İslam Sabır nedir biliyor muyuz?

sükutu-ezber

Öyle işte...
Yönetici
Co-Admin
11 Şub 2017
9,449
25,029
Kıymetli forum sakinleri 🌹🌹

Bu sefer ki konumuz ve sorum sabır ve sabır kavramı nedir tam anlamıyla bilincinde miyiz?

-Sabır nedir?
-Sabır etmek ile tahammül arasındaki farkı biliyor muyuz?
-Sabır ama nereye kadar?


Rabbimiz bize sabrı ve namazı yan yana diyor bu iki ayette neden bu kadar iki kavram önemli?

  • Bakara Suresi, 45. ayet: Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu, şüphesiz, huşû duyanların dışındakiler için ağır (bir yük)dır.
  • Bakara Suresi, 153. ayet: Ey iman edenler, sabırla ve namazla yardım dileyin. Gerçekten Allah, sabredenlerle beraberdir.

@Mizgin_TuRabii @Kenshi @Eylül Başak @sıgınak @Karaton @iklima @iklil @Asiye @Zişan @Ali @Eylül @Eymen @Yaren @LiyA @HayLaz61 @Hayali_delibal @Alperen61 @Tatlı Cadı @aLbina @SiyahSancaktaR @Mystery @Mavi @Mevsim @Kızıl Gül @DenizKızı @-Hira- @Elçibey @Oparetör @Ötüken @Sayha @Byabdullah @iklima @Birindarfatma @Lâ Tahzen''' @Zümrüt @ahter @Suskun Yürek
 

Yaren

Fesleğen
Sp Kullanıcı
30 Ocak 2017
4,677
6,888
Açık sözlülükle ve üzülerek söylüyorum ,oldukça sabırsız biriyim ,tezcanlı diyebiliriz.
Sabırlı olduğum zamanlar da var elbette ama yeterli değil ne yazık ki ve ne yapsam bunu yenemiyorum..
Tabi bunu davranışlarım için söylüyorum ,azla yetinme ve kanaatkarlık gibi durumlarda oldukça sabırlıyım,manevî olarak sıkıntım yok yani ;)
 

-Hira-

🌱🌱🌱
Yönetici
Adminiçe
14 May 2020
5,546
30,751
Yarim saattir konuya bakiyorum..
kafamda binbir türlü sey gecti ama yaziya dökemedim..
irdelemek istedigim konular var aslinda..
sabir konusunu bir bütün degilde..
Olaylar, konular, imtihanlar karsisinda ki degiskenligine deginmek istedim lakin düsüncelerimk toparlayamadim..
(Toparlamayi basardigimda tekrar burdayim insallah) :)
Güzel konu.. farkli bakis acilarini gösterecektir bize..
Ama genel olarak Hira sabirlidir diyebilirim..
Lakin Hiranin sabrini napalim dimi, biz sabir ne demek onu soruyoruz.. 🙄
Kafam karisik @sükutu-ezber :)
 

SiyahSancaktaR

CEDDİ OSMANLI !...
Sp Kullanıcı
17 Eyl 2017
16,588
29,068
PAYİTAHT...
O zaman şunu soruyorum sana kardeşim bu sabırdan çok adı tahammül olmuyor mu,,?

Bana sabır ve tahammülün tanımını yapar mısın?
Sabır ve tahammülün arasındaki fark nedir?
Sabır her türlü çeşidine bakmaksızın önemse veya önemsemeden büyük bir liyatla başa çıkmaktır..

Tahammül sabırla aynı eşdeğerde gözükse de sabır duvarının en son raddesidir..
 

Zişan

Aktif Üye
Sp Kullanıcı
20 Eki 2020
380
2,253
çok güzel bir konu Allah razı olsun canım...Sabırla ilgili Prf. Dr.Mahmut Esad Coşan hocamızın İdeal Yol isimli kiabundan bir konu okumuştum onu paylaşmak istiyorum sizle :)

İslâm’da Sabır


Sabır, lügat yönünden, “sıkıntıda tutmak, alıkoymak” anlamına gelen, şümulü geniş bir kelimedir. Arap dilinde bu genel ve aslî anlam ile kullanıldığı ibare ve tabirleri lügat kitapları sıralıyorlar. İşte bu anlamdan alınarak yaşayışımız esnasında, kendimize hakim olduğumuz, dişimizi sıkıp katlandığımız birçok konu ve olay karşısındaki rûhî direnme ve dayanmamıza da “sabır” adı verilmiş.

Sabretmenin İslâm dininde çok büyük yeri ve önemi vardır. Gerçek dindarlığa ulaşabilmek için “sabır melekesi”ne sahip bulunmak şarttır. Sabrın önemi hakkında sevgili Peygamberimiz (sas.) şunları söylüyor:

“İmanın bir yarısı şükür, diğer yarısı sabırdır.”126

“Vücutta başın yeri ne kadar önemli ise imanda sabrın yeri de o kadar önemlidir.”127

“İmanın en üstünü, sabretmek ve hoşgörü sahibi olmaktır.”128

“Başa bir musibet geldiğinde feraha kavuşuncaya kadar sabretmek, değerli bir ibadettir.”129

Sabretmek bize Kur’ân-ı Kerîm’in emridir. Allah celle celâlüh sabredenleri sevdiğini, Kur’an’da bize bildirmektedir. Bu çok önemli bir noktadır.

Diğer kayda değer bir nokta ise Allah’ın, sabredenlerin yanında ve onlarla beraber olduğunu belirtmesidir. O’nunla beraber olmak, ne kadar büyük bir şeref ve mazhariyet!


Sabır çeşitli konularda olabilir. Hz. Ali radıyallâhu anh’den rivayet edilen bir hadiste, sabrın üç türlü olduğu beyan buyurulmuş:


1. Musibetlere sabır: Her kim başına gelen bir derde, felakete sabreder ve güzel bir tahammül ile onu geçiştirebilirse Allahu Teâlâ ona her biri arası yer ile gök arası kadar olan üç yüz derece yazar, onu mânevî yönden bu kadar yükseltir.

2. İbadetlere sabır: Her kim Allah’a ibadet ve taatte sabır ve sebat gösterirse, ihmal ve tembelliğe düşmezse Allah onu altı yüz derece yükseltir. Her derece arası ise yeryüzünün çekirdeği ile en son tabakasının arası kadardır.

3. Günahlara sabır: Her kim bir günah işleme durumu ile karşılaştığında kendini tutar, nefse şeytana uymaz ve o kötülüğü işlemezse Allah ona dokuz yüz derece yazar ki buradaki iki derece arası yer çekirdeği ile arşın sonu arasının iki mislidir.130

Bu hadîs-i şerîften, en güzel sabrın nefse hakim olup günahlardan el çekebilmek olduğu anlaşılıyor.

Kıyamet günü herkes hesap verirken sabredenlerin hesapsız mükâfât alacakları, Kur’ân-ı Kerîm’de şöylece yazılıdır:


“Ey Resûlüm! Onlara de ki: Ey iman eden kullarım! Rabbiniz’den korkun! Bu dünyada iyi işler yapanlara, bir mükâfât verilecektir. Allah’ın ülkesi geniştir. (Kendi öz yurdunuzda sıkıştırılırsanız başka diyarlara göç edebilirsiniz, üzülmeyin.) Sadece sabredenler için mükâfâtları hesapsız olarak verilecektir.”131



Hz. Enes radıyallâhu anh’den nakledilen bir hadîs-i şerîfte ise şöyle buyuruluyor:

“Allahu Teâlâ der ki: Kullarımdan bir kulu, vücudunda veya çoluk çocuğunda veyahut da mal-mülkünde bir sıkıntıya, derde uğratırsam o da bu derdi, güzel bir sabırla karşılayıp tahammül ederse kıyamet günü onun amellerini tartmaya, defterini açıp günah ve sevaplarını hesaplamaya hayâ ederiz. (Onu hesapla üzmeyi, ulûhiyetimin şanına uygun bulmam, mükâfâtını hesapsız veririm.)”132

Sabrın bir çeşidi de savaşlardaki sebat ve direnmedir. Zafer ancak sabredenlere vaadolunmuştur. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyuruluyor:

“O kinci kâfirler, size bir iyilik ulaşsa kederlenir ama felakete uğrarsanız sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah’tan çekinerek Allah korkusuyla hareket ederseniz onların hileleri size zarar veremez. Çünkü Allah onların işlediklerini kuşatmıştır.”133

“Ey iman edenler! Eziyetlere sabredin, savaşlarda direnin, sınırlarda cihad için nöbet bekleşin ve Allah’tan korkun ki felah bulasınız.”134

“Allah’a ve O’nun Resûlü’ne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin. Sonra perişan olursunuz, mânevî gücünüz elden gider. Sabrediniz, muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir, onların yanındadır.”135

Oruç ve Ramazan’ın, sabırla büyük ilişkisi vardır. Hatta Tefsîr-i Kurtubî’de, Ramazan’a “sabır ayı” adı verildiği yazılıyor.136 Bakara sûresinin 45. ve 143. âyetlerinde geçen “sabır” kelimesi, Mücâhid radıyallâhu anh tarafından, doğrudan doğruya “oruç” olarak tefsir edilmiştir.137 Bir hadîs-i şerîfte de “Oruç, sabrın yarısıdır.” deniyor.138

O halde sevgili okuyucular! Allah’ın bizimle, bizim yanımızda olmasını ve bizi sevmesini sağlayacak olan sabra itina edelim, sabrı öğrenmeye çalışalım. Sabırlı olursak her türlü güçlüğü yenecek, düşmanlara galebe çalacak, dünya ve âhirette izzet ve şerefe ereceğiz, Allah’ın sevgili kulu olacağız.


Dipnotlar
1. Bk. Hakîm et-Tirmizî, Nevâdiru’l-usûl, I, 83 (36. asıl); II, 9 (234. asıl); II, 91 (247. asıl). Muğîre b. Âmir’in sözü olarak nakledilen kaynak için bk. Beyhakî, Şuabü’l-Îmân, IV, 109, hadis no: 4448. Ayrıca bk. Suyûtî, ed-Dürrü’l-mensûr, VII, 357; Hatîb el-Bağdâdî, Târîhu Bağdâd, XIII, 226; Beyhakî, Şuabü’l-Îmân, VII, 123, hadis no: 9716; Kudâî, Müsnedü’ş-Şihâb, I, 126, hadis no: 158; Deylemî, II, 415, hadis no: 3841; Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, IX, 104, hadis no: 8544; Heysemî, Mecma’u’z-zevâid, I, 220.
2. Abdürrezzâk, XI, 469, hadis no: 21031; Beyhakî, Şuabü’l-îmân, I, 71, hadis no: 40; VII, 124, hadis no: 9718; Ebû Nuaym, Hılyetü’l-evliyâ, I, 76.
3. Abdürrezzâk, III, 72, hadis no: 4843; XI, 191, hadis no: 20297; Beyhakî, Şuabü’l-Îmân, VII, 426, hadis no: 10838.
4. Beyhakî, Şuabü’l-Îmân, VII, 204, hadis no: 10003; Kudâî, Müsnedü’ş-Şihâb, I, 62, hadis no: 46.
5. Deylemî, II, 416, hadis no: 3846; Suyuti, ed-Dürrü’l-mensûr, I, 159; Münâvî, Fethu’l-Kadîr, I, 124; Suyûtî, el-Câmiu’s-sağîr, hadis no: 5137.
6. 39/Zümer, 10.
7. Kudâî, Müsnedü’ş-Şihâb, II, 330, hadis no: 1462; Deylemî, hadis no: 4459; Hakîm et-Tirmizî, Nevâdiru’l-usûl, I, 403 (183. asıl); İbni Adiy, el-Kâmil fi’d-duafâ, VII, 150; Suyûtî, el-Câmiu’s-sağîr, hadis no: 6043.
8. 3/Âl-i İmrân, 120.
9. 8/Enfâl, 46.
10. Kurtubî, el-Câmiu li ahkâmi’l-Kur’ân, I, 414. Ayrıca bk. Ahmed b. Hanbel, II, 263, hadis no: 7567; V, 154, hadis no: 21402; İbni Cerîr et-Taberî, Câmiu’l-beyân an te’vîli âyi’l-Kur’ân, I, 298.
11. İbni Cerîr et-Taberî, Câmiu’l-beyân an te’vîli âyi’l-Kur’ân, I, 298; Kurtubî, el-Câmiu li ahkâmi’l-Kur’ân, I, 414
12. Tirmizî, “Deavât”, 87, hadis no: 3519; Ahmed b. Hanbel, V, 372, 370, 365, 363, hadis no: 23208, 23188, 23148, 23123; IV, 260, hadis no: 18313.
 

Eylül Başak

Aktif Üye
Yönetici
Süper Moderatör
31 Mar 2020
4,200
20,190
Sabır =Dayanma gücü, musibetlere, acılara ve meşakkatlere katlanma
Tahammül =Katlanmak
Sabır kavramı tahammüle göre daha geniş ve daha kapsamlı.
Sabır ile ilgili bir çok ayet ve birçok hadis var. Peki gerçek anlamda ne demektir sabır ve niçin bu kadar önemli?
Sabır müminin en belirgin özelliklerinden biridir. Bazı sıkıntılar vardır ki insanın kendi iradesini ve gücünü aşar. Başına bir musibet geldiğinde onun Yaratıcıdan geldiğini bilir ve şikayet etmeden hal-i hazırdaki duruma sabreder.

Üç çeşit sabırdan bahsedilir :
Bunlardan biri masiyetten kendini çekip sabretmek = Yüce Allah'ın koyduğu helal ve haram sınırlarını çiğnememe, isyan etmeme, günah işlememe konusunda gösterilen sabır. Bu sabır takvadır.

İkincisi musibetlere karşı sabır = Başımıza ne gelirse gelsin Allah'tan geldiğini bilip, tevekkül ile karşılayıp teslim olmaktır. Musibet esnasında gösterilen sabırsızlık Cenâb-ı Allah'tan şikayeti içinde gizlice barındırır. Rahmetini ve hikmetini tenkit manasına gelir. Musibeti Allah'a şikayet edebiliriz ama Yüce Allah'ı insanlara şikayet eder gibi eyvah, ah, of deyip ben ne yaptım ki bu başıma geldi deyip şikayetlenmek müminin vasıflarından değildir.

Üçüncüsü ise ibadette sabır= Nefsin bütün itirazlarına rağmen sabır ve metanetle yapılan ibadetler mümini sevgili makamına çıkartır. Bu da kulluğun en üst mertebesidir.

Cenâb-ı Allah insana hal-i hazırda başına gelecek musibetlere yetecek sabrı veriyor ama insan bu sabır duygusunu ya geçmişe ya da geleceğe yayarak tüketiyor.
Başımıza bir hastalık geldiğinde onun manevi boyutundan ziyade maddi boyutuyla ilgileniyoruz. Oysa ki hastalık zamanında geçirdiğimiz her bir dakikanın birer saat hükmüne geçtiğini düşünsek, günahlarımıza kefaret olduğunu bilsek hastalığa bakış açımız değişir. Hastalık uyanmamız için bir uyarıcıdır. Bu yüzden ondan şikayet etmek yerine ona teşekkür etmek gerekiyor belki de.
Her ne zaman ki sabır timsali Hz. Eyyub gibi o hastalık ibadetimize mani olmaya başlar o zaman hastalığı Allah'a şikayet edip Eyyubvari "Ey Rabbim bana gerçekten zarar dokundu. Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin." Enbiya Suresi 83 demeliyiz.

Son olarak şunu da ekleyip bitireyim.
1) Cenâb-ı Allah insanı bir model hükmünde yaratmış ve model üstünde istediği gibi tasarruf eder. Nasıl ki bir terzi model üstündeki elbise üzerinde istediği gibi keser, biçer, kısaltır. Bizler de Cenâb-ı Allah'ın malı ve mülküyüz. Üstümüzde dilediği gibi hüküm verme hakkına sahiptir.
2) Bu hayat hastalıklarla ve musibetlerle temizlenir. Kuvvet kazanır ve mükemmeli bulur.
3) Bu dünya imtihan yeridir, hizmet yeridir. Lezzet ve ücret alma yeri değil. Lezzet ve ücret ahirette verilecektir. O yüzden bu dünyada karşılaştığımız bütün musibetlerin karşısında sergileyeceğimiz sabır, ahirette bize ücret olarak geri verilecektir inşallah
 

sükutu-ezber

Öyle işte...
Yönetici
Co-Admin
11 Şub 2017
9,449
25,029
Genel olarak sabır ile tahammülü karıştırıyoruz ve sabrı tam anlamıyla bilmiyoruz, ne gibi durumlarda sabır gerekiyor, sabır nedir eksiğiz,,,

Mesela bir insan birisine ister laf ister kötülük babında hep bir şeyler yapıyor bizler ise genelde şu tabiri kullanıyoruz
Çok sabrediyorum sabrım taşacak bir gün bu aslında sabır değil tahammüldür bunun farkında değiliz çoğumuz,,,

Sabır Rabbimizin bizleri bu dünya da herhangi bir sıkıntı ile imtihan etmesi ve o imtihanların karşısında gösterğimiz tavırdır
İlk başta Allah'ım bu derdi bana niye verdin deriz biraz zaman geçince sabır ederiz işte ilk başta Rabbim Sen beni imtihan ediyorsun şikayet etmeden sürekli dillendirmeden Senin rızan için sabretmek istiyorum demek sabır olsa gerek,,,

Sabır ama nereye kadar diyor insan işte bu da tahammüldür, sabrettiğini sanıyor insan aslında gün gelip şikayetlenmeye döner her şey,,,

Bizlerin başta benim sabırı bilmek lazım Rabbimize göre sabır nedir diye o zaman sabır ile tahammülün arasındaki farkı anlarız,,,