Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Status
    Offline
    ALI
    ALI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ehli Sunnet
    Üyelik tarihi
    15 Eylül 2017
    Nereden
    Almanya
    Yaş
    45
    Mesajlar
    1,740
    Konular
    179
    Bahsedilen
    21 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    14

    Standart Kutubi Sitte´de Mevzu Hadis Var Mi?

    BUHARİ VE MUSLİM

    Buhari ve Muslim tasnif olunmus hadis kitablari arasinda en güvenilir olmalariyla birlikte; alimlerin cogunluguna (cumhur) göre, Buhari´nin kitabinin Muslim´in kitabina tercih olunacagi aciklanmistir.

    Sahih-i Buhari´nin Muslim´e takdim olunusunun cesitli sebebleri bulunmaktadir.

    Bunlari söylece özetlemek mümkündür:

    1.Buhari´nin kendilerinde hadis nakletmekte tek kaldigi ravilerin sayisi 430 kadar olup, bunlardan yanliz 80´i za´f yönünden tenkid edilmistir.

    Muslim´in kendileinden hadis almakla tek kaldigi ravilerin sayisi ise 620´yi bulur ve bunlar arasinda tenkide ugrayanlar 160 kisidir. Süphesi, tenkide ugramayan kimselerden hadis rivayet etmek tenkide ugrayan kimselerden rivayet etmekten daha iyidir. Hic olmazsa, tenkide ugrarayanlardan daha az hadis alinmasi tercih sebeblerinden biri olur. (Talat Kocyigit, Hadis İstilahlari, Ankara 1980, s. 388).

    2.Buhari´nin tenkid olunan kimselerden rivayetle tek kaldigi ravilerin cogu, kendileriyle karsilastigi, onlarla bir arada bulundugu hallerini yakindan tanidigi, hadislerine muttali oldugu ve sahih olanlarini bildigi kendi hocalaridir.

    Halbuki Muslim´de tenkid edilen kimselerden hadis almakta tek kaldigi raviler, kendi asrindan önceki tabakalardandir. Aslinda muhaddis, kendi seyhlerini, onlardan öncekilere nisbetle daha iyi tanir.

    3.Buhari´nin sihhat icin ortaya koydugu sartlar, daha kuvvetli ve daha siddetlidir. Buhari hadislerini genellikle hifz ve itkan yönünden birinci tabakada yer alan ravilerden muttasil olarak, bunu takib eden tabakalardakinden ta´lik olarak naklettigi halde; Muslim, asil olan hadisleri genellikle bu ikinci tabakadaki ravilerden almistir. (Talat Kocyigit, a.e.g., s. 388).

    4.Buhari, ravide, kendisinden hadisrivayet ettigi kisi ile bir defa da olsun karsilasmis olma sartini arar. Muslim ise, görüsmüs olmayi degil görüsebilme imkaninolmasini yeterli görür. (İsmail Lütfi Cakan, Hadis Edebiyati, İstanbul 1985, s. 60).

    Sahih-i Buhari´nin pek cok nushalari bulunmaktadir. Zira Buhari, Sahih´ini bizzat kendisi onbinlerce talebeye okutmustur. Bu kadar talebe icinden bin kadari Sahih´in ravisi olmustur. Bunlarin icinden de ancak bes tanesinin isimleri bilinmektedir. Bunlar, sirasiyla, el-Firebri, en-Nesefi, En-Nesevi, el-Bezdevi ve el-Mehamili´dir. (İsmail Lütfi Cakan, a.g.e., s.50).

    Sultan Abdulhamid´in emriyle ve Yunini nushasi esas alinarak Misir´da 1313´de yapilan dokuz ciltlik Buhari baskisi en güvenilir olanidir. Haci Zihni Efendi tarafindan harekelenerek Matbaa-i Amire´de 1315 yilinda sekiz cild halinde yapilan baski da muteberdir ve memleketimizde yaygindir.

    Sahih-i Buhari üzerinde ayrica pek cok serhlerde yazilmistir. Bu serhlerden bu gün elde mevcut ve mütedavil olanlari Kirmani´nin serhi, İbn Hacer´in “Fethu´l-Bari”si; Ayni´nin “Umdetu´l-Kari”si ve Kastallani´nin “İrsadu´s-Sari” isimli serhidir.

    Sahih-i Buhari´nin bir ihtisari olan ez-Zebidi´nin “Et-Terridi´s-Sarih li Ehadisi´l-Camii´s-Sahih”i Türkceye Ahmed Naim ve Kamil Miras tarafindan tercüme edilmistir. Buhari´nin tam olarak tercümesi de ayrica Mehmed Sofuoglu tarafindan “Sahih-i Buhari ve Teercemesi” adiyla gerceklestirilmis ve İstanbul´da basilmistir. (Şamil İslam Ansiklopedisi Ct.5. Sf. 321/Heyet).

