Kar ve karanlık

Turan

Aktif Üye
Sp Kullanıcı
Katılım
30 Ocak 2017
Mesajlar
2,227
Tepkime puanı
203
Başına vurmuş gibi sert bir kömür kokusu,
Nereden geldi, yavrum, sana ölüm korkusu?
Taş döşenmiş alnına kondukça bir kuş gibi
Ellerim ürperiyor, naşa dokunmuş gibi.
Sana ne, bulmuşsa kar yaylada diz boyunu?
Parçalamışsa bir kurt ne çıkar bir koyunu?
Ne çıkar kol kolaysa yolda karanlıkla kar?
Dağdan dönen bir çoban can vermişse ne çıkar?
Sana ne, yollarını şaşırmış yolculardan,
Bilmediğin bir köye bir çığ inmişse yardan?
Ne var bu kış tohumlar tarlalarda donarsa?
Boş sininin başında aç duran köylü varsa ?
Ne olur kimsesizler, şehrin geçit yerinde,
Tünerse bir konağın mermer eşiklerinde?..
Gök yüzü zindan olsun yerin üstünde varsın,
Varsın kara toprağın bir gün yüzü ağarsın,
Sen şimdi yakınları seyre dal gözlerinle,
Örtülü perdelerden taşan ahengi dinle:
Uzaklardan duyarsan yine kış rüzgârını
Düşün karanlık ufka renk verecek yarını!

Faruk Nafiz Çamlıbel / Kar ve Karanlık
 
Üst