Enfal 33.ayetin cevabı

sükutu-ezber

Yorgun...
Yönetici
Co-Admin
Katılım
11 Şub 2017
Mesajlar
7,785
Tepkime puanı
15,888
Konum
Hüzün-Sarısı
Günahların çok işlendiği bir asırda olmamıza rağmen bu ümmet nasıl helak olmuyor?

Esselamun aleykum verahmetulahi ve berakatehu. Geçmişte işlenen günahların sonucunda Cenab-ı Allah onları helak etmiştir aynı günahların binler derece fazlaları günümüzde işleniyorken Cenab-ı Allah'ın bunları helak etmeyişinin hikmeti nedir? Şimdiden Alah Razı olsun.

Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu

Değerli Kardeşimiz;
“Hâlbuki sen onların içinde iken Allah onlara azâb edecek değildi. Onlar istiğfâr ederken de Allah onlara azâb edici değildi.” (Enfal, 33)
Ebu Musa (ra) anlatıyor: ""Resûlullah (asm) buyurdular ki:
"Allah Teâlâ Hazretleri (şu ayetle) ümmetim için bana iki eman indirdi:
1. Sen aralarında olduğun müddetçe Allah onlara (umumi bir) azab vermeyecektir.
2. Onlar istiğfarda bulundukları müddetçe, Allah onlara azab vermeyecektir" (Enfal, 33).
Ben aralarından ayrıldım mı, (Allah'ın azabını önleyecek ikinci eman olan) istiğfarı Kıyamete kadar aralarında bırakıyorum." [Tirmizi, Tefsir, Enfal (3082)]
Bu rivayette Resulullah (asm) bir ayeti açıklıyor. Bir önceki ayet nazar-ı dikkate alınınca, muhatabın Mekkeli müşrikler olduğu görülür. Çünkü sadedinde olduğumuz ayet, onların önceki ayette belirtilen bir taleplerine cevap vermektedir. Talep şu: ““Ey Allah! Eğer bu (Kur’ân), senin katından hak (bir Kitab) ise, haydi üzerimize gökten taş yağdır veya bize elemli bir azab getir!” (32. ayet). Resulullah, Mekke müşriklerine verilen cevabın, ümmeti için kıyamete kadar muteber olduğunu, ümmeti, günahlarına tevbe ettiği müddetçe Allah’ın azab göndermeyeceğini müjdeliyor. (Kütüb-i Sitte, C. 13 S. 80 Akçağ yayınları)
Bu ayetin tefsiri hususunda yapılan izahlardan bazıları şunlardır:
“a. İçlerinde, istiğfar eden müminler olduğu sürece, Allah o kâfirlere azab etmez. Lâfız, her ne kadar umumî ise de, bu umum lafızla onların bir kısmı kastedilmiştir.
b. Allah, onların Allah'a iman eden, O'na istiğfarda bulunan birtakım çocukları doğacağını bildiği sürece, o kâfirlere azab edici değildir. Böylece onlar, çocuklarının ve zürriyetlerinin sıfatlarıyla sıfatlanmış olurlar.
c. Katâde ve Süddî, bu ifadeye "Şayet onlar, mağfiret talep etmiş olsaydılar, azab olunmazlardı" manasını vermişlerdir. Böylece, bu ifadenin zikredilmesinden kastedilen, onların mağfiret talebinde bulunmalarını istemektir. Yani, "Onlar, eğer mağfiret talebinde bulunmuş olsalardı, Allah onlara azab etmezdi" demektir. İşte bu sebepten dolayı bazı kimseler, burada zikredilen istiğfarın, "müslüman olmak" manasına geldiğini söylemişlerdir. Buna göre mana, "Allah'ın ilm-i ezelîsine göre, bunların içinde, Müslüman olacak bir kavim bulunduğu müddetçe..." şeklinde olur.” (Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 11/307)