    BUHARİ´Yİ TENKİD

    İslam alimleri, Buhari´yi kazandigi söhrete bakarak tenkid disi tutmamislardir. Ta bidayetlerden beri bir kisim ravi ve hadislerinin zayif oldugu sihhat sartlarina uymadigi ileri sürülmüstür. Bunu ilk yapanlardan biri, tenkidcilikte teseddüdüyle söhret yapmis olan Darakutni´dir (V. 385). İbnu Kayyim el-Cevziyye de bir hadisin mevzu oldugunu iddia etmistir. Ancak, diger İslam alimleri, buiddialari cevaplandirarak vaz ve hatta zayiflik iddialarini reddederler.

    Buhari´ye yönetilen tenkidlerin mahiyetini ve onlara verilen cevaplarla ilgilibir kisim teferruati, az ilerde Sahihayn´in Tenkid bahsinde isleyecegiz. Burada, Buhari hakkinda yapilan tenkidlerle ilgili İbnu Hacer´in yaptigi bir aciklamadan kisa bir iktibas yapacagiz.

    Hedyu´s-Sari´de sunlari söyler: “Buhari´ye yöneltilen illet iddialarini hepsi de hadisi cerh edici mahiyette degildir. Aksine cogunluguna verilecek cevap pek aciktir ve bu kisim, cerh´ten beridir. Bir miktarina da cevap verilecek durumdadir. Az bir miktaria cevap vermekte zorluk vardir. Kim, tenkide ugrayan hadislere müracaat eder ve bunlara yönltilen tenkidlere muttali olursa, su gercegi görür.

    Bu tenkidler Sahih´in özüne temas etmmekte, sekli bir tenkid olmaktadir. Ulemayi, bu tenkidlere sevkeden husus da, onlarin titizlikteki asiriliklari ve dini meseleler karsisindaki uyanikliklaridir. Sözgelimi, mursel görülmesine ragmen, gercekte mevsul olan ve mevsul muamelesi gören bir hadisin mursel oldugunu söylemeleri gibi”.

    Hülasa, Buhari´nin ravilerine olsun, hadislerine olsun tevcih edilen tenkidler, Sahih´in ilmi degeri hususunda ulemanin icmaina, Cumhur´un Kur´an´dan sonra gelen en sahih kitab oldugu hususunda ittifakina zarar verecek mahiyette degildir. Sahih´te yer alan herbir hadisin kesin ilim ifade edip etmiyecegi hususunda alimler ihtilaf etmislerdir. İbnu Salah: “Kesin ilim ifade eder” demistir. Nevevi buna itiraz etmis, “sihhatte en üst derecede de olsa kesin ilim degil, zan ifade eder” demistir. Cumhur´un görüsü de budur. Ancak bu zan, örfi manadaki zan degildir. Nazari, teknik bir zandir. Aksi takdir de mütevatir olanla mütevatir olmayan rivayet arasindaki fark kayb olur. (Hadis Usulu ve Tarihi Sf.189/Prof.Dr. İbrahim Canan)

    SAHİHAYN´İ TENKİD

    Şimdi bir nebzede sahihayn´a yöneltilen tenkidlerin mahiyetinden söz edelim. Daha önce belirttigimiz üzere, Buhari ve Muslim, diger meslektaslarina göre, hadis kabulunde cok daha titiz olmalarina ragman, bir kisim tenkidlerden uzak kalamamislardir.

    Kastalani, Sahihayn hadislerine gelen tenkidleri alti kisma ayirir. Her birini teker teker ele alarak, tenkidlerin haksizligini gösterir, hakli olanan nokta varsa ona da parmak basar. Burada alti madeyi özetle kayd edecek, sadece birinci madde ile ilgili aciklamasini hülasa ederek sunacagiz.

    1-Bazi senedlerin ricalinde sahislar sayica farklidir.

    Kastalani der ki: “Sahih hadis sahibi ziyade ravi bulunan bir senedle bir hadis rivayet etse, tenkidci de, bu rivayeti, eksik ravili senede dayanarak tenkid etse, bu tenkid merduddur. Cünkü, ravi bunu nakis tarikli olarak isitmisse, bu nakis rivayet munkati´dir. Munkti rivayet zayif kismina girer. Malumdur ki, zayif hadis, sahih hadisiilletli kilmaz. (zayiflatamaz). Eger sahih hadis rivayet eden kimse,nakis tarikli hadis´i rivayet etmis, bu yüzden de nakid (tenkidci) bu hadisi ziyadeli tarika dayanarak illetli kilmissa, bu itirazi, musannifin sahih addettigi rivayette inkita iddiasi manasina gelir.

