- Şehr-i Yârim

elem

Biiznillâh
Sp Kullanıcı
Katılım
29 Ocak 2017
Mesajlar
552
Tepkime puanı
110



Kurak gönlüme bahar muştusu
Gözlerime sürülen ıslak aydınlık
Ve
Yüreğime mavi bir ırmak gibi düş/en yansıma


Kuyudaki Yûsuf’u kaptı diye
İftira atılan kurdun utancındayım.
Sancısındayım, içine Yûsuf atılan kuyunun…
Derûnumda saklarım seni ve sancımı
Dokunduğun mavi ışık ile aydınlanır
Karanlık, paslı ve hüzün dolu kalbim.


Sen yokken nil kabarırdı gözlerimde.
Gözlerine ibtilâ olurdum bir nazarından.
Maviliğini bulurdu gecenin mehtâbı.
Güldüğünde yakamoz,
Ağladığında zambaklar açardı.
Rüzgâr denizde, alev gözlerinde, hilâl kalbimde titrerdi.


Yokluğun dolduruyor satırlarımı
En yaralı yanıma vuruyor türküler
Sensiz kalıyorum.
Sensiz, renksiz ve nefessiz.
Bir ihtiyar şâire bırakıyorum öykümü
Bir şehre,
Bir kaldırıma bırakıyorum.
Yokluğunu satıyorum bedelsiz
Ve meydanlar boş
Şehir boş
Ben boş…


Sen yokken deniz geçerdi içimden.
Yalnızlık demlerdim,
Metrûk kentin en ıssız köşesinde.
Düşlerimi görürdüm
Mâhur bir beste edâsıyla düş/en çiğ damlalarında.
Merhem oldu her zerresi
Sensizlikten kurumuş bîtap düş/müş yanlarıma


Yağmur yağdı sonra
Yokluğunda savaşır olduğum yerlere
Yoksun ya,
Kimliksiz doğuyor çocuklar, anneler çaresiz
Yoksun ya sen
Meydanlara atmışım kendimi
Kerbelâ’da su arar gibi
Kanıyorum…
Bedevi gönlüme, bir avuç rüzgâr çalıyorum saçlarından
Nar çiçeği tadında
Baharı kokluyorum avuçlarından


Sensiz kentin, kimsesiz sokağında
Züleyha gülümsemesi dileniyorum.
Varlığımla kavgaya tutuşuyor
Cenk ediyorum.
Sonra,
Gözlerimdeki yalnızlıktan asıyorum geceyi
Yoksun
Yoksunum…


Kapansın tüm çıkış yolları, gitme bu şehirden.
Öksüz kalmasın çocuklar
Maviler hapsolmasın geceye
Esirler âzâd edilsin.
Gök çöksün, yer yarılsın
Sen
Sen gitme bu şehirden


Ağıtlar yaksın analar.
Zılgıt yankılansın,Yûsufî kuyularda
Araza yakılsın şiirleri Nef’î’nin
Kessin suyunu cennet çeşmesi
Sen,
sen gitme bu şehirden


Şimşekler çaksın, hüzün yağsın Erzurum’un sokağına
Düşürsünler şehr-i yâri
Yaksınlar, yıksınlar hatta yağmalasınlar
Ama
Sen
Sen, gitme bu şehirden.



Mehmet SARAÇOĞLU






 
Üst