“İşte (haddi aşarak ömrünü) isrâf eden ve Rabbinin âyetlerine îmân etmeyeni böyle cezâlandırırız. Âhiretin azâbı ise, elbette daha şiddetli ve daha devamlıdır. Onlardan önce (yaşamış) olan nice nesilleri (böyle zulümleri sebebiyle) helâk edişimiz, kendilerini hâlâ yola getirmedi mi? (Hâlbuki) onların meskenlerinde dolaşıyorlar. Şübhe yok ki bunda, (doğru) akıl sâhibleri için nice ibretler vardır. Eğer Rabbin tarafından önceden verilmiş bir söz (bir hüküm) ve ta‘yîn edilmiş bir ecel (kıyâmet vakti) olmasaydı, (bunlara da azab) elbette (hemen) lâzım olurdu!” (Ta-Ha, 127-129)

Cenâb-ı Hak, Hz. Muhammed’i (asm) yalanlayıp, inkâr edenlere niçin peşin (hemen) azab verilmediğini beyan buyurarak "Eğer Rabbinden, önceden verilmiş bir söz (hüküm) ve belirlenmiş bir zaman olmasaydı, muhakkak onlara da azab gelip yapışırdı" demiştir.

Ayette geçen "kelime"nin, (sözün, hükmün) Allah Teâlâ'nın meleklerine bildirdiği ve Levh-i mahfuz'da yazmış olduğu şu husus olduğunda şüphe yoktur: Hz. Muhammed’in (asm) ümmeti, yalanlasalar bile onların cezası ertelenecek, geçmiş ümmetlerin başına geldiği gibi, onların başına "kökünü kazıma" azabı gelmeyecektir. Âlimler, bu azabın niçin, Muhammed Ümmetinin başına gelmeyeceği hususunda, değişik izahlar yapmışlardır: Bazıları:

"Çünkü Allah, onlar içinde (yani Kureyşliler, Hz. Peygamber’in (asm) ilk muhatapları içinde), iman edeceklerin olduğunu biliyordu" derken, bazıları: "Allah, onların neslinden iman edecek kimseler bulunacağını biliyordu. Şayet onlara azab indirecek olsa, bu azab hepsini içine almış olurdu demiştir. Diğer bazıları da: "Bu husustaki hikmet gizlidir. Onu sadece Allah bilir" demişlerdir. Ehl-i sünnet şöyle demiştir:

"Cenâb-ı Hakk'ın mâlikiyyet hükmü vardır: O, hiçbir sebeb olmaksızın, dilediğine fazlını, dilediğine azabını verir. Çünkü eğer O'nun fiili, bir sebeb ve illetten dolayı olmuş olsaydı, o zaman o illet ve sebeb kadim ise, bu fiil de kadim olurdu; eğer hadis ise, o zaman o illet de, başka bir illete muhtaç olurdu ve teselsül gerekirdi. İşte bundan ötürü, muhakkik âlimler: " Her şey, hiçbir illet ve sebebe bağlı olmaksızın, Allah'ın yaptığı ve yarattığıdır" demişlerdir.

Ayette bahsedilen "ecel-i müsemm┠(belirlenmiş bir ecel, bir zaman) hususunda, şu iki görüş ileri sürülmüştür:
a) Bu, "Eğer o azab için, yani Bedir Günü için belirlenmiş bir zaman olmasaydı..." demektir.
b) Bu, "Eğer âhirette o azab için belirlenmiş bir zaman olmasaydı" demektir ki bu ikinci görüş, doğruya daha yakındır. Buna göre ayetin manası, "Eğer bu azabın âhirete bırakılması şeklinde önceden verilmiş bir hüküm bulunmasaydı" şeklindedir. Bu tıpkı, "Daha doğrusu, onlara va'd olunan asıl (azabın) vakti, o saattir (kıyamettir)" (Kamer, 46) ayetinde ifade edildiği gibidir. İşte geçmişte verilmiş böyle ilâhi bir hüküm olmasaydı, o zaman onların Hz. Peygamber’i (asm) yalanlayıp, eziyet etmelerine karşılık, onlar için ilâhi ceza hemen verilirdi.

