25 Psikolojik gerçek

Turan

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
30 Ocak 2017
Mesajlar
2,230
Tepkime puanı
194
1. İnsanın kendi kendini gıdıklayabilmesi mümkün değil. Sadece bazı şizofren hastaları, kendi kendilerini gıdıklayabiliyor!
2. Dünyada psikologlar tarafından tanımlanan 400’ün üzerinde fobi türü var!
3. Beyin, sıkıcı insanlardan dinlediğiniz sıkıcı konuşmaları olduğu gibi KAYDETMİYOR! Onları daha ilginç hale getirerek yeniden yazıyor.
4. Yapılan bir araştırmaya göre, profil sayfalarına çok sayıda “selfie” yükleyen erkek kullanıcıların, psikopat ve narsistik kişilik bozukluğuna sahip olma olasılığı çok yüksek.
5. Dinlediğiniz müzik türü, dünyayı algılayış biçiminizi de etkiliyor.
6. “Aşık olmak” ile “Obsesif-kompulsif kişilik bozukluğuna sahip olmak” vücutta aynı biyokimyasal etkiyi yaratıyor.
7. Araştırmalara göre, parayı fiziksel olarak birşeylere “sahip olmak” için değil de, “deneyim kazanmak” için harcamak, insanı daha çok mutlu ediyor.
8. Son bulgulara göre, Fobiler aslında DNA aracılığıyla nesilden nesile aktarılan hatıralardan ibaret…
9. Daha önce “Yürüyen Ceset Sendromu” diye bir hastalık duymuş muydunuz? Bu ruhsal bozukluğa sahip olan hastalar; ölü olduklarını, etlerinin çürüdüğünü, organ ve kanlarının olmadığını düşünüyor!
10. Psikologların yaptığı incelemeye göre “internet trolleri” narsistik, psikopat ve sadistik kişilik özellikleri gösteriyor.
(Trol, internette insanları sinirlendirmek ya da münakaşa başlatmak için tohum ekmeye çalışan kişilere deniyor. Bu kişiler, internetteki sosyal ortamlara kasten provoke edici veya konu ile ilgisi olmayan mesajlar göndererek, duygusal tepkiler verdirtme veya başlığın konusunu dağıtma amacı güdüyor)
11. Televizyonların ve popüler kültürün hayatımıza girmesiyle ortaya çıkan bir diğer ruhsal bozukluk da “Truman sendromu”… Bu hastalığa yakalananlar, hayatlarının her aşamasının tıpkı filmdeki gibi gizlice kameraya kaydedilip televizyonda gösterildiğini zannediyor.
12. Bir şarkının “en sevdiğiniz şarkı” olmasının sebebi, onu hayatınızdaki “duygusal bir an” ile eşleştirmenizden ileri geliyor.
13. Yapılan araştırmalar, cahil insanların kendilerini mükemmel görmeye; zeki insanların ise yeteneklerini hafife almaya eğilimli olduğunu gösteriyor.
14. Paris sendromu, özellikle Japonların yakalandığı garip bir psikolojik rahatsızlık… Paris’e gelmeden önce şehirle ilgili büyük beklentileri olan kişiler, şehrin gerçek yüzüyle karşılaşınca depresyona giriyor.
15. Kudüs sendromu da yine literatüre geçen bir başka ilginç rahatsızlık. Kudüs’ü ziyaret eden hacı ve turistlerden bazıları, buradaki kutsal atmosfere kendilerini kaptırıp, büyük bir dini lider olduklarına inanmaya başlıyor. Daha da ileri gidip kendini Mesih, Hz İsa ya da Hz Musa zannedenip, Kızıldeniz’i yarmaya çalışanlar da var!
16. Doğuştan görme engelli olan kişiler, şizofreni hastalığına yakalanmıyor!
17. Cep telefonunu kaybetmenin, artık bir fobi olarak literatürde yer aldığını biliyor muydunuz? Nomofobi, cep telefonu ve bağlantısını kaybetme korkusu demek.
18. Birisine 20 saniyeden uzun süre sarıldığınızda, beyinde “sosyal bağlanma”dan sorumlu oksitosin hormonu salgılanıyor ve böylece bu kişinin size daha çok güvenmesini sağlıyorsunuz.
19. İnsanlar fiziksel açıdan yorgun olduğunda, dürüst olmaya daha eğilimliler. Bu nedenle gece geç saatte yapılan konuşmalarda, itiraflar daha sık oluyor.
20. Farklı coğrafyalarda yaşayıp farklı dilleri konuşsa da, yeryüzünde yaşayan tüm insanlar şu 6 duygu için aynı yüz ifadesi ve mimikleri kullanıyor: mutluluk, öfke, üzüntü, korku, şaşırma ve iğrenme.
21. Reddedilmek, beyin tarafından fiziksel bir acı olarak algılanıyor.
22. Hedeflerinizi her zaman kendinize saklayın! Çünkü yapılan bir araştırmaya göre, hedeflerinizi başkalarına ilan ettiğinizde, onları gerçekleştirme ihtimaliniz düşüyor.
23. Sevdiğiniz birini gördüğünüz zaman, gözbebekleriniz büyüyor. Anı şey, nefret ettiğiniz birini gördüğünüzde de geçerli…
24. Bugün liseye giden sıradan bir öğrenci, 1950’lerde psikiyatrik tedavi gören ortalama bir hasta ile aynı kaygı seviyesine sahip!
25. Günümüzde araştırmacılar arasında internet bağımlılığının da artık bir akıl hastalığı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hakkında devam eden bir tartışma var.
& Psikoloji Portalından Alındı&
 

elem

Biiznillâh
Sp Kullanıcı
Katılım
29 Ocak 2017
Mesajlar
553
Tepkime puanı
108
Çok ilginçmiş hepsi.

Emeğinize sağlık.

Fakat açıkçası bazı psikolojik hastalıkları da psikologların ürettiklerini düşünüyorum.

Sağiıklı insanları hasta ediyolar.
 

Turan

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
30 Ocak 2017
Mesajlar
2,230
Tepkime puanı
194
evet haklısınız kardeşim günümüz insanın problemlerin tanımı yaptıklarına göre sizin böyle böyle dertleriniz var biz biliyoruz oluyor bazen
böylece günümüzde daha önce duymadığımız tükenmişlik sendromu ,depresyon,stres vs türevlerle kendilerine
ihtiyaç olduğunu hissettiriyorlar
misal lider ,gelişim koçu,imaj danışmanı,halkla ilişkiler departmanı,vs kavramlar hayatımıza girdi
acaba bu kelimelerin eskiden yerine neler vardı merak ediyorum
 

elem

Biiznillâh
Sp Kullanıcı
Katılım
29 Ocak 2017
Mesajlar
553
Tepkime puanı
108
Bence çoğu popülerlik ve para için uydurulmuş.

Olan masum insanlara oluyor.
 

iklima

Well-known member
Sp Kullanıcı
Katılım
29 Ocak 2017
Mesajlar
723
Tepkime puanı
1,221
Yaş
32
Konum
Balikesir
Bilgilendirdiğiniz için teşekkürler emeğinize saglik
 
Üst