Çoşkuyla ölmek

Turan

Aktif Üye
Sp Kullanıcı
31 Ocak 2017
2,209
301
...babam avludaki bir bankta ya yine seyre dalmış ya da aslında ona hiç bir şekilde hitap etmeyecek birisi ile çok dikkatli ve özenli bir konuşmaya dalmış olurdu. dalmış olmazdı da konuşmanın aslında kıyısında durur, ayaklarını sokar, karşı tarafa bir lezzet verir, kendisi de alıyormuş gibi yapardı...
bunu başlangıçta tam anlamasam da aleyhimize bir ayrılık ve aykırılık seziyordum... öteki çocuklar bana, babaları da babama benzemiyordu. benzemeyen her şeydi. ayrılık her şeye aitti. ama babam sanki ayrılık yokmuş gibi davranıyor, onlardanmış gibi duruyor, onlar da bunu sahi sanıyorlardı. buna nasıl inanıyorlardı hala bilmiyorum. babamın her sözü ve her davranışı farklıydı ama kimse buna hayret etmiyor, bunun menbaı nedir demiyorlardı. onu bazen tatlı bulduklarını anlıyordum ama bu buluş gözlerinde bir iki saniye yanıp sönüyor, sonra üzerinde durulmadan geçiliyordu. insanların daha büyük ve değerliyi, başkayı ve önemliyi hepi topu birkaç saniye bakarak geçtiklerini ve daha geçerken unuttuklarını, sonra en sıradan ve kaba şeylere tüm benlikleri ile eğilebildiklerini o zaman gördüm. tüm detayları ile gördüm. ben dahil, insanı, yüksek şey, başka hal ilgilendirmiyordu. sonraları çok seyrek görebildiğim bazı değerli ve yüksek şeye, onun o kenarda incecik duruşuna hep kalbim kabararak acıdım.../şule gürbüz-coşkuyla ölmek