(Fahreddin Razi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb)

Ayrıca; Peygamber Efendimiz’in (asm) şahs-ı manevisinin kıyamete kadar içimizde bulunması ve O’nun (asm) sünnet-i seniyyesini muhafaza edip ihyasına çalışan zümrelerin varlığı toplumun helakine engel olduğu gibi maddi manevi birçok belanın da def’ine sebeptir.
 

sükutu-ezber

Yorgun...
Yönetici
Co-Admin
Katılım
11 Şub 2017
Mesajlar
7,785
Tepkime puanı
15,888
Konum
Hüzün-Sarısı
Enfâl 33. ayet
Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir.


bu ayeti okurken aklıma bütün Peygamberlerin kıssaları geldi onlar tebliğ ettiği halk iman etmeyince Rabbimiz hepsini helak etti ayetlerde sabit,,
en son Hz. Muhammed sav gelince faklı bir ayet görünce dikkatimi çekti ve nedenini merak ettim ,
Rabbimiz hz.Muhammed'e sav mahsus bu ayeti beyan etti,,
cevabını bakmak için internete baktım bu yazıyı gördüm,,,
 

sükutu-ezber

Yorgun...
Yönetici
Co-Admin
Katılım
11 Şub 2017
Mesajlar
7,785
Tepkime puanı
15,888
Konum
Hüzün-Sarısı
[MENTION=20]Vav[/MENTION] abi ve [MENTION=31]Hayalet[/MENTION] kardeşim sizlerin bilgilerini de alabilir miyim geç oldu inşallah yarın,,,,
 

Qasem

Aktif Üye
Sp Kullanıcı
Katılım
18 Şub 2017
Mesajlar
3,841
Tepkime puanı
370
Sevgili kardeşim ;

Bu ayetleri iki aşamada okumak gerek, birincisi Kendi döneminde, ikinciside Vahy bütünlüğünde... Kendi döneminde siyak ve sibakını dikkate alarak okuduğumuzda iki durum var, birincisi mekke döneminde Allabın azabını isteyen bir kavim, ikinciside mescidi haramı tavaffa giden kavmi alıkoyanlar... Allah her meydan okuyuşa cevap verseydi yeryüzünde insan kalmazdı... Küfür içinde debelenenlerin Mücize istemesi yada vadedilen azabı anında görmek istemesi doğaldır. Mesela yıllardır bir kesim bu ülkede Gülenist hareketin nekadar tehlilkeli ve sitonizme hizmet ettiğini yazmaktan ve söylemekten bıkmadılar. Akıbetleri ceza evleri ölüm ve sürgünler oldu... Ama hep derlerdi diğer kesimler ; Bahsettiğiniz şeyi biz neden görmüyoruz. Hadi kanıtlayın görelim. İşbirlikleri ortaya döküldüğündede o sizin kendinize ait bakış açınız derlerdi.... Bunun gibi yüzlerce binlerce hayattan örnek verilebilir. İnkar eden muhattabın tipik refleksidir... Peygamber zaten içlerinde v eiçlerinden azımsanmayacak bir kısımda iman etmiş ve iman etmeye meyillilerde var. Şimdi Allah sermeyeyi elinde bulunduran ve azınlığı oluşturan bu azgın yapı yani mekkenin sözde uluları için mi helak edecek o toplumu...???
Bu zatrn başlı başına sunettullaha aykırı bir davranış olur. Diğer kavimlerde olan durumsa çok farklı, vahyin ancak bize aktardığı kadarını biliyoruz. Ve oda zaten dersler çıkaralım diye. Yoksa onlarla peygamberleri arasında ne geçmiş neden ve hangi davranışları azabı hak etmelerine neden olmuş onuda bilmiyoruz.

Ankebut 40
Araf 164 - 165
Yunus 103
Enfal 33
Asr 1
Nisa 79
Rum 41 - 42

Bu ayetler kuran bütünlüğünde bakıldığında kendi dönemlerinde azgınlıkları yada hakikat karşısında takındıkları tavır kişilerin başlarına bela açmıştır.

