Allah sabredenlerle sarı altın takarmış

Turan

Aktif Üye
Sp Kullanıcı
Katılım
30 Ocak 2017
Mesajlar
2,227
Tepkime puanı
197
Allah sabredene sarı altın takar!

Rahmetli Anacığım söylerdi bu sözü..O da annesinden almış, Allah ikisine de rahmet etsin..Şimdi de ben aktarıyorum size İşte böylece yürek mirası kuşaktan kuşağa taşınıyor..

Anneannem bilge bir hanımmış..O’nun adı da “Ayşe” idi..Annem beni; “Anamın adı, ağzımın tadı” diye severdi hep Çok çileler çekmiş, çok gün görmüş geçirmiş..Hatta bana “Ayşe” adını koymak isteyince demiş ki Anneannem; “Ayşeler talihsiz olur, koymayın.”

Ya kendisi çok acılar yaşadığından, ya da Ayşe Validemiz radıyallahu anha, Efendimiz’den erken ayrılmak zorunda kaldığı için, böyle demiş olabilir, diye düşünürüm hep ben de..

Maalesef yetişemedim, çok az hatırlıyorum, ben 3 yaşımdayken vefat etmiş..Rabbim kabrini cennet bahçelerinden bir bahçe eyleye..

Annem çok anlatırdı, kasabamızın genç gelinleri çok severlermiş O’nu..“Ayşe Ana” “Ayşana” der, koşarlarmış hep, dizinin dibine oturur, dertlerini anlatır, öğütlerini dinlerler, bir dediğini iki etmezlermiş..

Zaten efendim, eskiden nerde öyle, “azıcık huzursuzum, haydi psikolojik destek alayım” “depresyondayım bir kaç seans lazım” falan.. Yok öyle şeyler. İşte böyle Anneanneciğim gibi bilge hatunlar bu işi gönüllü üstlenirmiş.

Şimdi bakmayın siz apartman komşusunu bile tanımayan şu çağın talihsiz insanlarına..Eskiden her köyün, her mahallenin bilge hatunları mutlaka olurmuş. Böylece belki de yıkılacak yuvalar yıkılmaz, kırılan gönüller yapılır, hikmetli tavsiyeler yol gösterir, öğütler merhem olurmuş yaralara..

Toplum çimentosu görevi bu belki de.

Böyle kocaman yüreklere ne kadar da ihtiyaç var şu çağda değil mi?..

Şimdi bakıyorum da insanlarda sabır yok..Hiç kimsenin diğerine tahammülü yok.

Herkes “önce ben!” diyor. Hoşgörü yok..

Evlilikler de öyle, pamuk ipliğiyle bağlı sanki..

Bir bakıyoruz evlenmişler, aradan 1-2 yıl geçmiyor, “boşandılar” haberi geliyor.

E tabii eskiden gelinler evden çıkarken anne-baba, kızları yeni yuvasına ısınsın diye; “Bak kızım şimdi gidiyorsun, ancak cenazen gelir bu eve” derlermiş..Dönüş umudunu kesiyorlar ki gideceği yeni evine ısınsın, tam bağlansın, olası sorunlara sabırla göğüs gersin.

Şimdi öyle mi ya? Gelin giderken diyorlar ki; “Bak kızım sakın kimsenin kahrını çekme, ezdirme kendini, biz burdayız, odan hazır..” Tabii ki kızcağız da, ilk olumsuz durumda, ilk tartışmada tak kapıda, elinde bavuluyla koşup geliyor!..

Neden böyle olduk ki? Nereye bu gidiş?

Yıllık boşanma oranları korkutucu. Baktım da şimdi netten; Türkiye genelinde 2011 yılının ilk döneminde boşanma oranı, geçen yıla göre yüzde 0,4 artmış ve de evlenme oranı, boşanma oranından daha düşükmüş.

Allah sonumuzu hayreylesin.

Sabır imanla doğru orantılı. Allah’dan uzaklaştıkça insanlıktan çıkıyoruz.

Ne yapsak boş...

Acilen iman mektebine yazılmamız gerekiyor.

Muhabbetle efendim.

Ayşe Reşad
 
Üst