• Allah, Talan edilen bahçeleri eski güzelliğine kavuşturmasıyla meşhurdur. LiyA🌺

Yorum Gençlikte sonbaharı Yaşarken

SiyahSancaktaR

CEDDİ OSMANLI !...
Sp Kullanıcı
Katılım
17 Eyl 2017
Mesajlar
16,300
Tepkime puanı
26,945
Konum
PAYİTAHT...
Sonbaharın en belirgin özelliği, bizleri hüzün ve melankoliye itmesidir. Ben kendi hâlet-i ruhiyemi düşünüyorum da düşüncelerimle üretime geçip en verimli olduğum ve duygulara gömülüp kendi kabuğuma çekildiğim zamanım sonbahardır. Pek çok insan aynı şeyleri düşündüğünü ve yaşadığını söylüyor.



Sonbaharda niçin aşırı duygusallaşıyoruz, hüzünleniyoruz, boş sayfalarla derin dostluklara girip, gönlümüzdekileri paylaşma ihtiyacı hissediyoruz? Ve niçin sürekli değişken bir ruh hali yaşıyoruz? Bir an çok sevinçliyken, bir anda aşırı hüzünlü oluyoruz. Boşluğa dalıp giden bakışlarımızla, hayallerimizle sonbaharda gerçekten oldukça garip bir kişilik sergiliyoruz.



İlkbaharda çocukluk, yazın gençlik, kışın ölüm, sonbaharda da yaşlılık haletine gireriz. Mevsimler bir insanın hayat aşamalarına çok benziyor. Ama bunun yanı sıra, mevsimlerin ruh halimiz üzerindeki tesirleri de inkâr edilemez. O halde yaşlıların hâlet-i ruhiyelerini düşünürsek, sonbaharı daha iyi anlayabiliriz.



Sonbaharda ağaçlar sararıp, dökülen yapraklarıyla, saçları beyazlayıp, dökülen yaşlılarımızı çağrıştırıyor bizlere. Neye baksak yaşlılık belirtilerini görüyoruz sonbaharda. Yaşlılarımız geçirdikleri ilkbahar ve yaz mevsiminin ardından kazandıkları hayat tecrübeleriyle, eriştikleri belli bir olgunlukla sonbahara ne de çok benziyorlar.



Sonbaharı, geçmiş zamanın hesabını yapma, geriye bakıp yaptıklarını bir gözden geçirme ve kışa yaklaşırken daha iyi hazırlanma aşamasına gelen yaşlılarımıza benzetiyoruz. Aslında sonbahardaki o üretkenliğin, derin düşüncelerin, hüzünlerin, sayfalar dolusu yazılar-şiirler yazıp duygulara kapılmanın, daha çok hassaslaşmanın nedeni, sonbaharın yaşlılıktaki o olgunluğu, o duygusallığı, o hassasiyeti bizim ruhumuza yansıtmasından kaynaklanıyor. Yani kısacası, her sonbaharda hâlet-i ruhiyemizde bir yaşlılık, verimli bir olgunluk yaşıyoruz.
 

SiyahSancaktaR

CEDDİ OSMANLI !...
Sp Kullanıcı
Katılım
17 Eyl 2017
Mesajlar
16,300
Tepkime puanı
26,945
Konum
PAYİTAHT...
Bir ansiklopedide, sonbahar hakkında birkaç paragraftan oluşan yazı dikkatimi çekmişti. Bu yazıyı sizlere aktaracağım, ama satır aralarına da kendi fikirlerimi ekleyerek, yeni bir versiyon oluşturmaya çalışacağım.




Sonbahar 23 Eylülden başlayarak, 22 Aralığa kadar devam eden, yazla kış arasında bir geçiş mevsimidir.




Yani, gençlikle ölüm arasındaki geçişi yaşadığımız devre. Sonbahar, yani yaşlılık.




Sonbahar, kış ayının habercisidir.




Yaşlılıktan sonra uğrayacağımız durak ölüm olduğuna göre yaşlılık, ölümün habercisidir.




Bu mevsimde havalar yavaş yavaş soğuyarak, kışa hazırlık yapmaları için insanları uyarır.
 

SiyahSancaktaR

CEDDİ OSMANLI !...
Sp Kullanıcı
Katılım
17 Eyl 2017
Mesajlar
16,300
Tepkime puanı
26,945
Konum
PAYİTAHT...
Yaşlanınca insanlar yavaş yavaş güçten düşer hale geliyor. Bükülen beller, tutmayan eller, takatsiz bedenler, artık âhirete hazırlanmanın uyarısını yapıyor.




Ağaçlar yem yeşil güzelliklerini kaybederek yapraklarını dökmeye, bitkiler sararmaya, hayvanlar kışa hazırlık yapmaya başlarlar.




Gençlikteki o cıvıl cıvıllık, o güzellik, yerini, aklanıp dökülen saçlara bırakıyor. Görüyorsunuz hayvanlar bile kışa hazırlık yapıyor. Bir karınca bile yazın çalışıp didinip, kışa hazırlanıyor. O halde ne zaman bir yiyecek kırıntısını yüklenip, bin bir zahmetle yuvasına götürmeye çalışan bir karınca görürsek, onun hayırlı bir amel işleyip, sevabını kimseye kaptırmamaya çalışarak, kabrine götürmeye uğraştığını düşünelim. Böylesi bizim için daha ibretli olacak. Bakalım bir karınca kadar olabilecek miyiz?




Sonbaharda diğer mevsimler gibi istikrarlı bir hava olmadığı için, insanların çok dikkatli olması gerekir.




Burası çok önemli. İstikrarlı bir hava olmaması, aslında son nefesimizde, imânla gidip gitmeme korkusu bizim için. Bu yüzden hem korku hem de ümit içinde olmamız ve çok dikkatli olmamız gerekiyor.
 

SiyahSancaktaR

CEDDİ OSMANLI !...
Sp Kullanıcı
Katılım
17 Eyl 2017
Mesajlar
16,300
Tepkime puanı
26,945
Konum
PAYİTAHT...
Sonbahar, dört mevsim içinde her yönden bolluk özelliğini gösterir. Sebzeler, meyveler ve bütün gıda maddeleri tam manâsıyla olgun ve bol olarak bu mevsimde vardır.




Hani bahsettik ya, sonbaharda daha verimli bir hale geliyoruz diye. Yaşlılarımız da kazandıkları hayat tecrübeleriyle, olgunlukla, ibretli hayat hikayeleriyle bizler için en verimli çağlarını yaşarlar.




Bu mevsim kış mevsiminin habercisidir. İnsanların kışa hazırlanmaları için bazı uyarıcı görevleri vardır. Havaların bazan soğuk, bazan yağmurlu, bazan açık olması bunlara misâldir.




Habire ruh halimiz değişiyor. Ölüme doğru yaklaştıkça bir ümit, bir korku insanı kaplıyor. Tabii yaşlıların daha ümitvar olması gerekiyor. İnsan bir an Önce güzel ibadetler yapmak istiyor, ama yaşlı beden çoğu zaman bunu zorlaştırıyor.



Bu bakımdan sonbahar mevsimi, kış hazırlıklarının hızlandığı bir zamandır. Turşuların kurulması, odun kömürün alınması, yünlü kumaşların hazırlanması, bu mevsimin Önemli özellikleridir.



Yani, bedenimizi rahat tutmak ve keyif ehli olmak için, henüz gelmeyen günlere büyük bir hazırlık başlatıyoruz.
 

SiyahSancaktaR

CEDDİ OSMANLI !...
Sp Kullanıcı
Katılım
17 Eyl 2017
Mesajlar
16,300
Tepkime puanı
26,945
Konum
PAYİTAHT...
Dar günlerimizde hazırladıklarımızı kullanmak kadar güzel bir şey yoktur. Tüm imkânlarımızı seferber edip, kışa hazırlanıyoruz. Hazırlanıyoruz da, asıl kışa hazırlanıyor muyuz? Asıl dar günlerin hesabını yapıp, şimdiden tüm imkânlarımızı seferber edip, iyi işler yapma heveslisi miyiz acaba? Kabre girdiğimizde tek ihtiyacımız iyi amellerimiz olacak. Bir turşuya, bir yün kazağa verdiğimiz değeri, iyi amellere de vermeliyiz. Kış için odun kömür neyse, kabir için iyi ameller de odur.




Sonbahar mevsimi yazla-kış arasında bir köprü gibidir. Havaların değişik bir atmosferde seyretmesi, insan sağlığı, ziraat ve hayvancılık, meyvecilik için tehlikeli olabilir. Bunun için çok dikkatli olmalı ve tedbirleri ihmal etmeden yerine getirmelidir.




(Havalar değişiyor. Yani ruh halimiz, gönlümüz değişiyor. Her an nefisle, şeytanla, kötü arkadaşla mücadele içindeyiz ama onların tuzaklarına düşme tehlikemiz de her an mevcut. Ve onca verimler, onca hasenat bir anda ziyan olabilir. Tedbirler de bu noktada çok dikkatli olmak ve dört elle ibadete sarılmak gerekiyor.




Bu mevsimde nezle, grip ve buna benzer hastalıklar çok görülmektedir.




Bir de kötü arkadaş, gıybet, suizan gibi kalp hastalıkları tehlikesi var. Üstelik de her mevsimde musallat olur. Ya son zamanda musallat olursa...
 

SiyahSancaktaR

CEDDİ OSMANLI !...
Sp Kullanıcı
Katılım
17 Eyl 2017
Mesajlar
16,300
Tepkime puanı
26,945
Konum
PAYİTAHT...
Bu yüzden giyimde, yemede, içmede çok dikkatli olmalı C vitaminini eksik etmemelidir.




Yani helâlden mi giyiniyoruz, yediğimiz helâl mi haram mı çok dikkatli olmalıyız. C vitamini de ibadetle nefsimizi yenmek ve Hak için ve halk için kötü düşünmemek.



Yaprakların ağır ağır sarararak dökülmesi, bütün tabiatın o muhteşem özelliğini kaybetmesi, insan ruhu için bir düşünce kaynağı olduğu gibi, ölüme hazırlık için de bir ibret ve uyarıdır.



Şimdi de sonbaharın o aylar süren rahmetini, yağmurunu düşünelim. Toprakla bütünleşen yağmurun, rüzgâra kapılıp içimize dolan o güzel kokusunu... Ne hoştur gazeller dökülmüş yollarda, yağmurun altında yürümek.



Sonbaharda yağmur niçin bu kadar çok yağıyor bilmiyorum. Ama madem ki sonbaharı yaşlılara benzettik, o halde o bolca yağan yağmuru da, Rabbimizin yaşlılara verdiği kıymeti, üzerlerine indirdiği rahmeti olarak düşünebiliriz.
 

SiyahSancaktaR

CEDDİ OSMANLI !...
Sp Kullanıcı
Katılım
17 Eyl 2017
Mesajlar
16,300
Tepkime puanı
26,945
Konum
PAYİTAHT...
Rivayete göre Rabbimiz ihtiyar kimsenin yüzüne her gün 50 defa rahmetiyle nazar eder ve ona şöyle hitap eder:



"Ey âdemoğlu. Yaşın ilerledi, kemiğin zayıfladı, ecelin yaklaştı. Artık Benim senden haya ettiğim gibi, sen de Benden haya et. Çünkü Ben, saçı sakalı ağaran kimseye azap etmekten haya ederim."



Yaşlılarımızın en ibret verici sözü şudur: " Neydik, ne olduk?"



Bu çok önemli bir ibret tablosudur bizler için. Bizler de onlar gibi, neydik, ne olduk, diyeceğiz. Gençliğimizdeki o yerinde duramaz halimizi hatırlayacağız, sonra da yaşlılığımızdaki o yerinden kıpırdayamaz halimizi görüp, derin iç çekişler yaşayacağız. Hattâ belki de öyle demeye bile fırsat bulamadan kışa gireceğiz. Aslında her an sonbahardayız. Her an ölüme, kışa girebiliriz. Neticede, sonbahar da, yaşlılarımız da ölüme, âhirete hazırlanmamız için harekete geçmemiz gerektiğini bizlere ihtar ediyorlar.

Hülya Kartal
 

SiyahSancaktaR

CEDDİ OSMANLI !...
Sp Kullanıcı
Katılım
17 Eyl 2017
Mesajlar
16,300
Tepkime puanı
26,945
Konum
PAYİTAHT...
Abiii yaşlanıyoruz yavaş yavaş ( :

Rabbim hayırlı, imanlı, huzurlu, dünya meşgaline kapılmaktan uzak, farkında olmayı nasip etsin ..
Aynen değerli muhterem kardeşim..

Zaman hızlı akıyor..

Âmin değerli muhterem kardeşim varolasın...
 
Üst