Bugün ortadoğu halklarındada durum çok farklı değil, batıya özenti, onların kuklalığını yapmışlara destek ve sonuç.batının kaynakkarının tükenmesi sonucu yada çıkarlarını dahada pekiştirmek için kendilerinin güdümünde olan bu halkın çoğunluğunu katletmişlerdir. Bunu Allah bu halka reva görmedi bu halk bunu kendi.elleri ile yaptı. Ve yine içlerinden bir kısım bu durumu değiştirmek için muktedir olmaya çalışmakta...

Olayları bu çerçevede okumak ayeti daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.

Ayrıca kainat bir ecele bağlıdır sunetullah ilkesinde unutmamalıyız... Rahman 26 - 27 insanların yada kavimlerin yada evrenin ömrünün ne kadar olduğunu bilemiyoruz. Yoksa doğal afetleri, deprem vb herşeyi.Allahın azabı olarak görürürz ki buda bir sıkıntı...

Enfal 25 bağlamı yaptığımız günahın yada cürümlerin karşılığı yıkıcı olaylar olamayacağının kanıtıdır. Gerekli sebeptir lakşn yeterli bşr sebep değildir. Yeterli sebep Allahın dilemesi ve yaratmasıdır. Bu yüzden Azabı istemekte buna kavuşulacağı anlamı taşımaz. Allah sadece bu kavmin nekadar akılsız olduğunu gündemimize taşıyor ve bundan dersler çıkarmamızı istiyor...


Tevhid - Adalet - Özgürlük
 

sükutu-ezber

Yorgun...
Yönetici
Co-Admin
Katılım
11 Şub 2017
Mesajlar
7,785
Tepkime puanı
15,888
Konum
Hüzün-Sarısı
bunun geniş bir açıklaması olduğunun farkında olduğum için sormak istedim hayalet kardeşim,,,bazı ayetler yoruma açık ve düşündüğümüz gibi olmuyor,,,

bu ayetinde farklı anlamlar olduğu belli ,insan düşünebiliyor ayet ne için Rabbimiz öyle buyurdu,,,
bunu için tefsir gerekiyor,,

teşekkürler açıklama yaptığın için Rabbim razı olsun senden kardeşim,,,
 

Mizgin_TuRabii

Geceye Dair ..
Sp Kullanıcı
Katılım
31 Ocak 2017
Mesajlar
2,222
Tepkime puanı
4,018
Kuranı Kerim Ayetlerini bir bütünlük sağlar Abla,sadace bir ayetini cimbizlarsak alırsak yorumlanirsa farklı bakis acıları a götürür, Ayetler birbirinin tamamlayacisidir, Bu ayeti bi önceki ayetle değerlendirirsek ve sonraki ayetle bağlantıyı kurabilirsek asıl meselenin özüne inmiş oluruz..

32- Hani onlar "Allah'ımız, eğer bu Kur'an senin tarafından gönderilmiş gerçek bir kitap ise, başımıza gökten taş yağdır ya da bizi acıklı bir azaba çarptır" dediler..

33- Oysa sen aralarında bulundukça, Allah onları azaba çarptırmaz. Ayrıca bağışlanma dilerlerken de Allah onları azaba çarptırmaz.

34- Yoksa onlar insanların Mescid-ı Haram'a girmelerine engel oldukları halde, Allah onları niye azaba çarptırmasın ki? Onlar oranın korucuları değildiler. Oranın korucuları ancak Allah'ın yasaklarından sakınanlardır. Fakat çokları bunu bilmezler..

Enfal 32 inci ayetine baktığımızda Kafirler Bir vakıt da ey Allahımız, eğer bu, senin tarafından gelmiş hak kitâb ise durma üzerimize gökten taşlar yağdır veya bize daha elîm bir azâb ver demişlerdi" sözlerinden sonra gelen 33. ayette , Allah (c.c) nin kendisine meydan okuyan bu kafirlerin istemiş olduğu azabı neden indirmediği anlatılmaktadır.

Sünnetullah gereği bir beldenin içinde eğer elçi bulunuyorsa , o belde helak edilmez , eğer o belde halkı helak edilmeyi hak etti ise , elçi ve ona iman edenler o beldeyi terk ettikten sonra sadece kafirlerin kalmış olduğu belde helak edilmektedir. Elçi kıssalarına baktığımızda, kafir kavmin helakı öncesinde, elçi ve beraberindekilerin o beldeyi terk etmeleri istenmekte ve helak ondan sonra gerçekleşmektedir...