    Bu durumda, ziyadeli tarikle rivayet eden kimsenin baska rivayetlerde mudellis olup olmadigi arastirilir. Eger tedlisi ortaya cikarilirsa nakidin itirazi, buna dayanarak reddedilir. Sayet tedlis´e raslanmazsa, itiraza ugrayan rivayette inkita var demektir. Bu durumda, sahih rivayet sahibi hakkinda verilecek cevap sudur: “Buzat, böylesi bir rivayeti, mütabi´i, azidi olmayan, kendini takviye edici baska bir karinenin semsiyesi altina girmeyen bir babta yapmis demektir. Bu durumda tashih, mecmuun nazar-i itibara alinmasiyla meydana gelir. Buhari ve Muslim´de bu cesitten hadis vardir ve su tarikle gelir.

    2-İsnadin degismesiyle ravileri ihtilaf eden rivayetler.

    3-Bazi raviler ziyadelerinde teferrüd ederler.

    4-Zayif addedilen teferrüd ettigi hadis mevcuttur (Buhari´de 2 aded).

    5-Vehm´ine hükmedilen (zayif) raviden rivayet var.

    6-Bazi metinlerde elfaz degismektedir.

    Kastalani, bunlara teker teker izah getirerek, tenkidlerin haksizligini gösterir.

    7-Raviler´e yönetilen cerh sebeblerine gelince, bunlar, bid´at (ehl-i sünnetdisi bir mezhebten olma), cehalet (raviden sadece bir kisinin hadis rivayet etmesi), galat, muhalefet, tedlis ve irsal cihetlerinden gelmektedir. Bunlardan biri veya bir kaciyla cerhedilen ravilerin sayisi, -cogunlugu Muslim´e ait olmak üzere- 210 adeddir. Bu ithamlarin müessir bir taz´if olmayacagini göstermek icin İbnu Salah, Hazimi, Nevevi, Suyuti, İbnu Hacer gibi muhakik alimlerimiz bazi acikliklar getirirler.
    Şöyle ki:

    1-Bu ravilerdeki zayiflik, hadislerini terk ettirecek derecede siddetli degildir.

    2-Onlardan alinan rivayetler sevahid ve mütabat nevindendir, asil degildir.

    3-Buhari ve Muslim´in zayif ravilerden hadis alma tarihleri, zaaf sebebininonlara ariz olma tarihinden evvele aittir. Mesela bir muhtalit´tenrivayet varsa, bu rivayeti, o sahsa ihtilat ariz olmazdan önce almislardir veya ihtilattan önce kendilerinden hadis almis olan ravilerde almislardir. Buhari´nin böyle bir muhtalitin sonraki rivayetini aldigi da görülmüs, ancak bu durumda, Buhari, ulemanin,o hadisi almada ittifak etmis olma sartini aramistir. Keza Şeyheyn´in mukill´dan hadis alirken cok dikkatli davrandiklarini, güvenilir olanlarindan münferid aldiklari, güvenilir olmiyanlardan ise, baskalari tarafindan da rivayet edilmis olan rivayetlerini aldiklarini belirtir.

    4-Zayiflardan hadis alma isi, baza onlarin senedindeki ulviyet sebebiyledir. Yani, biri ali fakat zayif, digeri nazil fakat saglam iki ayri senedle rivayet edilen bir hadisin ulvi senedle gelen vechini, öbürünün destegine binaen kitablarina almislardir. Nitekim Hazimi´nin kaydettigi bir rivayete göre Ebu Zur´a tarafindan redd edilen bir rivayeti icin, Muslim, yaptigi aciklamada, ayni hadis evsak fakat nazil bir isnadla da kendisine ulasmasi sebebiyle zayif olmasina ragmen mezkur ali senedden kabul ettigini söylemistir.

    5-Buhari ve Muslim´in bazi zayif ravileri hakkinda da su söylenmistir:
    Bunlara baskalari tarafindan yapilan zayiflik ithami Buhari ve Muslim acisindan Sabit ve muteber degildir. Cerh ve ta´dil ictihadi bir keyfiyettir. Herkes kendi elde ettigi bilgiye göre hüküm verir. Buhari ve Muslim, demek ki bu ravileri sika biliyor. Üstelik bazi ithamlar cok Cabuk yapili vermistir. Bid´a ithami bunlardan biridir. Bizzat Buhari´nin kendisi de halku´l-Kur´an meselesinde agir ithamlara maruz kalmistir. Nitekim Buhari ve Muslim´in ravileri arasinda 32 kisinin ehl-i bid´adan olduguna dair itham yedikleri söylenmisse de onlarin gercekten ehl-i bid´a olduklari subut bulmamistir.

    6-Nevevi, bir kisim raviler hakkinda cerhin mufessir olmadigini, Buhari veMuslim de bu sebeble onlar hakkiindaki cerhi kabul etmediklerini söyler. Hadis ilminin umumi kaidelerinden birine göre, ravinin mecruh (zayif) kabul edilmesi icin cerh yapanin cerh sebebiniiyi aciklamasi gerekir. Hangi sebeble mecruh? Sadece “zayiftir” demek makbul degildir.

