Toplam 5 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 5 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni
  • 1 gönderen SiyahSancakTaR

Konu: Bilinmeyen Yönleriyle II. Abdülhamid Han

  1. #1
    Durum
    Çevrimiçi
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,181
    Konular
    1573
    Bahsedilen
    192 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Bilinmeyen Yönleriyle II. Abdülhamid Han

    usuf İbn Abdül Hadi 17.yy “Silsile-i name”sinde Türk Hanedanlarının seceresini Hz Âdem (as)a kadar dayandırır.

    Yani Hz Âdemin oğlu Hz Şit, onun oğlu olan Lemekin, onun oğlu Hz Nuh ve onun oğlullarından biri olan Yasafein soyundan gelme Türk. Yani güçlü kuvvetli heybetli anlamına gelen atamız Türkün torunları olduğumuz söylenir.
    Buradan başlayan Oğuz nesli bir müddet Asyada kalarak Altay ve Ural topraklarında yaşarlar. Daha sonraları bu topluluk 24 büyük boya bölünürler. Bu boyların en kuvvetli olanı Kayı Boyudur.
    Kayı Boyu Buhara bölgesine yerleşip Horasanda güçlü Oğuz Kayı Boyu olarak hızla büyür ve güçlenir.
    Büyük Selçuklu İmparatorluğu ile ilk Osmanlı İmparatorluğunu temelleri artık atılmıştır. Bu güçlü, kuvvetli heybetli korkusuz kavimden olağan üstü bilge liderler çıkar.
    Yani: “Tarih Türkler ile Başlar” dersek pekde haksız sayılmayız.
    İbn Ebi’d-Dünya adıyla tanınan Şeyh Ebu Bekr el-Mugide’l-Cerceranî’nin ahir zaman üzerine yazmış olduğu kitabında yüce Peygamber (s.a.v) efendimize dayandırdığı hadise göre Allahü Taala “Benim bir ordum vardır, ona Türk adını verdim ve onları doğuya yerleştirdim. Bir ulusa kızdığım zaman Türkleri o ulus üzerine musallat ederim‘” dediğini aktarır
    İşte bu, Türkler için bütün insanlara karşı bir üstünlüktür. Yüce Allah, onların adlandırılmasını bizzat kendisi yapmış, onları yeryüzünün en yüksek yerinde, havası en temiz ülkelerinde yerleştirmiş ve onlara ‘Kendi ordum’ demiştir. Bu sebeptendir ki tarihin her zaman diliminde Türk ordusu Allahın yardımlarını almış, dünyanın en yenilmez ordusu olmuştur.
    Türklerin her bir boyunun sayılarının bilinmeyecek kadar çok kollara ayrıldığını belirten Kâşgarlı Mahmud bu kolların sayısını ancak Yüce Allah’ın bilebileceğini belirtir ve yalnızca büyük boyları ve ana kolları eserinde zikreder.
    Ancak Kâşgarlı Mahmud’un Oğuzlara özel bir önem verdiği, Oğuzların bütün kollarını adlarıyla, damgalarıyla birlikte ayrıntılı bir biçimde anlattığı görülür. Çünkü o zamanlarda Oğuzların çoğunluğunu oluşturduğu Selçuklu Sultanı Alparslan’ın ordularının Anadolu’da ilerlemesi ve siyasi bir güç olarak kendi adından bahsedilmesi söz konusudur.
    Yine kaşgarlı mahmut divanı Lügat-it Türk isimli kitabında Peygamber efendimizin şu hadisi ile Türklerin dünyaya egemen oluşunda nasıl bir başarı elde edeceklerine dikkati çeker.
    Peygamber efendimiz buyurmuşlardır ki “Türklerin dilini öğreniniz, zira onların egemenliği uzun sürecektir” Alpaslan Gündüz Alp, Kaya Alp, Süleyman Şah, Ertuğrul Gazi ve sonunda Osman Gazi ile Osmanlı imparatorluğu kurulur.
    Bu anlı vede şanlı devlet, bir rüyanın Şeyh Edebali tarafından yorumlanmasından sonra, Allahın rızası ile kurulduğu için tam 700 yy bekasını devam ettirir.
    1281 yılında ölen Ertuğrul Gazinin yerine 3 çocuğunun en genci olan Osman seçilir. Kayı Boyu Hanı olarak seçildiğinde daha henüz 23 yaşında bir delikanlıdır.
    ay düşüm bunu beğendi.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  2. #2
    Durum
    Çevrimiçi
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,181
    Konular
    1573
    Bahsedilen
    192 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: Bilinmeyen Yönleriyle II. Abdülhamid Han

