Bilinçaltı neler yapabilir

Turan

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
30 Ocak 2017
Mesajlar
2,227
Tepkime puanı
197
1950’li yıllarda bir İngiliz şilebi Portekiz’den aldığı Madura şaraplarını İskoçya’ya götürür.
Demir attığı limanda yükünü boşalttıktan sonra, şilepte çalışan denizcilerden biri unutulan şarap kolisi kaldı mı diye denetlemek üzere soğuk hava deposuna girer.
Onun içerde olduğunu fark etmeyen başka bir denizci ise, kapıyı dışardan kapatır.
Soğuk hava deposunda mahsur kalan denizci, var gücüyle bağırır, çelik duvarları yumruklar, ama kimseye duyuramaz sesini.
Çakısıyla içerden açmaya çalışır kapıyı, mümkün değildir. Boş şilep, yeni yükünü almak üzere Portekiz’e doğru yola çıkar.
Mahsur denizci, depoda açlıktan ölmeyecek kadar yiyecek bulur.
Ama deponun dondurucu soğuğuna fazla dayanamayacağının bilincindedir.
Kapıyı açamayan çakısıyla, çelik duvarlara kendisini bekleyen ölüm sürecini yazmaya, daha doğrusu kazımaya başlar.
Günbegün, adeta bilimsel bir titizlikle soğuğun vücuduna önce uyuşturucu sonra yavaş yavaş öldürücü etkilerini, el ve ayaklarının nasıl duyarsızlaştığını, donan burnunu ve buz gibi havanın dayanılmaz yakıcılığını anlatır.
Şilep Lizbon’a demir attığında, soğuk hava deposunun kapısını açan kaptan, zavallı denizcinin cesediyle karşılaşır. Duvarlara kazıdığı acılı sonunu okur ve.. kendisi de hayretten dona kalır.
Çünkü soğuk hava deposunun derecesi 19’dur. İskoçya’ya götürdükleri Madura şarapları 18 derecede taşınmayı gerektirmiş, şilep yükünü boşalttıktan sonra soğutma sistemi zaten kapatılmış olup, kendi haline bırakılan deponun sıcaklığı bir derece de yükselmiştir.
Yani biçare denizci donarak ölmemiş, donduğunu sandığı (ya da donacağına inandığı) için ölmüştür.
(Kaynak: Bernard Werber, ‘İzafi ve Mutlak Bilgi Ansiklopedisi’)
Yukarıdaki hikayeyi mutlaka bir yerlerde değişik şekillerde okumuşsunuzdur, özellikle paylaşmak istedim çünkü hikayenin doğru ve aslını kaynağı ile görmenizi istedim.
Bir insan donacağına bütünüyle inandığı için asla donulmayacak hatta üşünmeyecek bir yerde donarak ölmüştür. Bu üzüntülü bir hikaye olmakla birlikte bir yandan da insan zihninin daha çok bilinçaltının neler yapabileceğini bize göstermiştir.

İ.AYDEMİR
 

Siyah inci

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
7 Eyl 2017
Mesajlar
810
Tepkime puanı
171
ben inanırım böyle şeylere nedense
 

NoktA

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
21 Mar 2017
Mesajlar
4,614
Tepkime puanı
299
ben inanırım böyle şeylere nedense
Siyah inci Bizim fıtratımızda var inanmak. Dün bir konferansa katıldım. Orada cennette Hz Adem in şeytan tarafından kandırılmasını farklı bi şekilde anlattı.

Düşünün insan cennet gibi bir yerde kandırılıyor dedi. Cennette sadece yenmemesi gereken bir ağaç meyvesi var ve insanın kandırılma ihtimali başka yok. Tek seçenek var. Ve o tek seçenekle insan kandırılabiliyor.

Bende inanırım böyle şeylere :)
 

Siyah inci

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
7 Eyl 2017
Mesajlar
810
Tepkime puanı
171
Siyah inci Bizim fıtratımızda var inanmak. Dün bir konferansa katıldım. Orada cennette Hz Adem in şeytan tarafından kandırılmasını farklı bi şekilde anlattı.

Düşünün insan cennet gibi bir yerde kandırılıyor dedi. Cennette sadece yenmemesi gereken bir ağaç meyvesi var ve insanın kandırılma ihtimali başka yok. Tek seçenek var. Ve o tek seçenekle insan kandırılabiliyor.

Bende inanırım böyle şeylere :)
katılmak isterdim severim böyle konferansları kaçırmışım gerçekten:)
inanılmicak gibi değil madalyonun iki yüzü gibi görünen ve görünmeyen görünmeyen bazen seni cennettende edebiliyor demek ki
 
Üst