    7-Buhari ve Muslim, kendi tabakalari disindan hadis almis ise de Buhari bu meselede de titiz davranmistir. Şöyle ki: ikinci tabakadan aldigi hadisleri muallak olarak kaydetmistir. Ücüncü tabakanin sadece müksirlerinden ve nadiren almis. Keza bunlara da muallak olarak kaydetmistir.

    Hülasa etmek gerekirse, İslam alimlerinin müteseddid kismi Sahihayn´i didik didik ederek, tenkid edebilecek hicbir noktasini birakmadan, söylene bilecek her seyi söylemekten cekinmemislerdir. İlim ve vukufta onlardan geri kalmayan ve hatta onlari gecen mutavassit alimler de bunlara cevaplar vermisler, hakli olduklari noktalarda hak vererek, haksiz olduklari yerlerde de haksizliklarini göstererek, Sahihayn´in gercek degerini ortaya koymuslardir.

    Bu duruma göre, İmamu´l-Harameyn´in: “Bir kimse Sahihayn´de yer alan bütün hadislerin sahih oldugu hususunda yemin etse, ve yatalakta bulunsa ne hanis olur ne de tatlik vaki olur” sözünün dogrulugundan fukaha ve diger ehl-i ilmin tamami icma ederek Kur´an´dan sonra en muteber, en sahih olduklarini Kabul etmislerdir.

    Bir kisim rivayetleri degerlendiren Kastalani susonucu ifade eder: “Öyle ise Buhari ve Muslim, kitablarina illetsiz hadisleri almislardir. Şayet illetli olani varsa, bu da müessir olan, sihhati bozan bir illet degildir.”

    Bu iki kitabtan bilhassa Buhari, felaket anlarinda teberrüken okunmasinda fayda umulacak kadar ümmet arasinda müstesna bir ragbete mazhar olmustur.

    Durum bu iken, günesin ziyasindan rahatsiz olan dide-i huffas gibi, İslam´in hakkiniyetini hazmedemiyerek, iclerinde asirlarin kaynattigi kinin sevkiyle, dini kaynaklari hakkinda kasden cahil birakilan müslüman nesilleri igfal edip saptirmak icin Buhari´ye Muslim´e, Kutub-i Sitte´ye tas atan, mevzu hadis var iddiasinda bulunan müstesrikler ve onlarin iddialarini tekrar edenler keyfi, subjektif, isbatsiz, sonu cikmaz bir yola süluk etmis olmaktadirlar.

    Böylelerinin misali, gökteki yildizlari düsermek üzere, geceleyin sapaniyla tas atan cocuklara benzerler. (Hadis Usulu ve Hadis Tarihi Sf.205-207/Prof.Dr. İbrahim Canan)


  2. #2
    Status
    Offline
    ALI
    ALI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ehli Sunnet
    Üyelik tarihi
    15 Eylül 2017
    Nereden
    Almanya
    Yaş
    45
    Mesajlar
    1,740
    Konular
    179
    Bahsedilen
    21 Mesaj(lar)
    Etiketlemek
    0 Konu(lar)
    Tecrübe Puanı
    14

    Standart Cevap: Kutubi Sitte´de Mevzu Hadis Var Mi?

    EBU DAVUD

    Hadisleri alti gruptur: Sahih lizatihi, sahihe benzer, sahihe yakin, siddetli vehm olan hadisler,´hakkinda birsey söylemediklerim sahihtir´dedikleri, hasen li gayrihi olabilecek hadisler (Katip Celebi, Kesfu´z-Zunun, II, 1005). Buhari ve Muslim´in birlikte tahric ettigi hadisler kitabin yarisini teskil eder. Ebu Davud kitabina sahih, hasen, leyyin ve amel edilebilir hadisleri almistir. Ona göre asiri derecede zayif olmayan hadis rey ve kiyastan evladir. Sunen´de yer alan bazi sahih hadisler Sahihayn´da bulunmaz. Süpheli hadisleri ise, illetlerini aciklayarak almistir. (Şamil İslam Ansiklopedisi Ct.2. Sf. 11/Heyet).

    HADIS ALMA PRENSİBİ

    Ebu Davud, ehl-i hadis´in basini cekenlerden olmasi hususiyetiyle, nazarinda zayif hadis fukahanin kiyasindan evladir. Bu sebeble bir babta, baska rivayet yoksa zayif hadisi tahric etmekten cekinmez. Bu durumda zayifin terki kiyasa gitmek manasina gelir. Ancak, surasi da muhakkak ki, terki hususunda ulemanin ittifak ettiklerinden hadis almamistir.

    Şu aciklamayi yapar, “Sunen´imde metruku´l-hadis olan kimseden hadis rivayeti almadim. Kitab ta munker bir rivayet varsa, durumunu bildirdim. Bu mevzuda baska rivayet olmadigi icin bunu aldim.”

    Ebu Davud´un zayif hadisi kiyastan üstün tutma prensibini aydinlatan bir rivayeti İbnu Hazm, el-Muhalla´da, İmam´in oglu Abdullah´tan kaydeder.

    “Babama, “Bir beldede, sahih hadisi, sakim hadisten temyiz etmeden rivayette bulunan bir ehl-i hadiste, bir ehl-i rey´den baskasini bulamayan bir kimsenin basina bir is gelse, ehl-i rey´e mi, yoksa ehl-i hadise mi müracaat etsin diye sordum. Babam Cevaben: “Ehl-i hadise müracaat etsin, ehl-i rey´e degil, cünkü zayif hadis rey´den daha kavidir” dedi”. (Hadis Usulu ve Hadis Tarihi Sf.209/Prof.Dr. İbrahim Canan)

    SUNEN´İN SIHHAT DURUMU

    Bu konuda daha önce, Kutubu-Erba´nin sartlariyla ilgili bahiste dört Sunen´in her birinde üc cesit hadis bulundugunu, birinci grubu “Sahihayn hadisleri” nevinden hadislerin, ikinci grubu “kendi sartlarina göre sahih olan” hadislerin, ücüncü grubu da ziddiyet hadislerinin teskil ettigini belirtmis ve bunlarin ne demek oldugunu aciklamistik.

    Burada ayni bilgileri tekrar etmiyecegiz. Ancak, Ebu Davud´un bir tabiri üzerinde kisaca duracagiz: Salih tabiri.

    Ebu Davud, Sunen´i hakkinda bir kisim teknik bilgiler vermek maksadiyla kaleme aldigi Risaletu Ebi Davud İla Ehli Mekke diye meshur mektubunda su aciklamayi yapar:

    “Kitabimda yer alan bir hadiste siddetli vehm (zayiflik) varsa, bunu belirttim. Kitabta senedi sahih olmayan rivayet de var. Hakkinda sukut ettigim salihtir. Bazisi bazisindan daha sahihtir”. İbnu Salah, bu söz üzerine su aciklamayi yapar: “Ebu Davud´un kitabinda bu sekilde “zayif” diye mesruhat verdigi hadislerden hicbirisinin Sahihayn´de mevcut degildir.

    Ayrica Ebu Davud´da “hasen” olarak zikredilen hadislerden herhangi birisinin, sahih ve hasen hadisleri temyiz edenlerce “sahih´dir” diye hükmü baglandigina da rastlamadim.”.

    NİCİN SALİH?
    Ebu davud´un yukarida kaydettigimiz aciklamasiyla ilgili iki noktaya dikkat cekecegiz:

    Birinci Nokta:
    Salih´ten kastedilen sey nedir? Yani sukut edilen hadis, kendisiyle ihticac etmeye mi salihtir (uygundur, elverislidir) yoksa itibar etmeye mi salihtir? Zira, salih tabiri, kayitsiz olarak, bu mutlak haliyle kullanilinca suna salihtir diye ulema nezdinde oturmus bir istilah degildir.

    Bu sebeble normalde böyle kullanilmaz. İste belirttigimiz bu durum, Ebu Davud´un salih tabirinden neyi kastedigi sorusuna sebeb olmustur. Bazi muhaddisler “ihticac´i kasteddigi” ni söylerken bazilari da “itibar´i kasteddigini” söylemis ve ihtilaf etmislerdir.

    Son Osmanli muhaddislerinden Zahidu´l-Kevseri´de bu mevzuya mesai sarfedenlerden biridir. O, özetle, bu cesit hadislerin hepsini ayni kategoriye sokmanin yanlis oldugu kanaatindedir. Yani ona göre bazilari ihticaca, bazilari da itibara salihtir. Hangisine salih oldugunu tayin de hadisin incelenmesiyle elde edilecek karine´ye baglidir. Bu da hadisten hadise degisebilir. O, sözünü söyle tamamlar: “Bundan maksad sadece ihticava salahiyyettir" diyen kimse Ebu Davud´u keyfine göre konusturmus olur”.

    İkinci Nokta´ya gelince.
    Bu temas edecegimiz husus, en az önceki kadar ehemmiyet tasir: Ebu Davud´un hakkinda sukut ettigi bütün hadisler “sahih” midir?

    Yukarida iktibas ettigimiz pasajdan su mana cikmaktadir: Salaha ister itibar´ ister ihticac´a olsun, hakkinda sukut edilen her hadis salihtir. İfadeden anlasilan bu.