    Bu genç yaşına rağmen onun genlerinde olan muhteşem bir idareceilik ve siyasi yetenek vardır.
    İdare makamlarını kontrol etme ve idareci sınıf mensuplarına Hanlar, Emirler, Uç Beyleri, Şeyhler ile hükmetmeye tam otorite verir. Bu idare şekli zamanla içinde değişik gurupları barındıran bir Osmanlı kültürünün doğuşuna doğru şekil alamaya başlar. Osman Gazi, İmparatorluğu Uç Beyleri tarafından yönetilen üç beyliğe böler.
    Çok olağanüstü bir savaşçı olmasına rağmen Barışçı bir idare tarzı vardır. Mürşidi Şeyh Edebali’nin kızı Mal Hatun ile evlenir ve Anadolu’daki Hellenistik yapıyı yıkıp yerine Türk kültürünü yerleştirir.
    Tam 37 yıl hükümdar olarak İmparatorluğun başında kalır. Ve 1326 yılında vefaat ettiğinde şöyle bir vasiyet bırakır:
    “Sevgili evlatlarım ve arkadaşlarım benim sizden ilk isteğim dünyada yaşadığınız sürece mücahedeye devam ederek dini celil islamın yüceliğini ayakta tuttun. Cihadın mükemmelliğine erişerek Hz Muhammed’in Sancak-ı Şerifini her zaman kaldırın. Bütün hayatınız boyunca islama hizmet edin. Çünkü Cenab-ı Hak beni aciz kulu olarak ülkeleri feth etmem için vazifelendirdi. Kelime-i tevhidi bütün dünyaya yayın. Benim şanlı evlatlarımdan her kim şeref ve adaletten ayrılırsa Resulü Azam Muhammet (s.a.v) efendimizin şefaatinden mahrum kalsın.
    Sevgili evladım. Ölüme boyun eğmeyen insan yoktur. Şimdi takdiri ilahiyle ölüm bana yakındır. Saltanatı sana emanet ediyorum ve seni her şeyi bilen Cenab-ı Hakka emanet ediyorum. Her işinde adaletin üstünlüğünü koru.”
    İşte muhteşem Osmanlının evladına bıraktığı muhteşem miras ilk öncelikle Peygamber sünnetiydi. Böylece sürüp giden muhteşem İmparatorluk artık inişe geçmişti. Yani artık Osmanlının son günleriydi. Avrupalılar ona “Hasta adam” diyorlardı.
    Şimdi ise tahttaki kişi Osmanlının 34 padişahı ve İslam halifelerinin 99 uncusuydu.
    21 Eylül 1842 tarihinde İstanbul’da doğmuş, Uzun boylu, buğday benizli ve siyah gözlüydü. Babası batı hayranı olan paşalar tarafında tahttan indirilip şehit edilmiş Abdülmecit Han. Annesi ise Tir-i Müjgan Sultandı. Saltanatı devraldığı yıl ise 1876.
    Saltanatı devralırken kendisine bir tek şart sürülmüştü: Hiç bir işe karışmayacak dı.
    Babasının padişahlığı zamanında özel yetiştirilmiş, kültür derslerinin yanında musiki dersleri almış. Piano çalmayı öğrenmiş, devrin en kıymetli âlimlerinden dersler alarak güzel bir eğitim ile yetişmişti. O herkesi kıskandıracak deha derecesinde siyasi bir zekâya sahipti.
    O kendisini sevenler için Ulu Hakan, sevmeyenler için Kızıl Sultandır. Onun yaptığı en önemli işlerden biride içteki ve dıştaki saldırılara karşı Hamidiye Alaylarını kurmasıdır. Doğu Anadolu da Ermeni hareketlerine karşı kurduğu bu alay ile bölgelerde büyük ölçüde asayişi sağlamış, Ermeni isyanını bastırmıştır.
    Ve bu sebeptendirki Ermeni asıllı Fransız yazar Albert Vandal onun hakkında kan döken sultan anlamında “Kızıl Sultan” yakıştırmasını yapar. Ve bu Kızıl Sultan sloganı ile genç nesilleri yanıltmayı başarır.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  3. #3
    Durum
    Çevrimiçi
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,181
    Konular
    1573
    Bahsedilen
    192 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: Bilinmeyen Yönleriyle II. Abdülhamid Han

