Yazı Dizisi [Son Nefes Endişesi ile yaşamak]

Mizgin_TuRabii

Geceye Dair ..
Sp Kullanıcı
Katılım
31 Ocak 2017
Mesajlar
2,222
Tepkime puanı
4,018
Yazı Dizisi [Son Nefes Endişesi ile yaşamak]

Yazı Dizisi 1

Daimi bir akış halinde olan hayat ve ölümün hakiki manaları idrak edilmeden,yaratılış sır ve hikmeti ile insanın gerçek mahiyeti kavranamaz.Mümin daima Kıyamet [ölüm]endişesi taşır.
Acaba benim ebedi mekanım nere olacak?
Yolculuğum bilhassa Sıratdaki Halim nasıl olacak?

Dönüpte telafi imkanı da bulunmadığı o hengamda,ya akıbetim Hüsran olursa!..Bu endişe imanın icabıdır.Çünkü A...hiretde selametde olacağından kesin emin konuşmak küfürdür,Hüsrandır.

Son Nefes Endişesiyle Yaşamak..

İnsanoğlunun ilk varoluşundan bu yana süre gelen heran karşısına çıkacakmış gibi aklında yer edinen ölüm,ve buna mukabilen hiç ölmeyecekmiş gibi dünya sevgisi.İnanan insanların aklından yer edinmiş ve Rabbani teslimeyetin insanoğluna verdiği hayatın idamesi süreci içersinde ''Nerden geldin'' Nereye gidiyorsun '' sorusu hep zihinlerde meşguliyet görmüş ve hayatın son buluşuna kadarda devam edecek olan bu sorular günümüzdede sistamatik bir plan dahilinde Akıllarda Zihin bellek odalarında çıkarılmaya çalışılmış ve bir çıkartılmışta.

İnsan gördüğü,idrak edebildiği cazibesine kapıldığı yere ve yöne adım atan bir varlıktır.

Bilipte bilmemezlikten geldiği bu yol,bu gerçek etrafında iyiliğe ve kötülüğe,güzele ve çirkine ,hayra veya şerre,cennete veya cehenneme doğru bitmeyen bir gidişi vardır.

Bu yönelişe Göre:

Bir Göz gidişatı,sisli puslu bulutlu görüyor.
Bir Göz,Dert görüyor,
Bir Göz,eglence,
Bir Göz,Dalga,
Bir Göz,Kötülük,felaket fırtına
Bir Göz Gidişatı,Cehennem ve bir gözde bakıyor Cennet görüyor.

Yani Bu Yaşadığımız Alemi Kainat;

Kimine göre,boş bir hayat,
Kimine göre Yalan, Kimine göre Gerçek,
Kimine göre dert,Kimine göre Deva,
Kimine göre Darlık,Kimine göre Varlık,
Kimine göre meçhul Kimine göre Malum bir alem arz ediyor.

Bize Düşen burda ne olmalı;Bize Hangisi sualini sorarsak,elbetdeki cevabı yine bizde saklı.

Çünkü;Hangisi olduğu bize bağlı.

Zavallı İnsan gerçekleride Rabbide noksan zanneder,Kendi Kör olunca Güneşide Nursuz zanneder.
İnancın hayatın ve ebediyetin sonsuz hikmetleri yok deyip yatana kapalı,Arayana Açıktır.
İnsanın gerçek hüneri,Hikmetleri açabilmek ve ötelere en güzel şekilde gecebilmektir.Yoksa bütün hünerler Boş..!

Peki Niye;
Çünkü Düşünce ufkunda (tefekkür)büyük hakikatlar yer almadı,Düşüncelerinde Alemi Rabbani bulunmadı,Kıyamet ve mahşere uzak yaşanıldı,Gözler ve gönüller kapalı kaldı,Önlerindeki pırıl pırıl nuru göremediler,Güneş gibi aşikar Hakikatlara ama(kör)kaldılar.

Baktılar Göremediler (Bakar Kör oldular)

Düşünce ufuklarında ki yansımanın aynası olan gözler bu tefekkür Alevini tutuşturamadılar.Şayet Bu tefekkür Alevini tutuşturabilselerdi içlerinde Şüphenin ve inkarın kırıntısı bile kalmazdı.

Ölüm ve ötesinini okuyabilselerdi,dehşetle ürperir,uyuyamazlardı.Misalen depremler yaşadık binaleyn memleketim vanda ,belkide halen yaşıyoruz bu felakate yakalanan insanlar içlerinde zerre kadar münkirlik ( hakkı gerçeği inkar) kalmıyor o an için.

Niye;
Çünkü idrak bütün yalanlardan ve perdelerden sıyrılıyor,hakikatı o an için bile olsa net görüyor. Ve İnsan bu bakımdan Tefekkür dünyası içersinde Kıyamet-Mahşer-Ölüm gerçeği yer almalı.
Bundan dolayı Tefekkür ateşini yakarken Akil ve gönül tenceresine neler koyduğumuz çok önemli.