    Halbuki, muhakik hadisciler, Ebu Davud´un sukut ettigi hadisleri tahlil edince, su neticeye varmislardir: Durumu (ehli nezdinde) cok acik olan bir kisim fazla zayif hadislerin zaafina dikkat cekmiyi zait addederek aciklama yapmadan gecmistir, yani haklarinda sukut etmistir. Şu halde hakkinda sukut ettigi her hadis salih degildir.(Hadis Usulu ve Hadis Tarihi Sf.211-212/Prof.Dr. İbrahim Canan)

    TİRMİZİ

    Tirmizi bu kitabta sahih, hasen, zayif, garip, muallel hadisleri rivayet etmis ve illetini aciklamistir. Bilhasa faziletler kitabinda olmak üzere munker hadisleride zikretmis, ancak cogu kez hadisin durumunu aciklamis, sukut edip gecmemistir. Bir fikihcinin amel etmeyecegi veya bir delil arayanin delil olarak gösteremeyecegi bir hadisi rivayet etmemek yolunu tutmustur. (Hadis Tarihi Sf.37/Ekrem Ziya Umeri)

    Es-Sunen dört kisimdan ibarettir. Birinci kisimda, sahih oldugu kat´i olan hadisler; ikinci kisimda, Ebu Davud ve en-Nesai´nin sartlarina uygun olan hadisler; ücüncü kisimda, illetini acikladigi hadisler; dördüncü kisimda ise, “Bu kitaba aldigim hadislerle bazi fakihler amel etmislerdir”, diyerek durmunu acikladigi hadisler vardir. (Hadis İlimleri Ve Hadis İstilahlari Sf. 324/Prof.Dr Subhi Es-Salih)

    Hadis-i hasen´in en evvel sarahaten ta´rif edildigi kitab, Tirmizi´nin Sunen´idir. Tirmizi´den evvel tabaka ricalinden İmam-i Şafii, İmam-i Ahmed İbn-i Hanbel ve Buhari gibi zevatin tarif eden -yukarida görüldügü üzere- Tirmizi´dir. Bu istilah asil söhretlendiren odur.

    Musned sahibi Yakub İbn-i Şeybe ile Ebu Ali et-Tusi´nin de bunu kesretle isti´mal ettikleri görülüyorsa da onlar Tirmizi´den muahhar olduklarindan ma´na-yi istilahice Hasen demekle ona taklid etmise benziyorlar.

    Tirmizi´nin kitabinda da bircok ahadis-i Sihah ile beraber bir cok ahadis-i Hisan vardir. Ve hadisi fikhi ile birlikte gösterecek pek hos bir meslek de tutmustur. Hadisi evvela isnadiyle Sahabiden rivayet eder. Müteakiben (Hasenun), yahud: (Hasenun sahihun). İla-ahirih diyerek derecesini gösterir. Ve o ma´nada diger Sahabeden rivayet var ise o Sahabenin de hepsinin isimlerini zikrettikden sonra ulemaca ma´mulun-bih oldugunu haber verir. Yanliz ahadisin kuvvetini gösteren (Hasenun, Sahihun hasenun) gibi elfazda nushalar beyninde tefavüt oldugu icin müracaat edilen aslin mu´temed nushalarla güzelce mukabele edilmis olmasi iktiza eder.

    Tirmizi Cami´i hakkinda Kitabu´l-ilel´inde: “Bu kitabda olan hadislerin hepsi de ma´mülün-bih olup bazi ehl-i ilim tarafindan ahzolunmustur. Yanliz iki hadis müstesnadir ki onlarin da illetini kitabda beyan etmisizdir.”(Sahih-i Buhari Muhtasari Tecrid-i Sarih Tercemesi Ve Şerhi Ct.1. Sf. 261.262/Ahmed Naim)

    NESAİ


    En-Nesai hadis ilminde ve bilhassa ravilerin cerh ve ta´dilinde, zamaninin basvurulan ve görüsü alinan imamlardan biri olmustur. Et-Tac es-Subki´nin babasi imam es-Subki´den ve hafiz ez-Zehebi´den naklettigine göre, en-Nesai, Sahih sahibi Muslim İbnu´l-Hacac´tan daha hafizdir ve Sunen´i de
    Sahihan´dan sonra zayif hadisi en az bulunan bir kitabtir.

    Hatta bazilari, İslam´da onun musannafi gibi bir kitabin vaz olunmadigini ve onun diger musanniflarin en üstünü oldugunu ileri sürmüslerdir. İbnu´s-Subki, İbn Mende, Ebu Ali en-Neysaburi, el-Hatib el-Bagdadi ve ed-Darakutni´ye göre, en-Nesai´nin Sunen´inde bulunan bütün hadisle sahihtir.

