• #EvdeKal TÜRKİYE


Zanlarımız ve Biz

Sahra

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
3 Kas 2017
Mesajlar
964
Tepkime puanı
100


Zan ve gıybet ilişkisi


Biliriz ki bir kimsenin arkasından onun hoşlanmayacağı şekilde konuşulduğu zaman bu konuşma ya gıybet olur ya da iftira. Eğer söylenen şey o kişide bulunuyorsa bu gıybettir, bulunmuyorsa iftiradır. Dolayısıyla hakkında zanda bulunulan şahsın gerçek durumu zanna uygunsa zan isabet etmiş, fakat bu zannı dile getiren gıybet etmiştir. Eğer isabet etmemişse, bu defa zanna dayanarak hüküm veren kişi, zan yürüttüğü şahıs hakkında iftirada bulunmuş demektir.


Zanna dayalı konuşmanın sözlerin en yalanı olduğu ifade edilmiştir. Nitekim Sevgili Peygamberimiz s.a.v. “Zandan sakının! Muhakkak ki zan sözlerin en yalanıdır.” (Buharî; Müslim) buyurmuştur.


İnsanız... Elimizde olmadan içimize iyi veya kötü birçok düşünce doğabilir. Bundan kaçınmak mümkün değil. Önemli olan o düşüncelerin kötü olanlarıyla hareket etmemek, onları başkalarına anlatmamak, böylece onların da aynı hususta kötü düşünmelerine sebebiyet vermemektir.




İslâm zahire hükmeder


İslâm zahire, yani olayın görülebilen kısmına bakarak hüküm verir. Kalbe göre hüküm vermek ancak Allah Teâla’ya aittir. Bunu Usame b. Zeyd r.a. örneğinde açıkça görebiliyoruz. Bilindiği üzere bu mübarek sahabi, bir savaşta kelime-i şahadet getirdiği halde düşmanı öldürmüştü. Kendince, ölen adamın canını kurtarmak için şehadet getirdiğini zannediyordu. Mesele Peygamberimiz’e intikal edince üzülmüş ve buyurmuştu ki: “(O adamın doğru mu yalan mı söylediğini anlamak için) kalbini mi yardın?” (Nesaî)


Bu örnekten bir kez daha anlaşılıyor ki niyet okumaya çalışmak, inancını tartmaya cür’et etmek, “asıl sen onun kalbine bak, içi bozuk” gibi sözler söylemek tehlikeli ve yanlıştır.




Şüphe çekmekten uzak


Bu arada zan gütmemek kadar, zan altında kalmaya yol açacak durumlardan uzak durmak da büyük önem arz ediyor. Çünkü günah işlememeye dikkat ediyor olsak bile, günahkâr biriyle arkadaşlık yapmamız yahut alenen günah işlenen yerlerde bulunmamız, hakkımızda kötü zanda bulunulmasına neden olabilir. Dolayısıyla insanların bizi yanlış anlamasına, hakkımızda kötü düşünmelerine fırsat vermiş olabiliriz. O halde zan uyandıracak hal ve tavırlardan kaçınmalı, gerekirse açıklamada bulunmalıyız. Zira yanlış anlama büyük ihtimalle şüpheye, o da zanda bulunmaya götürür.


Rasul-i Zîşan Efendimiz s.a.v. buna çok dikkat ederdi. Bir gece mübarek hanımlarından Safiye r.a., mescitte itikâfta bulunan Peygamberimizi ziyarete gider. Bir süre konuştuktan sonra ayrılmak üzere ayağa kalkar. Peygamberimiz s.a.v. de onu kapıya kadar uğurlar. Tam o sırada Ensar’dan iki genç oradan geçmektedir. Peygamberimizi görünce hızlanırlar. Peygamberimiz s.a.v.:


– Biraz durun, der, bu kadın (eşim) Safiye bint Huyey’dir.


Gençler beklenmedik bir anda yapılan bu açıklamaya bir anlam veremezler. Derler ki:


– Sübhanallah ey Allah’ın Rasulü!.. (Bunu neden söylediniz?)


Efendimiz s.a.v. duruma şöyle açıklık getirir:


– Şeytan kanın damarda dolaştığı gibi dolaşır durur. Ben onun kalplerinize bir kötülük atmasından, vesvese vermesinden endişe ettim. (Buharî, Müslim, Ebu Davud)




Daima iyi zan


Özetlemek gerekirse, hakkında net bilgiye sahip olmadığımız her ne varsa, o konuya dair fikir yürütmemiz, kulaktan dolma haberlerle ahkâm kesmemiz, görmediğimiz bir şeyi görmüş gibi anlatmamız zandır. Zannın iyisi iyi, kötüsü kötüdür.


Bir şey hakkında ille de zanda bulunacaksak iyi zanda bulunmalıyız. Çünkü Peygamber Efendimiz s.a.v. buyurdular ki; “İyi zanda bulunmak, güzel kulluktan ileri gelir.” (Ebu Davud)


Müslümana yakışan, karşısındaki insana iyi zanda bulunması, kendisini ona nispetle daha aşağı durumda görmesidir. Karşısındaki şayet çocuksa, kendine kıyasla daha az günah işlemiş olabileceğini, yaşlıysa daha fazla ibadet yapmış olabileceğini, alimse daha fazla bilgi sahibi olabileceğini düşünmesi gerekir.


Allah Teâla hakkında da iyi zanda bulunmak gerekir. Çünkü bir hadis-i kudsîde Rabbimiz buyurmuştur ki:


“Ben kulumun zannı üzereyim. (Hakkımda) hayır zannederse hayırla, şer zannederse şerle muamele ederim.” (Taberanî)






Kürşat Salih YAMAN
 

Sahra

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
3 Kas 2017
Mesajlar
964
Tepkime puanı
100

Asi ve Mavi

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
29 Ocak 2017
Mesajlar
7,972
Tepkime puanı
404
sözün özü Allah herkesin kalbine göre versin inşallah sp9 Allah hepimizi iyi etsin inşallah sp9 kurbanım
 

NoktA

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
21 Mar 2017
Mesajlar
4,852
Tepkime puanı
99
Sahra' Alıntı:
[FONT=&quot]Özetlemek gerekirse, hakkında net bilgiye sahip olmadığımız her ne varsa, o konuya dair fikir yürütmemiz, kulaktan dolma haberlerle ahkâm kesmemiz, görmediğimiz bir şeyi görmüş gibi anlatmamız zandır. Zannın iyisi iyi, kötüsü kötüdür.[/FONT]
Allah yardımcımız olsun. Allah razı olsun Sahra
 

Sahra

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
3 Kas 2017
Mesajlar
964
Tepkime puanı
100
amin ecmain inşallah
 

sükutu-ezber

Hiç'liğini bil
Yönetici
Editör
Katılım
11 Şub 2017
Mesajlar
5,396
Tepkime puanı
2,888
Rabbim bizleri gerçek manada her türlü zandan uzak etsin inşallah,,
yoksa işimiz yaman şahsım adına,,

teşekkürler Sahra hatırlatma yaptığın için,,,:)
papatya1 papatya1 papatya1
 

Sahra

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
3 Kas 2017
Mesajlar
964
Tepkime puanı
100
okuyup yorum yaptığınız için ben teşekkür ederim :)

papatya1
 
Üst