Çünkü:
Akil ve idrak bir yemek kabına benzer,
İçinde doğru malzeme varsa ,Tefekkür Ateşi işe yarar,insana kaliteli,olgun ve pişmiş gıdalar hazırlar.Ancak içi boş noksan yada eksik malzeme ile doluysa,Tefekkür Ateşi insana zehir ve bela hazırlar.Dahada aşırısı kabın dibinin yanmasına neden olur.
İmandan mahrum her akıl bu tehlikeyle yüzyüzedir.
Ahiretden uzak her Akıl bu tehlikeyle karsı karsıyadır.

Sözün Özü;

Ecel kılıcından önce İnsan Şaşılıktan kurtuluş nasibini ve hakikati anlar ve ona göre yaşarsa gideceği yer cennetden ibaret olur. Hayatını cennetle döndürmeye çalışır.Etrafını bereketlendirir...
 

Mizgin_TuRabii

Geceye Dair ..
Sp Kullanıcı
Katılım
31 Ocak 2017
Mesajlar
2,222
Tepkime puanı
4,018
Her insan yaşadığı müddetçe bir şeyleri biriktirir,ama hayri,ama 'şeri.
Heybende ne birikiyor iyi bak!
Benligini küçülte küçülte bitiren,kendini kalbinin içinde yitiren insanlarda var.
Hayatını güzellikle müzeyyen kılmaya bak,ince ol,inceliği bul, incelikli yasa.
Ömür dedigin karalama defteri değil.
 

Mizgin_TuRabii

Geceye Dair ..
Sp Kullanıcı
Katılım
31 Ocak 2017
Mesajlar
2,222
Tepkime puanı
4,018
Yazı Dizisi 2

Herkes Endişede...
Ölüm,Kıyamet ve ebedi hayat hakkında müminde bir endişe olduğu gibi,Kafirde de ayrı bir endişe vardır..
Mümindeki endişe '' Halim ne Olacak Kaygısı...''

Mizanda Amellerin tartısı nasıl çıkacak ? Zerrelerin dahi tartıldığı o terazide Hayırlar mı? Şerler mi Ağır gelecek ? Ne kadar müsbet,ne kadar menfi am...el çıkacak ? Yaptıklarımızı Ayetde Allah c.c böyle beyan eder;
Şüphesiz yapılan iş,bir hardal tane ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde yahut göklerde yada yerin içinde bile olsa,Allah onu cıkarırı getirir. (Lokman 16)
Amel defteri ne yandan verilecek ? Sağdan mı ? Yoksa soldan mı ? Ame defterinde,Bir ömrün kare kare kayda geçirilmiş hesabında nelerle karşılaşacak.Bu nedenler dolasıyla mümin daima Kıyamet endişesi taşır.

Acaba benim ebedi mekanım nerede olacak ? Yolculuğum bilhassa sıratdaki halim nasıl olacak.? Dönüpte telafi imkanında bulunmadığı o hengamda ya Akıbetim hüsran olursa...Bu endişe imanın icabıdır.Takva müminde bu endişeleri artırır.Bu endişenin varlığı ve artması güzel bir hussiyetdir.Çünkü Ahiret endişesi artıkça istikametde artar.

Gafil ise endişeden uzak yaşar,nefsinin hevasına mağluptur,fakat farkında değildir.Kendisini bekleyen niçe korkunç sahne hiç yokmuşçasına bir rahatlık içinde yaşar,Fakat gafletin sonu,sonsuz bir hüsran ve faydasız bir pişmanlık olur.Ayeti kerimede buyrulur ki;
Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelirde işte ey insan,bu senin öteden beri kaçtığın şeydir,denir.Sür a Üfürülür;işte bu,geleceği vadedilen gündür. (Kaf 19-20)

Aslında herkeste Ahiret endişesi vardır.Kafirde de öbür dünya endişesi vardır. İnkar etse dahi '' Ya varsa?''şüpesini içini kemirmektedir.Çünkü ne kadar görmezden gelirse gelsin,kainatda hersey ilahi azametin mührünü taşıyor.Bu azamet ister istemez,Kıyameti hatırlatıyor,inanmasalarda Kıyamet inkarcılarında gündeminde,Nitekim Ayeti kerimede buyrulur;

Büyük Haber!!!
Birbirlerine neyi soruyorlar?İhtilafa düştükleri büyük haberimi? (Nebe 1-3) O kafirlerin,,İnkarcıların bile '' Ya Varsa '' diye ihtilafa düştükleri büyük Haber.....KIYAMET...

Dünyada Suretimize,üstümüzün-başımızın,kıyafetimizin temizliğine,düzgünlüğüne güzelliğine dikkat ederiz.Ya Ahiretde suretimiz,şeklimiz,simamız ne halde olacak ? Asıl buna dikkat göstermek icab etmez mi ?
O gün simamız ne halde olacak?

Üzeri toz-toprak bürümüş,kan-ter içinde zelil,rezil-kepaze,solgun ve kapkara bir yüz mü ?
Yoksa mesut,aydın,parlak secde iziyle parlayan,tertemiz,nur içinde bir yüz mü?

