tutulmuştur. Bu hadîs-i şerif de konuya bir başka yönden açıklık getirmektedir: Mümin bir günah işlediğinde onun kalbinde bir nokta oluşur. Kul tövbe eder, günahı terkeder ve pişmanlık duyarsa kalbinden o lekeyi siler; aksine günaha devam eder ve arttırırsa leke de artar, sonunda bütün kalbini kaplar ve kilitler. Allah’ın “Hayır! Doğrusu şudur ki, yapıp ettikleri kalplerini kaplayıp karartmıştır” (Mutaffifîn 83/14) buyruğundaki “karartma”dan maksat budur (Tirmizî, “Tefsîr”, 5; İbn Mâce, “Zühd”, 29).


    Sonuç olarak insanların ceza ve azap görmelerine yol açıcı günahları işleten, onları buna mecbur bırakan Allah değildir. Onlara irade, tercih, güç gibi imkânları ve kabiliyetleri veren Allah’tır. Bunları O’nun rızâsı veya gazabı yönünde kullanan, sarfeden –ki, bu sarfa “kesb” denilmiştir– insandır. Dünyadan göçüp giderken insanın elinde ya cennetin anahtarı ya da cehennemin ateşi vardır. Bunları o kesbetmiştir. Dünya hayatı, sermayesi ömür olan bir ticarettir, bunlar da kulun elde ettiği kazanç veya uğradığı zarardır (ayrıca bk. Bakara 2/286)

    Yazıcızade ve "Aşk-ı Derun" bunu beğendiler.



    Müslümanım
    Diyen Herkes
    Müslümanca

    Yaşamak Zorundadır.



  10. #200
    Durum
    Çevrimdışı
    Nazenin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman Üye
    Üyelik tarihi
    21 Ağustos 2017
    Mesajlar
    934
    Konular
    197
    Bahsedilen
    32 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    128

    Standart Cevap: Günün Ayeti

    Bismillahirrahmanirrahim.

    "Mü'minler arasında çirkin şeylerin yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada da ahirette de çetin bir ceza vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz."
    (Nur, 19)
    Yazıcızade ve "Aşk-ı Derun" bunu beğendiler.



    Müslümanım
    Diyen Herkes
    Müslümanca

    Yaşamak Zorundadır.



Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Günün Ayeti: Alak suresi 1 - 2 (12.03. 18 / Pazartesi)
    Konu Sahibi Qasem Forum Hergüne 1 Ayet - Yorum
    Cevap: 9
    Son Mesaj : 31.Mart.2018, 13:36
  2. Günün Ayeti: Alak suresi 15 - 16 (20.03. 18 / Salı)
    Konu Sahibi NoktA Forum Hergüne 1 Ayet - Yorum
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 20.Mart.2018, 19:47
  3. Günün Ayeti: Alak suresi 6 -7 (15.03. 18 / Perşembe)
    Konu Sahibi NoktA Forum Hergüne 1 Ayet - Yorum
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 15.Mart.2018, 23:34
  4. Günün Ayeti: Alak suresi 3 - 4 - 5 (14.03. 18 / Çarşamba)
    Konu Sahibi NoktA Forum Hergüne 1 Ayet - Yorum
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 14.Mart.2018, 20:24
  5. Günün Ayeti 30 eylül
    Konu Sahibi ay düşüm Forum SP Günün Ayeti
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 30.Eylül.2017, 14:05

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •