• #EvdeKal TÜRKİYE


Sunnetin Kur´an Karşisindaki Fonksiyonu

ALI

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
14 Eyl 2017
Mesajlar
3,214
Tepkime puanı
51
Sunnetin Kur´an Karşisindaki Fonksiyonu

Büyük Mufessir el-Kurtubi (öl. 671/1273) tefsirinin mukaddimesinde, İslam bilginlerinin eksiriyetinin fikirlerine tercüman olarak sunnetin Kur´an karşisinda iki fonksiyon icra ettigini belirtmektedir. Bunlardan biri sunnetin, aciklanmasi gereken Kur´ani nasslari tefsir etmesidir ki buna beyan, digeri de bazen helal ve haram noktasinda bazen de degişik konularda Kur´an´da yer almayan bir hükmü koymasidir ki, buna da teşri´ fonksiyonu denilmektedir.(el-Kurtubi, el-Cami, I, 39.)

Sunnetin Kur´an´i tefsir etmesi, onun mutlakini, takyid, müphemini beyan, mücmelini tafsil, müşkilini tavzih ve umumunu tahsis etmekten ibarettir. Bu meseleye daha sonra müstakil olarak deginecegimiz icin burada üzerinde durmak istemiyoruz.

Sunnetin teşri fonksiyonu da az önce de ifade ettigimiz gibi Hz. Peygamber´in, Kur´an´da herhangi bir hüküm bulunmayan hususlarda hüküm koymasidir. Sunnetin bu fonksiyonu elbetteki, Allah´in Hz. Peygamber´e vermis oldugu teşri yetkisinin bir neticesidir. Esasen hüküm koyma yani şari sifatina yegane sahibi Allah´tir. Ancak Allah´in verdigi yetkiye dayanarak Hz. Peygamber de Kitabin hükmünün bulunmadigi yerde hüküm koyabilir.(Bkz. Eş-Şafii, er-Risale, s.52; İbn Hazm, el- İhkam, I, 114.)

Buna göre Allah mutlak manada şari, Hz. Peygamber de mecazi anlamda şari demektir. Nitekim bu husus Kur´an´da şu şekilde ifadesini bulmuştur :

“Herhangi bir şeyde anlaşmazliga düşerseniz, -eger gercekten Allah´a ve ahiret gününe inaniyorsaniz- onu Allah´ ve Resulune götürün.”(en-Nisa, 4/59.)

“Aralarinda hükmetmesi icin Allah´a ve Resulune cagrildiklari zaman muminlerin sözü ancak : “işittik ve itaat ettik”demeleridir.(en-Nur,24/51.)

“Allah ve Resulu bir konuda hüküm verdikten sonra artik inanmiş bir erkekve kadinin kendileriyle ilgili konularda tercih serbestisi yoktur.(Bu hakki kendisinde görerek) Allah´a ve Elcisine isyan eden kimse, apacik bir sapikliga düşmüş olur.”(el-Ahzab, 33/36.)

Allah Resulu Muhammed´e teşri görevinin verildigini “Biliniz ki, Resulullah´in haram kildigi Allah´in haram kildigi gibidir.”(İbn Mace, Mukaddime, 2.) hadisi de pekiştirmektedir. Söz konusu ayetlere ve hadise dayanarak İmam Şafii de Allah´in, Resulune Kur´an´in hükmünün bulunmadigi yerde hüküm koyma yetkisi verdigi ve ona itaat ezelde farz kildigini (eş-Şafii, er-Risale, s.52.) ifade etmektedir. Bundan dolayidir ki, Hz. Peygamber bazi konularda önce bir müddet Kur´an vahyi beklemiş, gelmeyince kendi ictihadine göre veya Kur´an dişinda almiş oldugu bir vahiyle herhangi bir meselede hüküm vermiştir. Onun verdigi hükümler de hic şüphesiz vahyin kontrolu altinda gercekleşmiştir. Bu yüzden hüküm vermede Resulullah (s.a.v.)´in bazi kücük hatalar yapacagi düşülse bile, bunlar vahiyle düzeltilmiştir.(eş-Şatibi, el-Muvafakat, IV, 19.)

Yani Resulullah´in verdigi her türlü hüküm, bir nevi vahyin onayindangecmiş hüküm demektir. Tamamen bu noktadan hareketle, İslam alimleri hüküm koyma acisindan sunnetle Kur´an arasinda herhangibir fark gözetmemişlerdir. Onlari bu görüşe sevkeden yegane amil, Resulullah (s.a.v.)´in ismet sifatinin bir uzantisi olarak devamli surette vahyin kontrolünde bulunmasidir.


Hz. Peygamber´in kendisine tevdi edilen mecazi anlamdaki şari sifatiyla öngördügü hükümlere örnek olarak, bir kadinin halasi, teyzesi, kizi ve kardeşinin kizi üzerine nikahinin haram oluşu (el-Buhari,en-Nikah, 27; Muslim, en-Nikah, 37-39.), ehli eşeklerin (el-Buhari,ez-Zebaih, 28; el-Megazi, 38; Muslim, en-Nikah, 39.), köpek dişliyirtici hayvanlarin etlerinin haram kilinmasi (el-Buhari, et-Tib, 57;Muslim, es-Siyam, 11; Ebu Davud, es-Sennet, 5.), diyet, müslümaninkafire karşi kisas yoluyla öldürülmemesi (el-Buhari, el-İlim,39.), neseb acisindan haram olan şeyin süt emzirme yoluyla daharam oluşu (el-Buhari, eş-Şehadet, 7; en-Nikah, 2; Muslim,er-Rida, 1, Ebu Davud, en-Nikah, 6.), cogu sarhoş eden şeyin azininda haram olacagi (Ebu Davud, el-Eşribe, 5; et-Tirmizi, el-Eşribe,3.)ve besmele ile gönderlen av köpeginin yakalamiş oldugu avin helal olmasi (el-Buhari, ez-Zebaih, 2-3; Muslim, Es-Sayd, 1-2; Ebu Davud, el-Edahi, 22.) gibi hususlari sayabiliriz.

Ayrica beş vakit namazin vakti, nasil kilinacagi, vitir namazinin vacib oluşu, namazlarda Kabeden önce Beyt-i Makdis´e yönelme, orucu bozan ve bozmayan şeyler, kimlere zekatin farz oldugu, şer´i boşanmanin şekli, hayizli kadinin namaz kilmamasi, oruc tutmamasi, büyük annenin mirasi gibi hususlar da bu konuda örnek olarak zikredilebilir.)(Tefsir Usulu ve Tarihi, Sf. 219-221/Prof. Dr. Muhsin Demirci)
 
Üst