Akidenin Dinlerdeki Yeri

Ali

Sp Kullanıcı
15 Eyl 2017
5,923
10,684
AKİDENİN DİNLERDEKİ YERİ

Akide dinlerin temelini teşkileder. İlk insan ve ilk peygamber Hz. Adem´den son peygamber Hz. Muhammed´e (a.s.) kadar bütün dinlerde degişmeyen başlica esas akidedir, iman esaslaridir. Peygamberlerin teblig ettigi ameli ve ahlaki hükümlerde zaman zaman degişiklik olmuş, sonraki şeriat bir öncekinin getirdigi bir ameli hükmü ortadan kaldirmiş veya bir yenisini ilave etmiştir. Halbuki akidede bu tarz degişikliklere ve neshe (hükmün kaldirilmasina) rastlanmamaktadir.

İnsanlar Hz. Adem´den sonra hemen tevhid inancindan sapmişlar, yildizlara, tabiat olaylarina, ruhlara, putlara, bir takim insanlara tapmişlardir. İşte o zaman Allah Teala, tevhid dinini yerine getirerecek, insanlarin bozulmuş inanclarini düzeltecek bir peygamber göndermiştir. Gönderilen her peygamberin davet ettigi akide bir önceki peygamberin davet ettigi akideden özde farkli olmamiştir. Kur´an-i Kerim´de şöyle buyurulur:

“Dini ayakta tutun ve onda ayriliga düşmeyin, diye Nuh´a tavsiye ettigini, sana vahyettigimizi, İbrahim´e, Musa´ya ve İsa´ya tavsiye ettigimizi Allah size de din kildi.”(Şura 42/13). Ayette gecen ve Allah´in önceki peygamberlere tavsiye ettigi gibi peygamberimize de tavsiye ettigi ve bizim icin din yaptigi husus; orucun, namazin farzligi, şarabin haramligi vb. gibi dinin fer´i ve ameli esaslari olmayip, iman esaslarinin oluşturdugu akidedir. Cünkü Allah Teala bir başka ayette “...(Ey ummetler) her birinize bir şeriat ve bir yol verdik. Allah dileseydi sizleri bir tek ummet yapardi. Fakat size verdiginde (yol ve şeriatlerde) sizi denemek icin (böyle yapti). Öyleyse iyi işlerde birbirinizle yarişin. Hepinizin dönüşü Allah´adir. Artik size, üzerinde ayriliga düştügünüz şeylerin (gercek tarafini) O haber verecektir.”(Maide 5/48) buyurmak suretiyle, her ummetin ruhi, sosyal ve fikri düzeyine göre ameli hükümleri kapsayan şeriatler gönderdigini aciklamaktadir. Bu şeriatlerin hic birinde akide degişmemiş, her şeriatte, Allah´in varligi ve birligine, meleklere, kitablara, peygamberlere ve ahirete inanmak gibi esaslar yer almiştir.

Özetle söylersek, semavi dinlerde akidede bir degişme ve nesh söz konusu degildir. Her peygamber bu akideyi ummetine teblig etmiştir. Fakat bugünkü Yahudiler ve Hristiyanlar, Hz. Musa ve İsa´nin teblig ettigi akideden uzaklaşmişlar, tevhid dininden sapmişlardir. Kur´an-i Kerim´de onlarin tevhid dininden nasil ayrildiklarini gözler önüne seren pek cok ayet vardir.(İslam Akaidi ve Kelam´a Giriş, Sf. 26-28/Prof. Dr. A. Saim Kilavuz)
 

Ali

Sp Kullanıcı
15 Eyl 2017
5,923
10,684
Bir yazi acik olunca onu acikmak yada tarif etmek veyahut ona dair söz edip durmak da hos olmadigi gibi abes oldugu gibi ve ayni zamanda laf karabaligi olur.Bizim üstünde durmak istedigimiz yer zaten yazinin son kismindaki özet bölümümeki yer olur ve buna dair denilecek seyi de kitabin yazari deginmistir. inanc konusu bir misal olarak da iman esaslari ve imanin o alti sart gibi sey ilk aklimiza gelecek olur.
 

Son mesajlar

Cevaplar
2K
Görüntüleme
68K