33. ayetteki " sen onların içinde iken Allah onlara azap verecek değildir" cümlesi bu durumu ifade etmektedir yani 32. ayette gördüğümüz kafirlerin azap istekleri , Muhammed (a.s) o belde içinde iken yerine getirilmez. Ayet , Muhammed (a.s) kafir bir topluluk içinde iken o topluluğun helak edilmeyeceğini beyan ederken , ayetin devamında helak edilmeyi engelleyen bir durumun daha olduğu beyan edilmektedir.

Bu noktada , Muhammed (a.s) ın Mekkeden Medineye hicret ettikten sonra neden Mekke nin helakının gerçekleşmediği sorusu zihinlere takılabilir . Muhammed (a.s) Medine ye hicret ettikten sonra , Mekke de Müslümanlar mevcut olduğu için yani bütün Müslümanlar tamamen Mekkeyi terkedip , Mekke şehri tamamen kafirler ile baş başa kalmadığı için helak gerçekleşmemiştir.

"Onlar bağışlanma dilerlerken de elbette Allah azab edecek değildir." cümlesi sanki bağışlama isteyenlerin iman edenler olduğu gibi bir çağrışım yapmasına rağmen , ayeti bağlam dahilinde okuduğumuzda bağışlanma isteyenlerin iman edenler olduğuna dair herhangi bir karine görememekteyiz.

Onlara süre tanıyan Allah'ın rahmetidir.


Allah'ın rahmeti daha sonraları da olsa, imanın aydınlığı gönlüne yansımış herhangi biri hidayet çağrısına olumlu karşılık verebilir diye, onlara süre tanımaktadır. Peygamber aralarındadır ve onları davet etmektedir. Onlardan bazılarının olumlu karşılık verme ihtimali belirmiştir. Peygamberin aralarında yaşıyor olması sayesinde kendilerine süre tanımaktadır. İman çağrısına olumlu karşılık verdikleri, yaptıkları kötülüklerden dolayı bağışlanma dileyip tevbe ettikleri sürece, kökten yokolma azabından korunmanın yolu daima açıktır..


kafirlerin azaptan kurtulmalarını istiğfar etmeleri yani iman etmeleri şartına bağlamaktadır..

Burda Açık şekilde istiğfar ederlerse azap etmez yorumlamasında Bağışlama dileyene Allah azap eder mi ?

32 ayetde Tehditkar bir dua var ,gerçekse gökten azap gönderir, Allah burda bu kafirlerin tehdidine Azabı n içeriğini neye göre tayin etdigini belirliyor ..

En doğrusunu Allah bilir .
Geniş zamanda inşallah bu Ayetden çıkarak bi öncesi ve bi sonraki Ayeti ela alır hasbihal niteliğinde yorumlariz...


 

sükutu-ezber

Yorgun...
Yönetici
Co-Admin
Katılım
11 Şub 2017
Mesajlar
7,785
Tepkime puanı
15,888
Konum
Hüzün-Sarısı
[MENTION=20]Vav[/MENTION] yok abi düşündüğun gibi dğil sadece ayeti tahlil etmek için sana bir de [MENTION=31]Hayalet[/MENTION] kardeşime sordum,,,

Kur'nı bir bütün olarak düşünüyorum bir ayetini işime geldiği yerden alıp da diğer bir yandan öteki ayetleri görmemezlikten gelme bir amaçım yok sadece tefsiz babında sorum bazen insanların aklında bazı sorulara oluşabiliyor,,

bu ayeti görünce sorma gereği duydum sağolun sende hayalet kardeşimde açıklama yaptı sakın yanlış anlaşılmasın inşallah niyetim ,,niyetimi dedim zati,,

olur inşallah aklıma aklımıza takılan ayetleri açılımını yabılır tefsir tatında zati tefsir iyi bir şey o zaman Rabbimizin sözlerini daha iyi anlaya biliyoruz inşallah,,,
 
Üst