• Seni anladıklarını söyleyecekler, inanma.. Herkes kendi derdine vakıf, başkasına yabancı.. (Mavi)

Analiz Allah bizden sıkılırsa!

sükutu-ezber

Hiç'liğini bil,,,
Yönetici
Co-Admin
Katılım
11 Şub 2017
Mesajlar
8,280
Tepkime puanı
19,447
Konum
Hüzün-Sarısı
FB_IMG_1598129718412.jpg"Allah bizden sıkılırsa ve vâdettiği sonsuzluktan vazgeçerse?"

Korkunç bir soru!

İnsanın her soruyu sorabiliyor olması normal mi? Öyle sorular var ki, kalbimizi bir çıkmaza doğru sürükler nitelikte.

Peki ya Allah kulunu içinden çıkılmaz sorularla uğraştırarak zulmeder mi?

Zamanla, mekanla ve ihtiyaçlarla sınırlı da olsak cevapsız hiç bir sorunun bulunmadığını düşünüyorum.

Perdeleri aralamak zor değil. Yeter ki gayretin kandillerini tutuşturalım içimizde. Kabukla kanaat ettikçe, öz hep bilinmezlikler arkasında saklı kalmaya devam edecek.

4 yaşındaki oğlum kurduğu her oyundan sıkılıyor mesela. Lego'dan bir şehir yapıyor sonra hepsini bozuyor. Ne evler ne adamlar kalıyor hepsini paramparça edip yeniden başka birşeyler yapıyor.

Ben de öyleyim, ne kadar sürükleyici de olsa bir kitaptan sıkılabiliyorum. Ortasında sonunda ayraçlar, yarım kalmış bir çok kitap var kitaplığımda.

Birinden sıkılmışsan ondan kaçarsın, telefonlarına mesajlarına ya cevap vermez ya da geçiştirirsin. Bir ortamdan sıkılmışsan ilk fırsatta, bir bahaneyle orayı terkedersin. Geriye dönüp bakmazsın bile.

Sıkılmanın ispatı yaptığın şeye devam etmemektir, isteksiz davranmaktır ya da uzak durmaktır...

Kozmik Radyasyon'un keşfedilmesiyle evrenin bir noktadan, yani sıfır hacimden "Big Bang" denilen patlama sonucu meydana geldiği ve gittikçe de genişlediği ortaya çıkmıştır.

Patlama 10 üzeri -43 saniye(saniyenin milyar kere milyar kere milyar kere milyar kere milyonda biri) gibi bir sürede meydana gelmiştir. Eğer bu süre daha uzun ya da daha kısa sürede meydana gelmiş olsaydı, evren ya kendi içine çökecek ya da ne bir yıldız ne de bir gezegen oluşmayacaktı.

Güneşin merkezi 20 milyon santigrat dereceyken yüzeyi 5800 derecedir. Bu hassas değer sebebiyle güneşin yaydığı ışığın dalga boyu 4500 A ile 7500 A arasındadır. Başka yıldızlar daha yoğun olarak görülemeyen ışık yayarken nedense güneşin dalga boyu aralığı tam da dünyamızda yaşamın sürebilmesi için gereken değer aralığıdır.

Sadece bu da değil, güneş ile dünya arasındaki mesafe yaklaşık 150 milyon km'dir. Biraz yakın olsak kavrulur, biraz uzak olsak donardık. Yaşam diye birşey söz konusu olamazdı.

Dünyanın çekirdeğinin ağır metallerden oluşması, bunun sebep olduğu manyetik alanın uzaydan gelen göktaşlarına ve güneşin zararlı ışınlarına karşı bir koruma kalkanı gibi görev yapması ve evrenin daha nice hassas dengelerle bina edildiğine dair kitaplar dolusu bilgiler var elimizde.

Bilimsel verilere göre evren yaklaşık 14 milyar yaşında. Insanlığın izleri ise ortalama 15 bin yıl öncesine kadar uzanıyor.

Big Bang'ten bu yana Allah'ın takdir ettiği tasarımda, koyduğu kanunlarda insan varlığını etkileyecek en ufak bir değişme ve sapma yaşanmamış. Güneş hep doğudan doğmuş, batıdan batmış.

Elma ağaçları hep elma vermiş, ateş hep yakmış, insan hep uyumuş sabah uyanmış.

Dünyanın eksen açısında en ufak değişme olsaydı, dünya biraz hızlansa ya da yavaşlasaydı ne insan ne de diğer yaşam türleri varlığını devam ettiremezlerdi.

Beynimizdeki ya da kalbimizdeki kılcal damarların düzgün çalışması dahi güneş sisteminin bu hassas dengesinin bir an bile duraklamadan devam etmesine bağlı.

Allah, "sıkılmak" gibi noksan bir sıfat sahibi olsaydı eğer, vaadinde emin olmasaydı şüphesiz bunun yansımalarını kainatta gözlemlerdik.

Bunlar mevzunun maddi boyutundan sadece küçücük bir damla, bir de merhamet boyutu var ki tefekkür edilse bütün gaflet perdelerini yırtıp atacak kadar güçlü ve etkileyici...

O, İnsan gibi nankör kullarının böyle sorularını haksız çıkarmak için bile olsa cenneti ve cehennemi yaratacaktır.

Eğer sıkılsaydı en başta kendi zatını inkar edenlerden sıkılırdı galiba. :)

O bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehtir.

O Allah'tır.

Halil İbrahim
 
Üst