Kuran ve Sünnetten Gündeme dair

Qasem

Aktif Üye
Sp Kullanıcı
Katılım
18 Şub 2017
Mesajlar
3,841
Tepkime puanı
370
Gündeme binaen bazı ayet hadis ve imamlardan derlemelerim...

Ahzâb Sûresi / 6.Ayet

6. O Peygamber, mü’minlere kendi canlarından daha evladır (yakındır).

Bakın Allah’ın Resûlü bir hadislerinde şöyle buyuruyor:

"Sizden hiç biriniz hevâsı, gönlü, arzusu benim tebliğ ettiğim şeylere tabi olmadıkça mü'min olmuş olamazsınız."

Tüm arzularımızı, tüm heveslerimizi, tüm hedeflerimizi, tüm hayatımızı Rasûlullah efendimizin getirip tebliğ ettiği dine mutabık kılmak zorundayız.

Hz Ömer efendimiz buyurur ki:

“Allah ve Resûlünün kötü gördüğü şeyi iyi gören mü'min değildir."

Yine Allah’ın Resûlü başka bir hadislerinde buyurur ki:

"Sizden biriniz, beni nefsinden, hanımından çocuğundan ve tüm insanlardan çok sevmedikçe mü'min olmaz. (Buhârî, İbni Mâce)

Yine Allah’ın Resûlü buyurur:

"Üç şey kimde bulunmuşsa gerçek imanın tadına ermiştir. Allah ve Resulünün her şeyden çok sevilmesi, sevdiğini Allah için sevmesi, hidâyete erdikten sonra küfre dönmekten, ateşe düşmek kadar korkması..." (A. ibni H. Müsned’i)

Hz Ali efendimiz de buyurur ki:

"Her kim ki Allah ve Resulüne muhabbet iddia ettiği halde Allah ve Resulüne muvafık hareket etmezse bu iddiası bâtıldır.”

Bilgi - İnanç - Eylem
 

Qasem

Aktif Üye
Sp Kullanıcı
Katılım
18 Şub 2017
Mesajlar
3,841
Tepkime puanı
370
Bismillah.

Selamun aleyküm ve rahmetullah.

“De ki: Duânız olmasa Rabbim size ne diye değer versin?” 25/Furkan, 77

İnsan, duâsız bir hayatın Allah katında değeri olamayacağından hareketle kendine değer katmak, varlığını anlamlı kılmak ve Allah katında bir “hiç” yerine, bir “şey” olmak için duâ etmeli. Yoksa bizim duâmızla Allah’ın değeri artmaz; sadece bizim değerimiz artar. Çünkü O’nun değerli oluşu kendi zatındandır. Değerli olması bir başka şeye bağlı değildir. İnsan, Allah ile arasındaki ilişkiyi tamamen koparıp atsa geriye kıymetli hiçbir şey kalmayacaktır. İnsan, Allah ile beraber ancak bir değer ifade eder ve insan Allah’a yakın olduğu derecede insandır. Sosyal hayatımızda emir, tavsiye ve ricalarını pek yerine getirmediğimiz, bu konuda önem vermediğimiz bir kimseye günün birinde işimiz düşse, kendisine gidip işimizi halletmesini rica etsek, o bize şöyle demez mi? “Hangi yüzle geldin? Sen benim dediklerimi yerine getirdin mi ki, ben de seninkileri yerine getireyim?”



Nedense insan sanki sadece darda kaldığı anlarda Allah’a muhtaç olduğunu zannederek duâ eder. Oysa o her an muhtaç olduğunun şuurunda olmalıdır. İşte bu noktada şuuru yakalamış olmak, hayatın rahat zamanlarında da duâ etmeyi gerekli kılar. Zaten duânın aynı zamanda bir ibâdet ve kulluk olduğunu söylemiştik. Kulluk ise süreklidir. O halde duâ sadece dar zamanların eylemi değildir.
“Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine kulluk et.” 15/Hicr, 99
Rahat olduğumuz zamanlarda yapacağımız duâlar darda kaldığımız zaman yapacağımız duâların kabul edilmesini kolaylaştırır.

“Kim zor ve sıkıntılı zamanlarında duâlarının kabul edilmesini istiyorsa, rahat zamanlarında çok duâ yapsın.”
“Genişlik zamanında duâ etmek kadar Allah’a hoş gelen bir şey yoktur.” Tirmizî, Deavât, hadis no: 3382

Bilgi - İnanç - Eylem
 

Yaren

Fesleğen
Sp Kullanıcı
Katılım
30 Ocak 2017
Mesajlar
5,025
Tepkime puanı
6,488
[MENTION=31]Hayalet[/MENTION] dua sadece Allah'tan bişey istemek midir ?
 

Tuğba

Nam-diğer Hamuş
Sp Kullanıcı
Katılım
30 Ocak 2017
Mesajlar
708
Tepkime puanı
680
Hayalet kardeş düşüncelerinize emeğinize sağlık.
Tam olarak konularında aktif olamasamda takipteyim sürekli ve bu uğraşınız beni hem kendi adıma (bişeyler kazandığım için) hemde forum adına sevindiriyor Allah razı olsun.
Kuran ve sünneti de bu şekilde ele almanıza sevindim doğrusu. .
 

Qasem

Aktif Üye
Sp Kullanıcı
Katılım
18 Şub 2017
Mesajlar
3,841
Tepkime puanı
370
[MENTION=31]Hayalet[/MENTION] dua sadece Allah'tan bişey istemek midir ?
Biz burada duanın sadece kavramsal boyutuna değindik...
Sevgili Yaren kardeşim eğer salt kavramı kelime olarak alırsak ; “çağırmak, yakarmak, sığınmak, ilgi duymak” anlamlarına gelir. Terim olarak ise; “Kulun Allah’a doğru yaptığı çağrıdır.” Bura da yaptığımız bu tanımdan da yola çıkacak olursak duanın aşağıdan yukarıya doğru bir hareket olduğudur.
Bu yüzden duayı tanımlarken şunu söyleyebiliriz. ;

1. Kulun kulluğunu idrak edip aczini itiraf ederek yaratıcısına sığınmasıdır.
2. Müşkilatı için yalnız Allah’tan yardım dilemesidir.
3. Son olarakta eylemsel olarak verdiği mücadelede elinden geleni yaptıktan sonra devamını Rabb den bekleme halidir.

Sadece yukarıdaki günlük ve değindiğimiz anlamıyla aslında şunları çıkarmalıyız diyede paylaşmıştım. uzmasın diye maddeleştirmedim. Madem yazma fırsatı verdiniz inşallah şöyle bir değerlendirme yapalım:

-Allah’a duada aracılar koymak şirktir.

-Kafir, münafık ve fasıkların duası boşunadır.

-Allah’ın duamıza ihtiyacı yoktur.

-Müminlere kötülük için dua yakışmaz.

-Duada insan bencildir. Mümin ise sebatkar olmalıdır.

-Sahih bir duanın ölçüsü haddi aşmamaktır.

-Duaların kabulü Allah’a kalmıştır.

-Allah’a ait isimlerle O’na dua edilmelidir.

-Sabırla Allah’tan yardım dilenmelidir.

Son olarak Buradan hareketle mümin Allah’ın yardımını haketmenin yollarını arayandır. Allah’tan sabır ve namazla yardım dileyendir. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.

Ohalde yeniden başa dönerek toparlayacak olursak ; Kulun Rabbine, yaratıcısına, ilahına yakınlığını, ibadetini, itaatini, onunla konuşmasını, diyalog kurmasını, derdini anlatmasını, acziyetini itiraf etmesini, Ondan dilemesini ifade eden bir kavramdır dua.Bununla beraber ; Dua kul olma bilincidir; yüce olana saygı ve hürmetin, ona bağlılığın, ona değer vermenin, hayata katmanın adıdır.

Selam ve Dua ile...
 

Yaren

Fesleğen
Sp Kullanıcı
Katılım
30 Ocak 2017
Mesajlar
5,025
Tepkime puanı
6,488
Teşekkür ederim;son paragrafta sorunun cevabını gayet güzel vermişsiniz-ki benim de düşüncem bu minvaldedir.
 

Qasem

Aktif Üye
Sp Kullanıcı
Katılım
18 Şub 2017
Mesajlar
3,841
Tepkime puanı
370
HESAP VAKTİ AN BE AN YAKLAŞIYOR....!


"İnsanların hesaba çekilme vakti iyice yaklaştı,

fakat onlar an be an yaklaşmakta olan tehlikeye karşı

hâlâ umursamaz bir tavır içindeler ve bu yüzden de,
gerçeklerden inatla yüz çeviriyorlar!"

Enbiya Suresi 1.Ayet


Ravi: Ebu Hüreyre

Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Benim misalimle sizin misaliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mani olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmememiz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz."

Kaynak: Buhari, Rikak 26, Enbiya 40; Müslim, Fezfiil 17, (2284); Tirmizi, Emsal 7, (2877)

Bilgi - İnanç - Eylem
 
Üst