    En-Nesai es-Sunenu´l-Kubra´yi tasnif ettigi zaman bazi prensler ona bu kitabta bulunan bütün hadislerin sahih olup olmadigini sormuslar, o da bazi hadislerin ma´lul oldugunu, bu sebeble hepsinin sahih sayilamiyacagini söylemistir. Kendisinden zayif hadislerin ayiklanmasi istenince, bu kitabi ihtisar etmis ve el-Mucteba adini verdigi ikinci Sunen´i meydana getirmistir. İste, digerlerine nisbetle daha kücük hacimde olan bu muhtasar, hadisciler arasinda sihhati ile söhret kazanmis, ayni zamanda, Kutub-i Sitte arasinda Sahihan´dan sonraki mertebeyi almistir. Bu bakimdan, bir hadisin en-Nesai tarafindan rivayet edildigi söylendigi zaman, bu hadisin, el-Mucteba´da yer aldigi anlasilir.
    (Hadis Tarihi Sf. 244.245/Prof.Dr. Talat Kocyigit)

    İBN MACE

    İbn Mace bu eserini telif ettiginde dönemin büyük hadis tenkidcisi Ebu Zur´a Sunen hakkinda sunlari söylemistir: “Bu kitab halkin eline gecerse mevcut hadis kitablarinin cogunun yerini alacagini zannediyorum” İbn Mace´nin eserindeki zayif hadisler icin Ebu Zur´a “isnadi zayif olan hadislerin otuzu gecmeyecegini ümit ediyorum” demistir.

    Bu hadislerin sihhat derecesi de söyle tesbit edilmistir. Ricali sika ve isnadi hasen olanlar 199 tane, isnadi zayif olanlar 613 tanedir. Münker, mekzüb veya isnadi cok fazla olmasi Sunen´in degerini artirmaktadir. (Şamil İslam Ansiklopedisi Ct.3. Sf. 61/Heyet).

    İbn Mace, fikih bablarina göre tasnif ettigi Sunen kitabi ile söhret kazanmistir. Ancak bu kitab, altinci asrin basina kadar Kutub-i Sitte arasinda yer almamisti; daha dogrusu, bu zaman zarfinda, hadisciler nazarinda asil olan bes hadis kitabi bulunuyordu. Bunlar el-Buhari ve Muslim´in Sahih´leri ile en-Nesai, Ebu Davud ve Tirmizi´nin Sunen´leriydi. Ebu´l-Fazl İbn Tahir el-Makdisi (Ö. 507)´nin bu bes kitab (Usul-i hamse)´a tahsis ettigi Atraf´a İbn Mace´nin Sunen´ini de eklemesindn ve “Alti İmamin Şartlari” (Şurut´l-eimmeti´s-sitte) adli kitabini telif etmesinden sonra, İbni Mace´nin Sunen´i de muteber kitablar arasinda zikredilmege baslamistir.

    Bununla beraber onun, yalancilik ve hadis hirsizligi ile itham olunmus bazi ravilerden gelen hadislere de kitabinda yer vermis olmasi, bazi hadislerin Sunen´in altinci kitab olarak kabul edilmesine muhalif kalmalarina sebeb olmustur. Bu hadiscilerden bir kismi, daha az zayif ravileri ve daha sazz ve munker hadisleri bulunan ed-Darimi´nin Sunen´ini altinci kitab olmaga layik görürken, diger bazilari, Malik İbn Enes´in el-Muvatta, adli kitabini İbn Mace´nin Sunen´i yerine teklif etmislerdir. Maamafih Sunen, sayica fazla omayan zayif ve hatta mevzu sayilan dolaysiyla, altinci kitab olarak kabul görmüs ve söhret kazanmistir. (Hadis Tarihi Sf.249.250/Prof.Dr. Talat Kocyigit)

    SUNEN´İ

    İbnu Mace´nin Sunen´i Kutub-i Sitte´nin altinci kitabi olarak kabul edilmistir. Onun altinci kitab olarak benimsenmesi sonradan olmustur. Daha önce, usul (temel) olarak bes kitab söhret yapmis idi.

    İlk defa, Ebu´l-Fadl Hafiz Muhammed İbnu Tahir el-Makdisi (V. 507/1113), Etrafu´l-Kutubi´s-Sitte adli kitabi ile Şurutu´l-Eimmeti´s-Sitte adli risalesinde İbnu Mace´yi altinci kitab olarak sahih´ler arasinda zikretmis, onu, el-Hafiz Abdulgani el-Makdisi (V. 600/1203) el-Kemal fi Esmai´r-Rical kitabinda takip etmistir. Bu görüsü diger etraf ve rical müellifleri takip edince İbnu Mace´nin Sunen´i yedinci asirdan itibaren Kutub-i Sitte´nin altinci kitabi olarak benimsenir. İbnu Salah ve Nevevi, İbnu Mace´den fazla söz etmezler. Bu iki müellif usul olarak bes kitabi bilirler ve İbnu Mace´yi altinci kitab olarak zikretmezler.

    Bazilari da Altinci Kitab olarak Muvatta´yi görmüstür: Rezin İbnu Muaviye, et-Tecrid´de Ebu´s-Seadat İbnu´l-Esir, Cami´ul-Usul´de böyle yaparlar. İbnu Salah, Nevevi, İbnu Hacer, Salahuddin Alai gibi bazilari “Altinci Kitab olmaya Muvatta layikti” demislerdir. İcerisinde mursel ve mevkuf rivayetler yer almasina ragmen zayif ravilerinin azligi munker ve saz rivayetlerin nadirligi sebebiyle altinci kitab olmaya Darimi´nin Sunen´ini layik görenler de olmustur.