    Tahta geçtiği andan itibaren Memlekette büyük bir imar ve eğitim seferberliği başlatır. Arkasından pek çoğu kendi şahsi parasından olmak üzere okul cami, köprü, hastahane, çeşme gibi tam 1552 eser bırakır.
    Onun Tahttan indirilmesinin hemen ardından imparatorlğun dörtte üçü elden çıkarılmış ve bu gün dahi orta doğuda sulh ve sükun sağlanamayacak kadar çıkmaza girmiştir. Çünkü o yabancılara toprak satışını yasaklayan bir yasa çıkartmıştır. Buna rağmen İttat ve Terakki komitesinin ilk icraatlarından biri filistin dahil olmak üzere memleket topraklarının satışını sağlamak olmuştur.
    Onun için vatan, milletin ortak malıdır ve asla satılamaz. Bu sebeptendir ki şu gün orta doğu siyonizm oyuncağı haline gelmiştir. Enver Paşa, Cemal Paşa, Talat paşa tarafından devamlı olarak çalışmaları engellenir.
    1909 yılında tarihe “31 Mart Vakası” olarak geçen, bütün bir yüzyılın kaderini değiştiren bir olay yaşanır. Kandırılmış bir kısım insanlar birinci ordudaki birliklerden bir kısmını arkalarına alarak “şeriat isteriz!” diye meydanlarda bağırmaya başlarlar, Ulema sınıfının “bu isyanın şeriatla ilgisi yoktur” diye bildiri yayınlamalarına rağmen, bu bir “din ayaklanması” diye düzmece bir irtica olayı sahnelenir.
    Tahttan indirildiğinde yüksek bir veli derecesinde olan Büyük Hakan: “Bu Cenabı Hakkın bir Takdiridir.” diyerek elinde muazzam kuvvetler olduğu halde müdahale etmeden tahtı hemen terk eder. Çünkü yıllar önce Şeyhi ona 33 yıl hüküm süreceğini söylemiş bu sebepten hiç direnmemiştir.
    Bu isyandan sonra Osmanlı Devleti daha fazla ayakta kalamayacaktır.
    Ordu komutanı olan Mehmet Şevket Paşa, hiçbir Osmanlı hükümdarına nasip olmayan bir iktidarla ülkeyi yaklaşık 4 (dört) sene dilediği gibi yönetmiştir.
    “Ülkeyi pislikten temizliyorum, sizi korkularınızdan kurtarıyorum, korktuğunuz geçmişinizden sizleri sıyırıyorum” diyerek Osmanlı Devletine ait bütün jurnalleri yaktırmış, Osmanlıya ait bütün ihbar mektuplarını, yazılı kararları, devletin tüm bilgilerini, yani Osmanlı belgelerini yok etmiştir.
    Abdülhamit Han 31 Mart vakasını hatıralarında şu şekilde anlatır.
    “Olayların ve acemi idarenin her gün bir suretle izhar ettiği tahrik edici olaylar elbette infilak edecekti. Hatta 31 martın bu kadar tehiri bile şayanı hayrettir. Hiç kimseye bir hesap vermek zorunda olmadığım bir zamanda yemin ederek temin ederim ki ben bir fenalık olmaması için elimden geldiği kadar çalıştım.”
    Bir iddaya görede 31 Mart vakası İttat ve Terakki ve İngiltere’nin onu tahttan indirmek için hazırladığı planın bir parçasıydı. Abdülhamid Hana Filistin sebebiyle husumet besleyen mason teşkilatları ona misilleme olarak bu olayı tertiplemişlerdi.
    Nitekim onun tahttan inmesinin hemen akabinde Yahudiler Filistin’de toprak satın alma izinini koparmışlardı. Ve İmparatorluk hızla parçalanmış vatan toprakları satılmaya başlamıştı. Bu İngilterenin istediği bir şeydi ve istekleri gerçek olmuştu.
    O tarihlerde Yahudiler, Filistin’den toprak istemişlerdi; Doktor Theodor Herlz, 1896 yılında İstanbul’a gelerek, padişahla görüşmüş ve Filistin karşılığında, padişaha 20.000.000 (yirmi milyon) sterlin vermeyi vede Osmanlının bütün borçlarını ödemeyi teklif etmişti.
    Daha da ileri giderek “Musevilerin etkin bir yardımı olmadan, mali sorunların çözümünde Osmanlı Devleti’nin hiç bir başarı gösteremeyeceğini” vurgulamaktan da geri kalmamıştı. Theodor Herlz, huzurdan ayrıldıktan sonra, padişah, yanında gelen arkadaşına hitaben: “Eğer Bay Herlz, senin benim arkadaş olduğun gibi arkadaşın ise, ona söyle bu meselede ikinci bir adım atmasın. Ben bir karış dahi olsa toprak satmam, zira bu vatan benim değil, milletime aittir” demiştir.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  4. #4
    Durum
    Çevrimiçi
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,181
    Konular
    1573
    Bahsedilen
    192 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: Bilinmeyen Yönleriyle II. Abdülhamid Han

