Bir adam gelip Allah Resûlü’nün (s.a.v.) yanına oturarak şöyle dedi:

"Benim kölelerim var. Bana sürekli yalan söylüyorlar, hıyanet ediyorlar, emrime isyan ediyorlar. Ben de buna karşılık onlara sövüp sayıyorum, dövüyorum. Benim durumum nedir?”

Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle cevap verdi:

“Kıyamet günü olduğunda onların sana yaptıkları hıyanet, isyan ve yalan söylemeleri hesap edilir. Sonra da senin onlara uyguladığın ceza hesap edilir. Eğer senin uyguladığın ceza onların suçuna denk ise bu durumda ne senin lehine ne de aleyhine bir durum söz konusu olmaz. Eğer senin uyguladığın ceza onların suçlarından daha fazla ise bu fazlalık sebebiyle sana kısas uygulanır.”

Adam, biraz öteye çekildi. Ah vah ederek ağlamaya başladı. Bunun üzerine Allah Resûlü (s.a.v.) ona şöyle seslendi:

“Sen hiç Allah’ın şu sözlerini okumuyor musun?

“Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz.” (el-Enbiyâ, 47)”

Adam şöyle dedi:

“Ey Allah’ın Resûlü! Benim için de onlar için de en iyisi benim onları bırakmam. Sen şahit ol ki onların tümü hürdür.”

(Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 22)


https://m.facebook.com/story.php?sto...71313576620312