O gün bedenimiz ne halde olacak?

Uzuvları aleyhne şahitlik eden,Dünyada gizli-açık işlediği günahların çirkin alemetlerle haşredilmiş,Ağır yükler altında ezilmiş,boynuna yaptığı haksızlıkların,zulümlerin yaftaları,asılmış perişan bir Vucud mu ?

Yoksa Abdeste parlayan,Kuran ile nurlanan,işlediği salih Amellerin mükafatı olan,nişanlar taşıyan,tertemiz,mükemmel ve huzurlu bir vucud mu?

Unutulmamalıdır ki?
O günki simamızı ve suretimizi belirleyecek husus,Kalbin bu dünyada ki kıvamıdır.Bu dünyada Günahlar yüzünden katranlaşmış kalbler;Öbür dünyada vücudun çirkin,pörsük zalil ve iğrenç bir halde hasredilmesine sebeb olur...

Bu dünyada nefis tezkiyesi ve kalp tasviyesi ile çirkinliklerden temizlenen ve salih amellerle güzelleşen kalp ise ;Allahın izin ve keremiyle,öbür dünyada güzel,nurlu mesut bir çehre ile haşredilmeye vesile olacaktır.

Hülasa Bu dünya hayatı,bizim hem maddi hayatımızın ,hemde istikbaldeki manevi hayatımızın temelini teşkil edecektir.
O azametli,korkulu istikbalde korkudan ve hüzünden emin olabilecekler ancak Rabbine Dost olabilenlerdir.

Bilesiniz ki Allahın Dostlarına korku yoktur;onlar üzülmeyeceklerde..(Yunus-62)
O halde Dünya hayatımızın yegane gayesi;Cenabı Hakka Dostlukta mesefa Almaktır.Bu yolda Azim ve gayretdir.Bunun Reçetesiyde Bir sonraki yazımızda inşallah.....
Selam ve Dua ile..
 

Mizgin_TuRabii

Geceye Dair ..
Sp Kullanıcı
Katılım
31 Ocak 2017
Mesajlar
2,222
Tepkime puanı
4,018
Ey insanlar!

Geliniz, dinleyiniz, belleyiniz ve ibret alınız!
Yaşayanölür, ölen fenâ bulur. Yağmur yağar, otlar biter. Çocuklar doğar veana-babaların yerlerini alır. Sonra hepsi de mahvolur gider. Vukuâtınardı arkası kesilmez. Hepsi birbirini takip eder…”

Bizler de, Hakk’ın lutfettiği sayılı nefesleri harcayarak, son nefesi verdiğimiz gün, dünya ve içindeki bütün bağlantılarımızla ya vedâlaşarak ya da vedâlaşamadan ölümle buluşacağız.Fakat Hakk’ın sâdık ve âşık kulları için bu buluşma, belki de ölümdeğil, mes’ûd bir diriliş olacak,
Nitekim Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-’ın buyurduğu gibi:

“İnsanlar uykudadır. Ölümle uyanırlar…”

Bu itibarla nefsanî duygularımıza ve dünyevî isteklerimize mağlup olmayıp, asıl yaşayışın, hayvânî rûh ile değil, bize Cenâb-ı Hak tarafından üfürülen ilâhî rûh ile olduğunu bilmeliyiz.

Dolayısıyla en fecî ölüm, Hak’tan gâfil olmak, O’nun rızâsını kaybetmektir… Onun için bir mü’min, nasıl yaşayıp nasıl ölmesi îcâbettiğini idrâk etmeli ve îmândan ihsâna ulaşabilmenin eğitiminegirmelidir. Zîrâ peygamberlerin dışında hiç kimsenin ne hâl üzere öleceği ve ne şekilde dirileceği hususunda bir teminâtı bulunmamaktadır. Hâl böyleyken, Yusuf -aleyhisselâm-’ın Cenâb-ı Hakk’a:



***1616; ***1578;***1614;***1608;***1614;***1601;***1617;***1614;***1606;***1616;***1610; ***1605;***1615;***1587;***1618;***1604;***1616;***1605;***1611;***1575; ***1608;***1614;***1571;***1614;***1604;***1618;***1581;***1616;***1602;***1618;***1606;***1616;***1610; ***1576;***1616;***1575;***1604;***1589;***1617;***1614;***1575;***1604;***1616;***1581;***1616;***1610;***1606;***1614;
“…(Yâ Rabbî!) Benim canımı Müslüman olarak al ve beni sâlihler zümresine ilhâk eyle.” (Yûsuf, 101) diye ilticâ etmesi, bizler için pek derin bir mânâ taşımaktadır.
 

sükutu-ezber

Yorgun...
Yönetici
Co-Admin
Katılım
11 Şub 2017
Mesajlar
7,777
Tepkime puanı
15,835
Konum
Hüzün-Sarısı
kalemine kuvvet abi,,,yazılarının hepsi birbirinden anlamlı,,
Rabbim kendine layık kul etsin inşallah,,,
 
Üst