    Abdülhamit Han Kuran’a ve Peygamber sünnetine sımsıkı sarılmış çok dindar bir insandı. Kızı Ayşe Sultan bunu anılarında şöyle anlatır.
    “Babam doğru ve tam itikata sahip bir müslümandı. Namazını hiç kaçırmaz, ramazanlarda namazını Süleymaniye Camiinde kılardı. Orada açılan sergilerden de alışveriş ederdi. Sarayın hususi bahçesinde beş vakit Ezan-ı Muhammedi okunurdu. Babam devamlı olarak “din ve fen” derdi. Bu ikisine de itikat etmenin caiz olduğunu söylerdi“.
    İlk kız okulları Dar-ül Muallimat onun zamanında açıldı. Bilinenin aksine okuma seferberliği onun zamanında başlatıldı.
    Fatma Pesend Hanım ile evliliğinden bir sene sonra Hatice sultan isminde bir yavruları dünyaya gelir. Ancak hatice sultan 8 aylıkken kuşpalazı olup vefat eder. Bunun üzerine Osmanlı imparatorluğunun ilk çocuk hastanesi olan Şişli Etfal Hastanesini yaptırır. Eşi fatma hanım da tahttan ininceye kadar hastanenin idaresinde çalışır.
    1906 yılında ise Okmeydanındaki Darülacezeyi kurar. Yine onun zamanında petrol araştırması raporlarında Musul, Kerkük, Bağdat ve Erbil’de gösterilen petrol yataklarının yanınd Diyarbakır, Mardin, Bismil, Siirt, Hakkâri gibi yerlerde petrol yataklarını tesbit ettirir. Bu bilgiler ve devlet için yaptığı bu çalışmalar elbette dış güçleri çok rahatsız edip onların huzurunu kaçıracaktır.
    Milli gazete yazarlarından Afet Ilgaz bir makalesinde şöyle der.
    Atatürkün birçok inkılâpta Abdülhamit Hanın projelerini geliştirdiğini bazılarında projeleşmeyen ama heyecan halinde duyulmuş olan yeniliklerin Atatürk’te olgunlaştığını gördüm.
    Abdülhamit Han zamanında başlayan devlet öncülüğündeki sanayi kalkınması Atatürk zamanında şu başarılarla devam ediyordu. İplik bez ve kumaş fabrikaları, Kayseri uçak fabrikası, bankalar, Tarım Kredi Kooperatifleri, Türkiye Malzeme Ofisi, şeker, çimanto, süttozu, gülyağı, kükürt, zehirli gaz maskesi şişe ve cam sanayi.
    Ayrıca kuduz mikrobunu bulan Pastöre de araştırmaları için kendi cebibden yüklüce bir para yardımında bulunduğu bilinir.
    Tahttan indirildikten sonra önce Selanik’e sürülmüş, kendisine birçok işkenceler yapılmış ve Selanik’in düşman işgali altında kalma ihtimaline karşın İstanbul Beylerbeyi Sarayı’nda oturmaya mecbur edilmiştir. Büyük Hakan 1918 senesinin 10 Şubat’ında Beylerbeyi sarayında hayata gözlerini yummuş, Divan yolundaki Sultan Mahmud Türbesine, amcası Sultan Abdülaziz ile dedesi İkinci Mahmud’un yanına defnedilmiştir. Çok ibrettir ki cenazesinde en hararetli düşmanları, onun aleyhinde olanların bile ağladığı söylenir.
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

  5. #5
    Durum
    Çevrimiçi
    SiyahSancakTaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CEDDİ OSMANLI !...
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2017
    Nereden
    PAYİTAHT...
    Mesajlar
    11,181
    Konular
    1573
    Bahsedilen
    192 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart Cevap: Bilinmeyen Yönleriyle II. Abdülhamid Han

