Karanlıkta Görmek,

Turan

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
30 Ocak 2017
Mesajlar
2,230
Tepkime puanı
194
Yaşam koçları, iyi yaşam gurmeleri, her şeyi bilen kişisel gelişim uzmanları derken seküler rahipler çoğalıyor. Artık neyin iyi bir hayat olduğunu yeni ahlaki yetkeler olarak bize onlar söyleyecek. Kendi ahlak evreninin merkezinde insanın kendisi var artık. Tevazu, kanaat, diğerkâmlık, merhamet, itidal, teenni... Bunlar çok eskiden gördüğümüz bir rüyanın arada bir ruhumuzu yoklayan gulyabanileri. Kadere rıza gösterme sakın, sev kendini, parlat kendini, göster kendini, kendine yet, kendini rahatlat... Adaletsizlik karşısında "evet, isyan!" diye sakın yumruklarını sıkayım deme... Survivor ne güne duruyor, oraya bak, orada ol, orayı yaşa. Bu sığ kültür hepimizi bakıma muhtaç çocuklara çeviriyor.
Kemal Sayar, Karanlıkta Görmek, sf. 81
 

Turan

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
30 Ocak 2017
Mesajlar
2,230
Tepkime puanı
194
Birkaç on yıldan beri terapiye başvuran insanlarda bir değişim gözleniyor Batı ülkelerinde. İyi giyimli, başarılı, sosyal hayatları iyi kişiler fobiler veya takıntıları için gelmiyorlar terapiste, bu yeni türün sorunu "hiçbir şey hissedememeleri". Bir hissetme yoksunluğu, boşluk ve kronik sıkıntı. Toplumun yeni bireyinin vebası bu. Bir uyuşma ve mutsuzluk hali... Ün ve servet pek çok kişi için hayatın amacı haline gelirken reklamcılık her türlü arzuyu doyurmanın faydasına bizi ikna etti. Sanki yarın diye bir ülke yokmuş gibi her türlü arzuyu hemen şimdi "özgürleştirme" adı altında doyurma düşüncesi, bu iklimin belirgin özelliği. Sınır yok. Geçmiş yok. Kimse yüzyıl sonrası için meşe ağaçları dikmiyor artık.
Kemal Sayar, Karanlıkta Görmek, sf. 79
 
Üst