• Seni anladıklarını söyleyecekler, inanma.. Herkes kendi derdine vakıf, başkasına yabancı.. (Mavi)

Anne hakkı

Turan

Aktif Üye
Sp Kullanıcı
Katılım
30 Ocak 2017
Mesajlar
2,210
Tepkime puanı
244
Harakanî Hazretleri Nuru'l-Ulum risalesinde şöyle bir hadise anlatır:
Hak dostu iki güzel kardeş vardır. Yaşlı, bakıma muhtaç bir validenin iki oğlu… İki kardeş aralarında anlaşmışlar. Bir gün biri, ertesi gün diğeri anneleriyle ilgilenir. Bir gün kardeşlerden biri annesiyle ilgilenirken diğer kardeş sabaha kadar ibadet eder.
İbadet eden kardeş nöbeti alacağı vakitte öyle bir cezbeye düşer ki… Bu hâli kaybetmek istemez, “Kardeşim” der, “öyle bir hâldeyim ki ne olur bugün de benim yerime nöbeti tutsan ben bu hâlden çıkmasam.”
Nöbette olan kardeş ricayı geri çevirmez, “Tabii ki kardeşim, ben anneme bakarım, seni bu hâlden mahrum bırakmak istemem” der.
Bu cevaptan sonra ibadetine devam eder o kardeş. Gözyaşları içinde secdeye kapanır, orada öylece uyuyakalır.
Sonra derinden şöyle bir ses duyar: “Ey kulum! Kalk artık, bu kadar gözyaşı yeter. Seni kardeşinin hürmetine bağışladım, af fettim, Cennet ve cemâlimle şereflendirdim.”
Secdedeki kardeş uykudan uyanır, “Ya Rabbim!” der. “Sabaha kadar secdede yalvarıp yakardım, kardeşim ise anneme bakmakla yetindi. Ve bu kardeşimin hürmetine bağışlıyorsun beni. Hikmeti nedir bunun?”
Cenâb-ı Hakk’ın hitabı şöyle olur: “Sen hiçbir şeye muhtaç olmayana ibadet ettin, hizmetinde bulundun. Hâlbuki kardeşin muhtaç olanın hizmetine devam etti. Benim senin ibadetine ihtiyacım yok ama annenin hizmete ihtiyacı var. Elbette hizmete muhtaç annesine hizmeti tercih eden kardeşinin hürmetine bağışlarım seni.”
 
Üst