    • Memlekete yaptığı hizmetler anlatmakla bitip tükenecek gibi değildir. İşte bundan bazıları:
    • Polis teşkilatının geliştirilmesi
    • Komiserlik ve baş komiserlik makamlarını ihdası
    • Ceza ve Ticaret Usulü kanunlarını çıkartması
    • Askeri dikimevleri, tersaneler, feshanelerin kurulması.
    • İstanbul İzmir limanlarının tahsis edilmesi
    • Hereke Halı ve Dokuma, Beykoz Deri, Yıldız Çini, Cibali Tütün, Yedikule İplik ve Havagazı, Kireç burnu Tuğla, Çubuklu Cam, Fabrikalarını işletmeye açılması. Zirai alanda haralar, örnek çiftliklerin tesis edilmesi;Ziraat, Baytar, İpek böcekçilik, Halkalı Ziraat, Orman ve Maden, Ticareti Bahriye, Mülkiye, Hukuk, Sanayi Nefise, Tıbbiye, Ticaret ve Hendese-i Mülkiye, Darul-muallim, Darülfünungibi her dereceden okulların açılmasıdır ki bugün hepsi dekullanılmaktadır.
    • Arkeoloji, Askeri Müze, Yıldız ve Beyazıt Kütüphaneleri
    • Gureba Hastanesi, Hamidiye Etfal Hastanesi, Yıldız AskeriHastanesi ve bugünkü Darülaceze. Hamidiye çeşmeleri ve Terkos Su Şirketi. Kültür, Sanat ve Mimari gibi konulara önem veren ve ince ruhlu bir padişah olan Sultan İkinci Abdülhamid döneminde, özellikle yabancı mimarların faaliyetleri göze çarpar. Sultan İkinci Abdülhamid’in padişahlığı döneminde yerli ve yabancı mimarların yaptığı bazı eserler şunlardır; İstanbul Askeri Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi, Yüksek Ticaret Merkezi, Tarabya İtalyan Sefareti, Haydarpaşa Tıbbiye Mektebi, Düyun-u Umumiye ve Karaköy Osmanlı Bankası, Karaköy Palas İş hanı, Maçka Palas, Ankara İş Bankası, İstanbul Maçka İtalyan Sefareti, Haydarpaşa Garı, Sultanahmet’te Alman Çeşmesi, Sirkeci Garı, Kütahya Ulu Camii, İstanbul Yıldız Hamidiye Camii, Cihangir Cami ve daha pek çok eser ona nasip olmuştur.
    • Osmanlı Hanedanının modern Türkiyeye verdiği en büyük miras, Türkiyenin güçlü şahsiyetlerinin mirasıdır.

    Osmanlı Ruhunu taşımak demek, İnsanlığın ahlaki değerlerini korumak, konu komşuya karşı hak ve hukuka riayet etmek, iş hayatında dürüstlük, muhtaca yardım ve merhamet, eşe dosta ve aileye şefkat, samimiyet, adap ve arkan içinde sahip olduğu örf adet ananelere saygı duyarak bunları yaşatmak demektir. Düşmanın dahi haklarına saygı ve hoş görü, her şeyden önce hakiki hak ve adaleti muhafaza etmek, yani özetle Osmanlı ruhu taşımak demek: Kuran Ahlakıdır.
    Bu güne kadar Osmanlı hanedanları zalim, merhametsiz, nefsinin afetlerine uymuş, yozlaşmış gibi gösterilsede aslı asla böyle değildir.
    Bu gün modern bir Türkiye varsa bu Osmanlı’nın değerli mirasıdır.
    Güzin Osmancık
    ]




    RUHUN ŞAD OLSUN EY CEDDİ!......


    Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.

    Cennet Mekan Ulu Hakan Abdulhamid Han Hazretleri

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Efendimiz Hz. MUHAMMED (s.a.v) fazla bilinmeyen faziletleri
    Konu Sahibi Strong Forum Hz. Muhammed (s.a.v) ve Mücadelesi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Mart.2018, 14:04
  2. Tüm Yönleriyle Kerbela Olayı Prof. Dr. Adem Apak
    Konu Sahibi NoktA Forum Sahabeler & Ehlibeyt
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 23.Eylül.2017, 19:59
  3. UpCall ile bilinmeyen numara kalmayacak
    Konu Sahibi ayibogan Forum SP Teknoloji - İnternet Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 31.Ağustos.2017, 14:21
  4. Osmanlının Bilinmeyen Özellikleri
    Konu Sahibi Turan Forum Bunları Biliyormusunuz ?
    Cevap: 7
    Son Mesaj : 09.Mayıs.2017, 09:38
  5. Kaya tuzunun bilinmeyen faydaları
    Konu Sahibi Mystery Forum SP Genel Sağlık Bilgileri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Şubat.2017, 22:48

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •