• Allah, Talan edilen bahçeleri eski güzelliğine kavuşturmasıyla meşhurdur. LiyA🌺

"dünya bizden olmayanlarla hoştur!

Turan

Aktif Üye
Sp Kullanıcı
Katılım
30 Ocak 2017
Mesajlar
2,210
Tepkime puanı
243
Çocukken "Ermeni" kelimesinin bir hakaret kelimesi olduğunu sanırdım. Çünkü annem biz kavga edince sinir küpü olur ve bize "Ermeni" derdi. Aynı şey "Rum"lar için de geçerliydi, "Rum" kelimesi bir hakaret kelimesi olarak kullanılırdı bizim mahallede. Acımasızlığın ve hunharlığın ifadesi. Rum denilmezdi tabi, "Urum"du o. Ermenilerin bir milletin adı olduğunu okulda öğrendim ve bütün aldığım tarih dersleri Ermenilerden nefret ettirdi. Ve elbette büyükbabamın Ermeniler ve Rumlar hakkında anlattıkları da nefretime tuz biber ektirdi.
Kürtlere karşı çok oryantalist bir bakış açım oldu. Ve içimde hep onlara karşı bir "antipati" oluştu. Hepsi güzel ülkemizi bölmeye çalışan, "yediği tabağa tüküren" hadsizlerdi. Çünkü öyle bir ortamda büyüdüm. Kürt bir çocuğun da Türklerden nefret ettiği bir ortamda büyüdüğünü Kürt arkadaşlarımdan dinledim yıllar sonra. Duygularımız karşılıklıymış yani. Yahudilerden nefret ettim. Zalimdiler. Onlardan nefret ediyordum çünkü onlar da müslümanlardan nefret ediyordu ve müslümanların en büyük düşmanı Yahudilerdi. Hatta Yahudilerden içten içe korkuyordum.
Araplardan nefret ediyordum, çünkü nankördüler, 1.Dünya savaşında bizi nasıl sırtımızdan bıçakladıklarını nasıl unutabilirdim.
Ateistlerden nefret ediyordum, çünkü onların inananlardan nefret ettiğini düşünüyordum, ve ahirete inanmıyorlarsa "bu insanlar her türlü kötülüğü yapabilirlerdi", çünkü insanı kötülük yapmaktan koruyacak tek şey "Allah'ın karşısında yaptıklarının hesabını verme inancı"ydı. Yunanlara karşı da nefretim az değildi. Neler yapmışlardı insanımıza.

Sol görüşlü insanların kibirlerine tahammül edemiyordum. İnançla ilgili bir problemleri vardı ve benim gibi "muhafazakâr" insanlara karşı olan tavırları çileden çıkarıcıydı. "Biz en iyisini biliriz, geri kafalılar" tavırları sinir bozucuydu. "Anarşist" ve tabiki "komünist"lerdi, tabiki bunları sevecek değildim. Solculardan az çekmemiştik. Nefret listemi uzatabilirim...
Nefret diyorsam da bu bildiğimiz, mana olarak çok güçlü bir kin duygusuna tekabül etmiyor benim ruhumda. Çünkü nefret çok güçlü bir kelime kini ifade etmek için. Bendeki tezahürü olsa olsa hoşlanmamak/sevmemek/korkmak ve uzak durmak olabilir. Çünkü hem karakter hem ruh itibariyle nefret gibi ağır bir yükü taşıyacak kapasiteye sahip değilim.
Üniversitede iken en yakın arkadaşım sol görüşlü/Kemalist/sol bir partiye oy veren, saçlarını erkek gibi kestirip, yetmezmiş gibi yeşile boyayan, Metallica dinleyen marjinal bir karakterdi. Bazen siyasi fikirlerimiz üzerine tartışmalarımız olsa da, bizi bir arada tutan bambaşka şeyler vardı. Sanatçı ruhlarımız belki. Yol kenarındaki çiçekleri bana gösterir ne kadar güzel olduklarına dikkatimi çekerdi. Bazen beraber "yine bir gülnihal"i söylerdik. Sonra ikimiz de meyve yemeyi çok severdik. Daha fazlası birlikte abdest alıp, namaz kılardık.
Lisansı bitirip, yüksek lisansa başlayınca, o yılların bana kazandırdığı en güzel hediye canım kadar çok sevdiğim Kürt arkadaşımdı.( şu an bunları yazarken "Dar Hejiroke"yi söyleyip, anılarımıza vefa dolu selamlar gönderiyorum) seni tanıyana kadar, Karadenizlilere çok gıcık kapıyordum, demişti? Ben de "şaşırmadım, Karadenizliler de size gıcık kapıyor, demiştim. Yanında Lazca ağıt söyler, ne hissettirdiğini sorardım. Ne diyor anlamıyorum ama, çok acı bir olay var, onu hissediyorum derdi.
:)
haklıydı.

Sonra buraya geldim. Sınıftaki en yakın arkadaşım ateist bir Çinliydi. Türk çayını ve baklavayı çok seviyordu. Belki de tanıdığım en iyi kalpli insanlardan biriydi. Gece karanlıkta otobüs beklerken otobüs gelene kadar beni yalnız bırakmaz, beklerdi. Her konuda yardımcı olmaya çalışır, zamanından feragat ederdi.
Onun dışında, sınıfta Müslümanlardan daha fazla müslümanları ve Filistinlileri savunan Yahudi bir kız vardı. Ben şok, ben iptal, ben vefat!
Nefret kalbimizde onunla doğduğumuz değil, maalesef sonradan bize öğretilen bir şey! Genellemelere bayılıyoruz. Ama bizi genellediklerinde çıldırıyoruz. "Müslümanlar teröristtir." genellemesini yapanlara hınçla doluyuz, fakat diğer taraftan başkalarına yaptığımız genellemeler çok normal geliyor. Bizden olmayan/bizim gibi düşünmeyen herkesten nefret edebiliriz, çok normal(!), bizim nefretimiz normal, ama onlar yapınca anormal!
Haklarında hiçbir şey bilmediğimiz insanlardan nefret ediyoruz, farkında mısınız? Hakkımızda hiçbir şey bilmedikleri için bizden nefret edenlerden de nefret ediyoruz. Katmer katmer nefretle doluyuz.
Mevlana'ların Yunus Emre'lerin topraklarında neşvünema bulup, bu kadar nefretle dolu olmak... Allah bize selamet versin.
Müslümanlardan nefret eden Amerikalıları anlıyorum. Çünkü bir müslüman tanımıyorlar, iki elbette genelleme yapıyorlar.
Bu konu uzar. Fakat keseyim, "insan bilmediğine düşman." Hz Ali radiyallahü anhum buyurmuş ki, " tanıyan sever!" Bir de hangi filmde geçiyordu bu replik, "dünya bizden olmayanlarla hoştur!" ?
Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar.

zehra çayıroğlu
 
Üst