Mucizeler üzerine

Turan

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
30 Ocak 2017
Mesajlar
2,227
Tepkime puanı
197
Mucizeler üzerine...
...Her insanın ayrı bir kokusu olduğunu duymuş muydunuz? Bu kokunun ruh halimize göre değiştiğini biliyor muydunuz?
İşte koku ile ilgili bazı gerçekler: Çeşitli duygular, terimize değişik kimyevi bileşikler karıştırıyor. Nutuk çeken birisinin nutuk kokusu oluyor. Korkan çocuğun korku kokusu, kıskananın kıskançlık kokusu, sevinenin sevinç kokusu var.
Fena kokular, güzel kokulardan daha kuvvetli!
İnsan duygularının onun kokusunu etkilemesi çok ilgi çekicidir.
/
Sizi paltonuz mu ısıtıyor? Evet mi? Öyleyse paltonuzu soğutup giyin. Yine ısındığınızı göreceksiniz. Çünkü giydiklerinizin görevi vücudumuzda üretilen ısının dışarıya kaçmasını önlemektir. Yani giydiklerimiz vücudumuzun ısı izolasyonunu sağlamaktadır.
Ama ısı izolasyonu yeterli değil ki... Ayrıca ısının devamlı üretilmesi gerekmektedir. Vücudumuz o üretimi yapmaktadır. Eğer vücudumuzda devamlı üretilmeseydi alınacak her tedbire rağmen vücut yavaş yavaş dış sıcaklığa kadar inecekti. Halbuki insan hayatının devam edebilmesi ancak vücut ısısının belirli bir değerde (37 derece) bulunmasıyla sağlanmaktadır. Yemek yemeden üç hafta, su içmeden üç gün yaşanabildiği halde ısınmadan 3 saat bile yaşamak mümkün değildir. Vücut, ürettiği ısıdan daha hızlı ısı kaybettiğinde Hipotemi denilen rahatsızlık ortaya çıkmaktadır. Bu rahatsızlık, önlenemediği takdirde öldürücüdür. Vücut ısısının 37 dereceden 35 dereceye düşmesi halinde şuur kaybı olmakta, insan bir kibrit bile yakamayacak duruma gelmektedir.
Ortalama 60 trilyon hücreden meydana gelen bir insanın her hücresinde, vücut ısısının devamlı üretilmesi ve nihayet 37 derecede muhafaza edilmesi de çok ilgi çekici ve düşündürücü bir konudur.
/
Şu şeker ayarlama enstitüsüne bir bakalım:
Vücuda şeker girer girmez pankreas bezi, şekerin kandaki seviyesinin yükselmesine bakarak insülin denilen maddeyi salgılar. insülin, şekerin vücutta yakılmasını ve enerji temin edilmesini sağlar. Eğer şeker fazla alınmışsa bu depo kapasitesinin üzerindeyse o zaman yağa döndürülür ve deri altında yağ deposu olarak biriktirilir. (İşte, şişmanlama sebebi)
insülin, vücuda alınan şekerle orantılı olarak salgılandığı için normalde şeker miktarının aşağı düşmesine veya yüksek kalmasına fırsat vermez. fazlalığın bir kısmı da idrarla dıarı atılır.
Eğer gerektiğinden az şeker alınmış ya da uzun süreler hiç alınmamışsa, vücut önce karaciğerde depo ettiği şekeri kullanır. Bu da bittikten sonra, yağları şekere çevirerek vücut ihtiyacını sağlamaya çalışır. (İşte bir zayıflama sebebi)
İNSAN VÜCUDUNDA BU OTOMATİK AYARLAMA SİSTEMLERİNDEN, MİLYARLARCA VARDIR.
/
10 gram ağırlığındaki beyinde dünyadaki bütün telefon şebekesi kadar bağlantı vardır.
/
kainat, hiçbir sıfatın pekiştirmede başarılı olamayacağı bir güzellik ve düzen içindedir.
Bu güzellik ve düzen büyük bir gücün eseridir. Bu güzellik ve düzen o gücün tasarrufu altında devam etmektedir.
Bu gücü tanıyan ve hakkını teslim edenlerin kendileri uyusalar bile, Mevlânâ dili ile söylersek, baht ve ikballeri uyumaz.
Bu büyük güçten faydalanmak, bu güçle irtibat kurmakla mümkündür. Bu güçle bütünleşmekle mümkündür. Bu güçle bütünleşildiğinde, bu gücün insana paylaştırdığı kısmını kullanabilmek, bu gücün aydınlığında görebilmek, bu gücün açacağı yollarda yürüyebilmek mümkün olur.
Kainata güzelliğini ve düzenini veren bu büyük güçle irtibat kurulduğunda her engeli aşmak, her sıkıntıya katlanmak, her zorluğa göğüs germek kolaydır.
Bu büyük güçle bütünleşmenin, doğrudan irtibata geçmenin yolu ona ibadet etmektir. Bu büyük güçle en estetik kucaklaşma şekli ise namazdır.
Alıntı
 
Üst