    İbnu Mace´yi muteahhir ulema nezdinde yücelten husus, onun fikhi faydalarinin coklugudur. Bu da, öbür kitablarda bulunmayan, cok sayidaki ziyade hadisler ihtiva etmesinden ileri gelir. İcinde mevcut 4341 hadisten 1339´u zevaid diryani öbürlerinde yer almaz. Mutekaddim ulema nezdinde kiymetini düsürmüs olan yönü de zaafi siddetli olan ravilerden hadis almis olmasi idi. Bu cesit hadislerin sayisi 99´dur. Bunlarin ravileri kizle itham edilmis, sarakatu´l-hadis´te bulunmus kimselerdir. Hadisciler, normalde böylelerinin münfedir rivayetini almazlar.

    Bu cesit siddetli zayiflarin rivayetleri ya mevsuk bir baska senedin destegiyle veya ravisinin durumunu beyan etmek suretiyle kaydedilebilir. Nitekim, Tirmizi´nin öyle yaptigini görmüs idik. İbnu Mace, bu esaslara riayet etmeden cok zayiflarin rivayetini aldigi icin mutekaddim ulemanin istiskaliyle karsilasmistir.

    Ebu´l-Haccac el-Mizzi: İbnu Mace´nin Kutub-i Hamse´den infirad ettigi hadisleri zayiftir, demistir. İbnu Hacer bu hükmü ricale hamletmenin daha dogru olacagini, hadislere hamletmemek gerektigini söyler. Ona göre, İbnu Mace´nin teferrüdleri arasinda sahih ve hasen hadisler de mevcuttur. Nitekim yapilan müteakip tahliller su tabloyu ortaya koymustur: Kutub-i Hamseye olan 1339 zevaid´den 428´i sahih, 199´u hasen, 613´ü zayif, 99´u cok zayiftir.

    Bazi kaynaklar, İbnu Mace´den su sözler nakleder: “Bu Sunen´i yazinca, Ebu Zur´a´ya arzettim. O, eseri inceledi. Ve: “Öyle zannediyorum ki, bu kitab ulemanin eline gecerse, geride kalan Cami´leri veya en azindan cogunu iptal eder. Bunun icinde isnadi zayif olanlarin sayisi otuz kadardir.” Suyuti, senedindeki inkita sebebiyle bu rivayetin sahih olmadigini söyler.

    İbnu Mace´nin Sunen´i hakkinda bilgi verirken, Hazimi, Şurutu´l-Eimmeti´s-Sitte adli kitabinda diger bes kitabin ravilerini tabakalara ayirirken İbnu Mace´nin ravilerinin takabasindan bahsetmez. Keza e-Dehlevi, ilerde kaydedecegimiz, hadis müellefatiyla ilgili derecelemede İbnu Mace´yi zikretmez, ancak kaydedilen evsafa göre ikinci tabakada mütaala edilmesi daha uygun gözükmektedir. (Hadis Tarihi Sf. 226-227/Prof.Dr. Talat Kocyigit)

    İBN MACE SUNENİ

    Alti sahih hadis kitabindan sayilan bu suneni de onlardan biridir. Bu eserin yazim isi bitince, müellif kitabi Ebu Zur´a er-Razi´ye götürdü. Ebu Zur´a eseri gördü ve; dedi. Hakikaten, eserin güzelligi, tertibindeki hosluk, tekrarlarin olmayisi ve kisaligi, gibi özellikleri, baska kitablarda yoktur. Hafiz Ebu Zur´a ayrica eserin sahihligine sehadet de etmistir.O söyle konusmustur "Kuvvetle zannediyorum ki, bu eserde, senedin de bozukluk, yalancilik veya siddetli ne karekterle itham edilen fertlerin sayisi otuz´a varmaz.(Bustanul Muhaddisin Sf. 201/Abdulaziz b. Şah Veliyyullah Dehlevi)


Benzer Konular

  1. Hadis
    Konu Sahibi ALI Forum Sünnet ve Hadis
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 23.Eylül.2017, 11:06
  2. Sahih Hadis
    Konu Sahibi ALI Forum Sünnet ve Hadis
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Eylül.2017, 10:43
  3. Mevzu Hadis
    Konu Sahibi ALI Forum Sünnet ve Hadis
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Eylül.2017, 10:18
  4. Hadis Düşmanlığı
    Konu Sahibi Yaren Forum Sünnet ve Hadis
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 19.Eylül.2017, 22:38
  5. 10 Hadis..!
    Konu Sahibi Mystery Forum Sünnet ve Hadis
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Şubat.2017, 01:22

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •