AKCA

Osmanlilarda ilk defa tedavul eden gümüş para.Vaktiyle mütedavil bulunmuş bir kücük gümüş sikke. Sarraflarin para saydiklari kenarli ve bir tarafi dar ve acik tahta.

“Ak”, Türkce´de beyaz demek olunca, akca “beyaz sikke”anlamina gelir. Akca adli para Osmanlilar da ilk olarak Orhan Gazi tarafindan 1327 (H. 727) yilinda Bursa´da bastirilmiştir. İlk basilan akcanin agirligi miskalin dörtte biri yani alti kirat ve 1,154 gramdan ibaretti. Ayari da yüz de doksandi.

Gümüşten basilan Selcuk dirhemleri, bir şer´i dirhem 14 kirat agirligindaydi. Bu vezin en son basilan gümüş kuruşluklarin veznine eşit, ayari ondan biraz yüksek, capi da bir parca büyüktü. Mecidiye kisimlarinda olan kuruşlarin ayari yüzde 83 oldugu halde, akcanin ayari yüzde 90 idi.

İlk akcalarin üzerinde basim tarihi yoktu. Bir yüzünde kelime-i şehadet, öbür yüzün de ise, “Allah Orhan´in saltanatini ebedi kilsin” anlamina gelen Arabca cümle yaziliydi.

Akcalara ilk tarih Yildirim Bayezid zamaninda konulmuştur. Basim yerinin gösterilmesi usulu ise Yildirim´in oari devrinde basilmiştir. Osmanli sikkelerinde tugra ilk olarak Bayezid´in büyük oglu Süleyman Celebi adina basilan sikkeye konulmuş, sonra üc asir kadar ara sira bazi gümüş ve bakir meskükatta görülen tugranin İkinci Mustafa´dan sonra bütün sikkelere konulmasi adet ve teamül halini almiştir.

Osmanlilar´in son devrine kadar paranin katlari ve cüzleri icin yapilan taksimlerde, 1 kuruş = 40 para, 1 para = 3 akca ve 1 akca = 3 pul olarak itibari bir taksime tabi tutulmuştu. Kuruşun Osmanli paralarinda kiyas birimi olmasindan önce (II. Süleyman devri), bu vazifeyi akca görmekteidi. (Şamil İslam Ansiklopedisi Ct. 1 Sf. 82-83/Heyet)