Kimlik doğduğun bir şey olmaktan çıktı ve bir göreve dönüştü:
Kendi cemaatini kendin oluşturmak zorundasın.
Ama cemaatler yaratılmaz, bir zümreye ya aitsindir ya da değilsindir.
Sosyal ağların yaratabileceği şey bir alternatif (ikame).
Cemaat ile ağ arasındaki fark şu:
Sen bir cemaate aitsindir, ama ağ sana aittir.
Dizginler elindeymiş gibi hissedersin.
Dilersen arkadaş eklersin, dilersen silersin.
İlişkin olan önemli insanların kontrolü senin elindedir.
Sonuç olarak insanlar kendilerini biraz daha iyi hisseder, çünkü bireyci çağımızın büyük korkusu yalnızlık, terk edilmişliktir.
Ancak internette arkadaş ekleyip çıkarmak o kadar kolaydır ki, insanlar sokağa çıktıklarında, işe gittiklerinde, mantıklı bir etkileşime girmeleri gereken çok sayıda insanı bir arada bulacakları herhangi bir yerde gerekli gerçek sosyal becerileri edinmeyi başaramazlar.
Esas diyalog sizinle aynı şeylere inanan insanlarla konuşmak değildir.
Sosyal medya bize diyalog kurmayı öğretmiyor, çünkü anlaşmazlıktan kaçınmak çok kolay.
Ancak insanların çoğu sosyal medyayı bir araya gelmek veya ufuklarını genişletmek için değil, tam tersine, kendilerine kendi seslerinin yankıları olan sesleri duyacakları, kendi yüzlerinin yansıması olan yüzleri görecekleri bir konfor alanı yaratmak için kullanıyor.
Sosyal medya çok kullanışlı ve keyifli bir tuzak.
Kaynak: El Pais / Z. Baumann